20 Kasım 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“İlk aşkım spor, ölümsüz aşkım fotoğraf oldu…”
20 Şubat 2012 Pazartesi 14:10

“İlk aşkım spor, ölümsüz aşkım fotoğraf oldu…”

"Ben fotoğraf için hayatımdaki birçok şeyi feda ettim"

Elif ŞEN / Haberdar Extra

Herkesin bakış açısı, değer yargıları değişir ancak değişmeyen bir gerçek vardır ki o da sevgi… Sevginin evrensel dili düşünce yüreklere, insan orada durup baştan alır birçok şeyi.  Sevgiyi en güzel anlarda ölümsüzleştiriyor Kuzey Ertopaloğlu…

 

Yılardır başarıyla sürdürdüğü spor yaşamının yanı sıra fotoğraf O’nun gerçek aşkı, tutkusu olmuş. Anlar O’nun karelerinde ölümsüzleşiyor, anlam buluyor.  Sevgiyi karelerine hapseden fotoğrafları, başarılı bir spor kariyeri… Ortak olan tek şey ise başarı… Siz okurlarımız için Kuzey Ertopaloğlu’yla söyleştik. O’nun birbirinden güzel sevgiyi anlattığı karelerinde fotoğrafı, sporu ve sevgiyi konuştuk.

 

Kuzey Ertopaloğlu kimdir?

1974 yılında Limasol’da doğdum. Çok küçük yaşlarda spor hayatına başladım. Uzun yıllar ülke sporuna katkı ve destek sağladım. Lise hayatımda amatör olarak başladığım fotoğraf hayatımda profesyonelliğe doğru ilerledi. Kısa bir dönem bile olsa fotomodellik geçmişim var. O dönemlerde çekim yapan arkadaşlarımın makinelerini alır, deneme çekimleri yapardım.  Bu çekimleri yaparken iyi bir göze sahip olduğumu da fark ettim.

 

“Her şeyi çektim”

 Kendime ait bir makine alarak gittiğim her yerde fotoğraf çekmeye başladım. Seyahatler, tatiller ya da yemeklerde ilgimi çeken her şeyi çekmeye başladım. Ardından İstanbul’a giderek profesyonel olarak bu işi yapan önemli insanlarla tanıştım, eğitimler aldım. Hobi olarak başladığım bu işte ilerleyerek profesyonelliğe doğru ilerledim.  2004 yılından itibaren bu iş bana aynı zamanda bir gelir sağlamaya başladı. Halen daha birçok dergi ve yayın kuruluşunda hizmet vermeye devam ediyorum.

 

“Fotoğraf yaşam nedenim”

Bir yandan da başarılı bir spor hayatın vardı. İkisinin hayatındaki yerini ifade etmeni istesek öncelikli olarak hangisini ifade edersin?

Fotoğraf… Fotoğraf benim yaşam şeklim, tutkum. Fotoğraf benim yaşam nedenim. Fotoğraf öyle bir tutku ki spor yaşamımın bile önüne geçti. Hayatın her anını, her karesini dondurmak ve onun altına imzamı atmak, iz bırakmak benim yaşam sebebim. Ben fotoğraf için hayatımdaki birçok şeyi feda ettim. Kendime ait olan bütün zamanı ise fotoğraf çekebilmek için harcadım. Hemen hemen 3 yıldır her gün fotoğraf çekiyorum…

 

“Ölümsüz aşkım fotoğraf”

İnsanlar kimi zaman mesleklerine de aşkla sarılırlar. Biliyoruz ki spora da duyduğunuz bir aşk var. Fotoğrafı ise yaşam sebebi olarak ifade ettiniz. Biri anı karelere hapsetmek, yani dondurmak; diğeri ise sürekli bir hareket... Birbirinden farklı iki işe duyulan bu sevgi nasıl ifade edilir sizin gözünüzden?

İlgi, alaka, tutku nasıl isterseniz o şekilde ifade edin ama yaptığınız işi ilk önce aşkla yapmanız gereklidir. Benim hayatımın ilk aşkı spor oldu. İlk aşkım spordu ama ölümsüz aşkım fotoğraf… Sporla hem aşkımı yaşıyorum, hem de sağlıklı bir yaşamın keyfine varıyorum. Hayatın tadıysa fotoğrafla yaşanıyor. Belirteyim benim için fotoğraf kelimesi sihirdir. Benim çektiğim her karede bir anlatım, bir duygu, bir ifade mevcuttur. Çektikten sonra o kareye baktığımda mutlaka bir kez daha etkileniyorum. Bunun yanı sıra o karelerin diğer insanlara da hitap etmesi lazım. Ben bunu yakaladığımı düşünüyorum.

 

“Sınırlandırılmasından yana değilim”

Sevgi fotoğraflarınızdan yola çıktık. Aşkı sevgiyi işinizle bağdaştırıp anlattınız. Birkaç gün sonra kutlanacak sevgililer gününe bakış açınız nasıl?

Ben sevginin ifadesinin bir günle sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Gerçekten özel duygularla birbirini seven iki insan, bunu tek bir günle kısıtlayamaz. Onlar için her an, her dakika dolu dolu aşkla geçmelidir. Birçok seven, sevgili bu güne önem veriyor ama ben belirttiğim gibi tek bir günle sınırlandırmaktan yana değilim.

 

“Bir daha o anları yakalamak mümkün değil”

Gittiğiniz her hangi bir yerde karşınıza çıkan aşıkları habersizce çektiğiniz olur mu?

Eğer gerçekten o anı yakalamışsam hiç düşünmeden fotoğrafımı çekerim. Sokağa çıktığım zaman gerçekten birbirine aşkla bakan, sevgiyle dokunan insanlar görürsem elbette ölümsüzleştirmek isterim. Çektiğim bu güzel kareleri de sevgililere hediye ediyorum. Çünkü o an bir daha yakalanması imkansız muhteşem bir güzelliğin de anlatımıdır.

 

Peki, her ne kadar bir günle sınırlı değil deseniz de sormak istiyorum. Sevgililer gününde özel hediye aldığınız biri var mı? Ve sizin hayalinizdeki hediye nedir?

Oğlum… O da bir sporcu ve benim hayattaki en değerli varlığım oğluma sevgililer gününde özel bir hediye vermek isterdim. O’na NBA oyuncularının fotoğraflarını çekip, hediye edebilirdim. En azında birkaç yıldız oyuncunun fotoğrafını çekerek vereceğim hediye çok anlamlı ve özel olabilirdi.

 

“Sadece sevgililerle sınırlı değil”

 İnsanın işine duyduğu, doğaya duyduğu, hayata duyduğu sevgi de çok özeldir. Toplum olarak her ne kadar aşkı iki cinsin birbirine duyduğu özel duygular olarak algılasak da bizler yaptığımız işe de aşkla bağlanmalıyız. İnsan çocuğuna da aşkla bağlanıyor. Aşk insanların hayatında sınırlandırılmamalı…

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ