29 Haziran 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ekim net değil!
25 Eylül 2013 Çarşamba 10:15

Ekim net değil!

Kıbrıs müzakerelerinin Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İsmail Kemal’e göre Ekim’de başlaması net değil

Müzakerelerin ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizliğin şu günlerde BM Genel Merkezi’nde yapılacak temaslardan sonra açıklık kazanacağını belirten Uluslararası İlişkiler Uzmanı İsmail Kemal “net konuşmak zor, Rum lider Anastasiadis’in söylemlerine bakılırsa Ekim ayı kesin değil” yorumunu yaptı…

 

“Türkiye ile doğrudan görüşme” isteğinin Rum tarafının değişmeyen taleplerinden biri olduğunu hatırlatan Kemal, Rum müzakereci Mavroyannis’in eski Başkan Hristofyas’ın önerilerinin masada olmadığına ilişkin ifadeleri için de “BM ve Türk tarafı bu konu hakkında bilgilendirildi mi?” sorusunu sordu...

 

Kıbrıs Rum tarafının temel görüşlerinde hiçbir değişiklik olmadığına dikkat çeken İsmail Kemal, “hakemliğin olmadığı bir süreçte her konuda tarafların anlaşması gerekecek. Bu mümkün olmazsa müzakereler geçmişte olduğu gibi uzayıp gidebilir” dedi...

 

 

Vatan MEHMET

Müzakerelerin ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizliğin şu günlerde BM Genel Merkezi’nde yapılacak temaslardan sonra açıklık kazanacağını belirten Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İsmail Kemal “Rum lider Anastasiadis’in söylemlerine bakılırsa Ekim ayı kesin değil” yorumunu yaptı.

Haberdar Gazetesi’ne süreci değerlendiren İsmail Kemal, “Türkiye ile doğrudan görüşme” isteğinin Rum tarafının değişmeyen taleplerinden biri olduğunu da hatırlattı.

İsmail Kemal şöyle konuştu;

“Müzakerelerin Ekim’de başlayacağı yönünde geçmişte tarafların yaptığı açıklamalara ve bu yöndeki beklentilere rağmen konu henüz kesinlik kazanmış değil. Kıbrıslı Rum yetkililerin son günlerde yaptığı açıklamalar bize bazı ipuçları veriyor. Bu bağlamada Nikos Anastasiadis’in New York’a giderken ve New York’ta yaptığı açıklamalarla müzakereci Andreas Mavroyannis’in Filelefteros gazetesine verdiği demece bakabiliriz.

 

“Ekim kesin değil…”

“Sayın Anastasiadis, New York’a giderken ve orada yaptığı açıklamalarda müzakerelere iyi hazırlık yapılması gerektiğini vurguladı. New York’ta yaptığı açıklamada müzakerelerin başlama tarihinin henüz belirlenmediğini vurguladı. Müzakerelerin başlamasının değil hangi koşullarda, hangi parametrelerle başlayacağının önemli olduğunu ifade etti. Anastasiadis’in bu açıklamaları müzakerelerin Ekim ayında başlamasının kesin olmadığı şeklinde yorumlanabilir. Şu günlerde tarafların BM Genel Sekreteri ve diğer BM yetkilileri ile yapacağı temaslar müzakere süreci açısından çok önemli. Taraflar görüş ve önerilerini BM’ye iletecekler ve BM müzakerelerin erken bir zamanda başlaması için uzlaşı formülleri üzerinde çalışacak. Müzakerelerin ne zaman başlayacağı BM Genel Merkezi’nde yapılacak temaslardan sonra açıklık kazanabilir. Ekim ayına kısa bir süre kala net bir şey söylemek henüz mümkün değil.”

 

Rum liderin AB atıfları…

“Anastasiadis’in açıklamalarında tekrarladığı bir diğer konu AB’nin bir şekilde müzakere sürecine katılımı. Her açıklamasında AB konusuna atıfta bulunuyor.

Müzakereci Andreas Mavroyannis, Filelefteros gazetesine verdiği demeçte, Rum tarafının Kıbrıs sorununun önemli bazı yönlerini Türkiye ile doğrudan müzakere etme isteğini tekrarladı. Hatırlanacağı üzere Sayın Mavroyannis, daha önce de üst düzey diplomat olarak da benzeri bir açıklama yapmıştı. Türkiye ile doğrudan görüşme talebi Rum tarafının değişmeyen taleplerinden biridir. Gelmiş geçmiş tüm Rum liderler bu talebi tekrarlamıştır.  Mavroyannis, bu resmi görüşü şimdi yine tekrarlamış oldu. diplomaside, gerçekleşme beklentisinden bağımsız olarak, resmi görüşleri tekrarlamak ve kayıt altına aldırmak önemlidir.”

 

“Hristofyasın kâğıtları masada değil”

“Türkiye ile doğrudan görüşme” isteğinin Rum tarafının değişmeyen taleplerinden biri olduğunu hatırlatan Kemal, Rum müzakereci Mavroyannis’in eski Başkan Hristofyas’ın önerilerinin masada olmadığına ilişkin ifadelerini de değerlendirdi.

Kemal şöyle dedi; “Mavroyannis’in demecinde önemli olan ve gözden kaçmaması gereken bir diğer yön Hristofyas’ın müzakere masasına koyduğu ve Kıbrıslı Rumlar arasında tartışmalara yol açan önerilerin artık masada olmadığını söylemesiydi. Hatırlanacağı gibi DİKO ve EDEK Hristofyas’tan bu önerileri geri çekmesini istemiş, Hristofyas bunu kabul etmeyince önce EDEK, sonra DİKO hükümetten ayrılmıştı. Hristofyas’ın önerilerinin merkezinde dönüşümlü başkanlık ve çapraz oy vardı…

Sayın Mavroyannis Hristofyas’ın önerileri artık masada değil derken dönüşümlü başkanlık ve çarpraz oyun masada olmadığını mı söylüyor? BM ve Türk tarafı bu konuda bilgilendirildi mi? Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.”

 

Maraş’la ilgili yeni satır araları…

Mavroyannis doğal olarak Rum tarafının Maraş ile ilgili önerisine de vurgu yaptı. Maraş önerisi ve buna paralel müzakerelerin çözüme doğru bir dinamik başlatabileceğini belirtti. Bu da Rum tarafının resmi görüşü…

Sayın Mavroyannis bu resmi görüşü tekrarladı. ‘Elbette biz toplumlar arası diyaloğun başlamasına şartlar ve ön koşullar getirmek istemiyoruz ancak Maraş paketinin süratle ilerlemesini bekliyoruz’ diyerek bunun koşul olmadığının altını çizmeyi ihmal etmedi…”

 

“Hakemlikte yeni argüman yok”

“Mavroyannis’in bir diğer önemli açıklaması hakemlikle ilgili. Yine resmi görüş doğrultusunda dış kaynaklı planlar çerçevesinde hakemliği kabul etmeyeceklerini tekrarladı. Bu konuda da yeni bir şey yok. Hakemliğin olmadığı bir süreçte her konuda tarafların anlaşması gerekecek. Bu mümkün olmazsa müzakereler geçmişte olduğu gibi uzayıp gidebilir.

Mavroyannis AB konusuna da değinerek ‘Çözüm AB içerisindeki işleyişimizi güvence altına almalı ve devletimizin bütün işleyişini Avrupa boyutu kaplamalı’ diyerek bilinen görüşleri tekrarladı.

Mavroyannis’in tekrarladığı bir diğer resmi görüş doğal gaz konusu ile ilgiliydi. Doğal gaz konusu ile müzakereler arasında bağ olamayacağını söyledi. ‘Böyle bir bağlantıyı kabul etmiyoruz’ diyerek iki konu arasında bağ kurulması talebini ‘saçma’ olarak niteledi…”

 

“Henüz netlik yok…”

“Mavroyannis’in müzakerelerde kendisi için iki yıllık bir süre belirlemesi söylediklerinin bir diğer ilginç yönüydü. ‘Benim katılımımın iki yılı aşmamasını tercih ederim’ dedi. İki yıl içerisinde Kıbrıs sorununa çözüm bulma ümüdini ifade ederken bunu müzakereler için bir takvim olarak değil, kendisi için bir takvim olarak sundu…

Gerek Nikos Anastasiadis, gerekse Andreas Mavroyannis’in açıklamalarına baktığımızda Kıbrıs Rum tarafının temel görüşlerinde değişiklik olmadığını, müzakerelerin ne zaman başlayacağının henüz netlik kazanmadığını görürüz.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ