27 Mayıs 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hey gidi yıllar…
14 Mayıs 2013 Salı 09:50

Hey gidi yıllar…

Vadili köyünde doğan 84 yaşındaki Mustafa Dermay, hayatının inişli çıkışlı yıllarını Haberdar Gazetesi’ne anlattı…

Devrim DEMİR

21 yaşında 3 Lira ile Leymosun’dan yola çıkarak İngiltere’ye bulaşıkçı olarak giden Mustafa dede, İngiltere’ye ayak basar basmaz bir Rum’a sattığı saatle hayata başladığını belirterek yurtdışındaki mücadelesini ‘sabır ve şükür’ vurgusuyla anlattı…

 

Mustafa dede 18 yaşında evlendiğini ve o dönemlerin ‘fakirlik zamanı’ olduğunu söyleyerek düğün yapamadıklarını söyledi. 21 yaşında cebinde 3 Lira ile Leymosun’dan yola çıkarak İngiltere’ye çalışmak için giden Mustafa dede, büyük zorluklarla yeni bir hayat kurmaya çalışarak 2 yıl sonra rahmetli eşi Mümüne nineyi de yanına alarak hayatın zorluklarına karşı birlikte mücadele etmeye başlarlar…

 

İngiltere’deki hayatına bulaşıkçı olarak başladığını anlatan Mustafa dede, 28 sene İngiltere’de yaşadıktan sonra eşi Mümüne nene ve 3 çocuğuyla KKTC’ye dönerek Demirhan köyünde yaşamaya başlarlar…

 

3 ay öncesine kadar çok sağlıklı biri olduğunu anlatan Mustafa Dermay, sağlığının çok bozulduğunu ve her gün için biraz daha geriye doğru saydığını söyledi. 52 yıllık hayat arkadaşını kaybettikten sonra, bir çok ameliyat geçirdiğini belirten Mustafa dede, yine de evlatları ve torunları için mücadele ettiğini vurguladı.    

 

“Saatimi bir Rum’a sattım”…

Mustafa dede İngiltere’ye adım attığı an unutamayacağı bir anısını da paylaştı; “Cebimde Londra’ya gitmek için 3 Liram var; yola çıkana kadar 2 şilinim kaldı. … Vardık İngiltere’ye… Bir kahve vardı Türklerin gittiği… Parasız olduğum için saatimi satmaya karar verdim. Bir tane Rum vardı; tabi saati görünce hemen cebinden 5 Sterlin çıkardı ve sattım saatimi”

 

“Bulaşıkçı olarak başladım”…

İngiltere’ye ayak basar basmaz yaşadığı zorluklarla nasıl mücadele ettiğini gözleri uzaklara dalarak anlatmaya devam ediyor Mustafa dede…

“Orda Mehmetçikli Mehmet Emin isimli biriyle tanıştım. Onunla birlikte kalmak için anlaştık, o uzun yıllardır İngiltere’de oturuyordu. 15 Şilin haftada ev kirası vermeye başladım. Ertesi gün iş bulma dairesine götürdü beni Mehmet Emin ve kart çıkardı bana 1 hafta sonrada iş buldum. İsmini hatırlayamadım şimdi bir restorantta bulaşıkçı olarak başladım İngiltere’deki hayatıma”

 

“Gideceğim gün yanağından öptüm”

10 yıl önce eşini kaybeden ve hala eşinin sevgisiyle yaşayan Mustafa dede, İngiltere’ye gideceği gün kulağına bir şey söyleyecek diye o yıllarda nişanlısı olan Mümüne neneyi yanağından öptüğünü anlatıyor;

“18 yaşında evlendim ben kızım, nikâhımız kıyıldı o zaman fakirlik çoktu düğün yapamadık. Şimdiki gibi modern zaman değildi çiftler düğün olana kadar ayrı evlerde kalırdı. Nikâhımız kıyıldı Mümüne nenenle ben Londra’ya gittim. İngiltere’ye gidene kadar benim nikâhlım olan Mümüne nenenle hiç görüşmedik. İngiltere’ye gideceğim gün ‘yanacığından’ öptüm ve 2 yıla kadar onu yanıma alacağıma söz verdim”

 

“O gelince hayatım başladı”…  

Mustafa dede, 52 yıl süren evliliklerini ve çok sevdiği eşini gözleri dolarak anlattı; “Londra’ya gittim 2 yıl sonra söz verdiğim gibi aldım Mümüne neneni... 52 yıl süren çok güzel bir evliliğimiz vardı, beraber çalıştık. Orada terziydi; evde terzilik yapardı. Mümüne nenen öyle güzeldi ki havaalanında onu ben kendim karşıladım, ağladım karşımda görünce kendini... Simsiyah kıvırcık saçları vardı, gözleri de simsiyahtı çok güzeldi. Hayat, eşimin yanıma gelmesiyle başladı benim için”

 

“Sırtındaki entari ile geldi”…

Mustafa dede bir o dönem fakir ama huzurlu olduğunu anlatarak sözlerine şöyle devam etti;

“Mümüne nenen sırtındaki elbise ile geldi İngiltere’ye. Sevdik birbirimizi severek aldık, birbirimize destek olduk. Bir dükkâncık vardı unutmam hazır urubalar satardı, anlaştım dükkancıynan ve haftada 2 şilin ödemek şartıyla çok sayıda kıyafet aldım Mümüne nenene. Çok güzel günlerimiz geçti bu güzel mutlu evliliğimden 3 tane çocuğumuz oldu 2 kızım 1 oğlum var ve 3 tanede toruncuğum var”

 

“Her şeye sahip olduk”…

Londra’da bulaşıkçı olarak hayatına başlayan Mustafa dede, eşi Mümüne nenenin de kendisine destek olmasıyla her şeye sahip olduklarını anlattı;

“Çok işledik, ezildik kızım ama her şeye alnımızın teriyle sahip olduk. Restoran, ev, araba sahibi olduk. Sonra sebzecilik işi yapmaya başladım ve dükkân satın alarak sebzecilik yapmaya başladım. 1951 yılında gittiğim Londra’dan 1979 yılında geri dönüş yaparak Demirhan’a yerleştik. Bugün oturduğum evi Kaymakamdan satın aldım Türk malıdır bu ev”

 

“Kansere yenildi”…

Her kelimesinde eşi Mümüne’yi ne kadar çok sevdiğini anlatıyor Mustafa dede ve 10 yıl önce onu nasıl kaybettiğini gözlerinden akan yaşlarla anlatıyor; “52 yıl süren her günü benim için güzel anılarla dolu dolu bir evliliğim oldu Mümüne nenenle ama 10 yıl önce 71 yaşında kansere yenik düştü kurtaramadık. Evlatlarım, torunlarım ve torun çocuklarımla hayat devam ediyor bir şekilde”

 

“Çok ameliyatlar geçirdim”

40 sene öncesine kadar içkiyi sadece mutlu aile ortamlarında içtiğini söyleyen Mustafa dede, “ Ne zaman aile mutluluk muhabbet için bir araya gelse, oturup içerdik eğlence olsun diye. Kestim ama Mümüne neneni kaybedince çok hastalık geçirdim ameliyatlarımın hangi birini saysam sana… Mide, prostat, kör bağırsak ameliyatları geçirdim ama hayattan vazgeçmedim. 3 aya kadar benden sağlıklı adam yoktu kızım, tüm işlerimi evlatlarıma eziyet çektirmeden ben yapardım. Bir süpürge almalarına yüreğim izin vermezdi ama 3 aydır her gün için sağlığım biraz daha geri gider. Bütün gün evdeyim, bazı saat arkadaşlarıma kahveye gider yine gelirim” diye konuştu. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ