22 Kasım 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Herkes okumanın peşine düştü”
01 Mayıs 2011 Pazar 09:32

“Herkes okumanın peşine düştü”

Fabrikasyon sistemine geçilmesi ile el emeği göz nuru ürünlerimiz rağbet görmüyor... İşte onlardan biri...

Yurdagül BEYOĞLU

 

Fabrikasyon ürünlerin tercih edilmesiyle birlikte rağbet görmeyen bir mesleğe dönüşmüş Marangozluk. Eskiden evlenecek birçok çiftin evini döşeyen ve 20-30 yıl sonra da bu eşyaların zamana meydan okuduğunu görüp meslekleriyle gurur duyan marangoz ustaları, bugün karınlarını zor doyuruyor.

 

Buna karşın yine de kırılmıyor bu ustalardan bir olan Selahattin Ünveren ve ağzından şu kelimeler dökülüyor: “insanlar bol çeşit, ucuz fiyat istiyor”

 

40 yıldan bu yana marangozluk yapıyor. Sayısız evi döşemiş. Mobilyanın her türlüsü geliyor elinden. En çok da sandalye...

 

Hayıflanıyor; “Nevzat ustamız vardı, o da gitti” diyerek…

 

Selahattin Ünveren, Arabahmet Küfizade Sokak’ta marangozluk yapıyor. 74’den bu yana Arabahmet’te… Sorularımıza kısa yanıtlar veriyor Ünveren…

 

Başını kaldırmadan, sandalyeyeyle uğraşarak…

 

 

Soru: Kaç yıldır marangozluk yapıyorsunuz?

 

40 yıldan fazla olabilir. Baba mesleğim değildi. Tepebaşı'ndan geldim. Eski ismi Yorgo. 1974’den bu yana da buradayız.

 

 

Soru: Ne tür mobilyalar yapıyorsunuz? Sadece sandalye mi?

 

Mobilyanın her türlüsünü yapıyoruz. Ama artık pek rağbet yok. Hazıra döndü millet. Bizim işi yapan da pek kalmadı. Eski ustalarımızın çoğu öldü, gençlerde bu mesleği istemiyor. Şimdilerde hazır mutfak yapıyoruz. Eskiden koltuk takımı, yatak odası takımı yapıyorduk. Şimdi onları isteyen yok. Estetik ve ucuzluk bakımından onları tercih ediyorlar.

 

 

Soru: El yapımının dayanıklı olduğunun bilinmesine rağmen niçin rağbet yok?

 

Bizim yaptıklarımız gerçekten çok dayanıklı. 30 senelik sandalyem var. 1990 yılına kadar işler iyiydi. 2000’den sonra hazır gelmeye başlayınca bizim iş temelli çöktü. Dedim ya; hazırlar hem ucuz hem bol çeşit var.

 

 

Soru: Mesleğinizi yapanların hayatta olmadığını söylediniz, gençler sizin mesleğinizi öğrenmeyi talep ediyor mu?

 

Birçok meslek gibi bizim mesleğe de talep yok. Kimse sanat öğrenmek istemiyor. Herkes okumanın peşine düştü. Kimse gelmez bu işi öğrensin. Gelip çalışan yok. Belki haklılar çünkü kolay para kazanılmıyor bu meslekte.

 

 

Soru: Meslekte kazandığınız para sizi tatmin etti mi?

 

2000 yılına kadar kazandığım para tatmin etti. Çocuklarıma birer apartman dairesi alabildim başka bir şey yok. Bundan sonrası ise mecburiyetten. Bu yaştan sonra başka iş yapamam, kimsenin yanına gidip çalışmamam. Üç-beş kuruş da olsa bu dükkanda oyalanıyorum. Mesleğimi seviyorum. Zaten sevmesem yapamazdım.

 

 

Soru: Kaç evi döşediniz?

(Gülerek)çok kişinin evine eşya yaptım. Geçenlerde kadının biri bir sandalye getirdi ‘2 sene kullanamadık’ dedi. Oysa benim yaptıklarım 30 yıldır ayakta. Bu insanı mutlu ediyor. Şimdikilerde işçilik yok, malzeme yok. Fabrikanın yaptığı ucuza mal oluyor. Yüzlercesi birden çıkınca ucuz tabi. Biz teker teker delip vidalıyoruz. Şimdi eskisi gibi mobilya yaptıran olmayınca eskileri tamir etmeye başladık. Ufak tefek işlerle oyalanıyoruz.

 

 

Soru: Yetkililerden bir talebiniz olacak mı?

 

Yerli üretimi desteklemeleri lazım. Her şeyin hazırı iyi değil. Sağlamlığın ön plana çıkarılması gerekiyor. Lefkoşa’nın içinde böyle işyeri kalmadı. Burayı yayalaştırmaya çalışıyorlar. Bize sanayi bölgesinde bir yer verirlerse iyi olacak. Lefkoşa’nın içinde insan da kalmadı. Bir Nevzat Ustamız vardı, o da gitti.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ