22 Kasım 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Meydan emekçiyi sığmadı
02 Mayıs 2011 Pazartesi 12:24

Meydan emekçiyi sığmadı

Bazı siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, öğrenci örgütleri temsilcileri, Türkiye’den CHP, Güney Kıbrıs’tan sendikalar... Hepsi meydandaydı!

1 Mayıs İşçi Bayramı, Sendikal Platform’un düzenlediği geniş katılımlı mitingle dün akşam Lefkoşa Atatürk Meydanı’nda (Sarayönü) kutlandı.

 

Sendikal Platform’u oluşturan sendikaların, bazı siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin, Türkiye’den Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Güney Kıbrıs’tan sendikaların, iki toplumlu örgütlerin, öğrenci örgütlerinin temsilcilerinin ve değişik grupların üyelerinin de katıldığı miting, coşkulu ve renkli görüntülere sahne oldu.

 

1 Mayıs mitingi öncesinde polis Cumhuriyet Meclisi ile TC Lefkoşa Büyükelçiliği’ne giden yolu ve Girne Kapısı’ndan Cumhurbaşkanlığı’na giden güzergahı trafiğe kapatarak önlem aldı.

 

Kuğulu Park’ta toplanan eylemciler, Şehitler Anıtı etrafından tur atarak, Girne Caddesi güzergahından sloganlarla Sarayönü’ne yürüdü.

 

CTP Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, Sendikal Platform’u oluşturan bazı sendikaların başkanları ve Güney Kıbrıs’tan gelen sendikacılar kortejin önünde yer alırken, bayraklar, pankartlar taşıyan çalışanlar arasında bebekleriyle ve köpekleriyle mitinge gelenler dikkat çekti.

 

KTHY’nin eski çalışanlarının da katıldığı mitingde, Sendikal Platform imzalı “KTHY’nin mağdur emekçilerinin yanındayız” yazılı pankart açıldı.

 

Mitinge katılanlar genellikle “Yaşasın 1 Mayıs” yazılı pankartlar taşıdı.

 

Mitinge, sanatçılar Sadık Zabit ve Arda Gündüz de şarkılarıyla katıldı.

 

 

Seyis: Kalsın; istemiyoruz

 

1 Mayıs Marşı eşliğinde meydana giren ve yerlerini alan gruplara hitaben ilk konuşmayı Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (Dev-İş) Genel Başkanı Mehmet Seyis yaptı. Dünyada emek-sermaye kavgasının devam ettiğini, neo-liberal politikaların da sürdüğünü belirten Seyis, dünyadaki ekonomik krizin kapitalizmin doymak bilmez kar tutkusundan kaynaklandığını söyledi.

 

Seyis, kapitalist krizlerin faturasını emekçilerin ödememesi gerektiğini vurgulayarak, bu süreçte Kuzey Kıbrıs’ta da çalışanların haklarının saldırı altında olduğunu, Türkiye’deki AK Parti Hükümeti’nin ekonomik ve siyasal dayatmalar yaptığını; UBP’ninse edilgen şekilde işbirlikçilik yaparak dayatma paketi uyguladığını savundu.

 

Patronların, sendikalı emekçilerin haklarının budanmasını talep ettiğini kaydeden Seyis, sosyal güvenlik haklarını daraltan yasalar yapıldığını belirtti.

 

Mehmet Seyis, özelleştirme politikalarını, KTHY’nin kapatılmasını eleştirerek, KTHY çalışanlarını selamladı ve dayanışma belirtti.

 

Hükümetin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlamasını eleştiren Dev-İş Genel Başkanı Seyis, “Kalsın; istemiyoruz; işçi haklarını geriletenlerin kutlamasını istemiyoruz” dedi.

 

Mehmet Seyis, UBP’nin uyguladığı programın, Kıbrıslı Türkleri yok etmeye ve Türkiye’yle entegrasyona hizmet ettiğini savunarak, sendikaların dayatmalara, talimatla yönetilmeye karşı ve Kıbrıs’ta barış için mücadeleye devam edeceğini söyledi.

 

Seyis, birleşik federal bir Kıbrıs’ı savunduklarını ifade ederek, barış mücadelesinin işçi sınıfının iş ve emek kavgasının parçası olduğunu vurguladı.

 

 

Bıçaklı: Anlayana sivrisinek saz…

 

Daha sonra konuşan Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, “emekçinin bayramını hangi yüzle kutluyorsunuz?” diye sorarak, hükümetin mesajlarını eleştirdi.

 

UBP’nin halka yalan söyleyerek iktidara geldiğini ve söylediklerinin tersini yaptığını savunan Bıçaklı, KTHY’de yaşananları, ileri sürdüğü telefon ve elektrikteki özelleştirme girişimlerini eleştirdi; “Size kim bu yetkiyi verdi? Toplumun malını kime satacaksınız?” diye sordu.

 

Bıçaklı, “hükümetin halkı temsil etmediğini, transferlerle oynadığını ancak küme düşeceğini” söyleyerek, sosyal sigortalıların emeklilik yaşının yükseltilmesi gerekçesi olarak fonun batmasının gösterildiğini oysa devletin sigortalara 400 trilyon lira borcunu ödemediğini kaydetti.

 

Bu bedelin halka ödettirildiğini ifade eden Arslan Bıçaklı, “Karşımızda duymayan, görmeyen, sağır ve kör bir hükümet var” iddiasında bulunarak, düzenledikleri mitinglerde halkın söylediklerini anlamayanların yakında anlayacağını söyledi.

 

Bıçaklı, “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az” diye konuştu.

 

Kıbrıs’ta federal bir çözümü desteklediklerini de ifade eden Arslan Bıçaklı, iki toplumun kardeşçe, savaşsız yaşayabileceği bir çözüm istediklerini; Kıbrıs’ın küçük bir ada olduğunu ama iki toplumu bol bol sığacak kadar da büyük olduğunu anlattı.

 

 

Kiritsis: Ortak mücadelemiz bizi birleştiriyor

 

Güney Kıbrıs’taki işçilerin örgütü PEO’nun Genel Sekreteri Pambis Kiritsis ise, bu yılki 1 Mayıs’ta dünyanın dört bir yanındaki çalışanların kapitalist sistemin krizinin olumsuz sonuçlarıyla karşı karşıya bulunduğunu belirterek, krizin yükünün çalışanların değil, bu krizi yaratanların sırtına yüklenmesi için mücadele verildiğini söyledi.

 

Kiritsis, sabah Lefkoşa’nın güneyinde miting düzenlediklerini, akşam da Kuzey’deki mitinge geldiklerini ifade ederek, “Vatanımızın yeniden birleşmesi için, adamızda barış için ortak arzumuz, ortak mücadelemiz bizi birleştiriyor. Bu bizim yurtseverliğimizin gereğidir. Yurdumuz bölünmüş bir durumda kalmaya devam ettikçe, ülkemizde yabancı askerlerin varlığı sürdükçe, çalışanların hiçbir kazanımının kalıcı ve istikrarlı olmayacağını biliyoruz” diye konuştu.

 

Sendikal Platform’un eylemlerini selamladıklarını kaydeden Pambis Kiritsis, Kıbrıs’ta federal çözümü desteklediklerini belirtti.

 

 

Moyseon: Çalışma şartlarına uygun çalıştırılmalı

 

Yine Güney Kıbrıs’tan SEK’in Genel Sekreteri Nicos Moyseos ise, konuşmasında, Türk-Sen’le birlikte birçok alanda mücadele verdiklerini belirterek, tüm engellere ve zorluklara rağmen, çalışanların sendikalaşması ve örgütlü bir yapı içinde sosyal yapının ve yaşam seviyesinin korunması için önemli konularda mücadele ettiklerini anlattı.

 

Rum kesiminde çok sayıda Kıbrıslı Türk çalıştığına işaret eden Moyseos, Türk-Sen’le bu konuda da sıkı işbirliğiyle, Kıbrıslı Türk işçilerin karşılaştığı sorunların çözümü için ortak önerilerde bulunduklarını; sendikal politika ve felsefeleri gereği, çalışanları milliyetlerine göre ayırmadıklarını vurguladı.

 

“Kendi ülkemiz egemenliği içinde izinli çalışan herkes, çalışma şartlarına uygun çalıştırılmalıdır” diyen Nicos Moyseos, Kıbrıslı Türk ve Rum sendikacıların adada kalıcı ve yaşayabilir çözüm beklentilerini canlı tutmayı sürdürdüğünü söyledi.

 

Moyseos, geleceğe umut vaat eden birleşik bir vatan istediklerini ifade etti.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ