18 Kasım 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Silahlar susun, sınırdışına çıkın”
22 Mart 2013 Cuma 09:10

“Silahlar susun, sınırdışına çıkın”

Abdullah Öcalan, PKK’ya “Silahlar sussun, sınırdışına çıkın” şeklinde tarihi bir çağrı yaptı

Abdullah Öcalan'ın günlerdir merakla beklenen mesajı Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarında BDP'li iki vekil tarafından okundu.Açıklama öncesinde BDP ve DTK Eşbaşkanları, milletvekilleri ve belediye başkanları tek tek sahneye çağrıldı. Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder kürsüye çıktı.Pervin Buldan, ilk olarak Abdullah Öcalan'ın mesajını Kürtçe okudu. Daha sonra ise Sırrı Süreyya Önder, aynı mesajı Türkçe seslendirdi.

 

Mesaj

Öcalan, mesajında şu ifadeleri kullandı:"Mazlumların özgürlük ve Nevruz’u kutlu olsun. Selam olsun, bu uyanış canlanış gününü en geniş ittifakla kutlayan Orta Asya halklarına selam olsun. Selam olsun, demokratik hakları özgürlük ve eşitliği rehber edinen bu büyük yolun bütün yolcularına. Halkların en eskilerinden olan Kürtler, sizlere selam olsun.Bu büyük medeniyet siyasi baskılarla harici müdahalelerle birbirine düşürülmeye çalışılmış, hak-hukuku esas almayan düzen inşa edilmeye çalışılmıştır. Sömürü rejimleri, baskıcı ve inkarcı anlayışlar artık miadını doldurmuştur. Ortadoğu ve Orta Asya halkları artık uyanıyor, aslına dönüyor. Nevruz ateşi ile yüreği tutuşan yüz binler, milyonlar artık ‘barış’ diyor, ‘kardeşlik’ diyor, çözüm istiyor.

 

‘Kavgamız haksızlığa oldu’

Bugün görüyorum ki, bu haykırış bir noktaya ulaşmıştır. Bizim kavgamız hiçbir ırka, dine, mezhebe veya gruba karşı olmamıştır. Bizim kavgamız, ezilmişliğe, haksızlığa, geri bırakılmışlığa karşı olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır.

 

‘Demokratik siyasete kapı açılıyor’

Bugün artık yeni bir Türkiye'ye, yeni bir Ortadoğu’ya, yeni bir geleceğe uyanıyoruz. Silahlı direniş sürecinden demokratik siyaset sürecine kapı açılıyor. Siyasi sosyal ve ekonomik yanı ağır basan bir süreç başlıyor. Demokratik hakları özgürlükleri eşitliği esas alan bir anlayış gelişiyor. Biz onlarca yılımızı bu halk için feda ettik, büyük bedeller ödedik; helal olsun. Bu mücadelelerin hiç biri boşa gitmedi, Kürtler aslını ve kimliğini yeniden kazandı; kutlu olsun.Artık silahlar sussun, fikriler konuşsun noktasına geldik. Yok sayan, inkar eden modernist paradigma yerle bir oldu. Akan kan Lazına, Çerkezine bakmadan, insandan, bu coğrafyanın bağrından akıyor. Ben milyonların şahitliğinde diyorum ki; artık yeni bir dönem başlıyor; silah değil, siyaset öne çıkıyor.

 

Artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir. Bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini sonuna kadar gözeteceğine inanıyorum. Bu; mücadeleyi bırakma değil, farklı bir mücadeleyi başlatmadır. Kürdistan ve Anadolu tarihine yaraşır şekilde tüm hakların ve kültürlerin eşit demokrasilerinin oluşması için hepimize görev düşüyor.

 

Türk halkına mesaj

Saygıdeğer Türkiye halkı, bugün kadim Anadolu’yu Türkiye olarak yaşan Türk halkı bilmelidir ki, Kürtlerle bin yıla yakın İslam bayrağı altında kardeşlik hukukuna dayanmaktadır. Kapitalist moderniteye dayalı, son yüzyılın baskı imha ve asimilasyon politikaları halkı bağlamayan dar bir seçkinci iktidar elitinin, tüm tarihi ve de kardeşlik hukukunu inkar eden çabalarını ifade etmektedir.Bu zulüm cenderesinden ortaklaşa bir çıkış yapabilmek için Ortadoğu’nun temel iki stratejik gücü olarak kendi öz kültür ve uygarlıklarına uygun şekilde demokratik modernitemizi inşa etmeye çağırıyorum.Son 90 yılın tüm hata, eksiklik ve yanlışlıklarına rağmen bir kere daha yanımıza mağdur edilmiş halkları, sınıfları ve kültürleri de alarak bir model inşa etmeye çalışıyoruz. Tüm bu kesimleri demokratik ifade tarzının örgütlenmesini gerçekleştirmeye çağırıyorum.

 

‘Tarihin çöp sepetine giderler’

Bu toprakların tarihselliğinde önemli bir yer tutan ‘biz’ kavramının kapsamı teke indirgenmiştir. ‘Biz’ kavramına eski ruhunu vermenin zamanıdır. Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz, ayrıştırmak isteyenlere inat birleşeceğiz. Zamanın ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp sepetine giderler.

 

‘HZ. muhammed’in mesajı hayata geçiyor’

Bölge halklarının, yeni şafakların doğuşuna şahitlik etmektedir. Savaşlardan yorgun düşen Ortadoğu halkların kökleri üzerinde yeniden doğmak, omuz omuza ayağa kalkmak istiyorlar.Bu Nevruz, hepimize yeni bir müjdedir. Hazreti Musa, Hazreti İsa ve Hazreti Muhammed’in mesajlarındaki hakikatler yeniden hayata geçiyor. Batının çağdaş uygarlık değerlerini toptan inkar etmiyoruz; eşit özgür ve demokratik değerleri alıyoruz.

 

‘Zemin demokratik siyaset’

Yeni mücadelenin zemini fikir, ideoloji ve demokratik siyasettir, büyük bir demokratik hamle başlatmaktır.

Selam olsun, bu sürece güç verenlere; selam olsun, demokratik barış çözümünü destekleyenlere; selam olsun, halkların kardeşliği için sorumluluk üstlenenlere. Yaşasın Nevruz, yaşasın halkların kardeşliği!"Mesaj okunurken ekrandan Abdullah Öcalan'ın görüntüleri de yansıtıldı.

 

Ateş yandı, coşku arttı

Onbinlerce kişi sabahın erken saatlerinden itibaren kentin 85 noktasından belediyeye ait araçlarla etkinliğin yapılacağı "Nevruz Parkı"na gitti.Sabahın erken saatlerinden itibaren alanı dolduran yüzbinlerce kişi, şarkı ve türküler eşliğinde halay çekti.Saat 12.00 sıralarında BDP Eşbaşkanı ve milletvekilleri ile DTK Eşbaşkanları Nevruz ateşini yaktı. Ateşin yakılmasının ardından Nevruz alanındaki coşku giderek arttı.Alanda kurulan sahneye Karadenizli şarkıcı Kazım Koyuncu'nun kardeşi Niyazi Koyuncu da çıkarak kısa bir dinleti verdi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ