19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Soyer isyan etti
25 Nisan 2011 Pazartesi 16:15

Soyer isyan etti

Soyer: 'Çözümsüzlük şartlarında yaşanmaya devam ediliyor'

Cumhuriyetçi Türk Partisi/Birleşik Güçler (CTP/BG) Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, sınır kapılarının açılmasının 8. yılında ve 24 Nisan 2004 Referandumu’nun 7. yıldönümünde çözümsüzlük şartlarında yaşanmaya devam edildiğini kaydetti.


Soyer, CTP/BG Basın Bürosu aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada, 24 Nisan Referandumu’nun yıldönümünde ülkede yaşananlar ve görüşme süreci hakkında değerlendirmelerde bulundu.
“Kuzey’de ve Güney’de, askeri güçler üzerinden siyaset yapılmasının devam edildiğini” kaydeden Soyer, “Şimdi, Kıbrıs Rum Milli Muhafız Ordusu’nun sınır boylarında, yeni düzenlemeler içine girmesiyle ilgili olarak, Güney’de hamaset edebiyatları, Kuzey’de ise fırtınalar estiriliyor. Güney’de seçim olduğu için hamaset gündeme girdi. Kuzey’de ise bir yandan ekonomik kriz, öte taraftan da ‘isyancı milletvekilleriyle’ halkın indinde, itibarı sıfırlanan bir UBP iktidarı var” dedi.


 

“Ne kuzeyde ne güneyde askeri hareketler bitmeyecek”


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Başbakan İrsen Küçük’e eleştirilerde bulunan CTP/BG Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, “Kıbrıs sorunu karşılıklı kabul edilebilir bir çözüme ulaşmadığı sürece, ne Kuzey’de, ne de Güney’de askeri hareketler bitmeyecektir. Üstelik de 1974’ten beridir Kıbrıs’ta karşılıklı bir ateşkes antlaşması dahi yapılmamıştır. Çözümsüzlük şartlarında ise karşılıklı askeri yığınak, doruktadır. ıbrıs, bu denli büyük askeri güçleri, coğrafyasında, üstelik karşılıklı düşmanca tavırların eşliğinde kaldıramayacak denli küçüktür” dedi.
 

 

“Kimi neyi kurtaracak kimi yok edeceksin?”


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofys’a “Kuzey’de ve Güney’de bulunan bu büyük askeri yığınakların üstünden doğacak savaşın galibi kim olacaktır?” sorularının sorulması gerektiğini savunan Soyer, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


“Kıbrıs Rum Milli Muhafız Ordusu’nun komutanı, ‘amaçlarının direnişi artırmak’ olduğunu ifade etti. Peki, olabilecek bir savaşta, bu küçük coğrafyada neyi ve kimi kurtaracaksın ve kimi ve neyi yok edeceksin?


Bu yüzden Kıbrıs’ta karşılıklı askeri güç yığmak, ne Kıbrıslı Türklerin ne de Kıbrıslı Rumların kendilerinin tek başlarına güvende olmalarına yetmez.”


 

En büyük tehlike


Günümüzde Güney’deki seçimler, Kuzey’de ekonomik ve siyasi krizlerle, artık “prestiji kalmayan iktidarların” varlığında, o klasik “şoven edebiyat” ve askeri güç üzerinden söylem ve siyaset yapma anlayışının artık kabul edilemez olduğunu kaydeden Soyer, açıklamasında şöyle dedi:



“En büyük tehlike, bu anlayışta ve bunu besleyen çözümsüzlük şartlarındadır. Tank, top, ölüm, tehdit ve karşılıklı güvensizliğin yerini, ancak 23 Mayıs ve 1 Temmuz Antlaşmaları temelinde federal çözüm alabilir.


İşte bu günümüzde çok net anlaşılır bir durum olmuştur. Bu yüzden, haydi, 24 Nisan Referandumu’nun yıl dönümünde, İnönü Meydanı’nda barış türküleri eşliğinde buluşalım… Şimdi, Kıbrıs’ta barış ve çözüm diye ses vermenin tam zamanıdır.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ