21 Kasım 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Sanat olmazsa, toplum yok olur!”
28 Mart 2013 Perşembe 10:00

“Sanat olmazsa, toplum yok olur!”

Devlet Tiyatroları Sanatçısı Ertaç Hazer, tiyatroların ve sanatçıların sorunlarını Haberdar Gazetesi’ne değerlendirdi

Onur EVRENSEL

Devlet Tiyatroları Sanatçısı Ertaç Hazer, Kıbrıs Türk halkının tiyatroya olan ilgisini, tiyatroların ve sanatçıların sorunlarını Haberdar Gazetesi’ne değerlendirdi. 1984’ten beri Devlet Tiyatroları’nda görev yapan Ertaç Hazer, figüranlıktan yönetmenliğe sahnenin her yerinde görev almış bir duayen. Hazer, Kıbrıs Türk halkının tiyatroya yeterli ilgi göstermediğini belirterek, sanata gereken önemi vermeyen toplumların yok olmaya mahkum olduğunu söyledi.

 

“Tiyatroyu halk talep etmeli”

‘Anayasamızda Devlet’in, hükümetler vasıtasıyla kültür ve sanatın altyapısını yapar’ ibaresinin bulunduğuna vurgu yapan Hazer, “Halk, tiyatroyu ve sanatı kendi içerisinde talep etmiyor. Sadece gördüm beğendim demekle olmaz. Halk kendi içerisinde talep ettiği zaman müthiş bir sinerji ortaya çıkar ve bu sinerjiyle halkın kıramayacağı duvar kalmaz. Böylelikle Devletin de tiyatroya katkısı daha büyük olur. Kültür sanatta kendini yukarıya taşımış toplumlar ekonomide de kendilerini yukarıya taşırlar. Bizim gibi sadece ağlama kültürüyle paparazzi kültürüyle televizyon karşısında gününü yok eden toplumlar yok olmaya mahkumdurlar. Biz toplum olarak kültürel ve sanatsal etkinliklerimizi üst düzeye taşıyamadığımız için yok oluyoruz. Anı yaşıyoruz, bu da beni üzüyor” dedi.

 

“Halk destek vermezse kendileri de yok olur”

Türkiye’den tiyatro ekipleri geldiği zaman halkın yoğun bir talebi olduğunu belirten Hazer, “Halk aynı ilgiyi Kıbrıs Türk Tiyatrosuna göstermiyor. Davetiye vermemize rağmen ne yazık ki televizyon karşısında paparazzi kültürüyle yorulmaktan tiyatroya gelmekten uzak duruyorlar. Kıbrıs Tiyatrosuna halk destek vermezse kendileri de bir yere gelemez ve daima televizyon kültürü karşısında dizi hayatı içerisinde yok olmaya mahkum olurlar. Çünkü üretmeyen bir toplum yapısına gidiyoruz ve bu da tiyatro sanatına ve ülke insanına yapılan büyük bir ihanettir” dedi.

 

“En büyük sorun bütçe ve kaynak”

Tiyatronun çok pahalı bir sanat ve meslek dalı olduğuna dikkat çeken Hazer, Kıbrıs Tiyatrolarının en büyük sorununun bütçe ve kaynak sorunu olduğunun altını çizerek, “Tiyatronun sorunları hem Devlet Tiyatrosu olarak hem de Kıbrıs Tiyatrosu olarak tiyatro sanatıyla uğraşan bütün kurumların büyük sorunları var. En büyük sorun ise bütçe sorunu ve kaynak sorunu. Oynayacağınız oyun için kostüm, dekor ve bunun arkasındakiler büyük bir bütçedir. Bütün tiyatroların bu ekonomik sıkıntıların içerisinde olduğunu biliyorum” dedi.

 

“Dar kadrolarla oynamaya çalışıyoruz”

Tiyatrolarda oyuncu sıkıntısı yaşandığını belirten Hazer, “Dar kadrolarla oynamaya çalışıyoruz. Yazar sıkıntısı var. Kıbrıs’ta Tiyatro yazarlığı çok gelişmediği için genelde Dünya eserleri sahneleniyor. Burada da genelde komedi ağırlıklı olmasına dikkat ediliyor. Seyirciye daha kolay ulaşılabilsin ve yapılan harcamalar belli bir bütçeyle karşılanabilsin diye. Kıbrıs Türk Tiyatrosunun en büyük sorunu da yazar eksikliği. Tiyatro yazarı olmayan bir ülkenin tiyatrosunu yapıyoruz. Böylece Kıbrıs kültürünü ve insanını anlatan insanları oynamakta zorlanıyoruz. Bunu dış ülkelere taşımakta zorlanıyoruz. Tanınmamışlığın verdiği de bir handikap var. Bu handikap bizi kısır bir döngü içerisinde dar bir çerçevede kendimizi geliştireceğimiz boyuta ulaşmamıza neden olmaktadır” dedi.

 

“Yazarımız ve eleştirmenimiz yok”

Kıbrıs Türk Tiyatrosunun yazar ve eleştirmen eksikliği yaşadığını kaydeden Hazer, “Devlet Tiyatrosu olarak 86-87 yıllarında iki defa Londra’ya turneye gittik. Bir kaç defa Türkiye’ye gittik. Ancak bunun dışında başka ülkelere kendi sanatımızı gösterme fırsatı bulamadık. Kültür ve sanatla birçok kapı açılabilir. Ancak bizim şu anda o kilidimiz yok. Gideceğiniz yerdeki insana kendi tiyatronuzu göstermeniz gerekir. Biz kendi tiyatromuzu oluşturamadık. Bizde tiyatro işiyle uğraşanlar uygulayıcılardır. Uygulama kısmında kaldığımız için kendi tiyatromuzu geliştirerek başka ülkelere götürme imkanını elde edemedik. Güney’de tiyatroya ve sanatın diğer dallarına talep ve katılım çok daha fazla” dedi.

 

“Genç nesilden umutluyum”

Genç nesilden, tiyatro sanatıyla uğraşmak isteyen büyük bir kitle olduğunu ifade eden Hazer, “Gençlerden tiyatroya çok büyük bir talep var. Yeteneklerini ortaya çıkartmak isteyen büyük bir genç topluluk var. Tiyatro bir yaşam biçimidir. Günün 24 saatinde her dakikasında tiyatroyu benliğinde hissetmek zorundasın. Hayat çerçeven buna yönelik olacak. Çıkıp oynayıp beğeni aldıktan sonra o yükü omuzlarında taşıyacaksın. Bu felsefeyi taşıyamayanlar sahne üzerinde yok olup giderler. Genç kesimden bu anlamda umutluyum” dedi.

 

Sahnelerde hangi oyun ne zaman?

·        29 Mart’ta Kıbrıs Türk Tabipler Birliği doktorları Kadın Sığınma Evi yararına ‘Dışarıdakiler’ isimli oyunu sahnelenecek.

·        2 Nisan’da özel eğitimli öğrenciler ‘Keloğlan ile Zülfü Sarı' isimli oyunu sahnelenecek.

·        5 Nisan’da Girne Amerikan Üniversitesi’nde Ertaç Hazer, çalıştırdığı öğrencileriyle birlikte ‘Duvarların Ötesi’ isimli oyunu sahneleyecek.

·        ‘Katil’ isimli oyun, Nisan ayı içerisinde Gazimağusa’da ve 8 Nisan’da SOS Çocuk Köyü yararına sahnelenecek.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ