19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Neden adayım?
01 Mayıs 2011 Pazar 10:34

Neden adayım?

Haberdar Gazetesi, 5 adayla konuştu ve neden CTP-BG Genel Başkanlığı’na aday olduklarını sordu

Yurdagül BEYOĞLU

 

 

CTP-BG Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer’in Genel Başkanlığa aday olmayacağını açıklaması sonrasında yaklaşan olağan kurultayda partiyi yönetmeye talip 5 partili adaylığını açıkladı.

 

Partinin yeni dönemdeki Genel Başkanlığı için sırasıyla adaylıklarını açıklayan Özkan Yorgancıoğlu, Dr. Nazım Beratlı, Doç. Dr. Mehmet Çağlar ve Kutlay Erk’in ardından geçtiğimiz gün sürpriz bir kararla Ömer Kalyoncu da yarışa katılacağını duyurdu.

 

Haberdar Gazetesi 6 Mayıs’ta son bulacak adaylık başvuru süreci öncesinde birbirinden iddialı 5 adayla konuştu ve Neden CTP-BG Genel Başkanlığı’na aday olduklarını sordu.

 

Gazetemize konuşan adaylar, partiyi ileriye taşıyacak vizyona sahip olmaları nedeniyle ‘maksimum fayda’ adına aday oldukları noktasında birleştiler.

 

  

Özkan Yorgancıoğlu:

 

“Partiyi ülke yönetimine hazırlayacağım”

Toplumlar gibi partiler de dinamik bir yapıya sahiptirler. Bütün partiler, toplumsal değişimlere bağlı olarak ve kendi ilkelerini de dikkate alarak kendilerini yeniden yapılandırmak durumundadırlar. Ben Partimizin, böylesi bir değişimi, gelişimi, ülkemizin yeniden yapılandırılmasını, kendi kendini yönetmesini ve barış mücadelesini kolektif ruhla çalışan kadrolarla birlikte başarılabileceğine inanıyorum.

 

Çok uzun yıllardan beridir mensubu ve üyesi olduğum partimin ve mücadele arkadaşlarımın duyarlı oldukları konuları, dokusunu, partililerin alışkanlıklarını, beklentilerini, geleceğe yönelik hedeflerini yakından bilen biri olarak, partimizin yeniden yapılandırılmasını ve geleceğe yönelik vizyon oluşturmasını, maksimum fayda ile yapabileceğime inandığım için Parti başkanlığına aday oldum.

 

 

“Geniş kitlelerle kucaklaşma…”

 

Partimizde daha kolektif bir çalışma anlayışını hayata geçirmek, günümüz koşullarına uygun, profesyonel bir anlayışla çalışan kurumsal bir yapı oluşturmak, barışa, demokrasiye yeniden yapılanmaya, ekonomik gelişmeye ve kendi kendini yönetmeye inanan geniş kitlelerle partimizin yeniden kucaklaşmasına yardımcı olmak için parti başkanlığına aday oldum.

 

 

“Motivasyona dönüştürmek için…”

 

Barışa demokrasiye ve toplumsal ilerlemeye inanan, parti temel prensiplerini benimseyen fakat bazı konularda genelden farklı düşünen partili dostlarımın kendilerini daha rahat ifade etmeleri i için bu göreve adayım.

 

Partimle Kıbrıs Türk Halkı arasındaki güven duygusu ve inanırlığı daha üst düzeylere çıkarma ve toplumsal bütün kesimlerle ilişkileri geliştirme yanında, toplumsal sorunları çözmede toplumsal bütün kesimlerin iş ve güç birliğini sağlama, bu iş ve güç birliğini Kıbrıs sorununun çözümünde de bir motivasyona dönüştürmek için partimin başkanlığına adayım.

 

Partimizin hem düşünsel, hem de yaşsal olarak yenilendiği algısını ifade edecek kadar bu gruplar arasındaki harmonizasyonu partimizde oluşturmak için parti başkanlığına aday oluyorum.

 

Değişen ülke koşulları ve ülkemiz ihtiyaçları ile siyasal tezlerimiz gözetilerek Parti tüzük ve programımızın bütün parti örgütlerinde tartışılarak yeniden oluşturulmasını önemsiyorum ve partililerimiz arasında sevgi ve saygıya dayalı ayrıca tüzük kuralları ile de güçlendirilmiş bir disiplin anlayışını partimizde yeniden geliştirmek için parti başkanlığına aday oluyorum.

 

 

“Çözüm çok önemli”

 

Partimiz Kıbrıs Türk halkının barış, demokrasi, toplumsal ilerleme ve kendi kendini yönetme konusundaki tartışmasız güvencesidir. Ben partimizi kadrolarımız, aydınlarımız ve halkımızla birlikte önümüzdeki yeni ve yakın dönemde iktidara hazırlamak için parti başkanlığına aday oluyorum.

 

Hem partimiz hem de halkımız için Kıbrıs sorununun çözümü çok önemlidir. Sorunun çözümünde şimdiye kadar yaşanmış ve çoğu da Rum Liderliğinden kaynaklanan olumsuzlukların bilincinde olmakla beraber, çözümün iki taraf arasında olacağı ve muhatap tarafın da Rum tarafı olduğu ortadadır. Bu gerçekten hareketle Kıbrıs Türk halkı ile Rum halkının karşılıklı olarak birbirlerini daha iyi algılamalarını sağlayacak ve çözümün önünü açacak platformlar yaratmak bu görev sürecimde en büyük görevlerimden olacaktır.

 

Kıbrıs Türk Halkının, Kıbrıs sorunuyla ilgili çözüm isteklerini sürekli gündemde tutarak güçlendirmek, bunun dünyadaki pozitif algısını yaygınlaştırmak ve artırmak aynı zamanda Kıbrıs Rum liderliğini çözüme zorlamak için böylesi sorumluluk isteyen bir makama adayım.

 

 

 

Nazım Beratlı:

“Ülkenin ihtiyacı modern bir soldur”

 

Uzun zamandır “ülkenin ihtiyacı olan modern bir soldur” görüşünü benimseyen bir kişiyim. Yıllardan beri bu perspektifi ortaya koyuyorum. Parti içinde daha çok demokrasi, halka karşı daha az dogmatik, Kıbrıs sorununda çözüme inanmakla beraber çözümün arkasına saklanmadan halkın sorunlarına odaklanmaya yönelik kendi söküğümüzü kendimiz dikmeliyiz ana fikrini benimseyen bir görüş ortaya koyuyorum. Partimiz ve ülkemizin kesin bir değişim yaşaması gerektiğine zaten inanıyorum. İşin doğrusu bunu yapacak inancı kendimde buluyorum. Diğer aday arkadaşlarımı da yoldaş olarak görüyorum. Hiçbir rekabet kaygım yok. Dostluk ilişkimiz devam ediyor. Bizde kasıtlaşma yok. Herkes kendisinin en iyi yapacağını düşünüyor, ben de en iyi yapacağımı düşünüyorum. Halkın talep ettiği değişimi uygulayacak perspektif ve kararlılığa sahip olduğumu düşündüğüm için adayım.

 

 

Kutlay Erk:

“Birikimimi partime sunmak için adayım”

 

CTP’de Ferdi Sabit Soyer’in aday olmayacağını açıklamasından sonra başkanlık için yarış başladı. Ben eski bir partiliyim. Partinin çeşitli organlarında çalışan biri olmam dolayısıyla da, Dışişleri, Yerel Yönetimler ve Ekonomi konusunda büyük adımlar attığıma inanıyorum. Bir partili ve genel başkan adayı olarak partinin geniş kitlelere ulaşması, yayılması ve kitlelerden daha büyük destek, güven alması, parti örgütleriyle uyumlu çalışmalar yapılabilmesi için birikimim olduğuna inanıyorum. Ayrıca CTP’yi zirvede ve önder parti yapabileceğime inandığım için aday oldum. Tüm partililerin yeteneklerini, birikimlerini örgütlerde en iyi şekilde kullanıp, uyumlu çalışarak, yeteneklerini kullanarak, Kıbrıslı Türkler’e Demokratik ve Sosyal yaşamda fırsatlar yaratması için adayım. Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çalışmalarda partimizin yürüttüğü vizyonu taşıyabileceğimi düşündüğüm için adayım. CTP sadece Kıbrıs’lı Türkler’in değil, tüm dünyanın bildiği bir sosyalist parti. Bunda benimde emeğim vardır. Kıbrıs’ta mutlu yaşamı sürdürebilmek için birikimim olduğuna inanıyorum ve bunu partime sunmak için adayım.

 

 

Doç. Dr. Mehmet Çağlar:

“Umutları yeniden canlandırmak için”

 

Son yıllarda gerek dünyamızda bizi de etkileyen gelişim ve değişim yaşanmaktadır. Bu yüzden Kıbrıs Türk Toplumunu ileri taşımayı kendisine vizyon edinmek, Birleşik Federal çözümle birlikte dünyadaki yerimizi almak ve eşit statüde bir toplum olarak yeni oluşacak yapıda hak ettiğimiz yere gelmek hedefimizdir. Bu ülkede gerek Güney’den göç ederek gelen, gerek Kuzey’de yaşayan ve gerekse Türkiye’den gelen tüm yurttaşlarımız özellikle 24 Nisan referandumu ile ülkenin geleceğini, AB ve Birleşik Kıbrıs’ın eşit ortağı olma tavrını ortaya koymuştur. Şimdi önümüzde çok önemli bir ikilem var. Bizler ya Birleşik Federal Kıbrıs’ta eşit ortak olarak yer alıp dünya ile bütünleşecek, ya da şu anki ekonomik sıkıntılarımızın ve ülkedeki belirsizliğin giderek toplum içinde yer alan yok olma tehlikesini daha derinden yaşayacağız. Tam da bu noktada biz CTP olarak biraz önce saydığım ikilemler ışığında Birleşik Federal Kıbrıs’ın oluşturulması mücadelesini yükseltip, eşzamanlı olarak yapısal reformların toplumumuzun en geniş kesimlerinin de görüşleri alınarak bir sosyo-ekonomik model ve program oluşturmamız gerekiyor. Kendi kendimizi yönetme erkini hayata geçirmek, TC ile ilişkilerimizi çağdaş iki ülkenin, dost iki ülkenin, kardeş iki ülkenin saygınlığında yürütmek çok önemli.

 

 

“Türkiye’nin garantörlüğüne önemli bir statü kazandırdık”

 

Federal çözümün TC’nin de çıkarına olduğunun paylaşılması ve Kıbrıslı Türklerin 1960 yılında elde ettikleri eşit ortaklığın Misak-ı milli sınırları dışında ilk kez Türkiye’de garantörlük hakkı gibi önemli bir statü kazandırdığını hatırlatmak gerekir. Güney’le olan ilişkilerde de Federal çözümün öne çıkarılması oldukça önemlidir. Bütün bu vizyonu hayata geçirebilmek için partimizin, değişen dünya koşullarını da dikkate alarak özellikle donanımlı gençlerin, kadınların, daha çok görev alabilecekleri, daha aktif sorumluluk üslenebilecekleri yatay örgüt yapılarını hayata geçirmesi gerekmektedir. Kurultayımızla birlikte partimiz daha da gençleşecek, gençlik enerjisiyle, deneyimli arkadaşlarımızın bir bütünlük ve ekip ruhu içerisinde takım çalışmalarını öne çıkarmasıı, partimizin kurumsallaşmasının da önünü açabilecektir.

 

 

Yeni dönem

 

Yeni dönem, geçmişten geleceğe bir köprü kurarak, dayanışma ve mücadele bağlarıyla tüm kadrolarımızın zenginliği toplumla daha fazla kucaklaşmamızı sağlayacaktır. Yeni vizyonumuz, Yeni Solun Sosyalist ilkeler doğrultusunda, Toplumsal Varoluşumuzu ileriye taşıyacağı, dünyayla buluşturacağı, Sosyal ve Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirecek projelerle çözüm misyonunu geliştirerek, Birleşik Kıbrıs’ta Federal ilkelerle eşit bir halk olarak yer alma mücadelesini gerçekleştirmektir. Partimiz değişimi ötelemeyecek ve bu kurultayımızla birlikte en gencinden, en deneyimlisine kadar bütünlüğü sağlayarak toplumun umutlarını yeniden canlandıracaktır.

 

 

Ömer Kalyoncu:

 “Adaylık için yoğun bir baskı vardı”

 

Ben yıllardan beri partinin içindeyim. Ne yapıp yapamayacağımı partililer iyi biliyor. Pek çoğuyla omuz omuza yürüdüm. Üzerimde aday olmam için yoğun bir baskı vardı. Rahatsızlığım dolayısıyla aday olmayı düşünmemiştim ancak onunla ilgili bir operasyon geçirdim. Rahatsızlığım ortadan kalktı.

 

Her yeni adayla birlikte üzerimdeki baskı arttı. Bunlara karşılık verme durumunda kaldım. Görevden kaçıyormuş gibi bir duruma düşmek istemedim. Bu durumda suçlanabilirdim. O yüzden aday olmaya karar verdim. Bunca yıldır partiden çok şey öğrendim. Tüm arkadaşlarımızın emeği var, benimde emeğim var.

 

CTP’nin yeni bir vizyona ihtiyacı yok. Partimizin vizyonu ve misyonu bellidir. Önemli olan derlenip toparlanma ile kısa ve uzun vadeli sorunlara cevap verebilmektir.

 

Sosyalist bir partiyiz. Emekçi insanlardan yanayız ama bu sermaye kesimiyle diyalog kurmayacağız anlamına gelmiyor. Partimizin programı ortadadır. Bu yılın Şubat ayında yapılan kongrede tezimiz yenilendi. Bu tezlerin ışığında yeni bir politika ortaya koymak lazım. Söylediğim gibi kısa ve uzun vadeli bir çalışma programı oluşturmak gerekiyor. Bu çalışmayı da kurultaydan sonra yapacağız.

 

Burada önemli olan kişilerin vizyonu değil. Çünkü partide herkesin söyleyecek sözü var. Önemli olan kanalları açmak ve herkesin katılımını sağlayarak partinin önüne hedef koymaktır.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ