20 Kasım 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Üreticiden fona onay
25 Nisan 2011 Pazartesi 16:10

Üreticiden fona onay

Üreticiler Platformu: “Fon uygulaması ekonomik akla uygun…

Kıbrıs Türk Üreticiler Platformu, fon uygulamasının ekonomik akla uygun olduğunu açıkladı. Mal ve hizmet üreten 37 birlik ve odanın bir araya gelmesiyle oluşturulan Kıbrıs Türk Üreticiler Platformu’nun Yönetim Kurulu, fon uygulamaları ve tartışmaları ile ilgili son gelişmeleri değerlendirdi.


Platformun yazılı açıklamasında, gelişmiş ve gelişmekte olan, ada veya ada olmayan her devletin, kendi ülkesinde mal ve hizmet üretiminin artmasına yönelik çalışmalar içerisinde bulunduğu belirtildi. Açıklamada, bu bağlamda, hükümetlerin esas görevinin, üreticisini korumak için düzenlemeler yaparak üretim sektörlerini geliştirmek, standartlarını artırmaya yönelik stratejiler belirlemek olduğu kaydedildi.
 

 

“Kısa dönemde mümkün değil”


Mal ve hizmet üretiminin gelişmesinin, bir ülkeye daha fazla kaynak girmesi ve daha az kaynağın dışa akıtılması anlamına geleceği belirtilen açıklamada, ülkede 2010 yılı itibariyle ticaret açığının 1.4 milyar dolar, turizm gelirlerinin ise sadece 390 milyon dolar düzeylerinde gerçekleştiği, yani, ithalatın sabit kaldığı varsayımıyla, ülkeden çıkan paranın azaltabilmesi için lokomotif olarak görülen turizm sektöründen elde edilen gelirin en az 4 kat artırılması gerektiği ifade edildi. Açıklamada, bunun içinde bulunulan ortam ve şartlar nedeniyle kısa dönemde gerçekleşmesinin beklenemeyeceği savunuldu.


 

“Hükümetin elinde yeterince kaynak yok”


Açıklamada şöyle denildi: “Ülkemizde gerek izolasyonlar gerekse ekonominin içinde bulunduğu durum bizlere, üreticiyi koruma ve geliştirme konularında hükümetin elinde yeterince kaynak ve alet olmadığını göstermektedir. Maaş ve gerek iç gerekse dış borçlarını ödemekte zorlanan, eğitim, sağlık ve benzeri hizmetleri yeterince yerine getiremeyen bir devletin, üreticiyi, üretim öncesinde ve/veya esnasında bütçe enstrümanıyla korumasını beklemek mümkün değildir. Bununla birlikte ülkemizin rekabet içerisinde olduğu ülkeler dikkate alındığında, KKTC’nin pek çok girdi maliyetleri açısından dezavantajlı olduğu unutulmamalıdır.


 

“Haksız ve ezici rekabetle karşı karşıyayız”


Bugün KKTC’de Asgari Ücret’in GSYH oranı 80%, AB ortalaması %40, Türkiye’de ise %30’dur. Ülkemizde hammadde direkt olarak temin edilememektedir. Sanayi enerji fiyatları Türkiye’de 15 kuruş, AB ortalaması 9 sent yani 18 kuruş, destek düştükten sonra dahi KKTC’de ise 26 kuruştur. AB’de ve Türkiye’deki rakiplerimiz uluslararası düzeyde faiz oranlarından ve uluslararası kredilerin yanı sıra KOBİ’lere yönelik sürekli fonlardan, teknik desteklerden devamlı bir şeklide yararlanmaktadır. Bunlara ilave olarak, rekabet içinde olduğumuz ülkelerde ulaşılabilir ihracat destekleri ve kredileri de bulunmaktadır. Tüm bu faktörler, üreticilerimizin haksız ve ezici bir rekabetle karşı karşıya kalmasına sebep olmaktadır.”

 


“Fiyat İstikrar Fonu en gerçekçi çözüm”


Üreticiler Platformu’nun “her şeyi üretelim” demediği, üretime, yaratılmış olan yerli üretim birikimine sahip çıkıp, geliştirme görüşünde olduğu kaydedilen açıklamada, Fiyat İstikrar Fonu uygulamasının en gerçekçi çözüm olduğuna inanç belirtildi.


Açıklamada, yapılan fon uygulamalarının, üreticiyi geliştirecek önlemlerle birlikte, bütünlük içerisinde ele alınması gerektiği savunularak, uygulanacak böyle bir yaklaşımla yerli üreticilerin rekabet gücünün artması, ülke şartlarının iyileşmesiyle, fon uygulamalarının tedricen azaltılarak sıfırlanmasının mümkün olabileceği kaydedildi.


Ülkede üretilen patates, enginar ve diğer tüm tarım ve sanayi ürünlerinde ihracatta alınan KDV’nin, vakit kaybedilmeden kaldırılması gerektiği savunulan açıklamada, hükümetin süt ürünlerine ve patatese getirmiş olduğu fonların, ülkede istihdamı artırması yanında, daha fazla vatandaşın Güney Kıbrıs’a çalışmaya gitmesini engelleyeceği iddia edildi.
 

 

“Ülkedeki fon az bile”

 

Açıklamada şöyle denildi: “Bu kararla beraber, özellikle ihracat yapan firmaların da rekabet edebilirliklerini artırmalarına fırsat doğacaktır. Ekonomik akla uygun ve Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve Avrupa Birliği’nde de benzer uygulamaların olduğunu düşündüğümüzde, yerli üretimin korunmasının karşısında olan bazı ithalat gruplarının taleplerine karşı hükümetimizin kararlı durması ve kesinlikle boyun eğmemesi gerektiğini düşünmekteyiz.
Artık bireysel çıkarların değil toplumsal çıkarların ön planda tutulması gerektiğini bir kez daha belirtir, bunun aksini savunan bu grupları halkın takdirine bırakıyoruz.”


Açıklamada, Türkiye’de, AB’de ve ABD’de süt ürünlerine uygulanan fonlar göz önüne alındığında, ülkedeki fonun az bile olduğu savunuldu.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ