23 Kasım 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sanat damarımız 13 yıldır kopuk
27 Şubat 2012 Pazartesi 10:50

Sanat damarımız 13 yıldır kopuk

Bu hafta Haberdar 7 Gün okurları için, 13 yıl önce çıkan yangın neticesinde tiyatrosuz kalan ülkemizi sorduk

Elif ŞEN / Haberdar 7 Gün

Bir yıl daha eklencek… 13 rakamı yerini 14’e bırakacak… Ve tam 14 yıldır ülkenin Devlet Tiyatrosu yok diyeceğiz. Yandı ve yenisi yapılmadı ya da tamir edilmedi. Sanatın ve sanatçının bir toplumun kalkınmasında, gelişmesinde ne denli önemli olduğu konusunda herkes hem fikir olsa da 13 yıldır gelen hükümetlerin gerekli duyarlılığı göstermemesi nedeniyle yeni bir Devlet Tiyatrosu inşa edilmedi. Bu hafta Haberdar 7 Gün okurları için, 13 yıl önce çıkan yangın neticesinde tiyatrosuz kalan ülkemizi sorduk. Toplumsal bir yara olduğunu dile getiren vatandaş, sanata verilmeyen değerin hiçbir açıklamasını da kabul etmiyor…

 

Özge Can

“Toplumsal bir yara”

Toplumsal bir yaradır sanat bizim insanımız için. Yıllar ne kadar geçerse geçsin teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin biz sanatın hep uzağındayız. Belki %20'lik bir kısmımız sanatın ve sanatçının değerini biliyordur. Gerilemek daha mı hoşumuza gidiyor nedir anlamadım? Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözleri her şeyi özetliyor; “Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.” Bizim gözlerimizde kör olmuş ki bu yüzden körler ülkesinde şaşılar kral ilan ediliyor ya. Diyecek başka da bir şey yok...

 

Sevil Emirzade

“Korkuyla düşünmeye başladım”

Bunca yılda devlet bütçesinden tiyatro binasına ödenek ayrılmaması ilginç.  Lefkoşa- Girne anayolu arası boydan boya ışıklandırılması iyi oldu ama özellikle yurtdışından gelenler şaşıp kaldılar. Niye bu kadar az aralıklarla ışıklandırılmış? Ya da refüjlere kilometrelerce uzunluğunda yapılan beton duvarlar çok büyük paralara mal oldu. Öte yandan sosyo kültürel bir ihtiyaç hala karşılanamamakta. Bir de en önemlisi, yangının çıkış sebebi çok düşündürücü. Yoğun elektrik kullanımı olan sahne ışıklandırması hassas bir iş. Veya diğer devlet dairelerinde olan yoksunluklar üzücü. Şimdilerde, Yedikonuk bölgesinde kurulması düşünülen petrol dolum tesisleri bizi vatandaşları çok üzen bir konu. Her hangi bir kaza olmasa bile feci çevre kirliliği yaratacağını düşünüyorum. Bir de tiyatro binasında olduğu gibi basit bir elektrik kontağından petrol tesisinde yangın başlayabileceğini elimde olmadan, korkuyla düşünmeye başladım.

 

Güray Altun

“Bu durum izah edilemez”

Ben artık devletten ümidimi kaybettim. Be gazetesini okuyorum, ne de televizyon izliyorum. Yaşanan olumsuzluklara sebep yine halk. Verilen oylarla başımıza gelmelerini sağlıyoruz. Okumuş olmak, kültürlü olmak değildir. Biz onları seçiyoruz. Liderler de sınıf atlasınlar, biraz gösteriş yapsınlar, biraz da hava atsınlar diye seçimlerde aday oluyor. Koltuğa oturan hiç kimse seçim kampanyalarında söylediklerini hatırlamıyor. Artık duyarlılık beklemiyorum. Ne olursa, ne yaşanırsa da artık her şeyin daha kötü olacağına inanıyorum.

 

Güzin Okutan

“Devletin sanat politikası yok”

Kıbrıs’ta, Soli Harabeleri, Salamis Harabeleri’nde kaç bin yıl önce yapılmış binalar varken; bu yüzyılda tiyatro binasının yanık olmasını anlayamam. Bana, kimse bunu anlatamaz. Yaşanan bu durum izah edilemez. Bir kaza olabilir, bina yanabilir… Ama yanan bina çok büyük bir bina değildi. Halen tamir edilmemiş olması izah edilemez. Günümüzde dünyaca ünlü jazz, klasik müzik orkestraları gelerek konserler veriyor. Tarihi binalar, akustiğini kaybetmediğinden dolayı konserler düzenlenebiliyor. 2’inci Dünya Savaşı’nda Almanya, Avusturya, Macaristan yerle bir olan ülkeler arasındaydı. Bu ülkeler, halkına moral kazandırabilmek için sanatla ilgili yerler inşa etti. Dünyada sanata bakış açısıyla bizim ülkemizin bakış açısını ortaya çıkarabilmek için bu örneği dile getirdim. 1914’lü yıllarda ilk tamir edilen, ilk inşa edilen yerler sanat merkezleriydi. Oysa bizim ülkemizde, devletin kültürel bir bakış açısı yoktur. Eğer devletin sanat politikası yoksa, resim, heykel, tiyatro da nasibini alır. Her ne kadar sanat için cılız bir çaba verilse de yeterli değildir. Günümüzde Afrodit ve turizm adası olarak ifade edilen ülkemizde yaşanan bu olumsuzluklar beni mutsuz ediyor. Kurulacak olan petrol dolum tesisleri, külliye benim için önemli değildir. Ülkene, halkına sahip çıkıp bilinçlenmesi için eğiteceksin. Eğer devlet bütçesinde yeterli para yok deniliyorsa, o zaman da gereksiz harcamaları kısacaksın. Devlet harcamalarından kesintiye gidip, sanata yatırım yapmalıdır. Gelecekten hiç umutlu değilim. Bu kadar olumsuzluk var, peki denetim var mı sormak isterim.

 

Şadan Karşılı

“Parasızlıktan bahsedilmesin…”

Camilere, külliyeye destek veriliyor da neden sanata katkı konulmuyor? Din dersleri veriliyor. Tamam… Çocuklarımız bu tür değerleri de öğrensin. Ama neden tiyatroya destek verilmiyor? Eğitim Bakanlığı nerede? Bana sakın parasızlıktan bahsetmesinler. Bunun arkasına saklanarak, bir tiyatro binası yapılamadı denilmesin.

 

Şenay Erkut

“Çok uzun bir dönem”

13 yıl… Yeni bir tiyatro binasının tekrar yapılması için çok uzun bir dönem. Arzu edilen, meclistekilerin daha duyarlı olup, yeni binayı inşa edebilmeleriydi. Önemli olan zihniyetti aslında. Gösterilecek duyarlılıkla yeni bina şimdiye kadar inşa edilmişti. Atatürk’ün bir sözünü hatırlatmak isterim; “Sanatsız kalan bir toplumun, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Tiyatro, toplumun gerçeklerini ortaya çıkartabilen bir sanattır. Ülkede bir tiyatro binası olmadığı için yöneticiler ve toplum arasında sorunların ifade edildiği alanlar da yol ediliyor. Yönetim ve halk birbirinden kopuk hale geliyor.

 

Gülin Özdenak

“Kültüre verdiğimiz öneme bakın”

Belediye tiyatro festivali haricinde, ülkede tiyatro izleyen çok fazla insan yok. O festivallere gelen büyük bir çoğunluk ise, Türkiye’den gelen ünlü oyuncuları yakından görebilmek için geliyor. 13 yıl olduğunu duyunca çok şaşırdım. Hayret içerisindeyim. Nasıl olur da bunca yıldır hiçbir şey yapılmaz. Kültüre verdiğimiz öneme bakın…

 

Melda Mesaryalı

“Bu da bizim dramımız”

Ülkemizi tanıtabilmemizde, kültür, sanat, turizm değerlerimizi ve zenginliklerimizi geliştirebilmemizde en önemli etkenlerden biridir bence tiyatro.

Tiyatro, öykü veya olayların oyuncular tarafından bir sahne üzerinde ve seyirciler önünde canlandırılmasıdır diyor kitaplar. Ama baktığımız zaman ne doğru dürüst bir tiyatro binamız ne tiyatro sahnemiz ne de yüksek düzeyde tiyatro izleyicimiz var. Peki neden?

Dün arkadaşımla konuşurken, devlet tiyatrolarının yanmasının üzerinden tam 13 yıl geçtiğini söyledi bana. İnanamadım… O kadar olmuş mu diye düşündüm. Ve çok üzüldüm…

Tiyatrolarımızın bu durumda olmasının sebebi nedir? Tiyatrolarımıza sahip çıkacak merci hangisidir diye düşünmeye başladım.

Söz konusu devlet tiyatrolarıysa, neden devlet kendi tiyatro ve tiyatrocularına sahip çıkamıyor? Geçen bu kadar uzun süre içinde yeni bir tiyatro binasının inşaa edilebilmesi için hiç mi ödenek-bütçe ayrılamıyor ya da gelir getirici hiç mi faaliyetler yapılamıyor?

Söylenecek söz yok. Bu da bizim gerçeklerimiz ve bizim dramımız…

Bu kadar zor şartlar altında dahi yılmadan, tüm güçlüklere göğüs gererek çalışmalarını sürdüren ve oyunlarını sahneye koyan tüm sanatçı- tiyatrocu arkadaşları gönülden tebrik ederim.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ