21 Ekim 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hristofyas’ın kafası karışık
17 Nisan 2011 Pazar 14:46

Hristofyas’ın kafası karışık

Hristofyas’ın ortaya koyduğu ikilem: “Ya iki bölgeli federasyon ya da taksim”

Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, iktidardaki üçüncü yılını tamamlaması nedeniyle düzenlediği basın toplantılarından; Kıbrıs sorunuyla ilgili ikincisini Cuma günü yaptı.

 

Rum gazeteleri, Hristofyas’ın dün söylediklerini genellikle manşetlerinden ve geniş şekilde okurlarına aktardı.

 

Güneyde yayınlanan Fileleftheros gazetesi; “Downer Konusu Var… Hükümet BM Yetkilisinin Hareketlerinden Rahatsız… Başkan Kendini Yalnız Hissetmiyor” başlığıyla manşete çektiği haberinde, Hristofyas’ın; BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’ın hareketlerinden rahatsızlık belirttiğini ancak buna mukabil neler yapacağı konusuna girmediğini bildirdi.

 

Gazete, Hristofyas’ın, iç yönetim konularına değindiği ve sert bir üslup kullandığı daha önceki basın toplantısına kıyasla Cuma günkü basın toplantısında daha yumuşak bir üslupta konuştuğuna işaret etti.

 

 

Adaylık konusunu açık bıraktı

 

Rum Yönetimi Başkanı’nın dün; yeniden aday olma konusunu açık bıraktığını, Downer’dan rahatsız göründüğünü ancak bunların neler olduğunu ve bu konuda nasıl davranacağını açıklamadığını kaydeden gazete, Türk tarafına verdiği “hediyeleri” geri almayacağını söyleyen Hristofyas’ın, “ya federasyon ya taksim” ikilemini ortaya koyduğunu vurguladı.

 

Federasyon mu yıkıcı taksim mi?

 

Rum Yönetimi Başkanı’nın basın toplantısında söylediklerini ayrı başlıklar halinde okurlarına aktaran gazete haberinin “Hristosfyas’ın İkilemi Ya İki Bölgelilik Ya Taksim… ‘Federasyona Karşı Çıkamayız” başlıklı bölümünde şunları kaydetti:

 

“Başkan Hristofyas, bugün Kıbrıs sorununda var olan ikilemin; federasyon mu yoksa belirsiz ve ideal çözüm mü ikilemi değildir. Önümüzde duran gerçek soru; iki bölgeli iki toplumlu federasyon mu yoksa yıkıcı taksim mi sorusu olduğuna işaret etti.

  

“Taksim gündeme gelecek”

 

Hedefin; tutarlı ve birleştirici kurum ve yetkiler olduğunu, gevşek bir federasyon olmadığını vurgulayan Hristofyas ‘Federasyon çözümüne bizim tarafça karşı çıkılması halinde uluslar arasındaki itibarımızın yıkılacağı ve Türkiye ile Kıbrıs Türk liderliğinin; uzlaşılmış çözüm zemininden kurtulmasına olanak tanıyacağı ve matematiksel olarak taksimi gündeme getireceği görüşündeyiz’ dedi.

 

Başkan Hristofyas iktidara geldiği dönemde yaptığı ilk konuşmasında doğrudan müzakerelerin yeniden başlaması için; 1-prosedürün güvence altına alınması ve 2-müzakere zemininin net olarak belirlenmesi şeklinde net iki hedef koyduğunu hatırlattı.

 

Haravgi haberi; “Birlikte Başaracağız” başlığıyla manşete çekti ve Hristofyas’ın; iki bölgeli iki toplumlu federasyona karşı çıkan ve imkansızı, ideal çözümü isteyenleri “Taksim ülke için mahvoluştur. Taksim ile vatanımızın yarısını kesin şekilde kaybedeceğiz” sözüyle uyardığını vurguladı.

 

“Kıbrıs aidiyetli prosedür”

 

Hakemlik ve suni takvimlerin her türlüsü dışarıda bırakılarak ‘Kıbrıs Aidiyetli’ bir prosedür olmasının sağlandığını söyleyen Hristofyas ‘bu prosedürün kurumsallaşması bizi; hakemlik ve dar takvimlerin çözüme değil çıkmaza sürüklediği geçmişteki tehlikeli patikalardan koruyor’ ifadesini kullandı.

 

 

“Tehlikeli değil akılsız”

 

Hristofyas, prosedürün güvenceye alınmasının bizim taraf için ‘koruyucu ağ’ olarak işlediğini söyledi ve Kıbrıs sorunundaki deneyimin; prosedürün özün bir parçası da olduğunu öğrettiğine işaret ederek ‘Ancak, geçmişteki çıkmaza sürükleyen hataların tekrarının; tehlikeli demeyim ama; akılsız olacağını söylemem gerek’ dedi, şunları ekledi:

 

‘Kıbrıs Türk liderliği ile Türkiye’nin halen prosedürün değiştirilmesini önerdiği biliniyor. Derhal dörtlü veya beşli konferans çağrılmasını ısrarla öneriyorlar. Bu öneriyle öncelikle istedikleri; sahte devletin yükseltilmesidir. Paralel bir tehlike daha var. Öteki tarafın tavrı değişmezse, ya yeni bir hakemliğe veya top yükün çıkmaza sürükleneceğiz ki bu da sorunun halli için diğer tercihlerin önerilmesine olanak tanıyacak. Böyle bir gelişme muhtemelen Türkiye’nin suçlarından arınmasını gündeme getirecek.

 

Türkiye’nin rolü yükseliyor

 

Türkiye’nin uluslararası alandaki rolü yükseliyor. Bu yükseliş Türkiye liderliğinde kibir ve kincilik yaratıyor. Türkiye; Adalet ve Kalkınma Partisi’nin varlığıyla Türkiye’de; Arap ve diğer İslam ülkelerine örnek bir yönetim modeli önererek yeni bir ‘ideolojik yayılmacılık’ politikası uyguluyor. Uluslar arası unsur; özellikle de BM ve AB teorik açıklama ve teyitlere kanmamalıdır. Türkiye, Kıbrıs’taki faaliyetleriyle değerlendirilmelidir. İşte tam da bu nedenle; haksız şekilde kendi tarafımızı suçlamak yerine birlik olarak Türkiye’nin metotlamalarını teşhir etmek üzerinde odaklanmamız gerektiği görüşündeyiz.”

 

Şartlı adaylık

 

Rum Yönetimi Başkanlığı’na yeniden talip olma ihtimalini de açık bırakan Hristofyas, bu konuda yine şu iki şartı koştu: “Çözüme yakın olursak veya anlaşmaya imza atarsak ve bunun hayata geçirilmesi gerekirse…”

 

Kıbrıs doğrudan müzakereleri kapsamında masaya koyduğu önerileri (dönüşümlü başkanlık, çapraz oy, 50 bin TC kökenli Kuzey Kıbrıs vatandaşının çözümden sonra da Ada’da kalması) geri çekip çekmeyeceği sorulan Hristofyas, bu konuda DİKO’ya gönderdiği ve gelişmelere göre bütün ihtimalleri açık bıraktığı mektubuna atıf yaptı.

 

 

Eroğlu reddetti

 

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun dönüşümlü başkanlığı ve ağırlıklı oyu TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği mektupla reddettiğini söyleyen Hristofyas, kendisinin de bunları geri çekmesinin akıllı bir iş olup olmayacağını sordu, TC kökenli Kuzey Kıbrıs vatandaşları konusuna değinirken; gidecek olanların sayısının hiç anılmadığını söyledi.

 

Habere göre BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’ın faaliyetlerinden rahatsız görünen Hristofyas, tepkilerle ilgili her duyduğunu özümseyip BM yetkilisiyle yüz yüze görüştüğünü söyledi. Hristofyas, Downer’ın gerçekçi ve objektif olması, kazara veya kasti yanlışlardan kaçınması gerektiğini söyledi.

 

Hristofyas’ın reçetesi

 

Gazete haberinin; “Beni İki Yılda Değerlendirin… Hristofyas’ın Reçetesi Federasyonda Israr ve Türkiye’ye Baskı” başlıklı bölümünde, Hristofyas’ın basın toplantısı sırasında Kıbrıs sorunundaki politika ve icraatlarını; çözüm için tek yol ve tehlikeli gelişmelerden kaçmak için yegane emniyet sübabı olarak gösterdiğini ve sık sık; federasyon çözümü arayışlarındaki öteki tarafa; daimi taksime işaret etmeyi ihmal etmediğini yazdı.

 

Başkanlık yaşam hedefi

 

Rum halkından; kendisini, 2 yılı daha olan görev süresi bitmeden değerlendirmemesini isteyen Hristofyas, Kıbrıs sorununun çözümüne yakın olunması veya anlaşmanın imzalanması ve uygulamaya konulma safhası olursa yeniden aday olabileceğini söyleyerek, “Aday olma kaygısında değilim. Başkanlık benim için yaşam hedefi değil. Bu riski tek bir hedefle aldım; mümkünse Kıbrıs sorununu çözmek…” ifadesini kullandı.

 

 

Kuzeydeki mitinglerle oluşan hava

 

Habere göre, Kuzey Kıbrıs’tagerçekleştirilen mitinglerle oluşan havanın müzakereleri etkileyip etkilemeyeceği sorusuna muhatap olan Hristofyas, “Ankara ve Kıbrıs Türk liderliği tepki göstermese de Kıbrıslı Türklerin bu hareketleri ile siyasi mesajlar gönderdiğinin farkındadırlar. Eroğlu üzerinde ne derece gerçek bir baskı unsuru olacağı bizim tarafı da düşündürmeli” yanıtını verdi.

 

Eroğlu tezlerini sertleştirdi

 

Prosedürle birlikte, müzakerelerin zeminini belirlemeyi de başardıklarını söyleyen Hristofyas, şu izahta bulundu:

 

“İki bölgeli iki toplumlu; BM Güvenlik Konseyi kararlarında tarif edildiği şekliyle siyasi eşitliği olan federasyon taahhüdü iki tarafça yeniden teyit edildi. Kıbrıs Türk tarafı ilk kez tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslar arası temsiliyeti kabul etti. Bu anlaşma 23 Mayıs ve 1 Temmuz 2008 ortak açıklamalarında yer alıyor. Bu olgu zemini güçlendirdi ve doğrudan müzakerelerin yapılabilme olanağı yarattı. Bu zemin BM Güvenlik Konseyi’nin bir dizi kararında da benimseniyor”.

 

Hristofyas, Cumhurbaşkanlığı’nı Deviş Eroğlu’nun devralmasından sonra Kıbrıs Türk tarafının sorunun çeşitli yönlerine ilişkin tezlerinin sertleştiğini ve Türk tarafının; müzakerelerin, Ada’da iki ayrı varlık olduğunu olgu olarak kabul etmesi gerektiği felsefesi güttüğünü, kendilerinin bunu kabul etmelerinin söz konusu olmadığını söyledi.

 

Kıbrıslı Türklerin bilmesi gerekenler

 

Kıbrıslı Türklere de mesaj vermeyi ihmal etmeyen Hristofyas, “Kıbrıs Türk toplumunun Ankara’nın boğucu kucaklamasından muzdarip olduğunu” öne sürdü, şunları söyledi:

 

“Kıbrıslı Türklerin son mitingleri ve diğer eylemleri bize bunu gösteriyor. Bizim rolümüz; Kıbrıs Türk toplumuna dostluk elimizi uzatmak ve destek olmak olmalıdır.

 

Resmi Kıbrıs Rum liderliğinin, Kıbrıs sorununun çözümü için kendileriyle işbirliğine hazır olduğunu bilmek Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıs Türk toplumunun ilerici güçleri açısından çok önemlidir. Sorunun çözümü için Kıbrıs Türk ve Türk liderlikleriyle birlikte çalışmaya hazırız.

 

 

“2012’den önce çözüm istiyoruz ama...”

 

Simerini de ilgili haberlerine;2012’nin ikinci yarısında AB dönem başkanlığını Güney Kıbrıs tarafından devralınmasından önce, Kıbrıs sorununun çözülmesini istediğini söyleyen Hristofyas bunu; Cumhurbaşkanı Eroğlu ve BM Özel Danışmanı Downer’la Perşembe günkü akşam yemeği sırasında da söylediğini açıkladı.

 

Hristofyas, “Ancak bu, herhangi bir çözümü kabul ettiğim anlamına gelmez ve Dimitris Hristofyas satıcı veya pazarlamacıdır, Kıbrıs halkının haklarını satacak şeklinde algılanmaması gerekir” ifadesini kullandı.

 

 

Çıkmaz durumunda tek çözüm yolu…

 

Alithia haberi; “Çıkış Yolu, Sorumluluk Yüklemek” başlıklı haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas ve Rum müzakere grubunun Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile müzakere masasında karşılaştıkları zorluk ve uzlaşı eksikliğinden çıkış yolu bulacak durumda olmadığını, tek ümitlerinin; 12 Haziran’daki seçimlerden sonra Türk hükümetinin tavır değişmesi olduğunu yazdı.

 

Habere göre Hristofyas dünkü basın toplantısında; Haziran’daki seçimlerden sonra da çıkmaz olması durumunda Rum tarafı için alternatif çözümün; çözümsüzlüğün sorumluluğunun Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk tarafına yüklenmesi olduğu imasında bulundu, ancak bunun bir alternatif olduğunu belirterek, kendisi için; seçildiği 2008’deki hükümet programında yer alan iki bölgeli iki toplumlu federasyondan başka çözüm modeli olmadığını vurguladı.

 

YORUMLAR
FEDERASYON
OSMAN HAKLIGİL
Hristofyas önce federasyonun tarifini yapmalıdır.Onun bahsettiği federasyon adında Kıbrıs cumhuriyetinin bir versiyonudur.iki bölgeli iki kesimlifalan diyorlar.Federasyon iki veya daha fazla federe devletten oluşur.ülkeyi ise federal hükümet temsil eder.yani dıştan bakıldığında(ulusarası) tek bir devlet ama içte iki veya daha fazla devlet olabilir.Federal Almanya ama orda 16 federe devlet vardır Hristofyas ise tek devletve iki bölge , bu bölgeler herhalde muhtarlar tarafından mı idare edilece
17 Nisan 2011 Pazar 18:30
94.78.81.10
ÜYE İŞLEMLERİ