23 Haziran 2017 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Kendimle yarışıyorum”
04 Nisan 2011 Pazartesi 19:13

“Kendimle yarışıyorum”

Gazi Mağusa’nın iddialı Başkan'ı Kayalp, Haberdar’a da iddialı konuştu

Yurdagül BEYOĞLU

Mağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp örnek belediyecilik hizmetleriyle göz dolduruyor. Dünyadaki farklı belediye hizmetlerini inceleyerek, bunları kentin özüne uygun hale getiren Kayalp, yaşlılara özel hizmetlerin yanında, gençlere yönelik olarak ta MAGEM’i hayata geçirmiş.

Röportajımızı gerçekleştirdiğimiz MAGEM binası, gençlerin her türlü taleplerine yanıt verecek şekilde düşünülmüş.

Satranç kurslarından, bilardo salonuna, konferans salonundan, çeşitli el becerilerinin öğretildiği kurslara kadar birçok aktiviteyi barındıran MAGEM, gençleri kötü alışkanlıklardan koruyarak, vakitlerini doğru kullanmalarına yarayacak beceriler edinmelerini hedefliyor.

Ve sırada KAMER var. KAMER, Kadın Araştırmaları Merkezi’nin kısaltılmış adı. Bu proje çalışmayan kadınları, ev ekonomisine katkı koymaları adına meslek sahibi yapmayı hedefliyor. Ayrıca kadınların bedensel ve psikolojik sağlık sorunları da MAGEM çatısı altında çözülecek.

Onun yanı sıra, seçim döneminde“2010-2014 döneminde altyapı ihtiyaçlarının tümünün karşılanacağı, düzenlenmiş bir Mağusa sözü veren Kayalp bu sözünü tutmuş. Şehrin altyapı ihtiyacının yüzde 50’lik kısmının inşaatı devam ediyor.

“Biraz da politika” diyerek CTP kurultayı hakkında bir şeyler sorduğumuzda, Kayalp, “Aday değilim” diyor.

 

“Belediyelerin hakları kısılamaz ama...”

 

İktidar partisinden belediye olmamak ödeneğin sağlıklı dağılımı ve hizmet anlamında sıkıntı yaratıyor mu?

Türkiye’de belediyeler bize göre merkezi yönetime daha bağımlıdır. Örneğin, belediyelerin projeleri merkezi yönetimin onayına bağlıdır veya belediye başkanları İçişleri Bakanlığı’nın onayı ile görevden alınabilirler. Bizim ülkemizde belediyeler daha özerktir. Bizde belediye başkanının İçişleri Bakanı’nın emriyle görevden alınması mümkün değildir.

Hükümetler, yasaların zorunlu koyduğu ödenekleri gününde ödemek zorundalar. Ek katkıda farklı davranabilirler. Bunun dışında Bakanlık tarafından onaylanmaması söz konusu bile değil. Bu bakımdan TC’den ve birçok ülkeden daha özerk ve iyi durumdayız.

Bu çerçevede baktığımızda belediyelerin, yasal mevzuat gereği hakları kısmaları mümkün değil ancak hükümetlerin, kendine yakın bazı belediyelere değişik fonlardan katkı yaptığını söyleyebiliriz.

Bu genel bir pozisyon. Katkılar konusuna gelince, belediyeler, devletin o yıl için öngördüğü yerel gelirlerin yüzde 8 buçuğunu devlet katkısı olarak, nüfus oranına göre alırlar. Burada temel kriter nüfustur. Şu anda yapılması istenen düzenleme, nüfus kriterleri değiştirilerek, kent belediyelerinden bir miktar paranın kırsal belediyelere dağıtılmak üzere kaydırılmasıdır. Ben bunu çok doğru bulmuyorum. Çünkü belediyeler bir yıl içinde, kişi başına 505 TL katkı alıyorlar. Yeni önerilen düzenlemeyle kentlerde yaşayan insanların kişi başına alacağı devlet katkısı azalırken kırsalda yaşayanların ki artacak. Bu da Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir durumdur.

 

“Mağusa’da 36 bin nüfusu var”

 

Kırsal kesim belediyeleri bundan bir süre önce hizmet verdikleri alanın genişliğini belirterek, nüfus başına alınan katkının yanında yüzölçümünün de kıstas olmasını talep etmişlerdi. Hizmet verilecek alanın da kıstas olarak alınması gerekmez mi?

Mağusa kentinde 36 bin nüfus olduğu kaydediliyor ancak burada 10 binin üzerinde öğrenci, 10 binin üzerinde de vatandaş olmayan insan var. Bizim bütçemize dikkat ederseniz, yarısı civarı devlet katkısı, yarısı civarı da yerel gelirlerdir. Ama ben bu hizmeti vermek zorundayım. Hangi ülkeden geldiyse geldi… Bu insanlara hizmet vermemem gibi bir şey söz konusu olamaz. Bu kişiler kentin her nimetinden yaralanmaktalar ve bunun bir bedeli yok. Dolayısıyla devlet katkısıyla ilgili bu değerlendirmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Eğer kırsal alanlarda belediyeleri desteklemek isterlerse kendi bütçelerinden ek katkı yapabilirler. Nitekim yapıyorlar da… Ancak birinden kesip bir başkasına vermek belediyeler arası uyumu çatışmaya dönüştürecek bir unsurdur. Belediyeler “benden aldı sana verdi” diye çatışabilir.

 

“Kadınlar için merkez oluşturuluyor”

Seçim döneminde “2010-2014 dönemi için size altyapı ihtiyaçlarının bütünüyle karşılandığı bir Mağusa sözü veriyorum” dediniz. Alt yapı ihtiyaçlarının ne kadarı karşılandı?

Alt yapıda yüzde 50’lik bir kısmın çalışması devam ediyor. 2010-2014 yılları arasında tüm altyapı ihtiyaçları karşılanmış olacak. Şu anda kentin kanalizasyon ihtiyacının yüzde 50’si inşa halinde. Su hatlarının yenilenmesiyle ilgili çalışmada ise yüzde 75’i aşmış durumdayız. Yağmur suyu drenajlarının yarıya yakınını tamamlamış durumdayız. Dolayısıyla 2014’e kadar Mağusa’da herhangi bir altyapı eksiği kalmayacak.

 

Yine seçim döneminde verdiğiniz bir söz olan Kadın Araştırmaları Merkezi ile ilgili çalışmalar ne durumda?

Alt yapı çalışmalarını rutine bağladık. Artık insana dönük projelere yöneldik. İlk kurduğumuz, “Yaşlılara Hizmet Birimi”ydi. 2. Bahar Yaşam Klübü adı altında bir klüp oluşturduk. Bu klübün, 65 yaş üzeri 2 bin 700 üyesi var. Bu yaşlıların önemli bir kısmına (talep edenlere) evinde sağlık hizmeti veriyoruz. Berber, kuaför hizmeti veriyor, basit tamir ve temizlik işlerinde yardımcı oluyoruz. Arada yemekler düzenleyerek mutlu etmeye çalışıyoruz. Konseptimiz bu...

Daha sonra gençlerle ilgili bir organizasyonumuz oldu. MAGEM’i kurduk. Gençleri kötü alışkanlıklardan koruyarak, temiz ve düzgün bir ortamda sportif, kültürel, sosyal faaliyetlerde bulunabilecekleri bu merkezi oluşturduk. Burada gençler kendi kendilerini yönetmek suretiyle yöneticiliği de öğreniyorlar. MAGEM’de içki ve sigara içmek, satmak yasak.

KADEM ise insana yatırım projelerimizin üçüncü ayağı olacak. Çok geniş bir yelpazede hizmet öngörüyoruz. Kadınlarımızın ev ekonomisine katkı koyacağı bir çalışma düşünüyoruz. Onların talebine göre, pastacılık gibi, kuaförlük gibi, el sanatları gibi konularda eğitim vereceğiz. Bunun yanı sıra kadınların psikolojik ve bedensel ihtiyaçlarını da göz önüne alacağız. Kadınlar sorunlarını söylemeye çekinir. Bu anlamda kadınlara psikolojik destek sağlayacağız. Diğer ülkelere nazaran bizim kadınlarımız daha rahat olsa da yüksek mevkilerde olmaktan çekiniyorlar. Bu noktada kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığın uygulanması gerektiğine inanıyorum. Kadınların da bu konuda yeteri kadar istekli ve cesaretli olmadığına yönelik tespitlerimiz var. KADEM ciddi bir araştırma merkezi olacak.

 

“Maraş kontrolsüz nokta”

 

Yaşlılara hizmet konusunda Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin çok güzel çalışmaları olmuştu. Belediyecilik anlamında örnek aldığınız yerler var mı?

Paris’te ve Ankara’da incelemeler yaptım. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek bu konuda çok ileri. Değişik çalışmaları kentin ihtiyaçlarına göre uyarladık. Kimi zaman anket yaparak ihtiyaçları belirliyorum. Dünyadaki tüm belediyelerin iyi yönlerini kendi kentimin ihtiyaçlarına uyarlıyorum. Ben sadece kendimle yarışırım. Hedefim kendimi aşarak, bir adım daha öne çıkmaktır.

 

Kapalı Maraş Bölgesi’nin Mağusa için sıhhi bakımdan tehlike arz ettiğini biliyoruz. Maraş Bölgesi’nin sıkıntıları neler?

Kapalı Maraş Bölgesi Mağusa kenti için en kontrolsüz nokta. Bu noktada birçok sağlık sorunu var. Fare, yılan, su birikintisi, sinek, haşere gibi. Maraş siyasi bir çözümün parçası olması dolayısıyla çok fazla bir şey yapılabilecek durumda değil. Dilerim Kıbrıs sorunu erken zamanda çözülür ve Maraş’ın ne olacağı belli olur. Yasal bir zemin hazırlanıp, Ortadoğu’nun turizm merkezi olarak eski haline dönmesini diliyoruz.

 

“Girne’nin dokusuna ciddi zarar verir”

 

Girne’de yapılması planlanan gökdelen birçok kesimin tepkisine neden oldu. Sizin bu konudaki düşünceniz ne?

Kentlerin imar planları en önemli konulardan biri. Dünyanın en iyi korunan kentlerinde dahi gökdelenler ve çok katlı binalar vardır. Paris mesela… Paris’in korunan kısmının dışında gökdelen vardır ve bazı bölgelere izin verilmiştir. Bu örneği dikkate alırsanız, buradaki sorun Girne’nin göbeğine gökdelen yapılması ve Girne’nin dokusunun bozulmasıdır. Bu tür binaların hangi boyutta ve nereye yapılacağı Şehir Planlama tarafından yapılır. Burada öngörülen yere yapılması Girne’nin dokusuna ciddi zarar verir.

 

Bu iznin CTP iktidarı döneminde çıktığı söylendi. Siz bu duruma ne diyorsunuz?

Hangi zamanda, hangi dönemde çıktığı önemli değil. O dönemde çıktıysa, o da doğru değil. O dönem Girne Belediye’sine teklif gitti ama izin verilmedi diye düşünüyorum. Ancak şunu da söylemeliyim ki gitgide kentler tarlalara, ovalara yayılıyor. Bu da tarım alanlarının ortadan kalkmasına sebep oluyor. Lefkoşa’yı düşünün, Hamitköy’de site inşaatları mevcut. Dolayısıyla uzun vadede, yani 30-40-50 yıl sonrasını düşünürsek yatay büyümenin de riski var. Doğru ve uygun yerde çok katlı binaların yapılmasına karşı koymak doğru değil.

 

“Yeni üniversite ekonomiyi canlandırır”

 

Çukurova Üniversitesi’nin İskele’de kuracağı kampus için neler düşünüyorsunuz?

Yeni üniversitelerin açılması ülke ekonomisine canlılık katan bir unsurdur. Ancak üniversite sadece bina değildir. Çok iyi bir üniversite binası yapabilirsiniz ama öğrenci vaktini, ortalama olarak 6 saat okulda, 8 saat uykuda ve 10 saat dışarıda başka işler yaparak geçirir. Öğrencinin sosyal bir yaşamı vardır. Eğer bu altyapının olmadığı yerde üniversite inşa ederseniz bu üniversitenin gelişmesinde ciddi bir sıkıntı yaşayabilirsiniz. Bunun en güzel örneği ODTÜ’dür. Ekonomik katkı sağlayacak diye sağa sola üniversite yerleştirmek yerine üniversite sektörünü canlandıracak noktalara yatırım yapılması gerekmektedir. Sizin öğrenciye, geldiği büyük kentin imkanlarını sunmanız lazım. Bu alt yapının olmadığı bir yere üniversite açmanın risk olduğunu düşünüyorum.

Gençler enerji doludur ve o enerjiyi boşaltmak zorundadır. Biz belediye olarak buna uygun şartlar sunduk. Geceleri bu cadde Bağdat Caddesi gibidir.

 

“Sandık açılınca göreceğiz”

 

Önümüzdeki aylarda CTP’nin kurultayı var. Başkan Ferdi Sabit Soyer aday olmayacağını açıkladı. Sizin kurultay öngörüleriniz neler?

Ben aday değilim. CTP köklü bir parti. Kendi liderini, kendi yöneticisini olgunlukla ve bütünlük içinde seçecek ve görevlendirecek sağduyuya sahip. İnanıyorum ki parti delegeleri en doğru seçimi yapacak. Başkanlık için öngördüğüm bir isim yok. Sandık açıldığında göreceğiz.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ