19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gül Bahçesi’nde ‘KKTC’
17 Mayıs 2013 Cuma 10:25

Gül Bahçesi’nde ‘KKTC’

Erdoğan Obama görüşmesinde Kıbrıs masada olmakla kalmadı

Amerikan Başkanı Barack Obama ile Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beyaz Saray’da yaptığı görüşmenin ardından ünlü “Gül Bahçesi’nde”  yaptıkları ortak basın toplantısında, Erdoğan görüşülen konular arasında Kıbrıs sorunu olduğunu ifade ederken, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” ifadesini kullanması şaşkınlık yarattı.

 

Özellikle Suriye, İsrail ve ABD-AB ticareti gibi konularla ilgili açıklama beklendiği için tüm dünyanın izlediği basın toplantısında, Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demesi, Kıbrıslı Türkleri memnun ederken, Rumları ciddi şekilde kızdırması bekleniyor.

 

“Her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır”

Erdoğan ABD’de bulunan ve BM’de BM Genel Sekreter Yardımcısı Jefrrey Feltman ile görüşmesinde 2013 yılının Kıbrıs’ta çözüm için uygun zaman olduğunu belirten Başbakan Küçük ile aynı çerçevede 2013 yılını işaret eden Erdoğan’ın bu sözleri ayrıca Beyaz Saray’daki tarihi görüşmede Kıbrıs’ın masada olduğunu da kanıtlamış oldu.

 

Erdoğan konuşmasında, “Kıbrıs’ta kapsamlı çözüme gidilmesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu ortadadır. Buna inanıyoruz” dedi.

 

“Birçok konu ele alındı”

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Barack Obama yaptıkları görüşmenin ardından Beyaz Saray'ın “Gül Bahçesi”nde (Rose Garden) bir basın toplantısı yaptı.

Ziyaretin ikili ilişkilerin geliştirilmesi için büyük önem taşıdığını söyleyerek söze başlayan Obama şöyle konuştu:


"Bir çok önemli konu ele alındı. Görüşmede nükleer silah konusundan bahsettik. Bölgedeki nükleer silahlanma tehlikesinden bahsettik. Bugün, 3 noktaya değinmek istiyorum. Yatırım ve ticareti geliştirmeye karar verdik. Türk ekonomisinin kaydettiği gelişme son birkaç yılda göze çarptı. İkincisi müttefikler olarak karşılıklı güvenliği geliştirme kararı aldık. Reyhanlı saldırısı nedeniyle başsağlığı diliyorum."

 

 

'Suriye için uğraşacağız'

Güvenlik açısından Türkiye'nin çabalarını desteklediklerini dile getiren ABD Başkanı, Suriye konusuna geldi.

 

ABD'nin bölgedeki ülkelerin Suriye nedeniyle üstlendiği yükü taşımasına yardım etmeye devam edeceğini kaydeden Obama, "Özellikle Türkiye'deki sığınmacılarla ilgili yardımlarımız devam edecek. Beşar Esad'ın olmadığı bir Suriye için çabalarımıza devam edeceğiz, gitmesi konusunda hemfikiriz. Esad'dan bağımsız bir Suriye için uğraşacağız. Bu bütün ulusların çıkarınadır" dedi.

 

 

Libya'daki saldırı

Bingazi'daki ABD unsurlarına yapılan saldırılarla ilgili de konuştuklarını belirten Obama sözlerine şöyle devam etti: "Orada 4 cesur Amerikalı'yı kaybettik. Böyle bir sürecin yaşanmaması için elimden gelen her şeyi yapacağım. Bu anlamda cesur adımlar attık olaydan hemen sonra. Diplomatik kişileri korumak için özel adımlar attık. Saldırı anında askeri müdahale konusunda ciddi çalışmalar yaptık. Bu konuda kongre bizimle çalışmalı. Bu şekilde çalışmaları daha kolay yürütebiliriz. Bütün tarafları beraber çalışmaya çağırıyoruz. Bingazi'den aldığımız dersler bu şekilde bir programı öne çıkardı."
 

 

‘Suriye konusunda tam mutabakat’

Daha sonra sözü alan Başbakan Tayyip Erdoğan, gösterilen ev sahipliğine teşekkür ederek konuşmasına başladı ve uzun yıllardır terörle mücadele eden bir millet olarak Obama'nın isyanını anladığını dile getirdi. Türkiye ve ABD'nin terörle mücadeleden enerji arz güvenliğine kadar güçlü bir işbirliği sergilediğini dile getiren Başbakan Erdoğan, sözü Suriye'ye getirdi:

 

"Suriye ile ilgili yapılması gerekenlere yönelik düşüncelerimizin örtüştüğünü gördük. Suriye'de kanlı sürecin sonlandırılması için ABD ile tam bir mutabakat içerisindeyiz. Suriye'nin terör örgütlerinin faaliyet sahasının olmasının engellenmesi ve kimyasal silah kullanımının engellenmesi önceliklerimiz arasındadır. Irak'ta ise seçilerin şeffat bir şekilde yapılması önem taşımaktadır. Ülkede barışın sağlanması ABD ile ortak arzumuzdur."

 

Terörizmle ortak mücadelenin devam edeceğini belirten Erdoğan, savunma sanayii ile ilgili konuları da ele aldıklarını belirtti: "Bildiğiniz gibi yanımda 100'e yakın iş adamlarımızla geldik. İş adamlarımız temaslarına devam edecek. Türkiye ve ABD arasındaki ticari ilişkileri daha ileri düzeye taşıma konusunda kararlıyız. Ekonomik ve ticari ilişkileri daha ileri düzeye taşırken karşılıklı anlaşmalarla bunu güçlendireceğiz."

 

Kimyasal silah iddiaları

Erdoğan, Türk gazetecinin elindeki kimyasal silahlara dair kanıtları Obama'ya iletip iletmediğine dair sorusuna "Gerek kimyasal silahlar konusu gerek atılan füzeler konusu... Bunları ilgili birimlerimiz paylaşıyor. ABD ve İngiltere de bu konuda bilgilere sahipler ve bu bilgileri aramızda paylaşıyoruz. Süreci bu şekilde ilgili birimlerimizle sürdüreceğiz" yanıtını verdi.

 

Obama: “Kesin bilgiler almalıyız”

Aynı soruya Obama'nın yanıtı ise şöyle oldu: “İstihbaratımız bize gerekli bilgileri vermeye devam ediyor. Kimyasal silahlarla ilgili daha detaylı ve kesin bilgiler edinmeliyiz. Orada bir katliamın yaşandığını görüyoruz. İnsani yardım çabaları oluşturmamız gerektiğınden bahsediyoruz. Suriye muhalefeti atacağımız adımlarla birlikte güçlenebilir ve Esad'a karşı kendilerini savunabilirler. O da gitmesi gerektiğini anlar. Çok uluslu ve çok dinli bir kurulun oluşturulması gerekiyor. Onlar Suriye'ye demokrasiyi getirebilirler. Kimyasal silahlar medeni dünyanın istemediği silahlardır. ABD geçiş sürecini destekliyor. Ek adımlar atma hakkını saklı tutuyorum, hem diplomatik hem askeri. Benim umudum Türkiye'nin de içinde olduğu gruplarla çalışmak. Bu ABD'nin kendi başına yapabileceği bir şey değil. ABD'nin Suriye ile ilgili tek başına adım atması düşünülmüyor.”

 

‘Sihirli formül yok’

Esad'ın ne zaman gideceğine dair bir soruya ise Obama: "Biz Esad'ın 2 sene önce gitmiş olmasını tercih ederdik. Esad'ın meşruluğunu kaybettiği, kendi halkını öldürdüğü doğru. Esad'ın gitmesi için sihirli bir formül yok ama ne kadar erken giderse o kadar iyi bizim için. Devamlı bir uluslararası baskı sürdüreceğiz. Muhalefete yardımcı olmaya devam edeceğiz" yanıtını verdi.

Erdoğan ise bu soruyu "Rusya'nın bu işin içinde olması çok önemli. Bunu BM Güvenlik Konseyi Daimi üyeleri açısından önemsiyoruz. Bizim şu ana kadar olayı değerlendirdiğimizde yaptığımız insani yardımlar 1.5 milyar dolara uklaşmış durumda. Yardımlarımıza devam edeceğiz. Çünkü Suriye akrabalık ilişkilerimizin olduğu bir ülke. Bölge barışı için atacağımız adımlar umarım sonuç verir" sözleriyle yanıtladı.

 

Gazze ziyareti

ABD'li gazetecinin sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, Gazze ziyaretinin ayrıntılarını şöyle anlattı: "Benim planımda Haziran ayı içerisinde bir ziyaretimiz olacak. Batı Şeria'ya da gideceğim. Bunun Filistin uzlaşı sürecine de katkı getireceğini düşünüyorum."

Erdoğan, basın toplantısının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı'nda kendisi ve Türk heyeti onuruna verilen öğle yemeğine katıldı.

 

Zirveden notlar
TSİ'yle 16.40 sıralarında Beyaz Saray'a gelen Başbakan Erdoğan ve beraberindekiler, burada da askeri törenle karşılandı.

 

Askeri törende Başbakan Erdoğan'ın geçeceği yol üzerinde 50 ABD eyaletini ve 6 ABD bölgesini temsil eden 56 bayrak, askerler tarafından taşındı.

 

Erdoğan, Beyaz Saray'a girişinde ABD Protokol Şefi Büyükelçi Capricia Marshall tarafından karşılandı.



13 kişilik heyet
Kritik zirveye Başbakan Erdoğan dışında Türk heyetinden 13 kişi daha katıldı.

6 bakan, 3 genel başkan yardımcısı ve grup başkanvekili ile 3 müsteşar da toplantıda hazır bulundu. Toplantıda, MİT Müsteşarı Hakan Fidan da yer aldı.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ