18 Kasım 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“OYUNCAK ARABA tüm Türkiye’de satışta”
27 Şubat 2012 Pazartesi 10:51

“OYUNCAK ARABA tüm Türkiye’de satışta”

Savaşın ortasında kalmış bir aşk hikâyesi, Oyuncak Araba yeni baskı yaptı

Haberdar Extra Özel

Ürettiği eserlerle edebiyatımıza değer katan, yazar Fethat Atik’in romanı “Oyuncak Araba”nın yeni baskısı tüm Türkiye’de satışa çıktı.

Uzun yıllardır edebiyat dünyasında eserleri ilgi gören Ferhat Atik, yoğun bir çalışma temposu ile yükseliş grafiğinde. Kendisi ile çalışmalarından ve yeni projelerden bahsettik.

 

Soru: Peşpeşe ürünleriniz konuşuluyor. 14 yıldır biriken şiirlerden çıkan “Çifte Liman” şiir kitabınız romanınınızn neredeyse ardından piyasaya çıkmıştı. Hemen ardından da senarsosunu sizin yazdığının sinema filmi Anahtar konuşulmaya başlandı. Anahtar 9 Mart’ta vizyona girmeye hazırlanırken bu kez Oyuncak Araba isimli romanınızın yeni baskısını duyduk. Öncelikle yoğun bir çalışma temponuz olduğu belli. İlk olarak bu tepmoyu ve Oyuncak Araba’nın yeni baskısını soralım.

Cevap: Bu arada biraz öyle oldu. Hakikaten yoğun bir tempo oldu çünkü tüm bu saydıklarınıza ilaveten yeni ve özel bir de roman çıkmak üzere. Bu ara çok yoğun oldu ve böyle süreceğe benziyor bir süre kadar daha. “Oyuncak Araba” bilindiği gibi ilk baskısını Kuzey Kıbrıs’ta yapmıştı. Buradaki satış beklediğimizin de üstünde gerçekleşti ve tükendi. Piyasada tek tük kaldı. Yeni baskısını ise uzun süreli bir antlaşmaya imza attığım yeni yayınevimle İstanbul’da piyasaya sürdük. Editörler bu yeni baskının tüm Türkiye’ye dağıtılmasını uygun gördüler ve öyle oldu. Özetle Oyuncak Araba tüm Türkiye’de.

 

Soru: Bu gurur verici olsa gerek. Tabii sizin olduğu için bizim için de böyle. Çünkü bir çok ilki yapıyorsunuz ve şimdi de sizin aracılığınızla tüm Türkiye’de söz sözyleme şansımız oluyor.

Cevap: Teşekkür ederim. Çabamız bu; kıllarımızın hapsinden kurtulmak ve dünyalı olmak... Tam da bunu yapmak için sürüyor yolculuk. Tıbkı Anahtar filminde olduğu gibi. O da dünyaya açılıyor ve açılmakta. Kitaplarımla da bunu yapmayı hedefliyorum. Çok şükür adım adım ilerliyorum. Bunu sadece şahsi nedenlerle istemiyorum. Bir misyon edindiğim de yok. Sadece insanların zihinlerindeki ‘olmazların’ anlamsızlığına vurgu yapmak istiyorum.

 

Soru: Oyuncak Araba’dan bahsedelim isterseniz. Yayınevi dediniz. Nasıl bir antlaşma bu?

Cevap: Destek Yayınevi ile antlaşma yaptık. Yayınevi editörlüğümü üstlendi. Yıldızı yüksek bir yayınevi ve yazar portföyü çok geniş. Bu benim de motive olmama neden oldu. Uzun süreli bir antlaşma, yazara daha çok üretme imkanı sağlıyor. Basıp basamama derdi yok, bu konularla uğraşma sıkıntısı yok.

 

Soru: Bundan da, bu konuların yazar için sıkıntı olduğu anlamını çıkarabilir miyiz?

Cevap: Elbette öyle. Hele ülkemizde. Üzgünüm ama fotokopi kağıdından kitap yapılan ve hiç bir kurala uymaksızın yazar olduğunu sanıp haftada bir kitap çıkaranlarla dolu bir ülkede yaşıyoruz. Hikayeleri, etkili dili eğitimli ve güçlü nice insanlar da türlü nedenle basım yapamıyorlar. Bu adil değil. Yazım dünyası sıkıntılı. Ülkemizdeki aydınlar da bu sıkıntıdan paylarına düşeni alıyorlar. Herkesin çabasızca herşey olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Bunun nedeni de bu. Edebiyatta da böyle. Yine üzülerek bu eleştiriyi getireceğim, ülkemde ana dili olan Türkçe’yi bilmeden kitap yazan ve bu kitapların dilini yine Türkçe’yi bilmeden düzeltme yapanlar var.

 

Soru: Bu nedenle mi yüzünüzü Türkiye’ye çevirdiniz?

Cevap:  Öyle değil. Türkiye veya dünya. Aslına bakarsanız yüzümü her ikisine çevirdim. Yakında dünyanın başka ülkelerine de köpri kuracağım. Hazırlıklar devam ediyor.

 

Soru: Bir de yeni romandan bahsetmiştiniz? Bu o mu peki?

Cevap: Hayır. Bu tamamen farklı bir şey. Daha geniş kitleler için planladığım, rahmetli Doğan Harman ile yaptığımız geniş ve uzun çalışmaların sonucu, felsefe yazıları ve sufi içerikli çalışmalar. Az önce bahsettiğim ise yeni bir roman. Nisan ayı başında okuyucu ile buluşacak özel bir roman. İlk romanım Sonbahar gibi önemli bir ilk yaşanacak o romanla.

 

Soru: Sonbahar bildiğimiz kadarı ile ilk cinayet romanıydı ve Anahtar filmini de o romandan hareketle yazmıştınız bu kez nasıl bir roman ve bir ilk olacak?

Cevap: Evet Sonbahar’ın ilk olma özelliği buydu. Yeni roman ise bir aile biyografisi. Yazım şekli nedeniyle bir ilk. Edebiyatımızda ilk kez bir biyografi tüm aile üzerinden ve tamamen bir roman olarak kaleme alındı. Kitap basım aşamasında Nisan’da inşallah okuyucu ile buluşacak. Özel bir kitap olacak. Benim için de anlamı büyük.

 

Soru: “İpek Yolu” ile başladı yazım hayatındaki profesyonel yayımlarınız. Ardından “Sonbahar” sonrasından “Oyuncak Araba” ve son olarak da “Çifte Liman”. İpek Yolu ve Oyuncak Araba’ya iki baskı yaptınız. Öncelikle şiir mi yoksa roman mı?

Cevap: Roman doğrudan eğilimim ve birinci derece yazım gelişimim. Edebiyat alanı için eğitimim de roman yazımı üzerine. Ancak şiir de yazacağım. Şiirin özellikle felsefik şiirin bendeki yeri önemli. Şiir farklı birşey edebiyatın başlangıcı, duyguların sonucu. Varlık nedeni kendisi sanki…

 

Ferhat Atik Kütüphanesi…

Köşe yazıları, romanları, son olarak da filmi derken, Ferhat Atik yükselmeye ve hayranlarının sayısını artırmaya devam ediyor.

 

İki heyecan bir arada…

Son kitabı Çifte Liman’ın çıkmasının üzerinden çok fazla zaman geçmemiş olmasına rağmen yeni bir kitap yazmakla oldukça yoğun bir süreç yaşayan Ferhat Atik, şu sıralar iki heyecanı aynı anda yaşıyor.

 

Bir yandan üçüncü romanı Oyuncak Araba’nın Türkiye’de satışa çıkması, diğer yandan ise Sonbahar Romanından senaryolaştırıp, Cemal Yıldırım ile birlikte çektiği, Kıbrıs’ın ilk 35 mm. uzun metrajlı filmi olan ‘Anahtar’ın 9 Mart’ta vizyona giriyor olması Atik’i büyük bir heyecan dalgasının içine çekmiş durumda.

 

Eserleri…

Kalemi güçlü bir yazar olan Ferhat Atik’in yazarlık macerası 1997 yılında İpek Yolu adlı kitap ile başlar. Denemeler ve şiirlerden derlenen İpek yolunun ardından, 2006 yılında Sonbahar romanı gelir ki, bu roman hayatında çok büyük öneme sahip olacaktır. Sonbahar adada yayınlanan ilk cinayet romanı olma özelliğinin yanı sıra, bir başka ilk olan 35 mm. uzun metrajlı bir film senaryosuna da dönüşür. Hız kesmeden yazmaya devam eden yazarın 2009 yılında Oyuncak Araba isimli, savaş ile aşkı harmanlayan romanı gelir ki bu roman yıllar sonra ikinci baskı yapıp Türkiye’de satışa sunulacaktır. Kitapların arası iyice kısalan yazar hızını düşürmeden 2011 yılında Çifte Liman isimli şiir kitabı ile okuyucularına tekrar merhaba derken, kısa bir süreliğine şu ana kadar yayınlanan son eseri olacaktır. Şuanda biyografi türünde yazdığı ve son aşamalarında olan kitabı haricinde yazar, birçok kısa film senaryosu yazmış ve yönetmiştir.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ