20 Kasım 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Yapamıyorum, yapamıyorsun yok”
09 Mart 2012 Cuma 16:05

“Yapamıyorum, yapamıyorsun yok”

“Kültür başlığı altında birçok eksikliğimiz var. Artık tamamen tüketim toplumu olduk”

Elif ŞEN


Başlattıkları ‘Her Okula Bir Piyano Projesi’ kapsamında hızla ilerliyor Expromte Trio ve Bariton Evren Karagöz. Çıktıkları yol her ne kadar zorlu olsa da ülke adına, ülke çocukları için her gün bir adım daha ilerliyorlar.


Başlatılan proje ve bugüne kadar yapılanları Haberdar okurları için Evren Karagöz’le görüştük. Düzenledikleri konserlerle projelerini hayata geçiren ve okullara da öğrencileri piyanoyla buluşturan grup, mevcut eksikliklere rağmen inadına sanat demeye devam ediyor.



Her okula bir piyano adıyla başlattığınız kampanyanızda ilk yola çıkışınız ve şu anda gelinen süreçten biraz bahseder misiniz?

Başlattığımız proje doğrultusunda üç piyano aldık. Şimdi dördüncü piyanoyu vermek için çalışmalar devam ediyor. Dördüncü piyanomuz tarafımıza hibe edildi. Eski bir piyano olduğu için, gerekli tamiratlar yapıldıktan sonra teslim edeceğiz.



“Süreç 2009’da başladı”

Süreç 2009 yılında Burcu Karagöz’ün fikriyle ortaya çıktı. Ardından 2011 yılına kadar ilgili bakanlıklarla görüşmeler gerçekleştirildi. Projemizle ilgili olumlu destekler aldık. 25 Kasım 2011 tarihinde düzenlenen konserle ilk piyanomuz ardından da 8 Şubat’da düzenlenen Fırat Özeri’nin konseriyle de ikinci piyanomuzu aldık.



“Hızla yolumuza devam ediyoruz”

Hızla yolumuzda devam ediyoruz. Beşinci piyanomuzu almayı düşlüyoruz. Proje adına yapılacak bütün desteklere kapımız açık. Gerek piyano hibesi, gerek manevi veya maddi yardımlar bizim de projemizde daha hızla ilerlememizi sağlayacaktır. Okullarda öğrencilerimizin kullanabileceği standartlarda bir piyanonun fiyatı 3 bin ila 3 bin 300 Türk Lirası civarında değişiyor. Bahsettiğim yardımlarla daha çok piyano alarak her okulda bir piyano olmasını sağlayabiliriz.

 

“Elimizden geleni yapıyoruz”

Konserlerde neler yaşandı, nasıl geçti?

Konserlerimizle birlikte özellikle devlet kanalından bu işin ne kadar ciddi olduğu görülünce oldukça olumlu destekler aldık. Expromte Trio’nun yaptıklarından dolayı Ada Lions’da plaket takdim etti. Bu yola büyük bir heyecanla başladık. Biz devam etmesini istiyoruz ve elimizden geleni de yapıyoruz.

 

Ülkede kaç tane piyano olan okulumuz var?

Recep Tayyip Erdoğan Okulu’nda var. Bir de Erenköy Lisesi’nde eskiden kalma bir piyano vardı. Ama o kadar eski durumda ki artık emekliye ayrılması gerekiyor. Gördüğüm ve bildiğim kadarıyla ülkede piyanosu olan okul sayımız çok az.

 

 

“Ateşin giderek yükseltilmesini isteriz”

Başlattığınız ve devam ettirdiğiniz proje kapsamında ülkede bulunan sanatçılardan herhangi bir destek gördünüz mü?

Ticari ve devlet kuruluşları haricinde her hangi bir destek görmedik. Bizler başlatılan bu ateşin giderek yükseltilmesini isteriz. Festival ya da organizasyonlarla bu projeyi desteklenebilir. Özel bir gün düzenlenebilir. Bunun yanı sıra Kültür Dairesi, bakanlık ve sendikalar bile başlatılan bu proje için destek verebilirler. Ülkede var olan müzisyen, grup veya şahıslardan da projemiz için destek bekliyoruz.

 

Bir sonraki konser tarihi belli mi? Proje kapsamında düzenlenecek konseriniz ne zaman olacak?

Henüz net bir tarih söylemek mümkün değil. Nisan ya da Mayıs’ta tam tarihi belirtebileceğiz. Ama bizler yoğun bir tempoda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Aynı zamanda ben Grup Akademia ile Ego Bar’da sahne alıyorum.

 

Proje yararına bağış

Çaldığımız bir gün elde edilen geliri Ego Bar sahipleri proje yararına bağışlayacak. Bizler Expromte Trio olarak her şeyimizi bu işe vakfetmiş durumdayız.

 

Yaptıklarımız, ürettiklerimiz burada bitmeyecek. Yurtdışında da çeşitli konserler düzenleyeceğiz. Yani sadece yurtiçinde değil yurtdışına açılma planlarımız var. Tüm bunlarla birlikte CD çalışması için projeler gerçekleştiriyoruz. Kafkasya türküleri, Ege ve Akdeniz türküleriyle Kıbrıs türkülerinden oluşan seçkilerden oluşan bir çalışma olacak.

 

“Hiçbir karşılık beklenmedi…”

Emin Çizenel, CD kapağı için bizden hiçbir ücret talep etmeden grafik tasarımını yaptı. Kamran Aziz’de ‘Al Yemeni, Mor Yemeni’ parçasını verdi. Bütün bu katkılarından dolayı onlara da teşekkürlerimizi sunmak isterim. Yapılan bütün bu yardımlar hiçbir karşılık beklemeden yapıldı.  Expromte Trio’nun bütün bu çalışmaları yine ülke adına yapılan projemiz kapsamında dönecek. Çok titiz çalışıyor, bütün detaylara dikkat ediyoruz.

 

“Sanata yapılan yardımlar zayıf”

Yapılacak olan yeni atılımlar için her hangi bir sponsor arayışına gidildi mi?

Ülkede sponsorlukla ilgili her hangi bir yasanın olmaması bizim yaşadığımız en büyük sıkıntılardan bir tanesi. Bir sanatçı, sponsor desteği ve yardımlarıyla çok daha iyi işlere imza atar. Bizler kendi emek ve çabalarımızla CD çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ama neden sponsorluk desteğiyle daha geniş kitlelere ulaşacağımız yardımlar yapılmasın. Ülkede sanata yapılan yardımlar üzülerek söylüyorum ki çok zayıf. Yine de umutsuz konuşmamak gerekir. Örneğin bizim projemiz tam anlamıyla yoktan var ediliyor. Kültür başlığı altında birçok eksikliğimiz var. Örneğin gazetelerde kültür sanat, felsefe sayfası yok. oysa sanat ve felsefe sizin yaşama bakış açınızdır. Bir müzik adamının da bu doğrultuda felsefesi olmalıdır. Artık tamamen tüketim toplumu olduk.

 

Sürekli tüketen ve yerine çok az üretim konulduğu günümüzde söylediklerinizden yola çıkarak sormak istiyorum. Sanat ve tüketim ilişkisi nasıl ilerliyor. Biraz açabilir misiniz?

Çok gerilere değil son on yıla bir bakalım. Son on yılda adı sanı duyulur kaç tane şarkıcı var hatırlanan. Bir Tina Turner, bir George Michael şarkıcılar artık var mı? Yok.. Klasik müzikte de aynı şey geçerli. Venezuella’ya baktığımız zaman El Sistema diye bir sistem geliştirildi. Devlet bütün köylerde, dağlarda ücra yerlerde kalmış çocukları alarak yetiştirdi. Şimdi adını bile yazamayan çocuklar Vivaldi çalıyor.

 

“Yetenekler keşfediyoruz”

Yoğun olarak yürüttüğünüz projelerinizin yanı sıra bir de Mustafa Kenan Müzik Eğitim ve Danışmanlık Merkezi var. Burada yürüttüğünüz çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Merkezde öğrencilerimize doğaya karşı, insana karşı, sanata karşı duygularını ifade edebilmeyi öğretiyoruz. Doğaçlama, müzik, dans, pedagojik formasyonu içeren ‘Orffschulwerk’ tasarısıyla çalışıyoruz.

 

Yürüyebilen her kes dans edebilir; konuşabilen herkes de şarkı söyleyebilir… Biz bu felsefeyle yola çıktık. Yavaş yavaş var olan yetenekleri keşfediyoruz. Bizim için yaş hiç önemli değil. Kendimizi ifade edebilmek, rahat olmak, müziğin ritmine ayak uydurma… Aslolan bu… Yapamıyorum, yapamıyorsun diye bir şey yok.

 

“Eğitim sisteminde yanlış uygulamalar var”

Müzikle ve dansla kendini ifade etmek, dansla mutlu olmak… Eğitim sistemimizde o kadar yanlış uygulamalar var ki. Öğrenci merkezli olması gereken eğitim sistemimiz maalesef öğretmen merkezli. Bu da doğru sonuçlar doğurmuyor. Ama bütün olumsuzluklara rağmen Mustafa Kenan Müzik ve Eğitim Merkezi, yolunda ilerlemeye devam ediyor.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ