21 Kasım 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Onun söylediğini bizden biri söyleseydi....
07 Şubat 2012 Salı 11:08

'Onun söylediğini bizden biri söyleseydi.... '

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, müzakereleri ve Anastasiadis'in o sözlerini Haberdar'a değerlendirdi:

Yurdagül BEYOĞLU

 

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, geçtiğimiz günlerde düzenledikleri basın toplantısında “tanınma isteyeceklerine dair” açıklama yapan Ulusal Konsey’i ve Rum Meclisi’nin BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'in güvenilirliğini yitirdiğine ilişkin olarak aldığı kararı Haberdar’a değerlendirdi. Rumların olumsuz tavırlarının, sivil toplum örgütlerinin kararlar almasına sebep olduğunu kaydeden Özgürgün, Rumların Kıbrıs Türkünü azınlık statüsünde görmek istediğini, buna karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiğini dile getirdi.

 

 

“Öz demokrasi budur”

 

 Özgürgün, Sivil toplum örgütlerinin KKTC’de çok iyi durumda olduğuna dikkat çekerek, “sivil toplum örgütlerinin siyasete katılımı üst düzeyde. Bunlar eski parlamenter olabilir, kadın olabilir, işadamı olabilir. Bu kişiler siyasete ışık tutabilirler. Her dönemde böyle etkileşimler olmuştur. Siyasetle sivil toplumun etkileşimi önemlidir” dedi. Öz demokrasinin bu etkileşimde saklı olduğunu ifade eden Özgürgün, bu tür çalışmaların çok faydalı olacağını dile getirdi.

 

 

“Downer’in bizimle sert tartışmaları oldu”

 

Özgürgün, Rumların, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'in güvenilirliğini yitirdiğine ilişkin olarak aldığı kararı planlı bir hareket olarak nitelendirdi. Downer’in Türk yanlısı olmadığını, tam tersi Rumlara daha yakın göründüğünü vurgulayan Özgürgün sözlerini şöyle sürdürdü: “Downer’in bizimle sert tartışmaları oldu, ‘Rum’a yakın duruyor’ gibi. Şimdi böyle bir kişiyi istememek gündem değiştirmektir. ‘Downer giderdi, gitmezdi, iyiydi, kötüydü diyerek gündem değiştiriyorlar. Bu bir taktiktir.”

 

 

“Rumlar açmazlarında Türkiye’ye saldırır”

 

Rumların açmazları olduğunu, bu açmazlarında bazı kişi, kurum ve ülkeleri hedef aldıklarını anlatan Özgürgün, “bunların açmazları var. Sıkıştıklarını hissettiklerinde Türkiye’ye saldırırlar, Genel sekretere saldırırlar, çeşitli hedefler bulurlar. Hatta İslam İşbirliği Teşkilatı da bazen bundan nasipleniyor” ifadesini kullandı.

 

 

“Dava dedikleri olay için…”

 

Bu tür saldırıların Rumların “dava” olarak nitelendirdikleri olayı yerine getirmek için gerekli olduğunun altını çizen Özgürgün, Rum tarafının değil, Türk tarafının Downer’den şikayet edeceği noktalar olduğunu belirtti. “Downer, Türklerden yana denecek bir durum yok. Tam tersi bizi bir kez ziyarete geldi, bir daha gelmedi. Downer Rumlar’ın oyununa alet ediliyor” şeklinde konuşan Özgürgün,  bu gidişle istifaya zorlanabileceğini vurguladı.

 

 

“Anastadiadis’in söylediğini bizden bir politikacı söyleseydi…”

 

DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis’in “Güney Kıbrıs’ta 2013’te yapılacak seçimlerde başkan seçilmem halinde müzakereci olmayacağım” sözlerini de yorumlayan Özgürgün, bu sözlerin oy amacıyla söylediğini belirterek, “Anastadiadis oy almak için görüşme yapmam dedi” ifadesini kullandı. Kuzey'de bir Cumhurbaşkanının “seçilirsem görüşme yapmam” demesinin çok eleştirileceğini ancak Güney'de “ben görüşme yapmam” diyen bir liderin yüzde 80 oy alabileceğini kaydeden Özgürgün, KKTC’de de bir kamuoyu oluşturmanın zamanı geldiğine dikkat çekti.

 

 

“Kopma noktasına geldi”

 

Özgürgün, görüşmelerin kopma noktasına geldiğini, Downer’in dahi Türk yanlısı olarak gösterilmesinin bunun bir göstergesi olduğunu söyledi. “Güney Kıbrıs kendi sorunlarıyla uğraşmak istiyor. Müzakereleri artık önemsemiyor ama KKTC’nin dünyadan kopuk bir halde yaşaması için mücadelelerine devam edecekler. Kıbrıslı Türklerin, kendi devletlerinde azınlık olarak kalması için uğraş verecekler” diyen Özgürgün, Kıbrıs Türkünün, varlığını göstermesi gerektiğini, bu mücadelenin de hep birlikte yapılmasının sonuç getireceğini sözlerine ekledi.

  

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ