19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Diyaliz hastaları şokta!
11 Mayıs 2011 Çarşamba 11:13

Diyaliz hastaları 'şok'ta!

Grevi düzenleyen sendika başkanı Köse ve grevden etkilenen diyaliz hastaları Haberdar'a konuştu..

Elif ŞEN

 

Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Sendikası dün beş büyük hastane ve hastanelere bağlı sağlık ocaklarında grev yaptı.Dün gerçekleştirilen grevde, özel hizmet gerektiren çocuk, lösemi ve yeni doğan bölümlerinde çalışan hemşirelerin grev yapmasına onay verilmediğini anlatan Oğuz Köse, Diyaliz bölümünde 2, Acil serviste 2,normal sağlık hizmeti veren serviste de 1 görevli hemşirenin bulunduğunu belirtti. İki hemşirenin görev yaptığı Diyaliz servisinde hastalara sadece Acil durumlarda hizmet verilirken, Diyaliz makinesine girmesi gereken hastalar ise eylemin bitmesini bekledi. Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Sendikası Başkanı Oğuz Köse, Haberdar’a yaptığı açıklamada, hastaların herhangi bir mağduriyet yaşamadığını, diyaliz hastalarının ise eylemin ardından hizmet alabileceklerini, acil durumlar için de iki hemşirenin serviste bulunduğunu dile getirdi.

 

 

“ Açık mektup yazdım”

 

Oğuz Köse açıklamasında “Ben sendikam adına hükümete 28 Mart’ta açık mektup yazdım.15 Nisan’a kadar cevap verilmezse greve gidileceğini belirttim. Bana yapamayız cevabı verildi. Diyaliz servisinde acil durumda olan on hasta alındı. Diğer beklemede olan hastalar ise eylemin ardından hizmet alacaklar. Hemşire arkadaşlarımız sabaha kadar çalışacak. Her hangi bir mağduriyet söz konusu değildir” dedi. Köse, hastaların zor durumda kalmasının sebebinin hükümet olduğunu iddia etti.

 

“Tek sorumlu Başbakan’dır”

 

Diyaliz hastalarının başına gelebilecek sağlık sorunlarında hiçbir sorumluluğu kabul etmediklerini ifade eden Oğuz Köse, “Tek sorumlu Sn. Başbakandır. Kendisine sağlıkla ilgili sorunlar aktarıldı. Ancak ülkenin Başbakanı bile sağlık hizmetlerinden faydalanmıyorsa ben o sağlık sistemini sorgularım. Böyle bir durumda yaşanan sıkıntıları anlaması mümkün değildir. Çünkü sağlık hizmetlerinden yararlanmıyor” ifadelerini kullandı.

 

 

“Bir hemşire bile bulamazlar”

 

Uzlaşana kadar eylemlerin devam edeceğini belirten Köse, bir Diyaliz hastasının sadece grev süresinde değil akşam evine gittiği zaman da acil durumlarla karşı karşıya kalabileceğini dile getirerek “bir yıldan beridir uyarıyorum. Bu güne kadar bu bölümde grev koymamıştık. İnatlaşmaya devam ederlerse tüm birimlerde hemşire kalmayacak. Buna acil servislerde dahil. Bizi test etmesinler, bir tane bile çalışan hemşire bulamazlar” şeklinde konuştu.

 

 

Özel hastaneden hizmet alsınlar

 

Bu noktaya gelinmesini istemediklerini belirten Oğuz Köse, sağlıkçıların isteklerinin göz ardı edilmesi durumunda devletin ülkedeki özel hastanelerden hizmet satın almak zorunda kalacağını söyledi.

 

Köse “Bizimle uzlaşmazlarsa devlet hastanesinin çevresinde beş özel hastane var. Bizim taleplerimiz pahalı geliyorsa buradan hizmet satın alabilirler. İnat edip sabrımızı taşırırlarsa bir tane bile hemşire kalmayacak” şeklinde konuştu.

 

 

Sorumluluk kabul etmiyorum”

 

Ülkede yaşayan insanların yüzde sekseninin sağlık hizmetlerine güvenmediğini iddia eden Oğuz Köse “nüfusu bile belli olmayan bir ülkede sağlık hizmeti vermeye çalışıyoruz. Koşullar yetersiz, personel yetersiz hastaların başına gelebilecek hiçbir sıkıntı ile ilgili sorumluluk kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

 

 

“İstifa ederim”

 

Eylemler neticesinde devletin de adım atmaması ve özel hastanelerle devlet işbirliğinin sağlanmaması durumunda ne olacağı sorusuna ise Oğuz Köse, “Eğer devlet hiçbir adım atmazsa ben grevi kaldırırım, geri dönerim. Bu mücadeledeyi kaybedersek görevimden istifa ederim. Sağlık başka bir şeye benzemez. Eğer işler böyle bir aşamaya gelirse bir kriz masası oluşturulur. Halk kesinlikle mağdur edilmez” şeklinde cevap verdi.

 

Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Sendikasını eylemleri sürerken, Haberdar Dializ merkezinden hizmet alma zorunluluğu olan Dializ hastalarının eylemlerden nasıl etkilendiklerini de araştırdı. İşte hastaların bazılarının gazetemize yaptığı açıklamalar…

 

 

“Organ nakli için harekete geçilmeli”

(Hamza ULUDAĞ)

 

Grevi haklı buluyorum. Hemşirelerin yaşadıkları dolaylı olarak bizi de etkiler. Uzun süre çalışan hemşirelerin dikkatlerinin dağılıp da yaptığı en ufak bir hata bizim hayatımıza mal olur. Bir başka sıkıntımız da hastanede ilaç bulamamamız. Kronik hasta sayısı bellidir. Devlet bu masrafları karşılamak zorunda ama maalesef parmağının arkasına saklanıyor. Ülkenin dört bir yanından diyalize girmek için hastalar geliyor. Erken saatlerde otobüslerle yollara düşüyorlar. Dönüşte ise diyalizin verdiği yorgunluk ve sarhoşlukla evlerine dönmeye çalışıyorlar. Diyalizden çıkan bir hastanın tansiyonu düşer, bayılma riski ise çok yüksektir. Bu halde Lefke’ye giden hastalar var.

 

Biran önce organ nakli için harekete geçilmeli. Bu hem hastanın hem de çalışanların hayatını kolaylaştırır. Hemodiyaliz pahalı bir tedavi yöntemi. Devlete zaman zaman yük olabiliyor. Bunların bilincindeyiz. Her gün kazalar ve ölümleri okuyoruz gazetelerde. Tabi ki kimse ölmesin dileğimiz bu değil ama böyle durumlarda organ bağışlanırsa birilerinin hayatı kurtulur.

 

 

“Ölümle burun burunayız”

Fatma KARLANGUŞ

 

Her an ölümle burun burunayız. 2 TL’lik ilaç da yok, 50 TL’lik ilaç da… Bizden ödün vermemiz isteniyor. Kendileri ödün veriyor mu? Bizi düştükleri zaman mı anlayacaklar. İnsan gibi yaşamak istiyorum. Yıllardır tatile gidemiyorum. En azından bir haftalık bir hak verilsin bize. Kendi imkanlarım ile tatil yapmaya kalksam yaklaşık 5 yüz TL para vermem lazım. Devletin verdiği maaşla mümkün değil. 16 yıldır diyalize giriyorum ve devletin bana verdiği özürlü maaşı 742 TL. 4 yüz TL mazot, 2 yüz TL de ilaç harcamam var. Kalanla bir ay geçinmek zorundayım.

 

 

Cengiz Topel Hastanesi’ne diyaliz makinesi alınsın”

Neriman TAĞMAN

 

Buraya gelmek için sabah 05.30’da kalkıp yollara düşüyorum. Saatlerce bekledim bugün. Tansiyonum ve şekerim düşüyor. Lefke’de oturuyorum; Cengiz Topel Hastanesi’ne diyaliz makinesi konulsa bizim için çok iyi olacak. Gidip gelmek hiç kolay değil. Arabam yok ve bayramlar, özel günlerde çok zorluk yaşıyorum. Üç yıldır haftada üç defa diyalize giriyorum.

 

 

“Yaşımdan dolayı maaş alamadım”

Fatma EKŞİ

 

Ben de Güzelyurt’dan geliyorum. Arkadaşlarım gibi sabah 05.30’da kalkmak zorundayım. Diyalizden çıktığımızda çok zorlanıyorum. Devletten yardım bekliyoruz çünkü çok zor durumdayız. Hemşire sayısı yetersiz, hastalara yetmiyor. İlacımız da bulunmuyor. Kimse bizi arayıp sormuyor. Ulaşım ile ilgili kolaylık sağlanmasını istiyorum. Yaşımdan dolayı devlet bana maaş bağlamadı. Yaşla ne ilgisi var? hasta hastadır.

 

 

Osman YANGIN

 

Kalp ameliyatı geçirdim. Şahinler’den geliyorum ve hiç dermanım yok. Tek istediğim bize bir araç sağlasınlar.

 

 

“Ölümden beter”

Vedat GAZOZCU

 

Dünyanın her yerinde diyaliz hastaları için servisler var. Bu hastaların birileri tarafından taşınması lazım. Hastalar dializden çıkarken sarhoş gibi oluyor. Hele bir de şekeri varsa ölümden beter bir durum. Hastanede asansör çalışmıyor. İlaç sıkıntısı yaşanıyor. Söylenecek o kadar çok şey var ki… Hemşireler grev yapıyormuş, diyaliz servisinde grev olmaz bence. Bizim hastalığımız çok hassas. Bayılabiliriz, dört günde biriken üre bizi zehirliyebilir. Madem grev var başka sağlıkçı getirsinler bu servislere.Hasta sayısı fazlalaştı, hemşireler yetersiz gelmeye başladı.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ