22 Kasım 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kılıçdaroğlundan keman gafı
07 Mayıs 2013 Salı 09:09

Kılıçdaroğlu'ndan keman gafı

Erdoğan'a fıkralı gönderme yapmak istedi ama...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kadıköy’deki Büyük Kulüp’te Of-Hayrat Kültür ve Yardımlaşma Derneği Anadolu Yakası Şubesi tarafından düzenlenen Oflular Gecesi’ne katıldı.

Burada bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu çözüm sürecine değinerek, "Zaman zaman bizi eleştirirler, ’CHP’nin bu konuda kesin görüşü yoktur’ diye. Oysa sorunun çözümü konusunda en çok çalışan parti biziz. En çok emek harcayan, görüş beyan eden biziz. Biz sorunu akılla, mantıkla, ülkemizin birlik ve bütünlüğü içerisinde çözmek isteriz. Eğer siz, sorunu uluslararası masalarda çözmeye kalkarsanız, hiç kimsenin endişesi olmasın, o sorunun çözümü Türkiye’nin aleyhine olur. Endişemiz budur. Bu endişeyi her yerde, her yurttaşla paylaştık. Ülkemizin birliği ve dirliği, bizim için her şeyden önemlidir. Partinin çıkarları vardır ama ülkenin çıkarları partinin çıkarlarının üzerindedir. Eğer siz kapalı kapılar ardından pazarlık yapar, halkın destek vermeyeceği anlaşmaların altına imza atarsanız, onun karşısında öncelikle bizim durmamız gerekiyor. Hedefimiz bu." dedi.

BAŞKANLIK SİSTEMİNE İTİRAZLARIMIZ VAR

Amaçlarının Türkiye’nin demokratik, laik, sosyal hukuk devleti çerçevesinde güçlendirilmesi ve yazılacak anayasanın ülkede yaşayan 74 milyonun kabul edeceği bir anayasa olması olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu; "Anayasalar bütün toplumsal metinlerde toplumsal uzlaşma metinleridir. Her yurttaş anayasa kitapçığını eline aldığında bu benim anayasamdır diye gurur duyar. Bizim de amacımız böyle bir anayasayı ülkeye kazandırmak. Çok iyi niyetlerle masaya oturduk. Zaman zaman aksamalar oluyor ama unutmamamız gereken birşey demokrasiler bir uzlaşma rejimidir. Farklı siyasal partiler vardır, farklı görüşler vardır. Bunlar demokrasinin, insanlığın kazancıdır, zenginliğidir. Dolayısıyla bu çerçevede olaylara bakıp bir uzlaşma kültürünü Türkiye’ de egemen kılmaktır amacımız. Anayasalar o nedenle toplumsal uzlaşma metinleri olarak yer alır. İyi niyetlerle bakıyoruz, iyi niyetlerle masaya oturduk ama başkanlık sistemi geldi. Orada soru işaretlerimiz var ve bu konuda itirazlarımız var. Çünkü 150 yıllık parlementer bir rejimimiz var. Oturmuş bir rejimdir. Zaman zaman sorunları var ama sorunları aşmak ta siyaset kurumunun görevidir. Bunu bu çerçevede ele alıp değerlendirmemiz gerekiyor" dedi.

'ENDİŞEMİZ BUDUR'

"Eğer siz sorunu uluslararası masada çözmeye kalkarsanız hiç kimsenin şüphesi olmasın o sorunun çözümü Türkiye aleyhine olur. Endişemiz budur. Eğer siz kapalı kapılar ardında pazarlık yapar, halkın destek vermeyeceği anlaşmaların altına imza atarsanız ,onun karşısında önce biz durmak zorundayız CHP olarak. Hedefimiz bu. Ülkenin birliğine evet, huzura evet, teröre hayır. Ama barış, soru şu. Neyin karşılığında barış neyin karşılığında? Ben bilmek zorundayım. Bu ülkenin işçisi bilmek zorunda. İşvereni bilmek zorunda. Gazetecisi bilmek zorunda. Bu ülkenin işsizi de bilmek zorunda. Aydını bilmek zorunda. Üniversitesi bilmek zorunda. Bilen var mı? Yok. O zaman sormayacak mıyız? Nedir peki bu işin özü? Öğrenmek istediğimiz bu. Ülkemizi seviyoruz insanımızı seviyoruz barış içinde yaşamak istiyoruz. Huzur içinde yaşamak istiyoruz. Ama kapalı kapılar ardında yapılan müzakereler bizim kafamızda kocaman bir soru işareti yaratıyor."

KEMENÇE DEMEK İSTERKEN...

Çözüm süreciyle ilgili hükümete eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, konuşmasını Karadeniz'in simgesi haline gelen Temel fıkralarından biriyle bitirmek istedi. Fıkrayı, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin kendisine anlattığını söyleyen Kılıçdaroğlu, fıkranın orijinalinde geçen 'Temel kemençe çaldı' yerine 'keman çaldı' demesi dikkat çekti.

Kılıçdaroğlu, fıkrayı şöyle anlatı:

Sizin çok güzel bir fıkranız var. Ben o fıkrayı anlatarak sözlerime son vermek istiyorum. Fıkranın patenti bana ait değil. Sayın Akif Hamzaçebi'ye ait. Ben ilk kez fıkrayı ondan duydum. Temel hırsızlık yapmaya kalkmış. Gece komşunun demirlerini demir testereyle kesiyor. İdris bekçi! Gelmiş Temel'i yakalamış. 'Ne yapıyorsun' demiş. 'Ben keman çalıyorum' demiş. 'İyi de' demiş, 'bu kemanın sesi hiç çıkmıyor.' 'Bunun sesi yarın çıkacak' demiş. Şimdi sorunu çözmeye kalkıyorsunuz. Ama sesi farklı çıkarsa, ertesi gün bunun vebali çok ağır olur. O vebalden bu toplumun kurtulması lazım. Çünkü ortaya çıkacak sorunun derinleşmesi, toplumun daha ağır bedeller ödemesine yol açar. Bu ülkenin güzel insanları bedel ödemesinler."

Fıkranın aslı ise şöyle:

"Temel, bir gece vakti bir dükkanın kapısını kesiyormuş hırsızlık yapmak için. Dursun da durumu görünce Temel'e sormuş. 'Temel ne yapıyorsun?' Temel de kapıyı kestiği testereyi göstererek, 'kemençe çalıyorum' demiş. Dursun, şaşırarak 'uşağım bu kemençenin sesi çıkmıyor' demiş. 'Sen bakma ona onun sesi asıl yarın çıkacak' demiş Temel de."

'TULUM'A 'GAYDA' DEMİŞTİ

Geçtiğimiz aylarda Ankara'da Rize Günleri Etkinlikleri'nden sonra Twitter hesabından söz konusu etkinliğe dair "Ankara'da Rize günleri etkinliklerine katıldık. Gayda dinleyip, horona eşlik edip, hemşehrilerimizle sohbet ettik" diyen Kılıçdaroğlu, tulumu İskoçların milli çalgısı gaydayla karıştırarak bir gafa imza atmıştı. Kılıçdaroğlu, söz konusu konuyla ilgili yanlış bilgi veren sosyal paylaşım ekibini değiştirme kararı almıştı.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ