22 Kasım 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“İmam Hatip şart”
09 Mayıs 2011 Pazartesi 12:05

“İmam Hatip şart”

Atalay: 'İmam Hatip Liseleri ile İlahiyat Fakülteleri şart'

KKTC Din İşleri Başkanı Talip Atalay, “Tarihi geçmişimize baktığımızda Müslümanlık, Kıbrıs’ta Türklüğü koruyan en önemli dayanaktır” açıklamasında bulunarak, Kıbrıs’ta İmam Hatip Liseleri ile İlahiyat Fakülteleri kurulmasının şart olduğu görüşünü öne sürdü…

 

“Tarihi geçmişimize baktığımızda Müslümanlık, Kıbrıs’ta Türklüğü koruyan en önemli dayanaktır” diye açıklamalarda bulunan Atalay, Kıbrıs’ta İmam Hatip Liseleri ile İlahiyat Fakülteleri kurulmasının şart olduğu görüşünü savundu.

 

Çukurova Üniversitesi Ramazanoğlu Konağı Kültür Merkezi'nde Vakıflar Haftası etkinlikleri kapsamında Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen etkinlikte “Kıbrıs Vakıfları ve Eğitime Katkıları' konusu ele alındı.

 

Din İşleri Başkanlığı Basın Bürosu’ndan verilen bilgiye göre burada açıklamalarda bulunan Atalay, Kıbrıs Türklerinin Türkiye'de yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti, varoluş mücadelesiyle vakıflar arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekti.

 

Atalay, Kıbrıs'ta Müslüman olmanın Türklüğü koruyan en önemli dayanak olduğunu, bu konuda yapılan bazı çalışmalarda ve kayıtlarda bahsedildiğine göre 3 ila 40 köy arasında köyün Hıristiyanlaşarak Rumlaştığının iddia edildiğini söyledi.

 

 

“Vakıfların önemli yeri var”

 

Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesinde Vakıflar ve Müftülük kurumlarının önemli bir yeri olduğunu belirten Atalay, bu iki kurumun Kıbrıs'ın İslam’la tanışmasından itibaren özellikle 1960'lı yıllara gelinceye kadar geçirdiği evreleri ve Kıbrıs Türkü'ne etkilerini anlattı.

 

Osmanlı adayı aldıktan hemen sonra vakıfları oluşturduğunu ve vakıflar aracılığıyla din, eğitim, sosyal ve kültür hizmetleri başta olmak üzere pek çok alanı finanse ettiğini ifade eden Talip Atalay, İngiliz sömürge döneminde kaldırılan bu kurumların yeniden ihdası için Kıbrıslı Türklerin milli mücadele verdiğini ve Müftülüğün 1953, Vakıfların 1956 yılında Türklere devriyle sonuçlanıncaya kadar bu mücadelenin devam ettiğini vurguladı.

 

 

“Vakıf malları Rumlara peşkeş çekildi”

 

“Kıbrıs'ta Türk toplumunun güçlü kilise karşısında, Müftülüğün yeniden oluşturulması konusundaki ısrarı milli kimlik kaygısıyla ilgilidir” şeklinde konuşan Atalay, İngiliz sömürge döneminde Vakıf mallarının Rumlara peşkeş çekildiğine de işaret etti. Atalay özetle şunları söyledi:

 

“Cami sayısı günümüzde kimi çevrelerin iddia ettiğinin aksine 1950'lerde 300'e yakınken şu anda 190 civarındadır. Bu dönemde bile Vakıflar Türk toplumunun hemen bütün işlerinde en önemli finansman kaynağı olarak önemli roller oynadı. Türkler açısından varoluşsal bir kurumdur. Vakıfların eğitim alanında günümüzde de etkinliği devam etmektedir. Mesela, Lefke Üniversitesi vakıflarca finanse edilmektedir."

 

 

“Bakanlıkla iş birliği olumlu bir gelişme”

 

Kıbrıs'ta milli kimliğin inşasında dinin ne kadar önemli olduğu gerçeğinin artık farkına varıldığını kaydeden Talip Atalay, 1996-1997 yıllarında din eğitiminin Milli Eğitim Bakanlığı'nca verilmesi yönünde bir karar çıkartıldığını, bu kararla birlikte camilerdeki din eğitimi başta olmak üzere tüm eğitimlerin yasaklandığını söyledi.

 

Talip Atalay, Din İşleri Başkanlığı’nın, yasasında din eğitimi verme yetkisini barındıran tek kurum olduğunu da belirterek, “ancak din eğitiminin, Din İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle verilmesinin de olumlu bir gelişme” olduğunu belirtti. “Bu konuda devletin katkısı, önemi büyüktür” şeklinde konuşan Atalay, şunları ekledi:

 

 

“İmam hatip liseleri ve ilahiyat fakülteleri kurulması şart”

 

“Ayrıca yasal olarak Din İşleri Başkanlığına bağlı din görevlilerinin hepsinin en az İmam Hatip Lisesi mezunu olmaları gerekir. Ancak mevcut görevlilerin büyük çoğunluğu bu formasyondan yoksundur.”

 

 

“Bu durum son derece üzüntü verici”

 

“KKTC gibi eğitim düzeyi yüksek bir ülkede bu durum son derece üzüntü vericidir. Din görevlilerinin mutlaka İmam-Hatip ve İlahiyat fakültelerinden yetişmesi gerekir. Bu nedenlerden ötürü Kıbrıs'ta İmam Hatip Liseleri ve ilahiyat fakülteleri kurulması şart! Yıllarca 'Biz Türkiye'de yetiştiririz' mantığıyla konuya yaklaşılmış, ama ne yazık ki yetişmemiş. Burada unutulan bir şey var. Kıbrıs ile Türkiye arasında bir takım farklılıklar var. Türkiye'de eğitim alanlar, Kıbrıs'a döndüklerinde buraya adapte olamıyorlar.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ