22 Kasım 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kadının yeri irdelendi
21 Nisan 2011 Perşembe 14:28

Kadının yeri irdelendi

YDÜ’de “Türk Edebiyatında Kadının Yeri” konulu konferans düzenlendi

 

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ), Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün bilimsel etkinlikleri çerçevesinde dün YDÜ’de “Türk Edebiyatında Kadının Yeri” konulu konferans düzenlendi.

 

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, konferans Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Habib Derzinevesi tarafından verildi.

 

 

“Kadının yerine bakmak gerekir”

 

Prof. Dr. Habib Derzinevesi konferansında özetle şunları söyledi: “Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için milletimizin yüksek inançlarını, ruhunu, ahlak anlayışları gösteren destan, efsane ve atasözleri gibi edebi eserlerde kadının yerine bakmak gerekmektedir. Çünkü edebi eserler, toplumların düşünce tarzlarının en güzel ve en belirgin örnekleridir. Destan ve efsanelerde kadın çoğu kez olağanüstü bir varlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaratılış Destanı’nda Tanrı’ya yaratma ilhamını veren AK ANA, ışıktan bir kadın hayalidir. Oğuz Kağan’ın ilk işi ortalığı karanlık bürüdüğü zaman karanlığı yararak gökten inen mavi bir ışıktır. Uygur Destanı’nda Böğü Kağan, semavi bir ışıktan doğmuştur.”

 

 

İlginç bakış açısı

 

Aynı Böğükaan’a dünyanın hâkimiyetini kuracağını bir kız söyler. Böğükaan sonra seferlere çıkarak imparatorluk kurmuştur. Dede Korkut hikâyelerinde Baybicanın beylere, Allah’tan bir kız evladı vermesi için dua ettirmesi, sanırım diğer toplumlarla Türklerin kadınlarla ilgili düşüncelerini göstermesi bakımından ilginçtir. Dirse Han oğlu Boğaç Han Destanı’nda eşine: “Beri gel başımın bahtı, evimin tahtı” hitabıyla, evladı olmadığından dolayı suçun karşısında mı, kendisinde mi olduğunda karara varmalarını istemesi, çocuk doğuramadığı halde kadının mevkiinden ve makamından bir şey eksilmediğini göstermektedir.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ