24 Kasım 2017 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kıbrıs filminin büyük gizemi !
19 Aralık 2011 Pazartesi 13:43

Kıbrıs filminin büyük gizemi !

Senaryosunun bütünün kimse tarafından bilinmediği film, İngiltere'ye öyle bir isimle yansıyacak ki!

(T.A.K. Özgül G. Mutluyakalı)

 

  “Zafer Sineması’nın yanında doğup büyüdüm. Herkes sokakta top peşinde koşar, pirilli oynarken ben sinemadaydım. Yatak odamdan da Zafer Sineması’nın projeksiyon odası görünürdü. Film yönetmeni olmaya o yaşta karar vermiştim” diye başlıyor anlatmaya “Kod Adı Venüs” adını verdiği filmiyle hayallerini gerçek yapan Kıbrıslı Türk Tamer Garip…

 

Kıbrıs’ın kaderini filmin başrolündeki Yasmin’in yaşadıklarıyla özdeşleştiren uzun metrajlı filmiyle hayli iddialı olan Garip, filminin 40 yıllık birikimin sonucu olduğunu vurguluyor ve “hayatımın projesi” diyor. Film, mayıs ayında dünyanın en prestijli film festivali Cannes’da gösterilecek.

 

Çocukluk ve gençlik yıllarında sinema klasikleri God Father, Love Story, Dr. Jivago’yu 5-6’şar kez izleyen Tamer Garip, ilk filmini yapmaya 2002 yılında İngiltere’de katıldığı bir etkinlikte Kıbrıs hakkındaki bilgilerin eksik ve yanlış olduğunu gördüğü gün karar vermiş.

 

Montaj ve animasyonları YDÜ’deki süper bilgisayarla Hollywood standartlarında devam eden Kod Adı Venüs filmi, İngilizce çekildi. Türkçe ve Almanca dublajı, 7 dilde altyazılı olacak film, 10 ülkede vizyona girecek. Filmde rol alan profesyonel veya amatör tüm oyuncular, rollerini İngilizce oynadı. Kod Adı Venüs’te 12 İngiliz, 20 Türkiyeli ve 200 civarında da Kıbrıslı Türk rol aldı.

 

Film 90-100 dakika arasında

 

Filmin bu yıl 23 Eylül’de başlayan çekimleri, 5 Kasım’da tamamlandı. 90-100 dakika arasında süresi olması planlanan Kod Adı Venüs’ün efektleri İngiltere’de Batman ve Braveheart filmlerinin efektlerini yapan kişi tarafından yapılacak. Müzikler için ise Tamer Garip’in henüz açıklamak istemediği çok tanınmış biriyle anlaşma imzalama aşamasında bulunuluyor.

 

Zengin bir malzemeye sahip

TMT andı içilen, Vamık Volkan’ın Kıbrıslı Türklerin kafeste kuş beslemesiyle ilgili psikiyatrik savına atıfta bulunulan sahneleri ve daha birçok anıyla dikkat çekmeye aday olan film, Kıbrıs konusunda araştırma yapmak isteyenler için zengin malzemeye sahip.

 

1 milyon Sterling

Yazarlığını, yönetmenliğini ve yapımcılığını Tamer Garip’in yaptığı “Kod Adı Venüs”, büyük çoğunluğu amatör Kıbrıslı Türk, Türkiyeli ve İngilizlerden oluşan 200 civarındaki oyuncusu yanında; Mavi Köşk, Bellapais Manastırı, St. Barnabas, Büyük Han, Arabahmet Mahallesi, Lambusa kayaları, Salamis Harabeleri, Kaplıca kıyıları gibi mekanlarda çekilen film için 150 kişi de kamera arkasındaki işlerde görev aldı. Bir milyon sterline mal olacağı hesaplanan Kod Adı Venüs’ün ana sponsorluğunu da YDÜ yapıyor.

 

Profosyoneller ve amatörler

İngiliz profesyonel oyuncular Jolie Myatt ve Jonny Lee Kemp; Türkiye’den Cengiz Bozkurt ve Kıbrıs’tan Serhat Harman’ın başrolde yer aldığı filmin diğer rollerinde, aralarında bazı tiyatrocular ve belki de hiçbir sahne deneyimi olmayan kamuoyunun yakından tanıdığı birçok sima bulunuyor.“Kıbrıs konusu benim açımdan çok büyük bir konu ama bunu öyle bir dille anlatmak istedim ki Avrupa’da izleyecek bir kişi, Da Vinci Şifresi gibi gizemli bir şey izlesin istedim.

 

“Da Vinci şifresi 2”

 

Tamer Garip, filmiyle ilk hedefinin Avrupa olduğunu ama İngiltere’yle görüştükten sonra şu anda dünyayı hedeflediğini belirterek, “Filmimde Da Vinci Şifresi’ndeki gibi çok ilginç bir sonuç var. Çok ciddi boyutlarda, büyük bir olayla bitecek. İngiltere’ye filmim ‘Da Vinci Şifresi 2’ olarak yansıyacak. Bu bir Kıbrıs hikayesi olarak görülmeyecek. Filmin senaryosunun bütününü kimse bilmiyor” dedi.

 

Doğaçlama

 

Kod Adı Venüs’te rol alanların ellerinde yazılı bir metin bulunmadığını; İngiliz oyunculara çok ısrar ettikleri için metin gönderdiğini ama geldiklerinde ellerindeki kağıtları alıp yırttığını söyleyen Garip, yüzde 99’u hayatında ilk kez bir filmde rol alan oyuncuların doğaçlama yaptığını; kendisinin onlara konsepti anlattığını ve belli sözcükleri mutlaka kullanmalarını söylediğini kaydetti.

 

 “Barışçı bir film… Her şey metafor”

 

Filmi “barışçı” diye niteleyen Tamer Garip, filmini Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas’a da götürmek istiyor. Kıbrıs’taki olaylarda ağırlıklı olarak İngilizleri suçlayan Kod Adı Venüs’te başrol oyuncusu özelinde Kıbrıs’ın başından geçenlerin anlatıldığını ifade eden Garip, “Filmde her şey metafordur. Her sahnede metafor var. Bir İngiliz kız ailesini ararken başından geçen hikayeyi anlatıyor. Filmdeki her şey, tarihte yaşanmış bir şeyi temsil eder” diye konuştu.

 

“Sadece 2 yerde kan var”

 

Kıbrıslı Türklerin bir yerden bir yere giderken otobüslerden, arabalardan indirilerek yoklandığı, horlandığı barikatlara kendi yaşadığı deneyimden esinlenerek bir sahnede yer veren Tamer Garip, filmde sadece iki yerde kan kullanıldığını belirtti. Garip, bu amaçla Kan Bankası’ndan kullanım süresi dolmuş kan aldıklarını; viski bardağına damlayan kan sahnesinde ise kendi parmağına iğne batırarak kan akıttığını söyledi.

 

Kostümler Öztoprak’tan

 

Kostümleri, İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türk ünlü modacı Abdullah Öztoprak’ın yaptığı film adada 1955-74 arası dönemi konu alıyor.

 

Yanan kulübe ve kaymakam

Filmin çekimleri sırasında yaşanan ilginç olaylardan birini anlatmasını istediğimiz Tamer Garip, Kaplıca’daki çekimler sırasında kullandıkları kulübenin mumlar yüzünden nasıl yandığını da özetle şöyle anlattı:

 

“Kaymakam film setine gelerek ‘Bu kulübeyi işiniz bitince yakacağınızı duyduk, kesinlikle iznimiz yoktur” dedi. Kaymakama asla böyle bir niyetim olmadığını, kulübeyi üniversiteye getirip sinema müzesi yapmayı planladığımı söyledim. Bir gün kayalıklarda öğle yemeği yerken, çekim sırasında kullandığımız mumlar yüzünden kulübenin alev aldığını ve yanmaya başladığını gördük. Büyük panik yaşadık. Önce içerideki kameraları ve değerli şeyleri kurtardık. Denizden su taşıdık, alevlere döktük. Bazı arkadaşların arabalarında yangın söndürme tüpleri vardı ve onları kullanarak yangını tamamen söndürdük. Ancak kulübe de tamamen yandı!”

 

“O anda ‘Kaymakam bizi kesecek, öldürecek’ diye düşündüm” diyen Garip, kulübedeki kameraları ve diğer değerli şeyleri kurtardıklarını; o sırada filmde yanan bir senaryo yazmayı ve hemen çekmeyi bile düşündüğünü anlattı.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ