19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Halka ve çevrecilere seslendiler !
27 Ocak 2012 Cuma 10:43

Halka ve çevrecilere seslendiler !

RIXOH firmasının KKTC Koordinatörü Paşa ile petrol uzmanı Kocagazioğlu petrol dolum tesisi hakkında bilinmeyenleri ve tüm merak edilenleri Haberdar'a açıkladı..

Yurdagül BEYOĞLU

 

Büyükkonuk’a yapımı planlanan petrol dolum tesisi ile adını duyuran RIXOH firmasının KKTC koordinatörü Hüseyin Paşa, projenin çevreye hiçbir olumsuz etki yapmayacağını kaydetti.

 

Petrol dolum tesisiyle birlikte bölgeye altyapı hizmetleri götüreceklerini, hastane yapacaklarını belirten Paşa, tesisin ülkeye büyük katkı sağlayacağını vurguladı.
 

Bakanlar Kurulu’nun petrol dolum tesisi kurulmasına ilişkin aldığı kararın Anayasa’nın 38, 39 ve 40’ıncı maddelerine aykırı olduğu iddialarını da yanıtlayan Paşa “100 metrelik sahil şeridi içinde kalan bölgelerde sadece kamu yararına uygun ve gerekli tesisler kurulabilir deniyor. Peki bu tesis kamu yararına değil mi? Devlete girecek para kamuya ait değil mi? İstihdam edilecek 300 kişi kamu değil mi? Buraya yapılacak liman kamu denetiminde değil mi? 49 yıllığına kiralanacak, 49 yılın sonunda tesis devlete kalacak. Bu kamu değil mi?” ifadelerini kullandı.

 

Haberdar Gazetesi’ne konuşan Petrol Uzmanı Hasan Şadi Kocagazioğlu’da yapımı planlanan tesisin çevreyi kirletmeyeceğini kaydetti. Bu tesislerin ve gemilerin bir standardı olduğunu anlatan Kocagazioğlu, dünyadaki örneklerin gidip görülebileceğini ifade etti.

 

RIXOH firmasının KKTC koordinatörü Hüseyin Paşa ile petrol uzmanı Hasan Şadi Kocagazioğlu petrol dolum tesisi hakkında bilinmeyenleri ve tüm merak edilenleri Haberdar Gazetesi’ne açıkladı.

 

 

 

 Petrol Uzmanı Hasan Şadi Kocagazioğlu:

 

“Ekolojik dengeyi bozmak bir yana koruyor…”

 

30 yıldır bu sektördeyim. Dünyanın her yerinde çalıştım. Çok büyük bir sektördür. Dolayısıyla üzerinde en fazla çalışılan sektördür. Biz halkın aldığı nefesi kirletemeyiz. Bırakın ekolojik dengeleri bozmayı, bilakis o dengenin korunmasına yardımcı oluyoruz. Ekonomik bir kalkınma için bu tür tesisler gereklidir. Çevreci arkadaşlar ekolojik dengeyi bozacak diye karşı çıkıyorlar. Onlara Adana Ceyhan’daki tesisi örnek verebilirim. Adana’daki, İskenderun’daki dolum tesisinin yanında denize giriyoruz. Hepsi mavi bayraklı plajlar.

 

 

Gemiler pislik bırakmıyor…

 

Çünkü o gemiler pislik bırakmıyor. Bunu açıklayayım; Son 20 yıldır hiçbir petrol gemisi kargo tanklarına balast suyu (deniz suyu) alamaz. Bu yasaklanmıştır. Gemilerin inşası esnasında gemi mühendisleri balast için ayrı tanklar imal etmeye başladılar. Bu su temiz, deniz suyudur. Her zaman devir daim eder. Çevreci arkadaşların deniz kirletme hadisesi eski tip gemilerde olmuştur.

 

 

Botaş’ta ceylanlar, kunduzlar…

 

Ceyhan Botaş’da ceylanlar geziyor. Kunduzlar var, susamurları var, şahinler var. Orada avlanmak yasak. Dolayısıyla doğal dengenin bozulması bir yana doğal denge korunuyor.

 

 

 

Son 20 yıldır Botaş personelinde kanser vakası yok…

 

 

Son 20 yıl içinde Botaş personeli arasında herhangi bir kanser vakası görülmedi. Buna bakmak lazım. Demir Çelik Tesisleri’nde çalışanın yüzde 20’si kanser. Kimse işin o yönünü araştırmıyor. Balığımızı oradan yiyoruz.

 

 

Herkes mutlu, çünkü para akıyor…

 

Tatilimizi orada yapıyoruz. Etrafında çok verimli portakal bahçeleri var. Ekonomik açıdan baktığımızda eskiden çiftçiler tarlanın bir dönümü 1 milyara (eski TL ile) giderken, şimdi 150 milyara gidiyor. Herkes çok mutlu çünkü para akıyor. Fakir insan kalmadı.

 

 

Amerika sistem getirdi, konu bitti…

 

Eski tip gemiler benzin aldığı tanka deniz suyu alıyordu. Sonra bunu denize, okyanusa basıyordu. Şimdi Amerika “Segregate balast sistem” i getirdi ve bu konu dünyada bitti. Şimdi bu tesislerin yanında plaj var çünkü gelen gemiler pisliği bırakmıyor.

 

 

Tanktan sızıntı olur mu?..

 

Çevrecilerin bir başka tedirginliği de “tanktan sızıntı olursa.” Söylediğim gibi eskiden daha ilkeldi. Sızıntılar olabiliyordu. Şimdi yüzer tavanlar yapıldı. Tankın içinde yapışıyor. Hiçbir sızıntıya mahal vermiyor. Bu yüzer tavanlar ürün seviyesi üzerindedir. Gemilerde zaten bu sistem var. Kara tankında da bu sistem olacak.

 

 

Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz çıkarılacak…

 

Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz nihayetinde çıkartılacak. Türkiye’nin bu tesise ihtiyacı var, Rum tarafının ihtiyacı var, KKTC’nin ihtiyacı var. Siz isteseniz de istemesiniz de bu gelmek zorunda. Bize düşen tek görev, çevreye uygun tesisler ve terminaller yapmaktır. Bu konudaki dayanağımız APİ (Amerikan Petrol Enstitüsü) standartlarıdır. Orada “gazı şöyle uçuracaksınız, toprağı şöyle yalıtacaksınız, geçirgenliği şöyle önleyeceksiniz” gibi standartlar var. Onlara uyacaksın.

 

 

Kıbrıs Rum kesimi hoplayacak…

 

1 milyon 200 metreküplük bir tesis. Buraya petrol stokladın ve bir Avrupa ülkesi “ben bu petrolü almak istiyorum” dedi mi Rum kesimi hoplayacak. “Burası tanınmamış” diyecek. Alıcı ülke de, “Bu hem ucuz, hem temiz. Alacağım” diyecek. Nasıl ucuz olacak? Bizim ucuzluğumuz her yere yakın olmamızdan kaynaklanacak. Alıcı navlundan kazanacak. Hürmüz Boğazı'ndan getirmek ne kadara patlar, KKTC’den getirmek ne kadara patlar?

 

 

 

RIXOH firmasının KKTC koordinatörü Hüseyin Paşa:

 

“Bu işin standardı var”

 

Çevreciler bazı gerekçelerle karşı çıkıyor. Siz evinizdeki havuzu düşünün. Suyun kaçmaması için gereken neyse yaparsınız. Aynı şeyi tankta da yapacaksınız. Bu büyük bir yatırım. Ülkenin geleceğini tümüyle etkileyecek, Güney Kıbrıs’la tüm ekonomik dengeleri olumlu yönde değiştirecek bir yatırım. Bu iş için ilk yıl 137 milyon dolar yatırılacak. İkinci yıl 49 buçuk milyon dolar, üçüncü yıl için 43 buçuk milyon dolar. Buna paralel olarak da 300 kişi bu tesiste çalışacak.

 

 

KKTC tarihinin en büyük yatırımı…

 

KKTC tarihinin en büyük yatırımı bu tesis. Ülkemizin en büyük sıkıntısı olan ambargoyu kıracak. Dünya sadece AB’den müteşekkil değil. Arap ülkeleri var, Rusya var, Amerika var, Türki devletler var. Bunlar petrolle uğraşan ülkeler ve hiçbiri AB üyesi değil. AB, petrolün sadece tüketim kısmında.

 

 

Siyasi güç dengelerini bozacak…

 

Şimdi KKTC gibi tanınmamış bir ülkeye böyle bir yatırım geliyor. Adadaki siyasi güç dengelerini bozacak. Petrol Dolum Tesisi, dengeleri dünya nezdinde lehimize çeviren bir projedir.

 

 

Neden Kıbrıs?..

 

Neden Kıbrıs diye soracak olursanız, Kıbrıs Akdeniz’de stratejik bir ada. Rusya’dan gelen, Afrika’dan gelen, Süveyş Kanalından gelen gemilere en uygun adres. Dünyanın tam ortası da diyebiliriz. Libya, Tunus, Malta, Afrika yakın. Dolayısıyla stratejik konumundan dolayı seçildi. Ben Kıbrıslıyım. Böylesi stratejik bir yatırımın ülkemizde olmasını istedik.

 

 

İşsizliğe çare olacak…

 

Sosyal yaşama, işsizliğe çare olacak. Devlet hazinesine ciddi katkı koyacak. Belediyelere ciddi mali imkan sağlayacak. Tesis çalışmaya başlayınca devletin yıllık alacağı 28 milyon dolar. Belediyenin alacağı 1 milyon 200 bin dolar. Bunlar direk kasaya girecek. Bunun yanında römorkör hizmetleri, liman hizmetleri, acentelik hizmetleri olacak.

 

 

Tüm iaşeler Kıbrıs’tan…

 

Bu tesisin inşasında 3 yıl boyunca 750 kişi çalışacak. Bunların yeme içmesi KKTC’den karşılanacak. Esas getiri tesis hizmete girdikten sonra olacak. Gelen geminin 50 kişilik tayfası bir hafta kalacak, yiyecek, içecek, dönüşte hediyelik alacak. Gemi ayrılırken her türlü kumanyayı alacak.

 

 

Tam teşekküllü bir hastane yapılacak…

 

Buraya, bu tesisle birlikte tam teşekküllü bir hastane inşa edip, devlete hediye edeceğiz. Bakıyoruz, bölgeye en yakın hastane Girne 65, Mağusa 40, Lefkoşa 85 kilometre. O yüzden hastane şart.

 

 

Bakanlar Kurulu istihdamla ilgili şart koştu…

 

Bakanlar Kurulu rezerv ettiği arsa için istihdamlarla ilgili şart koştu. “İstihdam politikası noktasında önergeyi sunan bakanlıkla mutabakat sağlanması koşuluyla” diyor burada. Adam gemiyle kaçak geldi, burada çalıştıramazsınız. Zaten biz büyük oranda burada yaşayan köylüleri istihdam etmeyi düşünüyoruz.

 

 

20 futbol sahası büyüklüğünde...

 

 Geçtiğimiz gün çevre örgütünden birisi “5-6 kişi çalıştıracaksınız” dedi. Arazimiz 160 dönüm civarında, 20 futbol sahası büyüklüğünde bir yer. Sadece temizlik için hademe alsak 15-20 kişi ister. Çalışacakların tablosu uzmanlar tarafından hazırlanmıştır. Hepsi isimlendirilmiştir.

 

 

Alt yapıyı biz götürüyoruz…

 

O bölgede hiçbir gelişim yoktur. Oraya alt yapıyı biz götürüyoruz. Bu elektriği götürürken, bu telefonu, suyu, interneti götürürken bu insanlar yararlanmayacak mı? Adamın orada tarlası var atılı durur. 500 sene dursa bir şey olacağı yok. Bu sayede topraklar değerlenecek, hayat gelecek.

 

 

Hisselerin dağılımı şöyle…

 

Firmanın adı RIXOH İnvestment LTD. Tesisin yüzde 90’ı Halis Bektaş’ın. Bektaş İsviçre vatandaşı. Diğer yüzde 10 hisse ise Kıbrıslı işadamı Mehmet Karalim’in. Ben şirketin Kıbrıs’taki koordinatörüyüm. İzinleri almaya çalışıyorum. Çok önemli prosedürler var ve 1 buçuk yıldır bu prosedürleri takip ediyorum. Tüzükle birlikte buraya geldim. Her şeyimiz açık, gizleyecek hiçbir şey yok.

 

 

Rumlar da projeye dahil olmak istedi…

 

Rumlar ÇED raporu hazırlayan firmayla temas kurdular. Firmaya “biz projeyi beğendik, aracı olun.” dediler. Biz kabul etmedik. Rum kesimi de zaten bir yıl önce 900 bin metreküplük bir tesisin yapımına başladı. Onlar şimdilik bir adım önde ancak bizim tesisimiz daha büyük olacak.

 

 

Rum tarafında çevreciler tepki vermedi…

 

Rum tarafındaki çevreciler tepki vermedi. Hem patlama olan tesisin hemen yanına kuruluyor bu dolum tesisi. Batısında Limasol, doğusunda Terazi limanı var. Rum da biliyor ki tedbir alındıktan sonra kimseye zararı yok.

 

 

Biz Karpaz’ın talihini değiştireceğiz…

 

Biz Karpaz yarımadasının ve adanın makus talihini değiştirmek için yola çıktık. Anayasa’nın 38, 39 ve 40. Maddesine aykırı olduğunu söylüyorlar. Bu maddelerde 100 metrelik sahil şeridi içinde kalan bölgelerde sadece kamu yararına uygun ve gerekli tesisler kurulabilir deniyor. Peki bu tesis kamu yararına değil mi? Devlete girecek para kamuya ait değil mi? İstihdam edilecek 300 kişi kamu değil mi? Buraya yapılacak liman kamu denetiminde değil mi? 49 yıllığına kiralanacak, 49 yılın sonunda tesis devlete kalacak. Bu kamu değil mi? Ayrıca belediye hudutlarındaysa 100 metre koşuluda yok. Bu arazi de Büyükkonuk Belediyesi’ne bağlı.

 

 

Yanlış yerde eylem yaptılar…

 

Eylem yaptılar, yanlış yerde yaptılar. Bizim yerimiz eylem yapılan yerin 2 kilometre doğusundadır. Vatandaş devletin bütün birimlerine saygı duyacak, güvenecek. Kim olursa olsun kamu görevlilerine itibar edeceğiz.

 

 

Köylüleri bilgilendireceğiz…

 

Önümüzdeki günlerde köylüleri bilgilendireceğiz. Muhtar azaları başta olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerini bilgilendirmeye başlayacağız ki doğruları birinci ağızdan ve uzmanlardan vermek gerek.

 

 

Çevreci arkadaşlara dünyadaki dolum tesislerini gösterebiliriz…

 

Biz çevreci arkadaşlara, dünyanın neresindeki tesisleri görmek isterlerse o tesisleri gezdirelim dedik. Bu sözümüzün arkasındayız. Hollanda olur, Sicilya olur, Türkiye olur, gezsinler. Bir yanlışımız varsa da ortaya çıksın. Biz gezdik gördük, inceledik, onlarda incelesin. Halk sağlığını tehlikeye atacak hiçbir projeye imza atmayız.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ