12 Aralık 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Üç kollu baskı
04 Nisan 2011 Pazartesi 17:42

Üç kollu baskı

BM ve arabulucular, baskı unsurlarını hayata geçirmeye hazırlanıyor

BM ve arabulucuların; “gelişmeleri tetiklemek ve projelerini uygulamak amacıyla; prosedürü terk edip sorumluluk yükleme, BM Barış Gücü’nün statüsünü değiştirme öcüsünü (umacı) perde gerisinde canlı tutma ve doğrudan ticaret tüzüğünü idame şeklinde baskı unsurlarını hayata geçirmekte oldukları” bildirildi.


Güneyde yayınlanan Fileleftheros gazetesi “Kıbrıs Sorunu: Üç Baskı Unsuru Haziran Sonrası Gelişmeleri Harekete Geçiriyor… Prosedürün BM Tarafından Terk Edilmesi; UNFICYP’in (Barış Gücü) Statüsünün Değişmesi, Doğrudan Ticaret” başlıklı haberinde, BM projelerinin Türkiye’deki genel seçimler sonrasına havale edilmesine rağmen baskı unsurlarının kesin olduğunu yazdı.

 

Şubat 2012 sonrasına havale


Gazete, BM’nin, Kıbrıs sorunuyla doğrudan veya dolaylı ilgili bir dizi meselenin netleşmesi için zamanla oynadığını, prosedürün Türkiye’deki genel seçimlere kadar idame ettirileceğini ancak sonrasında Türkiye’de şekillenecek duruma göre devreye sokulacak çeşitli senaryolar olacağını kaydetti.


Gazeteye göre hedef, Güney Kıbrıs’ın 2012’nin ikinci yarısında AB dönem başkanlığını devralmasından önce bir sonuca ulaşmaktır ve bunun için de, Eylül 2011’den 2012’nin ilk aylarına kadar olan zaman, verimli dönem olarak görülüyor.


Yabancı diplomatların, bunu mümkün görmediklerini ve Güney Kıbrıs’ın dönem başkanlığının hemen ardından Rum tarafında başkanlık seçimlerinin yer alacağını düşündükleri, bu nedenle de gelişmeleri; Şubat 2012 sonrasına havale ettikleri de belirtildi.
 

BM’nin elindeki 3 silah


Habere göre BM’nin elinde şu üç değişik silah var:
“1- Prosedürü terk etme ve sorumluluk yükleme uyarıları. Bu özellikle, Kıbrıs Rum tarafına yöneliktir. Kıbrıs Rum tarafı böyle bir olasılık dahi olmasını istemiyor ve ikinci şıktan korkuyor.
2- BM Barış Gücü’nün statüsünün değiştirilmesi öcüsünü perde gerisinde idame ettiriyorlar. Anahtar; Genel Sekreter’in haziran ayında Güvenlik Konseyi’ne sunacağı yeni rapordur. Bilindiği gibi BM, Ada’daki rolünü revize etme yöntemleri üzerinde çalışma görevini aldı. Bu, böyle bir gelişmeden kaçınmak isteyen Lefkoşa için baskı niteliğindedir ve Kıbrıs sorununun ana çekirdeğine (186 sayılı karar) etki etmesi muhtemeldir.
3- Avrupa Birliği’nin işgal bölgeleri ile doğrudan ticareti konusu. Bu BM ile ilgili olmasa da BM’nin Kıbrıs grubunun Brüksel ile koordine olduğu aşikârdır. Doğrudan ticaret öcüsü ve UNFICYP (BM Barış Gücü) konusu prosedürün olası bir başarısızlığıyla alakalıdır ancak bunlar ilk kez baskı unsuru olarak perde gerisinde kullanılıyor.
 

Çoklu konferans


Bu baskı araçları yanında; Downer’ın Güvenlik Konseyi’ni UNFICYP konusunda bilgilendirdiği sırada İngiliz Daimi Temsilci’nin çoklu konferans olarak dile getirdiği; Kıbrıs sorununda bir uluslararası konferans da BM açısından çıkış yolu olarak görülüyor.


Bu oyunda, prosedürde değişiklik ve 5’li konferans düzenlenmesine yatırım yapan Türkiye de rol oynuyor. Aynı zamanda, yürütülmekte olan prosedürde Ankara’nın Eroğlu’na direktifi; müzakereleri frenlemesidir.


Lefkoşa perde gerisindeki hareketleri izliyor ve başrol oyuncularının niyetlerini biliyor. Projelerinin nereye doğru gittiği anlaşılmasına rağmen mesele; önceden belirlenmiş gelişmeleri engelleyip engelleyemeyeceğidir"

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ