22 Kasım 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Klasik Rum oyunu”
15 Şubat 2012 Çarşamba 10:44

“Klasik Rum oyunu”

Haberdar’ın konuyla ilgili görüşlerine başvurduğu akademisyen ve Sivil Toplum Örgütü temsilcileri şu görüşte birleştiler:

Yurdagül BEYOĞLU

 

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas’ın dünkü görüşmesinde Rum Yönetimi’nin, BM’nin Greentree zirvesinden önce, taraflardan istediği çözüm taslak belgesini basına sızdırması konusu gündeme geldi. Rum tarafının çözüm önerilerini basına yansıtmasıyla kendi elini bağladığını kaydeden Derviş Eroğlu, “düşündükleri çözüm önerileri basına yansıdıktan sonra esneklik göstermeleri çok zor. Esneklik gösterirsek bir yere varabiliriz” dedi.

 

Cumhurbaşkanı’nın sözlerini Haberdar Gazetesi’ne değerlendiren  akademisyen ve Sivil Toplum Örgütü temsilcileri, Rum kesiminin anlaşma niyetinde olmadığı görüşünde birleştiler. Cumhurbaşkanı Danışma Kurulu Üyesi Akademisyen Prof Dr. Ata Atun,  Rumların, klasik oyunlarını oynadıklarını kaydetti. “Rumlar yıllardır, müzakerelerde ne vakit başları sıkışsa, bu tür ayak oyunlarına başvururlar. Ya belgeyi basına sızdırırlar, ya Türk görüşmeci benim muhatabım değil deyip masadan kalkarlar, ya da Türkleri müzakereleri sabote etmekle suçlarlar” diyen Atun,  amacın, Türklerin önerileri ve düşüncelerini almak, karşı öneriler hazırlamak ve müzakereleri çıkmaza sokmak için zemin yaratmak olduğunun altını çizdi.

 

Ulusal Halk Hareketi Genel Koordinatörü Taner Etkin ise, Rum kesiminin Bizans entrikası içinde olduğunu, dolayısıyla plan dahilinde adımlar attıklarını kaydetti. “Benim bu görüşmelerden umudum yok” diyen Etkin, Rum kesiminin Enosis isteğini sürdürdüğünü vurguladı.

 

Akademisyen Murat Özkaleli de, Rum kesiminin köşeye sıkıştığını, bunlardan kurtulmak için çeşitli hamleler yaptığını söyledi. Hristofyas’ın uluslar arası konferansa engel olmak için çalıştığını ifade eden Özkaleli, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun iyi niyetli bir müzakere sürdürdüğünü belirtti.

 

 

 

Cumhurbaşkanlığı Danışma Kurulu Üyesi Ata Atun:

 

“Klasik Rum oyunu”

 

Bugün (dün) Rum Lider Hristofyas’ın, KKTC Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu’na sunduğu çözüm önerilerine ilişkin belgeyi aslında 15 Aralıktan önce sunması gerekirdi. Türk tarafı çözüm önerilerine ilişkin belgeyi 15 Aralıkta BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel temsilcisine sunmasına rağmen Rumlar çeşitli “uyduruk” gerekçelerle bu belgeyi sunmadılar. BM Genel Sekreteri’nin çağrısı üzerine, Özel Temsilciler Sayın Özersay ve Yakovu, çözüm önerilerine ilişkin belgenin karşılıklı taraflara verilmesini görüştüler ve en geç 15 Ocak’a kadar Rum tarafının bu belgeyi Türk tarafına vereceği konusunda mutabakata vardılar. Rumlar bu mutabakata rağmen gene belgeyi sunmadılar ve gerekçe olarak da “Ulusal Konsey toplantısı var, ondan sonra” dile getirdiler.

 

 

“Amaç belli”

 

Rum Ulusal Konseyi toplandı, arkasından Greentree zirvesine gidildi ama belge bir türlü Türk tarafına verilmedi. Amaç belli.Türklerin önerileri ve düşüncelerini almak, karşı öneriler hazırlamak ve müzakereleri çıkmaza sokmak için de zemin yaratmak.

 

 

“Kasten sızdırıldı”

 

Dün liderler arasında yapılacak toplantıdan evvel öneriler Rum tarafında basına kasten sızdırıldı ve tartışmaya açıldı. Rumlar çözüm doğrultusunda adım atmak istemiyorlar ve bu doğrultuda da her yolu deniyorlar. Dün de belgeyi Sayın Cumhurbaşkanına sundular ama belgenin içeriğinin büyük bir bölümü de Rum basınında yer aldığından dolayı Rum siyasiler arasında fırtına da çoktan kopmuştu. Basına sızdırmanın amacı, Türk tarafına sundukları belgenin içeriğinden hiçbir şekilde geri adım atmamak. Yani çözüm doğrultusunda Türkler adım atacak ama Rumlar ileriye doğru, çözüme doğru hiçbir adım atmayacak. Müzakereler çıkmaza girince de “Türkler Çözüm İstemiyor” diye yaygarayı basacaklar.

 

 

“Klasik Rum oyunu”

 

Klasik bir Rum oyunu bu. Rumlar yıllardır, müzakerelerde ne vakit başları sıkışsa, bu tür ayak oyunlarına başvururlar. Ya belgeyi basına sızdırırlar, ya Türk görüşmeci benim muhatabım değil deyip masadan kalkarlar, ya da Türkleri müzakereleri sabote etmekle suçlarlar. Önerilerin basına sızdırılmasının ardından Rum tarafında yaşanan ciddi tartışmalardan sonra Hristofyas’ın bundan sonra esneklik göstermesi de olası değil.Hristofyas bu şekilde belgeyi sızdırmakla kendi elini bağlamaya ve Cumhurbaşkanı Eroğlu’na “Benden bu kadar… Yoksa beni mahvederler” demeye getirmek istiyor.

 

 

 

“Anlaşma gibi bir niyetleri yok”

 

Zaten Greentree’ye giderken Rum Ulusal Konseyi’nden aldığı “4 Hayır”ı cebine koydu ve gitti. Bunu da kasten yaptı. Müzakereleri çözümle sonuçlandırmak doğrultusunda her hangi bir adım atmamak için.  Diplomatik kaynaklardan gelen bilgiler Hristofyas’ın bilinçli bir şekilde kendisi önermiş bu “4 Hayır”ı Rum Ulusal Konseyine. Ne Hristofyas’ın ne de diğer Rum siyasilerin.anlaşmak gibi bir niyeti yok.  Rumların bu tutumunun çözüm sürecine darbe vuracağı kesin.

 

 

UHH Genel Koordinatörü Taner Etkin:

“Umudum yok”

 

Benim umudum yok. Çünkü Rum’un anlaşmak gibi bir niyeti yok. Müzakerelerden çıkacak olan sonuç budur. Rumlar Bizans entrikası içindedir. Anastasiadis “seçilirsem görüşmeci olmam” dedi. Görünüşe göre o seçilecek. Ne olacak? Bir görüşmeci atayacak. Eroğlu o görüşmeciyle mi görüşecek? Görüşmek istemediğinde “bakın Türkler görüşmek istemiyor” diyecek.

 

 

“Ulusal Konsey'de Anastasiadis gibi düşünüyor”

 

Ulusal Konseyin aldığı kararları ve ortaya koyduğu görüşleri incelediğimiz zaman Anastasiadis gibi düşündüklerini görüyoruz. Yani Rum’un niyeti yok. Rum Enosis yoluna Kıbrıs Rum Devleti olarak devam edecek. Önünde engel istemiyor. İki liderin görüşmesini de engel olarak görüyor. Müzakereleri toplum düzeyine indirmek istiyorlar. Papazın da istediği o.  Hrisostomos şöyle demişti: “Yüzde 82’lik bir çoğunluktayız. Yüzde 18 Türk azınlık var.Yüzde 18’lik azınlıkla bizim irademiz ortak olamaz.”

 

 

“Hristofyas bir kaşık bal çalıp…”

 

Hristofyas “görüşeceğiz” diyor, bir kaşık bal çalıyor ama şunu isterim, bunu isterim. Güzelyurt’u isterim, Karpaz’ı isterim, Maraş’ı isterim…Hristofyas’ın talebi bitmez. Derviş Beyin bir lafı vardı, “kabak tadı verdi” diye. En doğru tarif budur. Ne yapacağız? Tanınmaya çıkacaksın. Türkiye’nin destek vermesi lazım, verecekte…

 

 

 

Akademisyen Dr. Murat Özkaleli:

 

“Rum kesimi köşeye sıkıştı”

 

Benim düşünceme göre Rum kesimi köşeye sıkışmış durumda. O yüzden çeşitli yollara başvuruyor. Hristofyas uluslar arası konferansa engel olacak şeyler yapıyor. Birincisi müzakereleri bırakmaları. Öyle bir noktaya getirecekler ki, “benim toplumum istemiyor” diyerek bırakacaklar. İki tarafın kırmız çizgileri var ancak esneklik gösterilmek zorunda.

 

 

“Cumhurbaşkanı iyi niyetli bir müzakere yürütüyor”

 

Cumhurbaşkanımız iyi niyetli bir müzakere yönetiyor. Hristofyas krizi oynuyor. Türk tarafı da bu krizi yönetme durumunda bırakılıyor. Müzakerelerdeki tıkanıklığın tek sorumlusu Rum kesimi. Dolayısıyla sorumluluğun eşit dağıtılmaması gerek. Rum tarafının süreci yokuşa sürdüğü, uzlaşma istemeyen taraf olduğunun ortay konması lazım.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ