23 Kasım 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Yasalar çağ dışı”
23 Eylül 2013 Pazartesi 09:12

“Yasalar çağ dışı”

Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan’ın yargının hak ettiği yerde olmadığı açıklaması ile başlayan tartışmalara Barolar Birliği Başkanı Ünver Bedevi “Bazı yasalar çağ dışı kalmıştır diyerek” son noktayı koydu...

Eniz ORAKCIOĞLU

Yüksek Mahkeme Başkanı Yeni Adli yıl açıklamasında,  KKTC’de yargının hak ettiği yerde olmadığına dikkat çekerek, mahkemelerin dava yüküne işaret etmişti. Yargı tartışmalarının başlamasının ardından Haberdar Gazetesi’ne yargıda oluşan sıkıntıları değerlendiren Barolar Birliği Başkanı Ünver Bedevi, “Mevcut yasal düzenlemelerdeki eksiklikleri gidererek, daha doğru teşhisler koyarak, daha doğru uygulamalarla yapılacak çok şeyler vardır” dedi.

 

“Yargıda çok ciddi sıkıntılar var”

Barolar Birliği Başkanı Av. Ünver Bedevi,  Kuzey Kıbrıs’ta geri kalan bütün konularda ve bütün alanlarda olduğu gibi yargıda da saymakla bitmeyecek çok ciddi sıkıntılar olduğunu söyleyerek, “Bunların ciddi bir kısmı içinde bulunduğumuz ekonomik krizden kaynaklanır. Bu kriz giderilmediği müddetçe geriye kalan her şeyi tamam hale getirmeye çalışsanız da sorunlar yine bitmez. Bunun haricinde yapılabilecek şeyler vardır; Devletin mevcut bütçesine göre, mevcut yasal düzenlemelerdeki eksiklikleri gidererek, daha doğru teşhisler koyarak, daha doğru uygulamalarla yapılacak çok şeyler vardır” diye konuştu.

 

“Ödenemeyecek duruma gelen borçlar var”

Av. Ünver Bedevi,  sıkıntıların en önemlisinin, bir kanayan yara dediğimiz geçmişten gelen yüksek faiz taşıyan ve astronomik rakamlara ulaşan ödenemeyecek duruma gelen borçlar olduğunu söyleyerek, “Borçların birçoğu da hükümlü borçlardır. Bunlar mahkemelerin ve avukatların gündemini de sürekli meşgul eden davalardır. Mahkemelerde yığınlarla dosya görürsünüz, o dosyaların ciddi bir kısmı bu sebeple oluşan enkazın bir parçasıdır. Bize göre bu enkazdaki borçların çoğu haksız alacağı temsil ediyor. Eski yüksek faizlere göre imzalatılmış bir borç senedi, içine girilen bir borç-alacak ilişkisi vardı. Mahkemeye gidildiğinde de mahkeme kullana bileceği somut bir yasal yetkinin yokluğunda imzalanan senet tahtında gerekli hükmü verdi ve bu hükümler oluştu” dedi.

 

“Çare Yapılandırma Yasası değildir”

Bedevi, sözlerine şu şekilde devam etti; “Mahkeme emri olmasına rağmen o günün koşullarında, yasal yetkinin yokluğunda çoğu olduğu gibi onaylandı. Bugün itibariyle faizler düştükçe ve istikrarlı seviyelere kavuştuğunda enkaza bakıldığında, hiçbir zaman kapanamayacak olan o astronomik borçlar doğal olarak bütün hukuk camiasını üzüyor. Çünkü o alacak artık haklı bir alacak değildir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olamaz olmamalıdır. Haksız diye nitelendirilebilecek hale gelmiş bu enkaz dosyalara bir çare bulmak lazım. Bu çarede bize gör geçmişte iki defa denenen yapılandırma yasası değildir. Yapılandırma yasası bu işe sağlıklı bir çözüm getiremiyor. Gerçek adil bir zemin yaratamıyor. Çünkü yapılandırma yasası müracaata bağlı yapılan bir yasadır ve belli bir süresi vardır. Belli şartlara tabi olmuştur.”

 

“Müracaat ve başarı oranı azdı”

Bedevi, yapılandırma yasasının çözüm olmadığını söyleyerek, “Müracaatçı vaktinde müracaat edecek, banka uyumlu davranacak, borçlu oluşacak rakamda belirlenecek taksitleri ödeme kudretine haiz olacak. Yine mahkemeye gidilip hüküm yazılacak. Bir önceki hüküm askıya alınacak ve bu şartlara uyulmazsa ki uyulamaması da mümkündür, davalı içinde bulunduğu taksitleri ödeyemeyebilir, bir yerde ayağı takılır. Eski hükme de dönüldüğünde adaletsiz haksız alacak dediğimiz sıfır noktasına dönüldükten sonra ne fayda. Geçmişte yapılandırma yasasına baktığımızda müracaat ve başarı oranı çok azdı. Neticede baktığımızda o yapılandırma yasaları aslında birkaç yüz kişinin meselelerine çare olabildi ama işin geneline çare olamadı. Adaletsiz dediğimiz durum o birkaç yüz dosyanın ve şahısın haricindeki tüm meseleler içinde devam etmektedir. Bu arada da zemin üzerinden çalışan faizler, biriken hapislik emirleri veya ödenmemiş aylık taksitler de mazbataya dönüşmüştür veya dönüşecektir” şeklinde konuştu.

 

“Mazbata konusu yanlış algılanıyor”

Barolar Birliği Başkanı Av. Ünver Bedevi, “Mazbata konusu yanlış algılanıyor veya yanlış algılanmak isteniyor” diyerek, “Herhangi birinin, kimsenin alacağının üzerine çarpı çekme hakkı yoktur. Alacaklıların içinde de çok mağdur insanlar vardır. Geçmişten beri alacaklı-verecekli arasındaki dengeyi yasal düzenlemelerle kurulmaya çalışıldı. Mahkemeye gidip takside bağlanan borçlu, ben ayda şu kadar ödeyebilirim dedikten sonra ve mahkemede o teşhisi koyduktan sonra, taksitler ödenmezse hapislik istidası söz konusu olur ve ondan sonra mazbata gündeme gelir. Buradaki temel nokta ödeyemeyecek olanı hapse sokma değil, ödeyebileceği halde ödemeyen kişinin hapse girmesi söz konusudur. Bunun böyle bilinmesi, böyle algılanması lazımdır” diye konuştu.

 

“Haksız kazançlar için araç ”

Av. Ünver Bedevi, sistem bir parçası olan müeyyidenin gerçek faiz yasası yokluğunda uygulanması, adaletsizlik teşkil eden alacaklara bir sınırlama getirecek hapislik mazbata müeyyidelerini sürdürdüğünü söyleyerek, “O zaman haksız kazançlar için araç olarak kullanılıyor gibi oluyor. Bunu avukat camiası da istemiyor. Hâkimler, savcılar ve çalışanlar da istemiyor. Avukatlar müvekkillerinin yasal haklarının olduğunu bildikleri tahsilâtı mecburen azami şekilde yapmaya çalışıyorlar. Eğer sınırlama gelirse ki bütün avukatlar da bu sınırlamanın gelmesini destekliyor. O zaman avukat müvekkiline karşıda yasal sınırlama budur, buraya kadar tahsilât yapılabilir dediğinde avukat için bu yeterli ve vicdanına da oturan bir şekildir. Mevcut şekil faiz yasasının yokluğunda mazbata konusu hiçbir avukatın vicdanına oturmamaktadır” dedi.

 

“Adam gibi bir Faiz Yasası gelsin”

Bedevi, özlerine şu şekilde devam etti; “Avukatlar camiası hep bir ağızdan diyor ki geçmişi de kapsayacak olan, çalışabilecek olan, hesaplaması kolay olacak olan, anlaşılması kolay olacak olan adam gibi bir faiz yasası gelsin, herkeste borç kapandı mı, kapanması için ne kadar eksiklik kaldı bilsin. Kısacası uygulanabilir, pratik bir yöntem olsun. Biz bunu Baro olarak tek sayfalık bir yasa önerisi şeklinde hazırladık. Bize göre maksada fazlasıyla hizmet edebilecek, güzel bir çalışmadır. Yetkiyi yine mahkemelere veren bir çalışmadır. Bunu bir seneden fazladır anlatmaya çalışıyoruz. Geçmiş meclis döneminde Ad-Hoc Komiteye de anlatmaya çalıştık. Bazıları anlamak da zorlanıyor, bazıları da anladığı halde uygulama iradesine maalesef sahip değildirler. Artık bilgi kirliliklerini aşmış olmamız lazım, artık meclistekilerin teşhis koyma ve iradeyi konuşturma zamanıdır.” 

 

“Tekrardan yapılandırma yasası hikâye olur”

Barolar Birliği Başkanı Av. Ünver Bedevi, “Meclistekiler, eğer yine ileriye dönük bir faiz yasası yapıyoruz diyeceklerse. Geçmiş içinde tekrardan bir yapılandırma yasası geçiriyoruz diyeceklerse. Şimdiden söyleyebilirim ki hikâye olacaktır” diyerek “Yine hiçbir şeye hizmet etmeyecek, bu kadar tecrübe yaşanmasına karşı neden hala yapılandırmada ısrar etmelerinde ki tek sebep olarak bankaların istemiyor olmasını görüyorum” dedi.

 

“Yargı sistemi kısıtlandı”

Av. Ünver Bedevi, iki seneye yakındır hiçbir mazbata işlemi yapılmadığını belirterek,  “Hiçbir hapislik tahsilâtı da yapılmıyor. Bütün sistem, hukuk dışı uygulamalarla ve sözlü talimatlarla kilitlenmiştir. Avukat kendi masrafını da tahsil edemiyor. Kendi müvekkiline hesap veremeyecek duruma geldi, çünkü dosyalarda ilerleme ve netice yok. Bu şekilde bir hukuk devleti, bu şekilde bir yargı düzeni yürütülmesi imkânsızdır. Bu kadar süreliğine her şeyi bu şekilde kısıtlayamazsınız. Maalesef olan budur kısıtlandı ve her şey kilitlendi. Hala daha bankalar kendi gönülleriyle 31 Ekim’e kadar mazbataların tahsil edilmemesine itirazları olmayacağını ilan ettiler. Buda çok ilginçtir. Bir tarafta hâkimle, avukatlar koşturur, bir yargı sistemi vardır, hüküm alınır ve hükmün işlemi yapılacaktır. Polis mazbata uygulamaz, bankalar biz Ekim sonuna kadar beklemeye hazırız diyor” şeklinde konuştu.

 

“İlgili kişilerle görüşme yaptık”

Bedevi, Genel seçimin yapıldığını ve yeni bir hükümetin kurulduğunu söyleyerek, “Pazartesi çalışmalara başlayacak olan yeni bir Ad-Hoc Komite kuruldu. Komite oluşturulmadan önce bazı ilgili kişilerle görüşme yaptık. Faydalıda olduğuna inanıyorum. Tabi bu komite safhasında, arenada kamuoyuyla paylaşıldığı zaman, doğru bir çare bulunabilecek mi, bizim öngördüğümüz şekle varabilecek mi bunları yaşayıp göreceğiz. Fakat birkaç hafta içerisinde bu gelişmeler yaşanacak ve gidişatın belli olacağını düşünüyorum. İnşallah olumlu olur diye temenni ediyorum” diye konuştu.

 

“Kapsamlı ve detaylı yasalar gerekmiyor”

Barolar Birliği Başkanı Av. Ünver Bedevi, sözlerine şu şekilde devam etti; “Tebliğ ve icra konularında alınması gereken yasal önlemlerle ilgili çoğu kesimler hem fikiriz gibi, doğru yolu hepsi görebiliyor gibi geliyor. Bu alınması gereken yasal önlemleri almak çok da zor değildir. Kapsamlı ve detaylı yasalar gerekmiyor. Bazı tadilatlar yapmak suretiyle herkesin hem fikir olduğu doğrultuda düzeltmeler yapılacak. Teorik sıkıntı aşılacak ve pratiğe de yansıyacak. Bu konuda inancım var. Yapılandırma ve faiz yasası kısmında inancım çok azdır. Doğruyu gördüğümüzü, bildiğimizi ve söylediğimizi düşünüyorum ama uygulayacaklar mı noktasında inancım azdır.”
 

“Acil doğru çareler üretilmeli”

Av. Ünver Bedevi, Ad-Hoc Komite’nin kurulması bile önemli bir adım olduğuna dikkat çekerek, “Acil konularda, geniş yetkilerle donatılmış, gerekli analizi ve değerlendirmeleri yapacak, bir şeyler oluşturup Meclis Genel Kuruluna sunacak ve büyük ihtimale de oradan yıldırım hızıyla geçip yasalaştıracak özel bir komite kuruluyor. Fakat depo dolu olduğu için, bu komitenin tekrar kurulması iyi bir adım olmasına rağmen, acil doğru çareler üretilmesi lazım” şeklinde konuştu.

 

“Yargıç sayısını artırmak çözüm değildir”

Bedevi, Yargıçların hukuki açıdan doğru ve dürüst kararlar verebildiklerini belirterek, “Yargıçlar çok çalışıyorlar. Fakat önlerine çok dava yığılıyor. Oluşmuş olan enkaz, dosyaların bir türlü bitmemesine sebep oluyor. Hapislik istidası, icra, mazbata sürekli mahkeme sisteminin içerisinde öğütülüyor ama bir türlü tüketilemiyor. Yeni dosyalar da eklendikçe, eskilerde yeteri kadar kapanmadığı için ve ekonomik krizinde yeni eklemeleri artırdığı için oluşan tabloya baktığımızda yargıçlar önünde yığıldıkça yığılıyor. Yoksa bu davaların artması yargıç sayısını artırmakla çözülecek bir problem değildir. Esas çözüm sorunları çözmektir” dedi.

 

“Yasa yapmak kolay değildir”

Barolar Birliği Başkanı Av. Ünver Bedevi, sözlerine şu şekilde devam etti; “Yasalar eski ve İngiliz döneminden kalmadır. Bizim kendi meclisimiz tarafından da birçok yasa yapıldı ama köküne baktığımızda İngiliz döneminde hazırlanmış birbirini tutan ve yasaların genelini okuduğunuzda profesyonelce hazırlanmış çok güzel yasalardır. Keşke bizde o güzellikte yasalar yapabilecek kapasitede olsaydık. Bu yasalar çok eski tarihte hazırlanmıştır. Bazı maddeleri veya bazı yasalar kendileri olduğu gibi çağ dışı kalmış olabilir. Ama eksikleri veya eskimişliği gidermek için doğru tekniğe sahip olmadan, doğru araştırmayı yapmadan, sonradan gelişen modern sorunlara çare olması için yasa yaparken bunu tam beceremezsen, çözmeye yeltendiğinden daha da büyük sorunlar yaratın. Güzel yasa yapabilmek ayrı bir maharet gerektiren, hassas bir iştir. İki tane Doktor Milletvekilini veya iki tane hukukçu Milletvekilini Komiteye oturduğunda da yasa yapmak kolay bir şey değildir.”

“Geçici kandırmacalar olmasın”

 

Av. Ünver Bedevi, Faiz mağdurları ile ilgili, Fikirlerini, teşhislerini söylemek suretiyle ellerinden gelen katkıyı koymaya çalıştıklarını söyleyerek, “Alternatif yasa önerimizi de hazırladık. Bildiğimiz her şeyi anlatmaya ve kabul ettirmeye çalışıyoruz ki doğru adil bir neticeye bağlansın ve kalıcı olsun. Türbinlere oynama, geçici kandırmacalar olmasın. Herkeste görsün ki bu sistem adildir. Terazi ve zemin doğru oluşturulduğunda, uçuk kaçık örnekler veya enkazlar bertaraf edildiğinde olay ortaya çok daha net çıkacaktır” diye konuştu.

 

“Amaç adaletsiz kaldırmak olmalıdır”

Bedevi, “Faiz mağdurları için uyanık olmaları ve sağduyu ile bakmaları gerektiğini düşünüyorum” diyerek, “Kimse gönüllü olarak kendi alacağının üzerine çarpı çekmez. Müşterek amaç ortada adaletsiz bir şey varsa onu kaldırmak olmalıdır. Adil olana kavuşmaya çalışmaktır. Adil olana kavuşurken medeni ölçüler içerisinde zorlamalar da olacaktır. Çünkü burada herkesin hakları söz konusudur. Ama olası bir yapılandırma yasası tuzağına kimsenin düşmemesi gerekir. Geçmiş dönemlerde yapılandırma yasası tuzağına düşüldü. Bara olarak ikinci yapılandırma yasasına karşı çıktığımızda ve Anayasa Mahkemesine götürdüğümüzde, bize dediler ki ‘Bir yasa geçiyor. Olumlu şeyler olacak ve siz bu engellemek istersiniz. Çünkü siz kötü niyetlisiniz.’ Hayır. Tam tersi biz işi çözemeyecek ve anayasaya aykırıdır, yasama yargıya müdahale edemez diyerek üzerine gittik. Bunu yaparken de ısrarla söyledik. Bu konuyu çözecek olan gerçek bir faiz yasasıdır ve biz bunu destekliyoruz dedik. Biz bunu dedikten sonra bize kötü niyetli denmesine anlam veremiyorum. Bence artık önyargılı ve maksatlı bir eleştiridir” dedi.

 

“Doğru çözümler kürek çekmemiz lazımdır”

Barolar Birliği Başkanı Av. Ünver Bedevi sözlerini şu şekilde tamamladı; “En büyük uyarım sorunu çözmeyecek olan, öteleyecek olan, kandırmaca olacak olan, sonunda bizi tekrar sıfıra ve adaletsizliğe döndürecek olan çözüm şekillerini herkesin reddetmesi lazımdır. Doğru teşhisi koyup, doğru çözümler için kürek çekmemiz lazımdır. Bizi selamete çıkaracak budur.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ