23 Haziran 2017 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Lefkoşa’da bir ‘SABA’ yeli esti
02 Nisan 2011 Cumartesi 10:54

Lefkoşa’da bir ‘SABA’ yeli esti

Türkiye’nin tanınmış isimlerinden haber spikeri Saba Tümer, Haberdar’a özel açıklamalarda bulundu...

Elif ŞEN

 

Türkiye’nin tanınmış isimlerinden gazeteci, haber spikeri, program yapımcısı ve anchorwoman Saba Tümer, dün Telsim’in sponsorluğunda Yakın Doğu Üniversitesi’nde söyleşi düzenledi.

Katılımın oldukça yüksek olduğu söyleşide öğrencilerin sorularını yanıtlayan Saba Tümer konuklarına keyifli anlar yaşattı. Kendisiyle ilgili yöneltilen soruları samimi ve cesur bir şekilde yanıtlayan Tümer, söyleşide öğrencilik yılları, mesleği, özel hayatı ve adıyla anılan kahkahası üzerine konuştu.

Söyleşi sonrasında Haberdar Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan Saba Tümer, medyada kadın olmanın zorluklarına dikkat çekti ve ekledi “kendi çocuğuma ya da gençlere bu mesleği asla önermem. Akıl almaz Bizans oyunları dönüyor. Ayakta kalabilmek için çok fazla bedel ödenmesi lazım. Her şeyden önce başka bir sektörde çalışan her hangi birinden en az iki üç kat fazla çalışmak zorundasınız. Çok zor yollardan geçilerek bir yerlere varılıyor”

 

“Yaşanacak ada Kıbrıs”

Kıbrıs’a çok uzun zaman önce geldiğini ancak şu anda bıraktığından daha farklı bir ülkeyle karşılaştığını belirten Saba Tümer “daha gelişmiş, daha güzelleşmiş, öğrencilerin katılımıyla daha canlanmış bir Kıbrıs gördüm. Eğer bir adada yaşamak gerekiyorsa kesinlikle Kıbrıs olmalıdır” şeklinde konuştu.

 

“Hayat çok başka”

Saba Tümer, öğrencilik yıllarında başarısız sayılabilecek bir öğrenci olduğunu, mesleki başarısının hayat üniversitesi ile kazandığına değindi. Şu anda eğitim veren üniversitelerin daha donanımlı ve bilgili öğrenciler yetiştirdiğini ifade eden Tümer, “Ben Ege Üniversitesi mezunuyum ancak akademik eğitimime baktığım zaman mesleki anlamda şimdiki öğrenci arkadaşlarımla kıyas yapmam bile söz konusu değil. Bizim zamanımızda mezun olup mesleğe atıldıktan sonra asıl işin ne olduğunu anlıyorduk” şeklinde konuştu.

İzmir’de okuduktan sonra İstanbul’a gidip kariyer olarak bu noktalara geleceğini hayal bile etmediğini ifade eden Saba Tümer, “hayat başka, hayat çok başka önemli olan hayat üniversitesinden mezun olabilmeyi başarabilmektir” dedi.

 

“Sen zorsan ben de senle dalga geçiyorum”

Gülüşüyle anılmasının her zaman sempati uyandırmadığını belirten Saba Tümer, zaman zaman kendisinden nefret edildiğini yazan mailler aldığını söyledi. Çok gülen insanların psikolojilerinin incelendiğinde iç dünyalarında mutlaka derin ve aşılmaz problemler vardır. Sizin hayatınızda böyle mi sorusuna Saba Tümer, “var tabi ki ne kadar derin olduğunu bilemiyorum ama var. Benim kendime söylediğim şey ise hayat sen zorsan ben de senle dalga geçiyorum demek” şeklinde cevap verdi.

 

“Aykırı insanları seviyorum”

Konukları arasında en çok kimi ağırlamaktan keyif aldığı şeklinde yöneltilen soruya Tümer, aykırı olan bütün insanlara hayranlık duyduğunu bu noktada Cemil İpekçi ve Ali Poyrazoğlu ile yaptığı programda unutulmaz bir sohbet gerçekleştirdiğini anlattı.

 

“İletişim değil iletişimsizlik”

Medyanın tüm dünya üzerinde büyük bir güç olduğunu ancak yaşanan medya savaşlarını genellemenin yanlış olduğuna değinen Saba Tümer, asıl savaşın sevgisizlik olduğunu ve bunu yaratan ileitim araçlarının değil iletişimi iletişimsizlik olarak kullananlardan kaynaklandığını vurguladı. Yaptığı programlarda iyi iletişim becerisinin kendisini başarıya taşıdığını dile getiren Tümer, “ben her zaman doğal olmayı tercih ettim. Bir arkadaşımla kahve içmeye giderken nasıl davranıyorsam canlı yayınlarda da aynıyım. Kendimi, kapasitemi ve yapabileceklerimi biliyorum. Bu da beni başarıya taşıyor” şeklinde konuştu.

 

“Her yerde siyaset var”

Türkiye medyasında çok fazla siyaset olduğunu kendisinin tüm siyasi olaylardan uzak insanları uyumadan önce eğlendirebilecek bir programla uykuya yolladığını ifade eden Tümer, 2005 yılında siyasi içerikli bir program yaptığını ancak bir daha bu formatta bir program yapmayı düşünmediğini belirtti.

 

“Hedeflerim yok”

Mesleki anlamda gelmek isteyebileceği noktaya geldiğini dile getiren Saba Tümer, “bundan sonrası için hedeflerim yok. Daha fazla neler yapabilirim, daha ilerisi ne olur bunları şu anda düşünmüyorum. Hayatın getirdiklerini yaşamak şu an için kendi adıma en uygun olanı” dedi.

 

“Medyada kadın olmak zor”

Medyada kadın olmanın zorluklarına da değinen Saba Tümer, kendi çocuğuma ya da gençlere bu mesleği asla önermem. Akıl almaz Bizans oyunları dönüyor. Ayakta kalabilmek için çok fazla bedel ödenmesi lazım. Her şeyden önce başka bir sektörde çalışan her hangi birinden en az iki üç kat fazla çalışmak zorundasınız. Çok zor yollardan geçilerek bir yerlere varılıyor” dedi.

Erkek egemen bir toplumda yaşandığı için mesleki anlamda kadınların zorluklarla karşılaştığını ifade eden Saba Tümer, bu mesleği yapan kadınların erkeklere kıyasla daha büyük zorluklar yaşadığını, erkek meslektaşlarına verilen tepkilerin kadınlarla aynı tutulmadığına dikkat çekti. Tümer konuşmasına “çok yakın bir zamanda yaşadığımız Defne Joy Foster’in ölümünde de kadın olmanın bedelinin ağır olduğunu gördük. Bu mesleğe girdiğinizde gerçekten işinizi sevmek ve çok fazla emek sarfetmek durumundasınız” şeklinde devam etti.

 

“Ne olur bari buna gülmeyin”

Geldiği noktadan memnun olduğunu belirten Tümer, hayattaki amacının her zaman ayaklarının üzerinde durmak olduğunu vurguladı. İnsanların kendisini her zaman eğlenceli ve komik bulduğunu ifade ederek, “annem her zaman sen bir yerlere geleceksin ama ben göremeyeceğim derdi. Şimdi hayatıma baktığım zaman bir yerlere geldim ama annem üniversiteden mezun olduğumu bile göremedi” ifadesi üzerine gülüşmelere “ne olur bari buna gülmeyin” şeklinde cevap verdi.


 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ