20 Kasım 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çözüm ‘B Planı’ değil, Bağlanmak…
10 Mart 2012 Cumartesi 10:30

Çözüm ‘B Planı’ değil, Bağlanmak…

Vatandaşın Kıbrıs sorunuyla ilgili ‘B Planı’ Türkiye’ye bağlanmak …

Elif ŞEN

Yıllardır süren görüşmeler, beraberinde belirsizlikleri de getirdi. Gelinen aşamada, vatandaşa Kıbrıs sorunuyla ilgili ne düşündüğünü, her hangi bir B Planı var mı? Sorusunu yönelttik . Sürece dair umutlarını yitiren vatandaşın herhangi bir B planı yok. Bu noktada Türkiye’ye bağlanmanın en doğru fikir olduğunu dile getiren vatandaş, zaman kaybetmeden Türkiye’ye bağlanmaktan yana.

 

 

VATANDAŞ NE DEDİ?

 

Tan Aykol

“Umarım azim savaşı başlatılır”

Kıbrıs sorunu diye adlandırılan bir durum söz konusu. Yıllardır bu sorun üzerine görüşmeler, yorumlar, kavgalar yapılmakta, siyasi kargaşalar yaratılmaktadır. Ancak esasında böyle bir sorunun varlığına inanmadım ve de inanmayacağım. Çünkü 1974 ve sonrasında KKTC ülkesi ve toplumu zaten var olmuştur. Oturduğumuz yerde bilmem hangi ülkeden gelecek yardım ve destekleri bekleyerek bir devlet yaşamaz, yaşatılamaz. Görüşmelerde sona geliniyormuş, ne güzel. Böylelikle artık KKTC halkı, insanı umarım ki silkelenir ve kendi kendisine yetebilmek için büyük bir azim savaşı başlatır. Kimseden yardım istemeden, kimseden destek beklemeden, bir birlik olarak sahip olduğu bu muhteşem adayı her yönüyle değerlendirir, kullanır ve yaşatır. Çünkü unutulmamalıdır ki, kendi kendisine yetemeyen toplumlar, yok olmaya, başka toplumlara karışmaya mahkumdurlar.

 

İsmail Yumurtacıoğlu

“İçerde iki, dışarıda tek devlet”

Benim kişisel bir tercihim yok. Açıkçası Kıbrıs sorunuyla ilgili B planı ne olur pek fazla düşünmedim. Ama mevcut gerçekleri de göz önünde bulundurmak lazım. Bana göre ülke halk için en doğru politika içeride iki devlet dışarıda ise tek devlet olarak yolumuza devam etmektir. Ama dediğim gibi sunulan öneriler ve gidilen yol haricinde pek bir plan da düşünmedim.

 

İmren Özerlat

“Bir an önce bağlanalım”

Mevcut olanların haricinde hiçbir farklı önerim yok. Şu anda ekonomiye baktığınız zaman zaten her şey Türkiye’den geliyor. Zaten bizi tanıyan hiçbir ülke yok. Bizi tanıyan tek ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. İl olarak Türkiye’ye bağlanacaksak bir an önce bağlanalım. Ama eksikleri ve hataları düzelterek. Düzenli, kontrollü ve her şeyin daha güzel ilerleyeceği bir yöntemle bağlanılsın. Türkiye bizim anavatanımız. Yani bizi tanıyan, her ihtiyaç duyulduğunda arkamızda duran devlet. Bundan sonrası içinde tam destek sağlanmalı, ve olası bir bağlanmada da bütün her şey ayrıntılarıyla düşünülüp masaya yatırılmalı. Düzenlemeler sağlanmalı. Yok olmamamız için, ürerten bir toplum olabilmek için konuşulup, hareket edilmeli. Son dönemlerde özellikle gençlere de baktığımızda memur toplumu haline geldiğimizi görüyoruz. Aslında var olan Kıbrıs Türkler çalışkan, üretebilen belirli bir kültüre sahip insanlardır.  Bir takım önyargıların aksine bizler her konuda üretip, kazanç sağlayabilecek kapasitede bir toplumuz. Giderek ne yazık ki yozlaştık. Ben birey olarak böyle bir toplumda yaşamak istemiyorum. Bunun için de dediğim gibi arkamızda Türkiye’nin gücüyle doğru adımların atılması gerektiğini düşünüyorum.

 

Tahsin Özler

“Hayırlısını istemek lazım”

Ülke için, toplum için hakkımızda ne hayırlıysa o olsun. Eğer sonumuz daha kötüye gidecekse bu şekilde kalmakta fayda var. Aslında Kıbrıs sorunuyla ilgili bir şeyler söylemek çok zor. Yıllardır devam eden bir çözümsüzlük sürecinin ardından toplum ne istemesi gerektiğinden de emin değil. Hayırlısını istemek gerekli. Ama bana göre Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanırsak daha iyi olacak.

 

Ayşe Şeherli

“En iyisi bağlanmak”

Ben Türkiye’ye bağlanmanın ülke adına daha iyi olacağını düşünüyorum. En uygun olanı bağlanmaktır. Zaten içinde bulunduğumuz duruma bakıldığında her türlü destek bize Türkiye tarafından sağlanıyor. Türkiye’nin askeri de ülkede var. Bugün Kıbrıs halkı, zaten Türkiye haberlerini takip ediyor, Türkiye programlarını izliyor. Aynı zamanda ekonomik olarak da ülkeye Türkiye’den maddi destek sağlanıyor. Bu durumda toplum ve bizler için en iyisi Türkiye’ye bağlanmak olacaktır.

 

Servet Köprülüler

“Bağlanmanın tam zamanı”

O kadar çok şey çıktı, o kadar çok şey söylendi ki bugüne kadar. Bence bağlanmanın tam zamanıdır. Çözüm zaten istenmiyor diye düşünüyorum. Resmi olarak bağlansan da bağlanmasak da zaten Türkiye’ye bağlıyız. Hem de bir çok konuda… Sadece dış ülkelere karşı devam eden politikalarda ayrıymış gibi görünmek durumundayız. Ama Türkiye ve Kıbrıs birbirine bağlı. Bana kalırsa bu şekilde yaşamak benim için en güzeli. Ben böyle yaşamayı seviyorum. Onlar Güney’de biz de burada. Her kes yerini yurdunu biliyor. Artık olası bir barışın sağlanacağını düşünmüyorum. Aradan çok uzun yıllar geçti. Aynı zamanda kilisenin yönettiği, kincilik ve düşmanlıkla yoğrulan bir toplum varken barış olamaz. Herkes kendi yerinde yaşasın. En güzeli bu…

 

Hacı Karaoğlu

“Mevcut durum en iyisi”

Benim herhangi bir B planım yok. Hatta mevcut durumun aynı kalmasında yanayım. Birbirimizden ayrı, sınırlarla çevrili olarak yaşamak en doğru seçenektir bence. Aslına bakacak olursanız çok da Kıbrıs sorunuyla ilgilenmiyorum. Pek bir bilgim yok.

 

Mehmet Kaya

“Şövenizm bu hale getirdi…”

Türkiye zaten burada her hangi bir çözüm istemiyor. Her ne kadar Rum çözümü istemiyor gibi gösterilse de asıl istemeyen bana göre Türkiye’dir. Belki de Rum’da istemiyor orasını bilemiyorum. Artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye’ye bağlansa da bağlanmasa da bir şey değişmeyecek. Çünkü zaten ülke kolonileştiriliyor. Türkiye’nin kolonisi haline geldik. Tabii ki durum bu yaşanılanları arzu etmiyor. Ama ne olmalı? İki tarafta birbirine güvenmiyor. Bundan sonra kimse karışık halde yaşamayı hayal edemez. Bir köyün içinde iki tarafında insanlarının bir arada yaşaması artık mümkün değil. Çünkü artık şövenizm işi bu duruma getirdi. Her iki toplumda yaşadıklarını unutmaz. Barış yaşananların unutulmasıyla olur. Ülkede böyle bir şey söz konusu değil ama. Nasıl olacak barış öyleyse?

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ