19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Farkında mısınız?..
25 Nisan 2011 Pazartesi 10:16

Farkında mısınız?..

‘Kanser’e olan farkındalık çalışmaları tüm dünyada hız kazanırken; kanserin ülkelere göre dağılımında ülkemizin üst sıralardaki yeri dikkat çekiyor…

Tuğçe ÜLKÜ-TAK

 

 

Çağın vebası olarak nitelendirilen kanser hastalığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ciddi bir tehdit oluşturuyor.


Dünyada milyonlarca insanın ölümüne sebep olan ve uzmanlarca kalp hastalıklarının ardından 2. önemli ölüm nedeni olarak gösterilen kansere karşı savaş KKTC’de de devam ediyor.

Kansere yakalanmadan önce yapılması gerekenlerle ilk belirtiler, erken teşhisle kazanılacak hayatlar konusunda halk bilinçlendiriliyor; sağlık kuruluşlarıyla sivil toplum örgütlerinin işbirliği giderek artırılıyor.


Kanser tedavisinin dışa ihtiyaç duyulmadan ülke içerisinde yapılmasının tıbbi tedaviyi destekleyici en büyük etken olacağı görüşünden hareket eden Sağlık Bakanlığı, bu konuda adımlar atıyor.

Şu anda bakanlığa bağlı sağlık kurumlarında verilemeyen hizmetlerin özel kurumlardan alınması konusunda olanaklar sağlanıyor. Bunun yanında, Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi bünyesindeki tam donanımlı bir Onkoloji Merkezi kurulması için de çalışmalar başlatıldı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerin bilgilere göre insanların dörtte biri hayatlarında bir gün mutlaka kansere yakalanıyor. Erkeklerde en sık görülen kanser vakalarının başında prostat, kadınlarda ise meme kanseri geliyor.

 

 

Erken tanı hayat kurtarıyor


Kanser, tek bir hücrenin kontrolsüz büyümesinden meydana geliyor ve bu hücreler normal kontrol mekanizmasını kaybederek sürekli çoğalıyor.


Dünyadaki ve ülkedeki uzmanlar, erken tanının hayat kurtardığına vurgu yaparak, herkesin, özellikle de risk grubundaki insanların düzenli olarak taramalarını yaptırmaları için çağrı yapıyorlar.

 



Özkıran: Bazı eksiklikler var

 

Kanser konusunda Sağlık Bakanlığı’nın politikası ve ülkedeki genel durum hakkındaki soruları yanıtlayan Sağlık Bakanlığı Müdürü Ümit Özkıran, bakanlığın kanser konusundaki stratejisinin, “tedavinin tamamıyla bakanlığa bağlı kurumlarla yapılabilmesi” şeklinde olduğuna işaret ederek, buna rağmen Sağlık Bakanlığı bünyesinde kanser hastalığının tedavisiyle ilgili bazı eksiklikler olduğunu söyledi.


Bakanlığa bağlı bir onkoloji merkezinin bulunmamasının en büyük eksiklik olduğuna dikkat çeken Özkıran, kanser hastalarının teşhisi için ellerinde bulunan mevcut cihazların bir kısmının da geçen yıl meydana gelen sel dolayısıyla zarar gördüğünü anımsattı.

 



“Onkoloji merkezi kuruluyor”


Bu cihazların modernize edilip yeniden tedariki konusunda bakanlığın girişimleri bulunduğuna dikkat çeken Özkıran, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’yla yapılan istişarelerle, bir onkoloji merkezinin kurulması konusunda finansal ve teknolojik yardım görüşmesi yapıldığını kaydetti.
Kurulacak onkoloji merkezinde çocuk ve ergen (yetişkin) onkoloji vakalarının bir arada olmasının planlandığını, merkezde hem teşhis hem tedavinin yapılabilmesinin hedeflendiğini anlatan Özkıran, projelendirme için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Özkıran, merkezin Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi içinde olacağını söyledi.


Özkıran, onkoloji merkezinin inşası konusunda çalışmaların tamamlanmasının ardından, tedaviye yönelik cihazların tedariki konusunda girişimleri tamamlayacaklarını belirtti.
 

 


“Özel hastaneden hizmet alınıyor”


Sağlık Bakanlığı Müdürü Özkıran, şu anda Sağlık Bakanlığı bünyesinde onkoloji uzmanı bulunmadığını, onkoloji konusunda iki özel hastaneden hizmet alındığını anlatarak, uzmanların Çarşamba ve Cuma olmak üzere haftada 2 gün hastaların tedavilerine katkı koymak amacıyla Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu hastanesinde hasta baktığını söyledi.


Onkoloji için hasta takibini ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışmakta olan Dr. Özlem Gürkut’un yaptığını belirten Ümit Özkıran, Gürkut’un dışarıdan gelen onkoloji uzmanlarıyla birlikte hastaların tedavi profillerini çıkarttığını ve ardından hastaların uygun merkezlere sevk edildiğini kaydetti.
Özkıran, “Bakanlığımızın görevi, uzmanların yönlendirmesiyle hastaların tedavisinin uygun görüldüğü şekilde yurt içinde veya yurt dışında yapılmasını sağlamak” dedi.
 

 


“Kemoterapi yapılabiliyor”


Kemoterapi hizmetlerinin şu anda Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yapıldığını anlatan Özkıran, radyoterapi tedavilerinin ise dışarıdan hizmet alımı şeklinde ülkede yapılabildiğini vurguladı.


Kanserle savaş konusunda ise, bakanlığın vatandaşına her zaman yardımcı olma adına elinden gelen tüm imkanları seferber ettiğini söyleyen Bakanlık Müdürü Ümit Özkıran, “Şu anda Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde mevcut erken tanı merkezi var ve bu merkez kansere yönelik taramalarda bütün vatandaşlara yardımcı olmaktadır” dedi.
 

 


“Vatandaşlar daha hassas davranmalı”


Her geçen gün erken tanı merkezine başvuran hasta sayısının arttığına işaret eden Özkıran, her yıl yapılan kanser tarama haftasında yaklaşık bin kişinin başvuruda bulunduğunu belitti.
Özkıran, 2008-2010 yılları arasında taramalara katılan ve hiç bir sıkıntısı olmayan kişilerde yüzde 3-4 civarında patolojik bulguya rastlandığını anlatarak, vatandaşlara tarama konusunda daha hassas davranmaları için çağrı yaptı.


Sağlık Bakanlığı’nın kanser hastaları için ellerindeki imkanlar çerçevesinde her türlü katkıyı sağlamaya çalıştığını da söyleyen Özkıran, bakanlığın kendilerine başvuran veya kendilerince teşhis edilen kanser hastalarının sevk, tedavi ve ilaç masraflarını karşıladığını söyledi. Özkıran, yeni dizayn edilen kemoterapi odasıyla vatandaşa en iyi şekilde hizmet verilmeye çalışıldığını vurguladı.

 


Faydalı: KKTC kanserin en yaygın olduğu ülkeler arasında


Konuyla ilgili olarak görüşlerini belirten Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Dr. Hatice Faydalı da, Sağlık Bakanlığı’nın her sene kanser haftasında ülke genelinde kanser taramaları yaptığını, bu çalışmaların PSA ve Smear testi olarak sürdürüldüğünü anlattı.


Son zamanlarda yapılan araştırmalarda KKTC’nin kanserin en yaygın olduğu ülkeler arasında gösterilmesinin dikkate alınması gerektiğini belirten Faydalı, kanserde erken tanının çok önemli olduğunu ve yapılan çalışmalarla halkın bu konuda geçmişe göre daha çok bilinçlendiğini söyledi.


Geçen yıl yapılan taramalarda oldukça fazla sayıda patolojik bulguya rastlandığına işaret eden Faydalı, “Halk bu konuda ne kadar bilinçlenirse, kanseri erken yakalama oranı o kadar artacak” dedi.

 



“Erken tanı hayat kurtarır”


Kanserde erken tanının hayat kurtardığına vurgu yapan Faydalı, bu amaçla bakanlıklarının Türkiye Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Birimi’nin broşürlerinden de yararlanarak mide, bağırsak, rahim ağzı, meme kanseri konularında broşürler bastırdıklarını anlattı.


Faydalı, vatandaşlara tetkiklerini ihmal etmemeleri için çağrıda bulunarak, vatandaşlara yaşam şartlarını değiştirmeleri için de tavsiyelerde bulundu. Faydalı, kanserden korunmak için yeşil sebzelerin, posalı meyvelerin bol tüketilmesi gerektiğini vurguladı.


Toplumun genellikle protein ağırlıklı beslenme eğiliminde olduğunu söyleyen Faydalı, fazla protein ve et tüketiminin bağırsak kanserini tetiklediğini belirtti.


Kanserden ve diğer hastalıklardan korunmanın hareket etmek, kilo almamak, sigara tüketimini azaltmak ve stresle baş edebilmeyi öğrenmekten geçtiğini belirten Faydalı, “Tüm vatandaşlara hayat boyu kendilerini koruyacak tetkikleri düzenli yaptırmalarını tavsiye ediyorum” dedi.



“Tetkikler ihmal edilmemeli”

 

PSA ve Pop Smear taramaları yanında gaitada gizli kan tetkiklerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Faydalı, 29 Nisan’a kadar yapılacağını duyurdukları taramalarda isteyen vatandaşların gaita örneği de verebileceklerini söyledi.


Gaita örneği vermek isteyen vatandaşların 3 gün et, balık, tavuk ve demir içeren gıdaları tüketmemeleri gerektiğine dikkat çeken Faydalı, bağırsak kanserinin erken teşhis edilmesi halinde tedavisi en kolay kanser türlerinden biri olduğunu kaydetti.

 



“Aile Hemşireliği”


Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Dr. Hatice Faydalı, Sağlık Bakanlığı’nın sadece kanserle ilgili değil, sağlıkla ilgili tüm alanlarda çalışmalar yaptığına dikkat çekerek, dairenin kanser dahil bütün kronik hastalıklarla ilgili olarak “Aile Hemşireliği” konusunda önemli bir proje başlattığını sözlerine ekledi.

 


Çağlar: Kanser önemli bir halk problemi


Kanser hastalığı, hastalığın teşhis ve tedavisi konusunda görüşlerini bildirenTemel Onkoloji Uzmanı ve Sağlık Bakanlığı Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kanser Savaş Birimi Sorumlusu Mine Çağlar da, kanserin önemli bir halk sağlığı problemi olduğuna işaret ederek, kanserin ülkede ve dünyada başı çeken hastalıklar arasında bulunduğunu kaydetti.



“Her kanser türü ölümle eşdeğer değil”


Kanserin, zamanla yarışan, çok sinsi ilerleyen, kendi belirti ve bulgularını çok geç zamanda gösteren bir hastalık olduğunu belirten Çağlar, geçmişte hastalığın “kanser = ölüm” olarak algılandığını, ancak günümüzde her kanser türünün ölümle eşdeğer olmadığını söyledi.
Günümüzün en önemli sloganının “kanser olmaktan korkma, geç kalmaktan kork” olduğunu vurgulayan Çağlar, hastalıkta erken tanının çok önemli olduğunu vurguladı.


Tek bir doku hastalığı olan kanserin tedavisinin, diğer dokulara yayılmadan daha kolay olduğuna işaret eden Çağlar, hastalığın sağlıklı hücre yapısında kalıcı değişiklikler meydana gelmesiyle başladığını anlattı.


Hastalığın üç basamakta meydana geldiğini ifade eden Çağlar, bunları genetik faktörler, çevresel faktörler ve fiziksel aktivite eksikliği ile obezite olarak özetledi.


Çağlar, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, sigara, tütün mamulleri tüketimi, güneş ışınları, kimyasal kanserojenler, dönemi olmayan sebze meyve, bunların yetiştirilmesinde kullanılan büyüme hormonları, pestisitler, herbisitler, kimyasal maddeler radyasyon gibi etkenlerle, hücre yapısında meydana gelen kalıcı değişikliklerin vücut tarafından tamir edilemediği dönemde, vücut direnci ve savunma sisteminin kırıldığı noktada hastalığın ortaya çıkabildiğini anlattı.



“Bazen çok geç olabilir”

Hastalığın çok kısa bir zamanda ortaya çıkmadığına işaret eden Çağlar, hastalık belirti ve bulgu verene kadar bazen çok geç olduğunu, bu nedenle de erken tanının çok önemli olduğunu kaydetti. Çağlar, hastalığın sadece köken aldığı doku ve organlarla kalmayıp, en yakınında bulunan kan damarlarıyla, diğer doku ve organlara bulaşabildiğini belirtti.



“Kayıt sistemi”


Çok faktörlü bir hastalık olan kanser konusunda, Sağlık Bakanlığı ve sivil toplum örgütleriyle korunulabilir faktörler konusunda eğitim çalışmaları yapıldığını belirten Çağlar, Dünya Sağlık Örgütü’nün kanserle başarılı mücadelede atılacak adımlar konusunda önerileri bulunduğunu, bunların en önemlisinin ise “Kanser Kayıt Sistemine” geçilmesi olduğunu söyledi.
Kanser Kayıt Sistemi’nin, hangi türlerin ne kadar, hangi yaş gruplarında yaygın olduğunu göstermesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Çağlar, sistemin ayrıca hastalık konusunda yaşanan sıkıntıların, risk faktörlerinin ve bu faktörlerin nasıl ortadan kaldırılabileceğinin tespiti açısından gerekli olduğunu belirtti.


Çağlar, DSÖ’nün diğer önerilerinin ise, kanser eğitim çalışmaları yapılması, erken tanı ve tarama hizmetleri ile multidisiplinary tedavi hizmetleri olduğunu kaydetti.


Kanserle mücadelenin bu 4 aşamaya bağlı olduğuna dikkat çeken Çağlar, “Kanser hastaları için onkoloji merkezleri gibi yerlerin oluşturularak, kayıt, tarama ve tedavilerini yaptırabilmeleri önemli” dedi.


Çağlar, Sağlık Bakanlığı’nın 2004 yılında DSÖ’nün önerileri doğrultusunda Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi içinde Kanser Savaş Erken Tanı ve Tarama Birimi’ni kurarak kanser kayıt çalışmalarına başladığını anlattı.

 



“Özel randevu sistemiyle hizmet veriyoruz”


Sağlıklı bireylere özel randevu sistemiyle hizmet verdiklerini ifade eden Çağlar, kadın ve erkeklerde farklı tarama programları oluşturduklarını ve dünyada erken tanısı mümkün olan türler açısından taramalar yaptıklarını kaydetti.


Dünyada olduğu gibi KKTC’de de cilt, meme, rahim ağzı, rahim, tiroit, bağırsak, akciğer, prostat kanseri gibi türlerin sık görüldüğünü vurgulayan Mine Çağlar, “bu kanser türlerinin erken tanısı mümkün ve kişi tarafından bazı şikayetlerle fark edilebilir” dedi.


Hastalığın her zaman belirti göstermeyeceğini veya her belirtinin kanser olmayabileceğini vurgulayan Çağlar, kanserin köken aldığı organa göre adı, belirti ve bulgularının değişiklik gösterdiğini belirtti.

 



“Erken tanı için kişilerin kendini iyi tanıması önemli”


Erken tanı için kişilerin kendini çok iyi tanıması, vücutta meydana gelen herhangi bir değişiklik halinde doktora başvurulması gerektiğinin altını çizen Çağlar, bağırsak alışkanlıklarında meydana gelen değişiklikler, kramp şeklinde ağrılar, özellikle sabah sancıları, ishal, ardından kabızlık atakları, kanlı dışkı, kanlı ishal, karında şişkinlik, tokluk hissi, kilo kaybı gibi şikâyetlere dikkat edilmesi gerektiğini, bunların bağırsak kanserinin habercileri olabileceğini söyledi.
Çağlar, öte yandan vücudun herhangi bir yerinde ele gelen şişkinlik, göğüs yapısında ele gelen kitleler, göğüs yapısında damarlanma, bir göğüsün diğerine göre büyük veya sarkık olması, selilütik portakal kabuğu görünümünde olması, göğüsten kanlı akıntı gelmesi, göğüs ucunda pozisyon değişikliği gibi durumlarda derhal bir uzamana başvurulması gerektiğini kaydetti.
Adet gören bayanlarda sıklıkla kanamaların olması, ilişki sonrası kanama, menopoz sonrası kanama, kanlı akıntıların olmasının rahim ağzı kanseri habercisi olabileceğini ifade eden Çağlar, sigara içenlerde nedensiz öksürük, kanlı balgam, ses kısıklığı, yutkunma güçlüğü, mevsimsel olmayan grip atakları, yorgunluk, kilo kaybı, solukluk, iştah kaybı, gece terlemeleri (çarşafı ıslatacak kadar aşırı terleme) şikayetlerinde de dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Tüm bunların yanında vücutta bulunan veya sonrasında gelişen ben yapılarında da dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Çağlar, benlerde sınır değişikliği, çentikli hal alması, renk değişikliği, kaşıntılı hal alması, kaşındıkça yara olması gibi durumlarda mutlaka bir uzman görüşü alınması gerektiğini söyledi.
 

 


“Doktora gitmekten korkmayın”


Belirtilerin her zaman kanser olmayacağı gibi, başka bir hastalığın belirtileri de olabileceğine dikkat çeken Çağlar, “Erişkinler olarak doktora gitmekten korkmamalıyız” dedi.


Mine Çağlar, kanserden ve bütün hastalıklardan korunmak adına yapılacak en önemli şeyin sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak olduğunu ifade ederek, kanserden korunmak adına yapılacak en önemli adımları şöyle özetledi:


“Döneminde yetişen sebze ve meyve tüketmek, tahıl, yağsız et, süt, ve süt ürünleri (az yağlı) posası alınmamış ürünler tüketmek, hamburger, kebap, salam, sosis, döner gibi hazır yemeklerden uzak durmak, yemekleri ve etleri kavurur tarzda kızartmamak, çok pişirip siyah yapıya ulaşmadan tüketmek, yemek oranlarına dikkat etmek, sporu yaşamsal alışkanlık haline getirmek, stresle birlikte yaşamayı öğrenmek, güneş ışınlarından bilinçli faydalanmak, sigara içmemek ve içilen ortamlarda bulunmamak.”

 


Kocaismail: Farkındalığı artırmak istiyoruz


Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail ise, kanser haftasının önemine dikkat çekerek, etkinliklerin kanser hakkında farkındalığı arttırmak amacıyla yapıldığını kaydetti.
Kanser haftası nedeniyle birçok etkinlik yapıldığını ifade eden Kocaismail, 29 Nisan’a kadar devam edecek etkinlikler çerçevesinde, derneğe ve hastalara gelir elde etmek yanında vatandaşları taramaya tabi tutuan çalışmalara da imza attıklarını söyledi.



“2010 yılında 31 patolojik bulgu”


Derneğin Sağlık Bakanlığı ile 1998 yılından bu yana kanser haftasında tarama programları gerçekleştirdiğini anımsatan Kocaismail, 2010 yılında yapılan prostat ve pop smear taramalarında 10 prostat, 21 de pop smear patolojik bulgusuna rastlandığını kaydetti.
Her yıl yapılan taramalarda ve kendilerine başvuran hasta sayısıyla ülkdeki kanser hastalığı artışının fark edilir boyutta çoğaldığını gördüklerini ifade eden Kocaismail, yapılan taramalarla kanserin erken teşhis edilebildiğini, erken teşhisle hem vatandaşları, hem de devleti maddi ve manevi olarak koruyabildiklerini söyledi.


Kanser hastalığı erken teşhis edildiğinde, tedavisinin mümkün olduğunu belirten Kocaismail, kanser hastalığının tedavisinin çok pahalı olduğunu, erken teşhiste tedavinin çok basit yöntemlerle yapıldığını, böylece devletin tedavi masraflarından kurtarıldığını belirtti.
 

 

“Tedavide en iyi noktadayız”

 

Kocaismail etkinlikleri çerçevesinde 9 özel hastaneyle de erkeklere yönelik prostat kanseri taramasına gidildiğini, bu taramaların verililerini henüz almadıklarını ifade ederek, yapılan taramaların duyurulmasının vatandaşları taramalara katılmaları konusunda teşvik ettiğini vurguladı.


Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail, kanser hastalığının tedavisinde ülkede şu anda en iyi noktada olunduğunu belirterek, “Son yıllarda bu konuda çok karamsardım ama şu anda çok mutluyum” dedi.



“Güney Kıbrıs’a ihtiyaç kalmadı”


Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokolle özelden hizmet alınmasıyla kanser hastalarının radyoterapilerinin artık ülkede yapılabildiğine de dikkat çeken Kocaismail, hastaların artık Güney Kıbrıs’a ihtiyaçları kalmadığını vurguladı.


Hastaların kemoterapilerini zaten Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devet Hastanesi’nde alabildiklerini anımsatan Kocaismail, onkoloji hizmetleri için ise Türkiye’den uzmanların Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde hasta baktığını söyledi.


 

“Onkoloji merkezinin açılması şart”

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne her cuma ve çarşamba günü uzmanların gelerek hizmet verdiğini anlatan Kocaismail, KKTC’de en kısa zamanda bir onkoloji merkezinin açılmasının şart olduğunu söyledi.

Kocaismail, “Tedavi konusunda mutluyum, ama bu konuda daha da iyi olmamız lazım. Tarama konusunda ise gerçekten iyi bir noktadayız. İnşallah her konuda kendimizi daha da geliştireceğiz” şeklinde konuştu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ