19 Ağustos 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Miras bozuk bütçe
15 Temmuz 2013 Pazartesi 09:40

Miras bozuk bütçe

Vergi Dairesi Eski Müdürü Ekonomist Göksel Saydam seçim sürecindeki ekonomik gelişmeleri ve seçimlerin ekonomiye etkilerini Haberdar Gazetesi’ne değerlendirdi

Eniz ORAKCIOĞLU

Seçim gününe sayılı günler kala siyasiler seçim çalışmalarına hız verirken, sokağın gündeminde kötü giden ekonomi, geç ödenen maaşlar ve hükümetin bütçesi var. Seçim sürecindeki ekonomik gelişmeleri ve seçimlerin ekonomiye etkilerini Haberdar Gazetesi’ne değerlendiren Vergi Dairesi Eski Müdürü Ekonomist Göksel Saydam, seçim döneminde vergi toplanamaması ve seçimlerde devletin kasasından harcanan seçim masrafları nedeniyle başa gelecek olan hükümetin kucağında bozuk bir bütçe bulacağını belirtti.

 

“Seçimi kazanmak için her şey mübahtır”

Ekonomist Göksel Saydam, seçimlerin KKTC’de farklı bir durum teşkil ettiğini belirterek, “Bugün İngiltere’de veya bir başka ülkede seçim vatandaş için çok önemli değildir. Sadece irade bildirimi yapar ve çıkan sonuca da uyar. Öncelikle şunu söyleyebiliriz seçimler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biridir, seçim olmayan yerde demokrasi yoktur, diktatörlük vardır. Ama seçimleri öyle bir dizayn etmemiz lazımdır ki ekonomik ve menfi yönleri olmaması gerekir. Ancak maalesef yıllardan belli gördüğüm kadarıyla bütün bu seçimler her zaman ekonomide gerilemeye ve durgunluğa sebep olmuştur. Demokratik tarihimize baktığımızda 4 kez erken seçim olmuştur ve tüm seçimlerde de bu gerileme ve durgunluğu görmüşüzdür, bunlardan bir tanesi 1985 yılında, 2005, 2009 ve şimdi 28 Temmuz’da olacak. Birçok ülkede erken seçim olması doğaldır ama bizde maalesef seçimi kazanmak için her şey mübahtır felsefesiyle hareket edilir” dedi.

 

“Seçim zamanı vergi toplanmaz”

Göksel Saydam, seçim zamanı ilk işlem olarak devletin alacağı vergilerin dondurulduğunu ifade ederek, “Devletin yasa gücünde uygulaması gereken her türlü işlemlere ara verilir. Vergi toplanmaz ve vatandaşta bunu bildiği için vergi ödemez. Diğer bir unsur, seyrüsefer ruhsatı da çıkarmaz, arabayı muayeneye de götürülmez çünkü gerekli merciler tarafından denetimler de yapılmaz. Seçim havası esmeye başladıktan sonra ülkenin kamu hizmetleri seçmeni gücendirmeyelim, oy kaybetmeyelim endişesiyle bütün kamusal zorunlulukları, yükümlülükleri dondururlar. Dolayısıyla devletin bütçesi zafiyete uğrar, normal nakit akışı yavaşlar ve durur. Mahkemede devletin vergisel veya kamusal alacağı varsa onlar seçimden sonrası için askıya alınır” dedi.

 

“Vergi tam olarak alınmıyor”

Saydam, devlet ile itilafı olan vatandaşların veya işletmelerin yıllardan beri seçimi fırsat bilerek devlet kapılarını aşındırdıklarını söyleyerek, “Yıllarca çözüm için devletin arkalarında koştuğu ve gelin bu konuyu çözelim dediği kişiler devletten kaçarken, seçim zamanı geldiğinde onlar devlete gidip çözüm talep ediyor. Bu itilaflar arasında arsa kiralama, vergi borcu, araba ruhsatları ve birçok şey daha olabilir. Seçim zamanını fırsat bilenler bu borçları ödemek isteyince bu işler en ucuza kapatılıyor ve devlet bütçesi alması gereken vergiyi tam olarak alamıyor” dedi.

 

“Vergi affı bir gelenek”

Göksel Saydam, eğer seçim tarihi önceden bilinirse, yani programlı bir seçim olursa mecliste vergi aflarının oluşturulduğuna dikkat çekerek “Son hükümet bunu yetiştiremedi. Bir gelenek haline gelen sosyal sigorta, ihtiyaç sandığı ve vergi affı yani genel olarak kamu alacağı affı diye bir af getirilir. Bu son gelişmeler o kadar süratli oldu ki mecliste bir yasa yapılamadı, hatta bir tasarı gitti gibi ama komiteler toplanamayıp, istifalar olduğu için gerçekleşemedi. Her seçim öncesi vergi affı olur. Cezalar ve faizler devlet tarafından bağışlanır. Af seçimlerden önce gelenek haline gelmiştir. Tabii ki bu olayın bütçesel tarafıdır” dedi.

 

“Kısıntı yaptıkça ekonomik denge bozulur”

Saydam, Yüksek Seçim Kurulu dahil bütün bu seçim olaylarında görev alacak olan kamu görevlileri ek mesai almak suretiyle ki hakları olduğunu ve devlete ek bir mali külfet yanında devlete mali bir yük getirdiklerini söyleyerek, “Sandıkların dağıtımı, toplanması ve bunu gibi birçok olaydan dolayı akaryakıt giderleri de artar ve bu devlete ek bir külfet getirir. 2013 bütçesine baktığımızda seçimin giderlerini karşılayacak kalem yoktur. Devlet mecburen başka kalemlerden kısma yaparak masrafları karşılar. Eğitimden, sağlıktan, yol yapmadan, yatırım yapmadan para kısıtlanır ve seçim giderlerine yatırılır. Kısıntı yapılınca da sosyo-ekonomik denge daha da bozulur. Çünkü bütçe devletin, hükümetin, idarenin, bir yılda gelirleri ve giderleri arasında kurduğu dengedir. Terazinin bir tarafına ağırlık koyduğunuz zaman diğer bir tarafı havaya kalkar dolayısıyla bunu tekrar dengelemek için başka kalemlerden kısıntı yapar o zaman da bütçede amaçlanan hedefler gerçekleşemez” dedi.

 

“Güvensizlik de piyasada harcamayı kısar”

Saydam, yıldırım hızıyla yapılacak olan seçimlerin ortaya çıkmasının halkın güvenini de etkilediğini söyleyerek, “Bakalım kim seçilecek, onların yönetim şekli ne olacak diye bir güvensizlik oluşur. Güvensizlik de piyasada harcamayı kısar. Harcamanın kısılma sebebi ise; halkın yeni gelecek hükümet daha zecri tedbirler alabilir, maaşları dondurabilir,  çalışanları durdurabilir düşünceleridir. Vurgulamak istediğim güvensizlik ortamıdır. Seçim öyle birşey ki herkes ona endekslenir ve bunun getirisi olarak da yatırımlar ve diğer ekonomik organlarda maalesef yavaşlar ve durma seviyesine gelir” dedi.

 

“Bankadan borç almak hükümetin intiharıdır”

Ekonomist Saydam, ekonominin istikrar, devamlılık ve ciddiyet istediğini dile getirerek, “Piyangodan ne çıkacağı konusu gündeme geldiği için Devletin geliri azalır. Bilerek vergi toplamaya ara verir veya piyasadaki ciro para dönüşü zayıflar bu seferde devlet vecibelerini, taahhütlerini karşılamak için gidip bankalardan borç alır çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin vaat ettiği gelirlerde yeterli kalmaz, onlar da bir takvime bağlıdır. Bu beklenmedik bir durum olduğu için ve yerel gelir akışı da sekteye uğradığı için tek bir kaynak kalır oda bankalardan borç almaktır. Buda hükümetin intiharıdır. Ödediği faiz diz boyudur. Bütçeye çeşme akışı kısılır, diğer yandan harcamalar çoğalır, bütçe bozulur, hükümetin ve devletin devamlılığı var. Bu defa maaşlar ve vaatler nasıl ödenecek diye koşuşturmalar başlar ve en son çare olarak bankalardan borç alınır. Özetle şunu belirteyim bütçe disiplini bozulur” dedi.

 

“Seçimden yarar sağlayanlar çok”

Saydam, seçimlerden yararlananların da çok fazla olduğuna değinerek, “Menfaat düşkünü vatandaşlar mümkün mertebe seçimlerden yararlanmaya çalışırlar. Sonra basınımız da bu seçimlerden yararlananlar arasında yer alıyor. Partinin her gün verdiği reklamlar ve parti programları basımının getirdiği para. Bir diğeri benzinciler, seçim nedeniyle yoğun gezme programları ve adayların tanıtımı sırasında alınan akaryakıtlar. Telefon şirketleri, bir politikacının özellikle seçim zamanı 24 saat telefonu meşgul oluşu ve yapılan konuşmalarda telefon şirketlerinin kazandığı para. Bunların yanında kiralık arabalar, lokantalar, çiçekçiler de bulunuyor” dedi.

 

“Seçimler futbol maçına benzer”

Göksel Saydam, seçimler artık çok daha ciddi koşullar altında olması lazım ve bu kadar tantanaya gerek yok diyerek “1982- 1983 yılında İngiltere’deydim ve İngiltere genel seçimleri vardı ve seçimi hiç sezmedim. Orda seçimler hafta içi oluyor, hatırladığım kadarıyla da seçim Perşembe’ydi. Dikkatimi çekti ve neden diye sordum. Dediler ki vatandaşın tatil gününü çalma hakkımız yoktur. Halk işe giderken veya paydostan sonra geçip oyunu kullanır. Devlet dairelerinde çalışanlar da aynı şekilde oy kullanır. Bizde seçim girdiği andan itibaren kamu hizmetleri de durur. Gidin bir devlet dairesine çalışanların yarısını görmesiniz çünkü ya orda çalışan militan gibi birinin peşinde koşturur, ya da izin alır ve gider. Bizde ise seçimler halkın olan tek tatil gününde yapılıyor. Maalesef KKTC’de seçimler futbol maçına benzer, kazanmak için her şeyi mübah görürler. Fuzuli konuşma, olmayacak şeylere vaatler vermek, en mühimi devletin normal fonksiyonları da sekteye uğratılır” dedi.

 

“Gelir kısılır, havuz boşaltılır”

Saydam, seçimin KKTC’nin bütçesinde gelir akışını durdurduğuna değinerek, “Devletin tahsil ettiği vergileri toplamanın peşine düşmediği için, davaları durdurduğu için, ödenecek vergiler var ise bağışlayarak vergiyi kapadığı için gelir akışları durur. Harcamalar hat safhaya çıkar, seçim masrafları çoğalır. Bir yandan gelir kısılır, diğer yandan havuzun boşaltma çeşmesi de sonuna kadar açılır ve hiç su birikmez. Bütçe bu sebeplerden etkilenir. Seçimler tamamlandıktan sonra hükümet oluşana kadar aradan 1-2 ay geçer ve bu dönemde seçimin etki dönemi içindedir. Kısacası bu seçimler 2013 yılında bütçemizi berbat etti ve zaten normal olmayan bütçemizi daha da kötüye sürükledi” dedi.

 

“Yatırımlar duracak”

Saydam, hükümetin kurulma sürecinde KKTC’nin ekonomik kaybını rakamla vermenin mümkün olmadığını söyleyerek, “Aylık akan para maalesef duracak ya da azalacak. Herkes hükümet kurulduktan sonra vergi ödemek isteyecek. Yatırım duracak, ithalatlarda azalacak çünkü önünü görmeyen bir ekonomist hamle yapamaz.  Hükümet kurulduktan sonra ödenecek olan vergilerde muhtemelen bankadan alınacak borcun faizine gidecek” dedi.

 

“Yeni hükümet kucağında bozuk bir bütçe bulacak”

Saydam, kurulacak hükümetin ufak bir şansı olduğunu söyleyerek “ilk kez Kıbrıs tarihinde erken seçime teknokrathükümetle gidiliyor. Bütçenin değerini bildiği için ve bu konuda her bakan uzman olduğu için bütün fuzuli harcamaları 3 haftadan belli minimize ettiler. Mesela hizmet araçlarının kullanımını en aza indirdiler, özel hizmet araçları ve bakan araçları kullanılmıyor, yurt dışı seyahatleri durdu ve sair fuzuli şeyleri dondurdular. Yarın yeni hükümet geldiğinde bazıları bunları kucağında bulacak. Gelecek hükümetin şansı ise bunları teknokratbir hükümetten devralacağı için envanteriyle devralacak olması. Ancak başa gelecek olan hükümet kucağında bozuk bir bütçe bulacak. Bu da şanssızlığıdır diyebiliriz.” dedi.

 

“Kayıt dışı ekonomi yapılıyor”

Ekonomist Göksel Saydam, bütün ülkelerde kayıt dışı ekonomi diye bir derdin olduğuna dikkat çekerek, “Kayıt dışı ekonomi sadece vergiden kaçırma değildir. Mesela kaçak işçi çalışanda kayıt dışı ekonominin içindedir çünkü ihtiyaç sandığı ve sigorta ödemez. Kayıt dışı ekonominin en önemli unsuru denetimdir, denetim olmayan yerde ilerleme veya refah olamaz. KKTC’deki en büyük zafiyetimiz denetimsizliktir ama bu denetimsizlik her konuda sağlıkta, tarımda, eğitimde kısacası her yerde vardır. Sivil toplum örgütlerini ve siyasi partileri denetleyen resmi bir mekanizma yoktur bu çok önemlidir. Ben sivil toplum örgütlerine denetleme konusunda karşıyım, bu örgütlerin tahsil ettikleri paraları ve aidatları kendi yönetim kurularlında denetim kurulu oluşturdukları 2-3 kişilik heyet denetler ve onların denetim mesleğiyle ilgili resmi bir eğitimleri yoktur. Siyasi partilerde de bu aynı şekildedir. Harcamalar makbuza ve belgeye dayanmaz. Hep bunlar kayıt dışı dediğimiz bağımsız denetçiler tarafından denetlenmesi lazım. Yapılan harcamaların tümüne inanmıyorum. Eğer resmi denetim olsa makbuz kesecek ve bunu kanıtlayacak. Ve yine partiler tarafından yapılan harcamaların 4’te 3’ü nakittir çok az bir kısmı çekle ödenir çünkü çekle ödeme yapılırsa kaynak da ortaya çıkar. Partiler parayı ya sempatizanlarından ya da ticaret kesimden sağlarlar. Amerika’da ki partiler şeffaf ve açık olarak seçimin sonunda gelirlerinin nereden geldiğini açıklarlar. Doğru olan da budur” dedi.

 

“Kıbrıs halkının işi çok zor”

Saydam, seçimlerin kavgasız, gürültüsüz, patırtısız geçmesi temennisinde bulunarak,  “Sonuç da bu ülkeye hayrı dokunacak bu ülkenin bütün bu aksaklıklarını düzeltecek bir oluşum meydana gelir çünkü bu dönem bunu başaramazsak bundan sonra Kıbrıs halkının işi çok zordur. Mesela güneyde de ekonomi çok kötüdür. Bunun üzerine Milletvekillerinin maaşlarından yüzde 25 kesilmesi kararı alındı. O zaman halk ne düşündü bizden de yüzde 5 veya 10 keseler ne olacak diye ama bizde 50 kişide mecliste zamma evet, kesintiye hayır için oy kullanır. Burada toplumsal konsensüs lazımdır inşallah olur” dedi.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ