20 Kasım 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Yunanistan gibi olurdu”
06 Mayıs 2011 Cuma 12:22

“Yunanistan gibi olurdu”

Haberdar'ı ziyaret eden Büyükelçi Akça, önemli açıklamalarda bulundu...

Yurdagül BEYOĞLU

 

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, KKTC’nin 2009 yılında dibe vurmak üzere olduğunu ancak buna engel olduklarını kaydetti. O dönemde KKTC’ye 2007 yılında yaptıklarının üç katı bir yardım yaptıklarını anımsatan Akça, “öyle yapmasaydık, KKTC Yunanistan gibi olurdu” dedi.

 

Bugün alınması öngörülen daha önceleri alınması gerektiğine dikkat çeken Akça, reformların geciktiğini belirtti. “Ekonominin iyi gittiği dönemlerde eğer bu önlemler alınsaydı 2008-2009 yıllarında bu kadar derin bir krizin yaşanmayacaktı” diyen Akça, Dünya Bankası Raporu’nun bunu ortaya koyduğunu belirtti.

 

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, göreve başlamasının ardından başlattığı nezaket ziyaretleri çerçevesinde dün Haberdar Gazetesi’ni ziyaret etti.

 

Haberdar Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rasıh Reşat, Genel Müdürü Enver Karakaya ve Haberdar Gazetesi yazarları tarafından karşılanan Halil İbrahim Akça, Reşat’ın “Sıkıntılı bir süreçte geldiniz, Allah kolaylık versin” sözleri üzerine “ben bir sıkıntı görmüyorum” dedi.

 

 

“Yıllardır KKTC’yi izliyorum”

 

KKTC’deki durumu yaklaşık 1998’den beri izlediğini kaydeden Akça, 2002’den bu yana ise KKTC ekonomisinin içinde olduğunu ifade etti. “2002’den beri bunun içindeyim. 2003 yılından beri de her hafta geldim. Artı buradaki heyetlerde bize geldi. Dolayısıyla 8-9 yıldır Kuzey Kıbrıs’ın ekonomisi içinde sayılırım” diyen Akça, o dönemden bu yana ülkede öze yönelik bir değişiklik olmadığını, ancak 2007 yılının sonunda gayrimenkulde duraklama olduğunu ifade etti.

 

 

“KKTC dibe vuruyordu”

 

Akça, gayrimenkulde yaşanan duraklamanın ardından 2008-2009 yıllarında küresel ekonomik krizin baş gösterdiğini, ekonominin özellikle 2009 yılında dibe vurma noktasına geldiğini vurgulayarak şöyle konuştu: “Özellikle 2009’da dibe vuruyordu, 2007 yılında yaptığımızın üç katı yardım yaparak buna engel olduk. Yoksa Yunanistan gibi olurdu. Oradan çıkış çok daha zor olurdu. Halbuki biz buradan ilave kaynak gönderdik.”

 

 

“Beklemediğimiz bir iki şeyle karşılaştık”

 

2010 ile birlikte büyümeye başlayan ekonomide gelirlerin düştüğünü ancak harcamaların düşmediğini belirten Akça, krizden çıkış programı şeklinde bir program hazırladıklarını söyledi. Programın imzalanmasından önce iç tutarlılığı konusunda uzmanlar ve kuruluşların görüşlerinin alındığını anımsatan Akça sözlerini şöyle sürdürdü: “Beklemediğimiz bir iki şeyle karşılaştık. Tedbirlerin daha önce alınması, reformların daha önce yapılması gerekiyordu. Gecikmiş reformlar… Eğer vaktinde tedbir alınmış olsaydı ekonomi daha iyi bir noktada olurdu. 2008-2009’da bu kadar derin bir kriz yaşanmazdı. Bu tedbirler ekonomi iyi gidiyorken alınsaydı bu kadar tepki de ortaya çıkmazdı. Dünya Bankası raporu bunu ortaya koydu. Büyüyen trendde hükümetler reform yapmaya razı olmazlar. Sıkıntıya girdikleri dönemde bunu yaparlar.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ