21 Kasım 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
‘Dışa bağımlılıktan kurtuluruz’
06 Şubat 2013 Çarşamba 09:00

‘Dışa bağımlılıktan kurtuluruz’

İlk ve tek eğitimli uzmanımız Uzman Yenilenebilir Enerji Mühendisi Nafi Cabacaba, Haberdar’a verdiği özel röportajda, ülkemizin enerjiyi kullanma ve üretme biçiminin sürdürülebilir olmadığına dikkat çekti

Onur EVRENSEL

Foto: Devrim EYYUBİ

Günümüzün en büyük sorunlarından biri güvenli enerji tedariği. Günümüz modern ve gelişmekte olan ülkelerinin temel kaygısı enerjiye daha kolay ve ucuza ulaşabilmek. Yenilenebilir enerji konusunda ilk ve tek eğitimli uzmanımız Uzman Yenilenebilir Enerji Mühendisi Nafi Cabacaba, Haberdar’a verdiği özel röportajda, ülkemizin enerjiyi kullanma ve üretme biçiminin sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, “Enerji üretimi için kullanılabilecek kaynaklar sınırlı. Küçük bir ada devleti olarak petrol, doğal gaz gibi dış kaynaklı hammaddelerine bağımlı olmamız hem ülke ekonomimize hem de iklim değişikliğine çok ciddi oranda hasar vermekte. Halbuki, adamız yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği açısından elverişli bir coğrafi konuma sahip” dedi.

 

Tükenmeyen kaynak

University of Southampton’da lisans, University of Surrey’de Master çalışmasını tamamladıktan sonra ülkemize geri dönen Nafi Cabacaba şu anda Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde doktorasını yapıyor. Cabaca, fosil yakıtların ömürlerinin hem kısa hem de fazlasıyla maliyetli olduğuna dikkat çekerek, “Dünyada uzun yıllar ve halen enerji üretimi için kullanılan katı yakıt türlerinin, hem tükenen enerji kaynakları olduğunu hem de ciddi çevre kirliliğine yol açtığının artık bilinmektedir. Diğer yandan yenilenebilir enerji kaynaklarının ise doğanın geliştirdiği, tükenmeyen kaynaklar olduğunu biliyoruz” dedi.

 

Araştırmalara göre dünya petrol rezervlerinin 2050 yılında, doğal gaz rezervlerinin ise 2090 yılında tükenme seviyesine geleceğini vurgulayan Cabacaba, “Avrupa, Amerika, Çin ve daha birçok ülke, şu anki yatırımlarını Yenilenebilir Enerji üzerine yapıyor. Amaçları 2020 ye kadar ülke deki enerji ihtiyacının yüzde 20’sini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamak” dedi.

 

“Kullanmamak büyük bir kayıp”

Adamızın yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği ve potansiyeli bakımından zengin bir ülke olduğunu belirten Cabacaba, “Özellikle yüksek potansiyeli olan güneş ve rüzgâr enerjisi gibi çevre dostu kaynakların kullanılmasıyla üretilecek elektrik, ülkenin tasarruf edeceği, iyi bir gelecek için hem sürdürülebilir bir enerji sistemi, hem de sürdürülebilir çevre bırakmak açısından çok önemli. Güneşin yılın her günü parladığı bir ada ülkesi olan Kıbrıs’ın kuzeyinde de artık alternatif enerji kaynaklarıyla elektrik üretimi önem kazanıyor. Almanya ve İngiltere de 400W/m2 ye düşen potansiyel enerji miktarı, Kuzey Kıbrıs için 1800W/m2 dir. Bu denli potansiyeli yüksek bir enerji kaynağını kullanmamak hem ülkemiz hem de halkımız için çok büyük bir kayıptır” dedi.

 

“Kontrolü devlet yapmalı”

Güneşten elektrik üretmek için kurulacak olan sistemlerde dikkat edilmesi gerekenin, öncelikle sistemin uzman sertifikalı yenilenebilir enerji mühendisleri tarafından kurulması olduğunun altını çizen Cabacaba, “Kurulan sistemin verimliliğinin ve verilen garanti süresinin gerçek olduğundan emin olunması gerekir. Şu anda, adamızda güneş enerjisini kullanarak elektrik üretimi en iyi yatırım şeklidir. Bir diğer önemli husus ise kullanılacak fotovoltaik güneş panellerinin sahip olduğu kalite. Burada önemli olan malzemenin üretildiği yer değil, üretilirken kullanılan teknoloji ve sahip olduğu sertifikalar. Bunun kontrolü Avrupa ve bütün Dünyada olduğu gibi kurum veya kuruluşların değil, devletin kuracağı özel bir birim tarafından yapılması gerekmektedir” dedi.

 

Azami verim asgari geri kazanım

Gerekli yasal düzenlemenin 2-3 ay içerisinde yapılmasını beklediklerini kaydeden Cabacaba, “Yapılması gereken; devletin kuracağı özel birimin yenilenebilir enerji, makina ve elektrik mühendislerini belirli sınavlara tabi tutarak İngiltere, Güney Kıbrıs ve Amerika gibi ülkelerde olduğu gibi sertifikalar vermesi gerekir. Örneğin İngiltere’de, hem kullanılacak malzemeye hem de kurulumu yapacak kişi veya kişilere, devlet tarafından “MCS” sertifikası verilerek kaçak, verimsiz ve tehlikeli sistemlerin önüne geçiliyor. Bir diğer örnek ise Güney Kıbrıs’taki sertifikasyon sistemi. Yenilenebilir Enerji mühendisleri ile makine ve elektrik mühendislerinin kurdukları şirketler ile bir sertifikalı uzman enerji mühendisi ile 2 teknisyenin 150kW a kadar sistem kurma yetkisi bulunuyor. Daha büyük sistemlerde ise uluslararası şirketler ile yapılan ortaklıklar sayesinde kurulumlar yapılıyor. Burada önemli olan, 2-3 senelik elektrik harcamasını karşılamak değil, en az 25 yıl sürecek bir sistem kurup azami verim ve asgari geri kazanım çerçevesinde bir sistem kurmaktır” dedi.

 

Sabit ve kesintisiz tedarik

Ülkemizde büyük fotovoltaik güneş enerji santralleri yerine, her ev ve iş yerlerindeki çatı ve boş alanları kullanarak sistemlerin kurulmasının daha avantajlı olduğunu ifade eden Cabacaba, “Devletin ve halkın düşük bir alt yapı maliyeti ile sürdürülebilir güvenli yenilenebilir enerjiye sahip olacağı bir gerçektir.  Ayrıca, Yenilenebilir enerji kaynaklarının dağıtımı daha sabit ve kesintisiz tedarik sağlayabiliyor. KKTC’de merkezi dağıtım nedeniyle bazen tüm şehir veya ülke enerjisiz kalırken, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak bunları önlemek mümkün. İyi bir gelecek, sürdürülebilir bir gelecek için yenilenebilir enerji sistemlerini desteklemek gerekiyor” dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ