18 Kasım 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sözcükler masaya yatırıldı
30 Nisan 2011 Cumartesi 13:13

Sözcükler masaya yatırıldı

YDÜ’de “Sözcüklerin Çeşitli Özellikleri” konulu bir konferans düzenlendi

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ), sosyal etkinlikleri çerçevesinde dün YDÜ’de “Sözcüklerin Çeşitli Özellikleri” konulu bir konferans düzenlendi.

 

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre konferans, YDÜ öğretim görevlisi Türkolog Erdoğan Saracoğlu, tarafından mavi salonda verildi. Erdoğan Saracoğlu konferansının başında, dildeki sözcüklerin insanlar arasında bir anlaşma aracı olduğunu belirterek, sözcüklerin aynı dili konuşan toplumların, “Ortak malı” olduğunu vurguladı.

 

Dilin gerçeği yansıtmadığını, ancak gerçeğin insan zihninden geçmiş şeklini gösterdiğini söyleyen Saracoğlu; “Toplumu bu açıdan bir başka toplumdan ayıran özellikler, dilde anlatım bulduğu için, biz bu sorunu, anlatım yolu terimiyle karşılıyoruz” dedi.

 

 

Her dilde farklı ad

 

Erdoğan Saracoğlu konferansında özetle şunları söyledi: “Aynı dil ailesinden gelme dolayısıyla, meydana çıkan yakınlıklar bir yana bırakılırsa, renklere, her dilde bir başka yoldan ad verildiği görülür.”

 

 

“Belli bir kavramı yansıtırlar”

 

Akrabalık adlarında, araç adlarında ve öteki kavramlarda da aynı durum göze çarpar. Dilde bir anlatma birimi olarak sözcükle eş özellikler taşıyan öğeler de vardır. Bunlar, bileşik ad, bileşik fiil, deyim ya da terim gibi sözlerdir. İşte bu sözler birden çok sözcükten kurulu oldukları halde, tıpkı bir sözcük gibi belli bir kavramı yansıtırlar. Örneğin Türkçemizde adam ve akıllı sözcüklerinin hangi kavramları anlattıkları bellidir. Fakat ‘Onu adamakıllı dövdüler’ cümlesindeki bileşik addaki anlamı farklıdır. Burada “Onu iyice dövdüler” anlamı var. Özel adlarla özel tasavvurlar ve birtakım duygular, dilin öteki sözcüklerine göre daha ağır basar. Örneğin Namık Kemal, Mozart, Van Gogh adlarını duyan ve edebiyatla, müzikle, resimle hiç ilgisi olmayan kişiler, bunların ancak birer özel ad olduklarını düşünürler. Oysa bu adları eserleriyle bilen kimselerin zihninde, Namık Kemal deyince Özgürlük Şairi, Mozart deyince Türk Marşı ya da Van Gogh deyince Ayçiçeği gibi tasavvurlar canlanır.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ