19 Ekim 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gökdelen tartışmasına İslami yorum
21 Nisan 2011 Perşembe 10:52

Gökdelen tartışmasına İslami yorum

Kur'an-ı Kerim'deki mesaj vurgulandı: 'Semaya yükselin'

Elif Şen

 

Yaklaşık 4 milyar yıldır dönen Dünya artık yorgun. Kaynaklar tükeniyor, insanlık değişen doğa olayları karşısında çaresiz. İnsanoğlunun kendi elleriyle katlettiği doğa intikamını alıyor her geçen gün. Yüzyıllardır süre gelen savaşlar, yaşam kalitesini artırmak adına teknolojinin ilerlemesi, dikkatsiz ve yarınları hesaba katmadan kullandığımız doğal kaynaklar, yaşama alanlarını daralttığı gibi bir çok sıkıntıyı da beraberinde getiriyor.

 

Gelecek nesil tehdit altında

 

Dünya nüfusu tüm bu olumsuzluklara rağmen artmaya devam ediyor. Her geçen gün artan nüfus, daha çok bina yapılmasına kentleşmenin daha çok yayılmasına neden oluyor. Şehirlerin sınırları kasabalara hatta köylere kadar ilerlerken verimli topraklar artan nüfusun barınmasını sağlamak için çarpık kentleşmenin esiri oluyor. İçinde yaşadığımız Dünya belki ömrümüzün sonuna kadar yetecek doğal kaynakları bize sunabilecek… Peki ya sonra? Bizden sonra gelecek nesilleri ne gibi tehlikeler bekliyor?

Tüm bu yaşanacak sıkıntıların alametleri ve çözümleriyle ilgili şifrelerin Kur’an-ı Kerim’de açıklandığını söyleyen Mimar Aysel Say, insanlığın şu günün teknolojisi ile çözemeyeceği ancak ilerideki yüzyıllarda karşılaşılabilecek sıkıntılardan kurtarabilecek çözüm önerilerinden bahsediyor. Genel Kurmay’dan emekli İsmet Akçal ile çalışmalar yaparak Kur’an’da kendilerine verilen mesajlardan yola çıkıp yüzyıllar sonrası için de çözüm olabilecek çalışmalar başlattıklarını ifade eden Say, Türkiye’de konferanslar ve toplantılarda konuyla ilgili çalışmalarını anlattıklarını aynı şekilde Kıbrıs’ta da gerekli imkanların sağlanması ile seminerler düzenlemek istediklerini kaydetti. Kur’an da yer alan Nur Suresi 36’ncı ayette yer alan yüksek binaların 14 asır öncesinden artan nüfusa bir çözüm önerisi olduğunu dile getiren Say, yüksek gökdelenlerin inşa edilmesi gerektiğine hatta bir insanın barınmasına ihtiyaç duyulan bütün imkanların bir bina içerisinde toplanarak toprakların kullanımında daralmayı engelleyebileceklerine dikkat çekti.

 

Nüfus her yüz yılda on kat artıyor

 

Emekli olduktan sonra kendisini İslama adamış İsmet Akçal, Türkiye’den yola çıkarak örneklediği nüfus artışının her yüzyılda 10 kat arttığına dikkat çekerek “1900’lü yıllarda Türkiye’de nüfus 7 milyon iken 2000’li yıllarda 72 milyona çıktı. Bu oranla bir hesaplamaya gidildiğinde her yüz yılda 10 kat artan nüfus, 2200’lü yıllara gelindiğinde 7 milyona ulaşacak” şeklinde açıklamalarda bulunuyor.

 

Kur’an 14 asır önceden işaret etti

 

Artan nüfus artışının bir çok sorunu da beraberinde getireceğini dile getiren Akçal, “Bu kadar insanı nereye yerleştirelim; bu barınma ihtiyacı nasıl karşılanacak?” sorularıyla dikkat çekerek Nur suresi 36 ve 37’nci ayetlerin 1400 yıl öncesinde bu soruların cevabını işaret ettiğini belirtiyor.

Nur 36’da yüksek evlerden bahsedildiğini belirten İsmet Akçal, işaret edilen bu evlerin bugünün teknolojisinden daha ilerlemiş sistemle yapılacağına vurgu yapıyor. “Söylediklerim şu günün teknelojisi ile, şu günün kafası ile değil. Basit bir binadan bahsetmiyorum” şeklinde konuşan Akçal, yüksek binaların yapılmaması durumunda tarım alanlarının daha da azalacağına ve insanlığın açlıkla karşı karşıya kalacağına dikkat çekiyor.

 

Yüksek binalar olmazsa…

Yüksek binaların yapılmaması durumunda şehirleşmenin yanlamasına açılarak ilerleyeceğini belirten İsmet Akçal, “Yüksek binalar yapılmazsa şehirleşme yanlara kayacak. O zaman torunlarımız şu anda bizim istifa ettiğimiz gibi meyve, sebze ve diğer doğal nimetlerden istifa edemeyecek. Biz bu ovaları torunlarımıza bırakmak mecburiyetindeyiz” dedi.

 

Semaya yükselmeliyiz

 

Semaya yükselmenin bir mecburiyet olduğu iddiasında bulunan Akçal, Kur’an’ın geçmiş ve geleceği içinde bulunduran önemli bir kaynak olduğunu belirterek Nur suresi 36 ve 37’inci ayetlerde işaretlerin dikkate alınması gerektiğine vurgu yapıyor. Nur suresinin 36 ve 37’inci ayetlerinde yer alan iskan meselesinin nasıl öne plana çıktığının araştırılması gerektiğini ifade eden Akçal, Kur’an’ın bizi derin derin düşünmeye yönelttiğini dile getiriyor.

 

Bütün bunlar yapılmazsa ne olacak?

 

Kur’an’da yer alan bu mesajların dikkate alınmaması durumunda ekim dikim alanlarının tamamen yok olacağına dikkat çeken Akçal, nüfusun artması ile birlikte insanlığın çok büyük bir darlığa düşeceğini söyleyerek şu anda 1 metrekarelik bir toprak parçasını bile dikkatli kullanmak zorunda olduğumuzu ifade ediyor.

YORUMLAR
lefkoşa
lefkoşa
ayetin tefsirini bu şekilde vermek tam bir cehalet! veya olmasını umalım,böyle değilse yapılan saptırma için bu kez seçilen "malzeme" çok rahatsız edici!Ayette:"Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alış verişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar"deniyor. ilg
21 Nisan 2011 Perşembe 23:48
95.142.140.14
ÜYE İŞLEMLERİ