22 Kasım 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çocuklar sahipsiz!
04 Şubat 2013 Pazartesi 09:20

Çocuklar sahipsiz!

KKTC’de ortaya konan raporlar suçlar ve suça itilen çocuklardaki ciddi artışı ortaya koyarken, Avukat Boysan Boyra bu durumu yasalardaki yetersizlik ve ailedeki eğitim zaafiyetine bağladı

Haberdar’a verdiği röportajda son yıllarda işlenen suçlardaki artış ve yaş oranın düşmesinin içler acısı bir durum olduğunu belirten Boysan Boyra aileden başlayarak tüm toplumunun eğitilmesi gerektiğini belirtti. Boyra KKTC’deki suça eğilim yaşının düşmesindeki nedenlerin başında ‘toplumun giderek bozulması, ahlaki değerlerden uzaklaşması ve eğitimde gösterilen zaafiyetin’ olduğunu kaydetti.

 

Suç ve suçlardan uzak durabilmek için sadece okulda alınan eğitimin yeterli olmadığına ve asıl eğitimin ailede verilmesi gerektiğine dikkati çeken avukat Boyra, ailelerin yeterli ilgiyi ve eğitimi çocuklarına göstermediklerini söyledi. Çocukların tüm ihtiyaçlarının telefon, internet ve bilgisayarla tedarik edildiğini, sahipsiz bırakıldığını söyleyen Boyra, “Anne ve babalık çocukların her istediğini yapınca bitmiyor”  dedi.

 

Devrim DEMİR

Doğası, denizi, misafirperverliği ile anılan ve bir zamanlar güvenilir ülkelerden biri olarak gösterilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti her geçen gün artan suçlar nedeniyle ‘suçlular cennetine’ dönüşmeyi hızla sürdürüyor. Raporlarla da doğrulanan bu durumun özellikle son zamanlarda başrolünü suça itilen gençlerin üstlenmesi gelecek kaygısına neden olurken ülkenin tanınmış avukatlarından Boysan Boyra bunu yasaların yetersizliği ve eğitimdeki zaafiyete bağladı.

 

Haberdar Gazetesi’ne verdiği röportajda son yıllarda işlenen suçlarda yaş oranının düşmesinin içler acısı bir durum olduğunu belirten deneyimli avukat, aileden başlayarak tüm toplumunun eğitilmesi gerektiğini belirtti. Boyra, KKTC’deki suça bulaşma yaşının düşmesindeki nedenlerin başında ‘toplumun giderek bozulması, ahlaki değerlerden uzaklaşması ve eğitimde gösterilen zafiyetin’ olduğunu kaydetti.

 

Bugün suça itilen çocukların ıslah edilmesi gerektiğine ancak ülkede bir ‘Islah evi’ dahi olmadığına ve cezaevine konulduklarına dikkati çeken Boysan Boyra, “Devlet ivedilikle ve öncelikle mahkemelerde mahkûm edilen çocuk ve gençlerin mahkûmiyet sürelerini dışarıda geçirebilmeleri için ıslah evi kurmalıdır. Merkezi Cezaevi’ne koyduğumuz her çocuk ve her genç ileride potansiyel bir suçlu olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

 

“Eğitim aileden başlamalı”

Suç ve suçlardan uzak durabilmek için sadece okulda alınan eğitimin yeterli olmadığına ve asıl eğitimin ailede verilmesi gerektiğine ancak ailelerin geri kaldığına  vurgu yapan Avukat Boysan Boyra şunları söyledi;   

 

“Bana göre eğitim sadece okulda verilmez. Aile eğitimi ciddi bir konudur ve ne yazık ki artık ailelerin birçoğu bu konuda geri kalıyor, yeterli olamıyor. Toplumumuzda giderek artan suçların ve suç işleyenlerin yaş oranlarına baktığımız zaman, hem aileler, hem eğitim kurumları hem de polislerimize büyük görevler düşmektedir.”

 

“Anne babalık çocuğun istediğini yapınca bitmiyor”

Ailelerin yeterli ilgiyi çocuklarına göstermediklerini tüm ihtiyaçlarını telefon, internet ve bilgisayarla tedarik ettiklerini söyleyen Boysan Boyra, “Anne ve babalık çocukların her istediğini yapınca bitmiyor. Çocuklar başıboş kalıyor ve en ihtiyaç duydukları anda ailelerinden yardım alamıyor ve kendi akıl yollarıyla yetişkin suçluların ayartmasıyla KKTC’nin genç suçluları arasına katılıyorlar” dedi.

 

“Uyuşturucunun gelişine engel olamıyoruz”

Av. Boysan Boyra, çocukların küçük yaş itibarı ile çok rahat büyüdüklerini ailelerden koparak dışa yöneldiklerini, dile getirerek şöyle konuştu; “Güvenlik olarak olaya baktığım zaman, görüyorum ki uyuşturucuların ülkeye girmesine büyük oranda engel olamıyoruz. Esas ticaretini yapan ‘baba’ dediğimiz kişiler yakalanamıyor mahkeme önüne çıkamıyor. Bu kişilerin aracılığı ile uyuşturucuyu satın alan çocuklar, polis tarafından tutuklanıyor. Ülkeye girişini engelleyebilsek bu çocukların bu tür suçların işlemesine engel olarak katkı koymuş olacağız.”

 

“Aile eğitimi tartışılamaz”

Ülkemizde yaşanan suçların önlenmesi, uyuşturucunun ve işlenen suçların azalması için ailelerle polise büyük görevlerin düştüğünü kaydeden deneyimli avukat, ülkeye sokulan uyuşturucu konusunda daha etkin bir mücadele verilmmesi grektiğini söyledi.

 

Boyra, etkin mücadele ile birlikte, ailelerin de çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğini yakından takip etmesi ve suça bulaşmadan onları tutup kötü alışkanlık ve arkadaşlardan uzaklaştırması gerektiğini söyledi. Boyra “Ailenin vereceği eğitim tartışılmaz bir konudur” dedi.

 

“Gençler ‘gerçekten soyutlanıp sanal’a yöneliyor”

KKTC’de sosyolojik ve psikolojik açıdan gençler üzerinde derin incelemeye ihtiyaç duyulduğunu ve teknolojinin gelişmesi ile toplumdan her geçen gün uzaklaşıldığını  ifade eden Boysan Boyra, “Gençlerimiz, bu kadar çok kafa karıştıran durumlar karşısında bocalıyor ve doğru yolu bulamıyor. İletişim ve teknolojinin geliştiği bu çağda, gerçek sosyal ilişkiler yerine sanal ilişkiler kurma yoluna girip gerçekten soyutlanıyorlar” şeklinde konuştu.

 

“Televizyonlar kötü etkiliyor”

Televizyon kanallarında özellikle vurdulu kırdılı ve uyuşturucunun konu edindiği filmlerden, gençlerin çok etkilendiğini söyleyen Boyra şöyle konuştu;

 

“Televizyon kanallarında gösterilen bu tür filmler karşısında gençler de bu ve buna benzer durumları kendilerinin de yapabilecekleri fikrine kapılıyor. Gençler toplumdan soyutlanmış  sanal alemde yaşayarak büyürken, insanlarımız ekonomik koşulların kötüleşmesi nedeniyle, para kazanmanın derdine düştükleri için çocuklarıyla ilgilenmeyi bir kenara bıraktılar.”
 

“Mahkemeler pozitif ayrımcılık yapmalıdır”

Kendilerinden daha büyük kişilerle arkadaşlık kuran çocukların suça ve uyuşturucuya daha kolay teşvik edilmesi nedeniyle mahkemelerin gençleri potansiyel suçlu gibi değerlendirdiklerini söyleyen Boysan Boyra, “Mahkemeler bu suça bulaşan gençleri suçlu kılmak yerine ‘geri nasıl kazanılır’a bakmalı, bu noktaya ağırlık vermelidir. Bu çocukların suçlu değil de mağdur olduklarını ayırt etmelidir. Satıcıyla, bu yola düşüp de alıştırılanı bir tutmak olmalaıdır. Bu çocuklara mahkeme huzurunda pozitif ayrımcılık yapmak en doğrusudur” dedi.

 

“Gençlerin geleceği kurultay kadar önemli”

Bugün çocuk suçluların ıslah edilmesi gerektiğine ancak ülkede bir ‘Islah evi’ dahi olmadığına ve cezaevine konulduklarına dikkati çeken ve devlete düşen sorumlukların da çok büyük olduğunun altını çizen Boysan Boyra şöyle konuştu;

 

“Devlet ivedilikle ve öncelikle mahkemelerde mahkûm edilen çocuk ve gençlerin mahkûmiyet sürelerini dışarıda geçirebilmeleri için ıslah evi kurmalıdır. Ne kadar üzücüdür ki 1974’e kadar İngiliz ve Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde kurulan ıslah evleri gelişen bu çağda KKTC tarafından benimsenmiyor.”

 

“Islah evi temin edemeyecek kadar aciz olamazsınız”

Meclis’te oturanlara seslenen Avukat Boysan Boyra, “Meclis koltuklarını işgal eden efendiler, sizin iktidar savaşınız ve kurultayınız kadar bu ülkedeki gençlerin geleceği de o kadar önemli. Bu gençleri yetişkin suçlularla aynı cezaevine kapatamazsınız yazıktır, günahtır. Devlet bu çocuklara bir ıslah evi temin edemeyecek kadar aciz olmamalı” dedi.

 

“Cezaevine konan çocuklar potansiyel suçlu”

Boyra gençler ve yetişen her çocuğun ülkemizin yetişkin bir bireyi, geleceği olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu;

“Merkezi cezaevine koyduğumuz her çocuk ve her genç ileride potansiyel bir suçlu olarak karşımıza çıkıyor. Kendilerine olsun ailelerine ve devlete daha fazla zarar veriyor. Öğretmenlerimize ben şunu söylemek isterim ki, gençlerimiz ve çocuklarımızın uyuşturucudan uzak kalmaları için daha çok şey yapabileceklerini biliyorum ve yapmalısınız.”

 

“Kimlikle gelişe son verilsin!..”

Etkin cezaların suçların azalması için hiçbir zaman iyi bir çare olmadığını söyleyen Boyra, “Ülkemizde yoğunlukla işlenen suçlara bakıldığında, kontrolsüz bir şekilde sadece kimlik gösterip ülkeye girenlerin çoğunlukta olduğu ispatlanmıştır. Ciddi şekilde suç işleme potansiyeli olanlar ülkemize girişleri men edilmelidir” söyledi.

 

“Pasaport sistemine geçilmeli”

Avukat Boysan Boyra, ülkeye kimlikle girişlerin kalkmasının şart olduğunu belirterek “En erken zamanda pasaport sistemine geçilmelidir. Sınır kapıları, limanlarda ülkemize turist olarak girenleri ciddi şekilde incelenmelidir” dedi.

 

“Dost tanıdık çok önemli”

İnsanların suç işlemelerine engel en önemli faktörün eş, dost, tanıdık, akraba  olduğunu söyleyen Boyra, “Şöyle düşünün en önemli unsur dost tanıdık değil mi? Bir insan ülkeye geldiği zaman burada arkadaş, aile ve tanıdık kimse yok suç işlediği zaman basına teşir olsa ayıplayacak kimsesi de yok, bu durumda çok kolay suç işleyebilir. Özellikle yine altını çiziyorum ve Devlete seslenmek istiyorum kimlik kartı ile adaya girişe son verilmelidir” ifadelerini kullandı.

 

“KKTC’de aile içi şiddet var!”

Aile içinde yaşanan olumsuzluklara da değinen ve göz önünde bulundurulması, tüm toplumun da aile içi şiddete dikkat çekmesi gerektiğinin altını çizen Avukat Boysan Boyra şunları söyledi;

 

“Aile içi şiddete tüm toplumun dikkat çekilmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Bazı kişiler KKTC halkının iyi eğitim ve okumuş olduğunu iddia ederek bu yüzden aile içi şiddetin olmadığını söylüyor. Ne kadar yanlış bir bakış açısı. Bunu neye dayanarak söylüyorlar bilmiyorum.”

 

“Şiddet gören çok kadın var”

Boysan Boyra ülkede sadece suçların değil aile içi şiddetin de yaşandığının ısrarla üzerinde durarak, şiddet nedeniye çok sayıda kadının da ciddi zararlar gördüğünü söyledi. Boyra, “Şiddet gören birçok kadın var Polise gitmeye korkan ve dayak yedikleri için utanan kadınlar. Polisin şikâyetlerini dinledikten sonra yeterli yardımı alamayan mağdur kadınlar, ikinci bir şiddetten sonra tekrar polise gidemiyor” dedi.

 

“Dayakçı kocayla barıştırılmak isteniyor”

Şikâyetçi kadınların şikâyetini dinlemek değil de, onları dayak atan kocalarıyla barıştırmak için akla karayı seçen bir polisle karşı karşıya kaldığını söyleyen Boyra, “Kocasını kendini tekrar döveceğini şiddet uygulayacağını bile bile, kadın yeniden bu yolu seçiyor ve kabul edip evin yolunu tutuyor. Kadınlar başka ne yapmalı? Mağdur olan her kadın, neden polis tarafından barıştırılmak isteniyor anlamış değilim. Polis şikâyeti aldığı an itibarı ile babayı derhal aile yuvasından uzaklaştırmalıdır” dedi. 

 

Bu aile faciası önlenebilirdi”

Geçtiğimiz haftalarda ülke genelinde büyük infial yaratan ve etkilerinin hâlâ sürdüğü Şevketoğlu ailesi faciasının çok üzücü bir durum olduğunun altını çizen avukat Boysan Boyra şunları söyledi; “Geçtiğimiz gün boşanmak isteyen eşini öldürüp intihar eden bir aile vakası yaşandı. Bu aile faciası hiç mi önlenemezdi? Aslında önlenirdi hem de büyük oranda, meydana geliş şekline bakıldığı zaman bu olayın ne kadar vahim olduğu polisin göstermiş olduğu zafiyet açısından ortada” dedi.

 

“Kadın çaresizce ölümü bekliyor”

Bir kadının tüm zorluklara rağmen, polise gidip savunmasız olduğunu anlatamaya çalıştığını söyleyen Boysan Boyra, “Tehdit ve ölüm korkusu yaşayan bir kadın ifade veriyor ve polis sadece şikâyeti alıp tedbirini almıyor. Cinayet safhasında, polisi yine arıyor ve kendi şikâyetiyle ilgilenen memurun bugün çalışmadığını söylüyor ve kadın çaresizce ölümü bekliyor. Bu kadar büyük ihmali tarif edecek kelime bulmakta zorlanıyorum” şeklinde konuştu.

 

“Polis şurası yapılmalı. Eğitilmeli...”

Polisin bu tür vakalara karşı, nasıl davranacağı konusunda eğitilmesi gerektiğini söyleyen Boyra, “Tüm polis karakollarında, her an yaşanan bu talihsiz olayların yaşanmasının yüksek olduğunun ihtimalini düşünerek, derhal bir Polis şurası yapılmalı. Tüm polislerin iyi bir eğitimden geçmesinin gerektiğini düşünüyorum” dedi.

 

“Cinayet ve intiharı örnek alanlar var”

Yaşanan bu üzücü cinayet ve intihar olayının ardından, ülkenin ne kadar kötü bir duruma doğru gittiğini söyleyen Av.Boysan Boyra şöyle konuştu;

 

“Birçok kez tanık oluyoruz ki ülke genelinde büyük üzüntü yaratan Şevketoğlu ailesinin vahim olayının ardından benim şahsi kendi müvekkilim aynı sıkıntıyı şu an yaşamakta. İsminin açıklanmasını istemiyorum ama yakın zamanda boşanacak olan müvekkilim 29 Ocak’ta beni aradı ve eşinin onu tehdit ettiğini söyledi. ‘Bu boşanma davasında ısrar edecek olursan seni öldürüp kendim de intihar edeceğim’ dedi. Şimdi ben size soruyorum, müvekkilime ben mi?  Polis mi cevap vermeli? Ben polisin müvekkilimi koruyup koruyamayacağını bilmeden, neyi tavsiye edebilirim?”

 

“Silahlar ülkeye nasıl giriyor?”

Artık ülkemizin güvensiz bir yer olduğunu söyleyen Boyra, “Bir de şu hususa dikkat çekmek istiyorum acaba bu ülkeye silahlar bu kadar kolay mı giriyor? Polis çok titiz davranmalı ve aynı olayların daha çok yaşanmaması için, birçok insanın ağlamaması için ciddi kararlar ve tedbirler almalı” dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ