19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ekonomiler nasıl birleşir?
06 Mayıs 2011 Cuma 11:00

Ekonomiler nasıl birleşir?

Kıbrıs sorununa çözüm bulunması durumunda nasıl olacağı tartışıldı

Yöneticilik Merkezi (The Management Centre) tarafından uygulanan “Engage - Barışa Sen de Katıl” projesi dahilinde, Kıbrıs sorununa çözüm bulunması durumunda adadaki iki ekonominin nasıl birleşebileceği ve sağlıklı bir şekilde işleyebileceği tartışıldı…

 

Düzenlenen Açık oturumda DAÜ Öğretim Görevlisi Besim, çözüm olması halinde kazanımın daha fazla olacağına dikkat çekerken, Rum eski Maliye Bakanı Sarris ise, “İyi bir siyasi çözüm bulunsa da ekonomik işlerin iyi gitmemesi durumunda başarılı olmaz” dedi…
 

Yöneticilik Merkezi (The Management Centre) tarafından uygulanan “Engage - Barışa Sen de Katıl” Projesi ile Kıbrıs Türk Sanayi Odası işbirliğinde Lefkoşa’da “Federasyon ve Ekonomi” konulu açık oturum gerçekleştirdi.


Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi’nde, bulunan Kıbrıs Türk Sanayi Odası tesislerinde yer alan açık oturumda, Kıbrıs sorununa çözüm bulunması durumunda adadaki iki ekonominin nasıl birleşebileceği ve sağlıklı bir şekilde işleyebileceği tartışıldı.


TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, CTP Milletvekili Kadri Fellahoğlu, Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, bazı dairelerin yetkilileri ve bazı kurumların temsilcilerinin katıldığı etkinlikte, çözüm sonrası ekonomi konusunda Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Besim ile eski Rum Yönetimi Maliye Bakanı, Ekonomist Micheal Sarris sunum yaptı.

 

Çıralı: Güney ekonomisi iki buçuk kat daha güçlü

Sunumlara geçilmeden önce açılış konuşmalarının yapıldığı açık oturumda konuşan Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, sanayiciler olarak adada bir anlaşma olması durumunda iki ekonominin nasıl birleşeceği konusunda değerlendirmeler yaptıklarını, çünkü Güney ekonomisinin Kuzey’e göre iki buçuk kat daha güçlü olduğunu söyledi.

 

Çıralı, Güney’de güçlü bir ekonomi bulunduğunu, ayrıca iki tarafın milli gelir düzeyinde de fark bulunduğunu belirterek, bu tip açık oturumların iki ekonominin bir günde nasıl bir araya geleceği konusunda yol gösterici olmasını temenni etti.

 



Kanol: Müzakerelerde en fazla yakınlık kazanan başlık ekonomi

 

The Management Centre Yönetici Direktörü Dr. Bülent Kanol da, bugünlerde ülkede ekonominin sıkça ağırlıklı bir şekilde tartışıldığını, bu adada ortak yaşayan insanlar olarak da adada bir anlaşma olursa iki ekonominin nasıl ortak yürütüleceğini tartışmak istediklerini kaydetti.
Kanol, toplumları barışa hazırlamak için çalışmalar yaptıklarını ve bu çerçevede yapılan çalışmaları anlatarak iki lider arasında sürdürülen müzakerelerde en fazla yakınlık kazanan başlığın ekonomi olduğunu, o yüzden bu akşamki etkinliği düzenlemekten haz aldıklarını söyledi.
 

 

Besim: Ekonomik getirileri fazla olacak


2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat döneminde müzakerelerde ekonomi çalışma grubunda da yer alan DAÜ Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Besim, 5 ana konu üzerinden “Federasyon ve Ekonomi” konusunu irdeledi.



“Federal Kıbrıs’ta Ekonomi” başlıklı sunumunda “Federalizm, Federalizm ve Ekonomi, Mali Federalizm, Dayanışma ve Yerinden Yönetim, Federal Kıbrıs’ta Ekonomi” konularında ayrıntılı bir sunum yapan Besim, olası bir çözümde ekonomik getirilerin, maliyetinden fazla olacağına inancını belirtti.

 



“Zayıf tarafa destek verilmeli”

 

Besim, konuşmalarda sözü edilen iki taraf arasındaki ekonomik gelişme farkının nasıl eşitlenebileceği konusu üzerinde de durarak, rekabet edilebilirliliğin zayıf tarafa destek verilmesi ve altyapısının yükseltilmesiyle sağlanabileceğini ifade etti.


Dünyada Kıbrıs’a uygun çok sayıda ve değişik ekonomik uygulamalar olduğunu, birçok deneyimden yararlanılabileceğini dile getiren Besim, Kıbrıs’ta iki tarafın gerçekleri dikkate alınarak bir tip yapı oluşturulması gerektiğini vurguladı.
 

 

Batı ve Doğu Almanya


Besim, iki ekonominin güçlenmesi ve zayıf ekonominin eşitlik sağlaması için dayanışmanın ve zayıf tarafın desteklenmesinin şart olduğuna işaret ederek, bu konuda Batı Almanya ile Doğu Almanya’yı örnek verdi.
 

 

“Geçiş dönemine ihtiyaç duyulacak”


Ancak sürekli beslenen ve desteklenen yapıların ekonomik gelişmede başarısız olduğunu, bu yüzden daha az dayanışmayla daha çok yerinden yönetimin uygun olduğunu anlatan Besim, bir anlaşma durumunda para biriminin de Euro’ya dönüşeceğini, bu yüzden KKTC’de bir geçiş dönemine ihtiyaç duyulacağını, ancak bu sürecin uzun olmaması gerektiğini kaydetti.

 



“Birleşme ekonomik bir sinerji yaratacak”

 

Ekonomide merkez bankasının ve ortak hükümetin güçlü olması gerektiğini, bu yüzden büyük bir hükümet yerine etkin, dinamik ve fazla ekonomik maliyet oluşturmayacak bir ortak hükümetin kurulmasının daha doğru olacağını ifade eden Besim, birleşmenin adada ekonomik bir sinerji yaratacağına vurgu yaptı.


Besim, çözümsüzlüğün zaten başta Türkiye ve Yunanistan dahil bölgeye yarar sağlamadığını, bir anlaşma olması halinde Kıbrıs’ın bölgede hem turizm hem yüksek öğrenim alanında gelişeceğini, hem de daha üretken bir ada olacağına inandığını söyledi.

 



Sarris: Ekonomi iyi gitmezse çözüm işe yaramaz


Eski Rum Yönetimi Maliye Bakanı Sarris de, “Birleşmiş Ekonominin Umutları ve Fırsatları” konulu sunumunda, ekonomi konusunda politik gerçeklerle ekonomik gerçekleri uyumlulaştırmak gerektiğini belirterek, olası bir federal yapıda ekonominin yapısal olarak nasıl düzenlenebileceğine ilişkin açıklamalarda bulundu.


Sarris, Kıbrıs sorununa iyi bir siyasi çözüm bulunsa da ekonomik işlerin iyi gitmemesi durumunda bu siyasi çözümün başarılı olamayacağına dikkat çekerek, Kıbrıs müzakerelerinde ekonomi konusunda yaşanan ilerlemelerin çözüme katkı koyması temennisinde bulundu.

 

 

Güçlerin birleştirilmesi gerekir


Adada güçlü bir ekonomi kurmak için Rum-Türk ayırmadan diyalog ve işbirliği içerisinde çalışılması ve güçlerin birleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Sarris, bunun için güçlü bir Merkez Bankası ve Maliye-Ekonomi Bakanlığı’nın gerektiğini söyledi.

 

 

“Türkiye’den gelen yardım büyüme sağlamıyor”

 

Şimdi Türkiye’den KKTC’ye yüksek miktarda yardım geldiğini ancak bunun ekonomik büyüme yaratmadığını, çünkü etkin kullanılamadığını savunan Sarris, ayrıca 2004 sonrasında iki tarafta da gelişen inşaat sektörünün şimdi iki tarafta da ekonomik sıkıntıya yol açtığını, bunun yanı sıra evlerin de boş kaldığını kaydetti.


 

 

“Turizme ağırlık verilmesi gerekir”

 

Sarris, bu yüzden inşaat sektöründen turizm sektörüne ağırlık verilmesi, bunun yanında askeri harcamaların azaltılması gerektiğini ifade etti.


Kıbrıs sorununa bulunacak çözümle bölgede güçlü bir ekonomi ve Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine katkı sağlanacağını dile getiren Sarris, bankacılık sektörünün izlenmesinin ve birlikte hareket etmesinin de ekonomi için olumlu olacağını kaydetti.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ