21 Eylül 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
‘Mr. No’ oldum!”
10 Nisan 2011 Pazar 22:02

‘Mr. No’ oldum!”

Akademisyen ve öğrencilere siyaset dersi verdi...

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş, müzakere masasında Türk tarafının iki halk, iki devlet ve iki ayrı egemenlik temelinde oturması gerektiğini söyleyerek, “masadan kalkmayacağım” diyerek masada oturmanın Türk tarafının pazarlık gücünü zayıflattığını söyledi.

 

Denktaş, Türkiye’nin adadan çekilmesi ve askerini de çekmesinin ardından Kıbrıs Türklerinin adada en fazla 3 yıl dayanabileceğini, ateşkes anlaşmasının sonlanması halindeyse ekonomik olarak Rum tarafının 6 ayda Kıbrıs Türk tarafını bitireceğini ifade etti.

 

Denktaş, LAÜ’nün düzenlediği 1. Siyaset Okulu Programı kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde Kıbrıs konusunda bir sunum gerçekleştirdi.

 

Öğrenci ve öğretim üyelerine Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecinde yaşadığı deneyimleri aktaran Denktaş, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda da bulundu.

 

“Masaya oturmamamaları lazımdı”

 

Denktaş, Kıbrıs konusunda bugüne dek yapılmış en büyük hatalardan birinin Londra Konferansı’na “Kıbrıs Hükümeti” adı altında giden Rum tarafının masaya oturmasını kabullenmek olduğunu, bunun bugün de devam eden “aman suçlu görünmeyelim” psikolojisinden kaynaklandığını söyledi.

 

Türkiye’nin bunu kabul etmemesi gerektiğini kaydeden Denktaş, “Halen daha bunun cezasını çekmekteyiz” şeklinde konuştu.

 

“Rumlar için Kıbrıs sorunu bitmiştir”

 

Rumların meşru Kıbrıs Cumhuriyeti ünvanını elde etmesiyle kendileri için Kıbrıs sorununun bittiğini yineleyen Denktaş, bu unvanı elde etmelerinin ardından Rum tarafının Garanti Anlaşmaları hakkında da defalarca “gayrı yasal” diye şikayette bulunduğunu hatırlattı.

 

“Garantilere dokundurmadım diye...”

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın da “bu eşitsizliğin devam etmesi halinde anlaşma olmaz” dediğini hatırlatan Denktaş, kendi döneminde birçok taviz vermesine rağmen garantilerden ödün vermediği için adının “Mr No”ya çıktığını kaydetti.

 

Garanti Anlaşmaları olmadan başka bir anlaşma yapılamayacağını söyleyen Denktaş, yapılması halinde varılacak bir çözümün yıkılması durumunda Rum tarafının “çoğunluk biziz, tüm Kıbrıs biziz” diyeceğini, iki devletliliğin şart olduğunu belirtti.

 

“Talat’ı bile uzlaşmaz gösterdiler”

 

Tek halk, tek egemenlik kavramlarını kabul eden 2. Cumhurbaşkanı Talat’ın da zamanla Rum basınında “Denktaşlaştı” diye eleştirildiğini ifade eden Denktaş, aynı Rum taktiğin senelerce devam ettiğini ve Talat’ın da uzlaşmaz gösterildiğini belirtti.

 

Talat’ın devlete sahip çıkmadığı; “tek ülke, tek vatandaşlık, tek egemenlik” dediği için seçimleri kaybettiğini savunan Denktaş, yerine gelen Eroğlu’nun iyi niyetle ve TC’nin de isteği doğrultusunda “Talat’ın bıraktığı yerden devam” dediğini, fakat müzakerelerin bu şekilde de yürümediğinin görüldüğünü söyledi.

 

“Direnmeye ve diretmeye devam”

 

“İyi ki yürümüyor, yoksa tek egemenlik, tek devlet kabul edilecek” diyen Denktaş “Genel sekreter liderleri yeniden bir araya getirip ‘Kıbrıslılar halletsin’ diyecekmiş, zaten halletseler bugüne kadar hellederlerdi...Bir taraf diğerinin başında, diğerini de yukarı çıkarmıyorsunuz...Nasıl olacak? Ancak 1960 veya Annan Planı gibi ileride Rumların yırtıp atacağı ‘AB normları’ deyip bizi yok sayacağı bir anlaşma olur...Onun için direnmeye ve diretmeye devam etmemiz lazım” şeklinde konuştu.

 

“Rum’dan beslenen...”

 

Geçtiğimiz günlerde yapılan eylemlere de değinen Denktaş, eylemlerde Türkiye karşıtı pankart açanları “Rum’dan beslenen, kendini ve geçmişi bilmeyen bir avuç insan” diye niteledi.

 

Denktaş, Türkiye’nin adadan çekilmesi halinde Kıbrıs Türkü’nün adada ancak 3 yıl dayanabileceğini, daha sonra çökeceğini ve ekonomik açıdan nefes alamayacağını söyledi.

 

Denktaş, Rum Lider Hristofyas ve diğer Rum yetkililerin “Makarios’un izindeyiz”, “EOKA’dan ilham alıyoruz”, “Helenizm’in mücadelesine devam edeceğiz” gibi açıklamalarına da değindi.

 

“Masadan kalkmayız’ yaklaşımı

 

Denktaş, “Türkiye’nin AB’ye alınmayacağının artık çok aşikar şekilde ortada olmasına rağmen, Türk tarafının neden halen daha masada oturmaya devam ettiği” şeklindeki soruya, bunun Türkiye ile alınmış bir karar olduğunu ve Türkiye’nin de “masadan kalkmayız” şeklindeki yaklaşımından kaynaklandığını söyledi.

 

Denktaş, tüm kazanımlarını ya “masadan kalkarız” ya da “kalkıyoruz” diyerek elde ettiğini de anlattı.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ