22 Kasım 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Felsefemiz kaliteyi uygun fiyata sunmak”
27 Nisan 2012 Cuma 09:57

“Felsefemiz kaliteyi uygun fiyata sunmak”

Tamamen sağlık koşullarında hizmet veren tesis kapılarını Haberdar Gazetesi’ne araladı…

Elif ŞEN

Şimdi Ozanköy olarak bilinen eski adıyla Kazafana’da başlayan bir başarı hikayesi. Pekmez ve kuruyemiş üretiminde ülkenin önemli isimlerinden bir olan Tüccaroğlu, sadece ülke ekonomisine sağladığı katkılarla kalmayıp tüm olumsuzluklara rağmen yurtdışına ihracat yapabilmeyi de başaran önemli bir kurum. Salih Tüccaroğlu’nun kurduğu ardından oğlu Kemal Tüccaroğlu’yla birlikte kurumsal bir tesis haline gelen Tüccaroğlu’nun direktörü Kemal Tüccaroğlu ile Haberdar Gazetesi için görüştük.

 

Tüccaroğlu, şu anda ülkenin dört bir tarafına hizmet veren önemli bir tesis. Kuruluş ve günümüze kadar gelen süreçten bahseder misiniz?

Tüccaroğlu Kuruyemişleri, 1975 yılında babam Salih Tüccaroğlu tarafından kuruldu. İlk kuruluş aşamasında şimdiki kadar büyük bir iş yeri takdir edersiniz ki yoktu. Boğazköy’de başlayan işler, giderek büyüyerek komplike bir tesis haline döndü. Boğazköy’de sadece yerli fıstık ve yerli badem işiyle başladık. Sonrasında bütün kuruyemiş ve kuru meyve çeşitlerini de katarak yolumuza devam ettik.

 

“Marketlerin büyümesiyle büyüdük”

1995 yılında marketlerin de gelişmesiyle bizler de büyümeye başladık. Paketleme sistemiyle Tüccaroğlu Kuruyemişleri raflarda yerini almaya başladı. Şu anda ülkenin her blgesinde bulunan marketlerde bizim ürünlerimiz mevcut.

 

“KKTC’den 8 ülkeye ithalat yapıyoruz”

Üretim kapasiteniz ne kadar? Günlük üretim rakamınız nedir?

Günlük üretim rakamımız yaklaşık 2 ton. Müşterilerimize sunduğumuz ürün çeşidimiz oldukça fazla. 20- 30 çeşit kuruyemiş üretiliyor. Kuruyemiş ve kuru meyveye oldukça fazla rağbet var. Ülkede çok fazla tüketim olduğundan dolayı bizler de bütün talebe cevap verebilecek nitelik ve teknolojiyle çalışıyoruz. Kaliteli ürün sunabilmek adına titizlikle yaptığımız araştırmalar neticesinde en kaliteli kuru meyve ve kuru yemişleri ithal edip, buradaki işlemlerini yaparak tüketiciye sunmaktayız.

 

“El değmeden paketleme yapılıyor”

2005 yılında ISO, HACEP gibi çok önemli gıda güvenlik belgelerini alarak verdiğimiz hizmetin ne denli sağlıklı olduğunu da belgelemiş olduk. Şu anda tesislerimizde hiç el değmeden kavurma ve paketleme yapılmaktadır.

 

Rekabet piyasasının her sektörde yoğun olarak hissedildiği günümüzde ithal ürünlerle kaliteyi müşteriye sunuyorsunuz. İthal ürünler hangi ülkelerden ve nasıl seçilmektedir?

Bizler piyasayla rekabet edebilmek için dünyanın en güzel ve kaliteli ürünleri neredeyse onları seçip ülkemize ithal ediyoruz. İran, Fransa, Amerika, Türkiye, Çin, Afrika, Moldova, Hindistan ithalat yaptığımız ülkeler.

 

“Koşulları uygun hale getiriyoruz”

Bize gelen bütün ürünlerin kavurma ve paketleme işlemleri tesisimizde el değmeden kavrularak paketleniyor. Bizim en büyük felsefemiz kuruyemişi taze ve aynı zamanda da uygun fiyata tüketiciye sunmak. Bunun sağlanabilmesi için bütün koşulları da uygun hale getiriyoruz. 300 metrekarelik soğuk hava tesisimizde ülkenin zorlu sıcak havasına karşılık bütün önlemlerimiz alınmış bulunmaktadır. Yaz sıcaklarında ürünlerimizin nemden ve sıcaktan zarar görmesini engellemek adına kuruyemişleri çok büyük bir soğuk hava deposunda muhafaza etmekteyiz.

 

“Kuruyemişlerin tazelikleri korunuyor”

Böylelikle kuruyemişlerin tazeliklerini de koruyarak, tüketiciye kaliteli hizmet vermekteyiz. Dikkat çekmek isterim ki kuruyemişte ilk önem verilmesi gereken husus soğuk havada muhafaza edilmesidir. Bu bilinçle yola çıkarak biz de soğuk hava depolarımızı oluşturduk.

 

“Kazafana, Ozanköy oldu biz de adını tescilledik”

Verdiğiniz hizmet yelpazesinde bir de pekmez üretimi var. Biraz da pekmez üretimiyle ilgili bilgi verir misiniz?

Pekmez bizim yeni üretimimiz değil aslında. Tam 40 yıldır pekmez üretimimiz devam ediyor. Pekmezlerimiz adını Ozanköy’ün eski adından alıyor. Kazafana pekmezleri, ilk üretiminin başladığı yerden adını alarak devam etmektedir. Ozanköy eski adıyla Kazafana olarak bilinmekteydi. Fakat köy ismi Ozanköy olarak değiştirildi.

 

“Köyün adını yaşatmak istedik”

Biz de köyün eski adını yaşatmak adına pekmez adını Kazafana olarak tescillettik. Ailem ilk şimdi Ozanköy olarak bilinen köyde ev pekmezleri yaparak işe başladılar. Bu yüzdendir ki köyün adı bizler için oldukça önem taşımaktadır. Şu anda pekmez, fabrikada üretilmektedir ancak hiçbir katkı ve koruyucu maddesi kullanılmadığının altını çizmek isterim.

 

“Günde 500 kilogram pekmez üretiyoruz”

 Şu anda yeni yapılan tesisimizde günlük 500 kilogram pekmez üretimi yapılmaktadır. Pekmez üretiminde sadece ülke içi değil, dışarıdan gelen talebi de değerlendiriyoruz. Ürettiğimiz pekmezleri Türkiye, İngiltere ve Japonya’ya da gönderiyoruz. Üretilen pekmezlerde de diğer ürünlerimizde olduğu gibi bütün sağlık koşullarına dikkat edilerek üretilmektedir. Japonya’ya ihraç ettiğimiz ürünlerin sağlıklı olup olmadığı konusunda bir takım testler yapıldı. Bu testlerin hepsi Japonya’da bilir kişiler tarafından gerçekleştirildi.

 

“Kaynayan harnup doğal koruyucu üretiyor”

Yapılan testlerin sonuçlarında harnup pekmezinin kaynatılmasıyla birlikte bir koruyucu maddenin ortaya çıktığı ve bu doğal koruyucunun da ürünün bozulmasına engel olduğu belirlenmiştir. Pekmez üretimini çift kazanlı buhar tekniğiyle özel olarak hazırlanan pekmezlerimiz işin bir diğer özelliği olarak belirtilebilir. Bu özel buharlı kazanlar ısıyı dijital olarak ayarlıyor ve pekmez buhar ısısıyla pişiyor. Bu sistemle yapılan pekmezlerde HMF oranının yüksek çıkma oranı kesinlikle yoktur. Dolum ise tam otomatik olarak el değmeden yapılmaktadır.

 

“Dünya doğallık arıyor”

Ülkenin içinde bulunduğu siyasi koşullardan dolayı üretimin dışarıya pazarlanması pek de kolay olmuyor. Hatta bunun imkansız olduğunu söyleyen kurumlar var. Siz dışarıya ticarette neler yaşadınız, bunu nasıl başardınız?

Bütün üretimlerimiz kesinlikle katkı maddesi kullanılmadan, doğal olarak yapılıyor. Artık dünya piyasası her üründe doğallık arayışı içerisinde. Bizim en büyük artımız doğal ve kaliteli ürün sunabilmemiz oldu.

 

“Kendi kârımızdan ödün verdik”

Elbette bizlerin de yaşadığı zorluklar oldu. Ekstra ödemeler yaptık. Kimi zaman kendi karımızdan ödün vererek bu yola girdik. Gümrük ödemelerinde yüzde 20’lik ekstra para ödedik. Tüm bunlar sadece ihracat yapabilmek adınaydı. Oldukça fazla fedakarlıklar yapılarak bu yola devam edildi. Ama şimdi geldiğimiz noktaya baktığımızda İngiltere’deki Türk marketlerinin yüzde 80’inde ürünümüz bulunmaktadır.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ