19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tarihini naftalinleyen yazar
12 Mayıs 2011 Perşembe 11:10

Tarihini naftalinleyen yazar

Ahmet Tolgay’ın anıları zaman aşımına karşı naftalinlediği kitabını Haberdar okurları için konuştuk

Elif ŞEN

 

İnsanın en iyi dostu kalemiyse eğer yazmaktan başka da çaresi yoktur sanki… Tıpkı gazeteci-yazar Ahmet Tolgay’ın da kendisini ifade ederken “En iyi bildiğim iş budur” dediği gibi. Usta bir kalem tarihin tozlu yollarından geçerek hiç durmadan yazmış. Çevreyi, kültürü, ülkesini aklına gelen aklımıza gelen her şeyi. Yazarın on ikinci kitabının da öyküsü buradan geçiyor. Hep yazmaktan… Ahmet Tolgay’ın anıları zaman aşımına karşı naftalinlediği kitabını Haberdar okurları için konuştuk.

 

 

Son çıkan kitabınız Naftalin Kokulu Kıbrıs’tan söz edelim… Bize kitaptan bahseder misiniz?

 

Kitabın tanıtımı piyasaya sürüldükten üç ay sonra yapıldı. Aslında geç kalınmış bir tanıtım. Çok kısa sürede satışlar oldukça iyi gidiyor. Kıbrıs Türk yayın tarihinde bir ilk yaşanıyor. Kitap 4’ncü bakıya hazırlanıyor. Bu kadar yoğun ilgi ve talep olunca da tanıtım istemeden gecikti.

 

 

Buram buram Kıbrıs kokan bir kitap

 

Naftalin Kokulu Kıbrıs mis gibi Kıbrıs kokan bir kitap. Kıbrıs’ın özellikle Lefkoşa’nın sosyal tarihini ele aldım. Kıbrıs’ın gayrı resmi tarihini oluşturan olayları anlattım. Kıbrıs’ın bilinen tarihi 6 bin yıllık bir geçmişe uzanmakta. Kıbrıs tarihinin ilk Yeşilırmak bölgesinde başladığına dair mitolojik iddialar var. 6 bin yıllık tarihe döndüğünüz zaman insanın başını döndüren o kadar çok olay var ki… Tarihe tanıklık edenler zaman zaman yaşadıklarını anlatırlar. Bizim gibi eli kalem tutan yazarlar ise müthiş bir heyecan duyarak yazarlar bu olayları. Naftalin Kokulu Kıbrıs’ta o heyecanla yazdığım 12’nci kitabım. Geçmişte yazdığım 11 kitap gibi 12’nci kitabım da oldukça yoğun ilgi gördü.

 

 

“Yazarın gönlünde kitapları çocukları gibidir”

 

Daha öncede çıkarttığınız kitaplarla değerlendirme yapmanızı istesek son kitabın yeri nerede? Ürettikçe yazan insanların kalemi de güçleniyor. Bu noktada son kitap diğerlerinden daha farklı olabilir mi?

 

Bir yazarın kitapları onun gönlünde çocukları gibidir. Bir yazarın her yazdığı kitap bilgisini ve tecrübesini de artırıyor. Bu kitap da benim için öyle. Ben 16 yaşında yazmaya başladım, o günden beridir de durmaksızın yazmaya devam ediyorum. Bu süreç içerisinde edindiğim bilgi, tecrübe de en son kitabıma yansıdı. Naftalin Kokulu Kıbrıs elli üç başlık altında toplandı. Beni bil hassa bu kitaba adeta zorlayan nedenlerden biride tarihe uzanan yolculuğu anlatmak isteği oldu. 1974 yılından bu güne kadar toplumun yakaladığı bir refah düzeyi var. Yükselen refah düzeyi ile birlikte bir yandan daha rahat yaşamlar sağlandı, eğlence yerleri giderek arttı ancak gençler tarihten uzaklaşmaya başladı. Dış etkenlerle kültürlerinden kopan gençlerin geçmişe duyduğu açlığı fark ettim. Gençler büyüklerinden duyduklarını soruyorlar merak ediyorlar. Değerlerini kültürlerini bizlere sorarak öğrenmek istiyorlar. Benim görevimin bir bellek yaratarak kültürümüzü yaşatmak. Kitabın çıkış amacı da bu; öğretmek.

 

 

Büyükler gençlerin kültürlerini unuttuklarını eski gelenek ve görenekleri yaşatmadıklarından şikayet ederler sizce gençlik kaybolan değerlerin bilincinde mi?

 

Toplum kaybettiği değerlerinin bilincinde. Kültürlerini, değerlerini öğrenmek için bir istek var. Yazarlarımızın toplumsal belleğe yarattığı farkındalık ilgi görüyor. Siz de farkındasınızdır ki özellikle son dönemlerde Kıbrıs’a dair yazılar yazılıyor. Bu yeni nesilin göstermiş olduğu talebe cevaptır aslında. Kültürünü öğrenmek isteyen, bunun için çaba harcayan yeni nesilin göstermiş olduğu yoğun ilginin cevabıdır. Kitabımızın haftada birkaç kez tanıtımı yapılıyor. İlgi fazla ve bu da memnuniyet veriyor.

 

 

Kıbrıs Türk halkı gettolarda yaşadı”

 

1974 yılına gelinceye kadar Kıbrıs Türk halkı, Rum kuşatması altında gettolarda yaşadı. Bunlar yaşanırken toplum kendi kültürüne sarıldı, değerlerini korudu. Sonrasında ki süreçte beklenmeyen olaylar yaşandı. Kıbrıs Türk halkı coğrafi konumu nedeniyle çok fazla avantajlar elde etti. Bu yaşananlar topluma refah ve özgürlüğün getirdiği bazı değerler katmaya başladı. Sıkı sıkıya sahip çıktığı kültürü ve geleneklerinden uzaklaşmaya başladı. Yeni nesillerin, eskilerin koyduğu bir çok değeri yapmamaya başladığını gördük.

 

 

Buna savaş sonrası psikolojisi de diyebilir miyiz?

 

Evet bu savaş sonrası psikolojisi ama bazı toplumlar savaştan sonra çok zor günler geçirebilir. 1964 Barış Harekatı’ndan sonra toplum bolluk içerisinde yaşamaya başladı. Daha çok para kazandı, daha güzel evlerde yaşamaya başladı. Aynı zamanda toplum dışarıya açılmaya başladı. Seyahatlere çıktı, dışarı açıldı, farklı insanlar farklı toplumların da kültürlerini tanıdı. Bu farklı kültürler zamanla kendi yapımıza da yansıdı.

 

 

Biraz daha günümüze gelirsek teknolojinin bu süreçte etkisi oldu mu?

 

Teknolojinin elbette çok etkisi olmuştur. Şunu da belirtmek isterim ki özellikle gençlerde bilgisayar sanki bir organları oldu. Hiç kıpırdamadan, yerlerinden kalkmadan dünyanın her yerine açılabiliyorlar. Değişik dünyaları tanıyorlar. Bu durumda insanların yaşamlarında değişikliklere yol açıyor.

 

 

“Zaman aşımı denen güveye bellek yaratılmalı”

 

Kitabınızın ismi Naftalin Kokulu Kıbrıs. Naftalin bana eski zamanları anımsatıyor. Her mevsim değişikliğinde büyüklerimizin özenle dolaplardan sandıklara yerleştirdiği elbiseler vardı. Siz kitaba bu ismi verirken neyi anlatmak istediniz?

 

Naftalin elbiseleri güvelerden korumak için kullanılırdı. Anılarda zaman aşımı dediğimiz güvenin etkisi altında. Kitapta görünmez bu güveye karşı bir bellek yaratılmaktadır. Kitaplar yazmak, belgeseller hazırlamak; amaç her zaman bu zaman aşımı denen güveye karşı korunmaktır.

 

 

“Yeni nesillere kitabın, mürekkebin kokusu anlatılmalı”

 

Özellikle son çıkan kitabınız yoğun ilgi görüyor. Ancak genel anlamda yazı raflara kaldırılmaya başladı. İnsanlar gazeteleri, hatta kitapları bile internet üzerinde okuyor. Bir yazar ve bir okuyucu olarak kitabın sayfalarındaki keyif bulunabilir mi?

 

Maalesef teknolojinin önüne geçemiyoruz. Zamanla yayıncılık da teknolojiye karışacak. Ama bir kitapsever olarak kitabın sayfalarının çıkardığı o sesi o zevki tabi ki alamıyorum. O kitabın kokusunu hatta mürekkebin kokusunu yaşamış insanlar olarak bizler yeni nesillere bunları anlatmak zorundayız. Gazeteleri, kitapları internet sayfalarında okumayı ben de kabul etmekte zorlanıyorum.

 

Fakat bir çevreci olarak bakıldığında bu durumun bir avantajı var o da daha az ağaç kesilecek. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yayıncılık kağıtlardan değil de bilgisayarları ortamlardan yürütülecek ve kağıt maliyeti en aza indirgenecek. Daha az ağaç kesilip çevreye bir katkı sağlanmış olacak.

 

 

Bundan sonrasında okurlarınıza ne sunacaksınız? Yeni bir kitap gündemde mi?

 

Şu anda Dr. Filiz Besim ile biyografik bir erin çalışmasını sürdürüyorum. Bir dönemin, bir yaşamın DAÜ’nün öyküsünü kaleme alacağım. Haziran’da okurlarla buluşacak. Aynı zamanda Naftalin Kokulu Kıbrıs’ın da ikincisi çıkacak. Bu haberi de ilk kez Haberdar okuyucularına veriyorum. Yazılacak o kadar çok şey var ki… Kitabın adı Konuş Kıbrıs Konuş olacak.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ