21 Kasım 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çocuğunuz uyumuyor mu? Ona uyumayı öğretin

Çocuğunuz uyumuyor mu? Ona uyumayı öğretin

Gözlerde halkalar, harap olmuş bir sinir sistemi, fiziksel yıpranma, unutkanlık, dalgınlık… Yeni doğmuş bir bebek her ne kadar tombul yanaklarıyla etrafına neşe saçıyorsa da; uyku düzeninin oluştuğu bu dönem, anneler için çoğunlukla "perişanlık" anlamına
Bebek için sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmak hem bebek hem de anne için çok önemli. Bunun farkına varan pek çok anne, rastgele uyutmak yerine çocuğun kendi kendine ve yeteri kadar uyumasını sağlamak için “uyku eğitimi” yöntemlerini deniyor. Uyku eğitiminin ise “bebeği ağlayarak uyutmak” gibi kötü bir şöhreti var. Peki gerçekte böyle mi? Bu soruyu Bebek Yapım Bakım Onarım (BYBO) blogunun kurucusu Eren Kaya’ya sorduk. New York’da holistik beslenme ve doğal yollarla sağlık üzerine doktora yapan Kaya, uzun süredir bu konuda blogunda ve Facebook grubunda annelere rehberlik ediyor.Uyku eğitimi, çocukları ağlatarak uyumaya terk etmek midir? Tabii ki değil. Bebek için ömrünün ilk aylarında hayati önem teşkil eden iki şey var; beslenme ve uyku. İkisinden biri eksik kalırsa sağlıklı olması mümkün değil. Bu sebeple ilk 6 ay zaten sadece anne sütü diyoruz. Hayati önem arzeden beslenmeyi sağlamak için ebeveynlerin bebeğin nasıl emzirilmesi ve hangi dönemde ne sıklıkta emzirilmesi gerektiğini öğrenmeleri gerekiyor. Bu konudaki ayrıntılı bilgilerbağlantıTomris’le yaptığınız röportajda okunabilir. Emzirme ile birlikte rayına oturtulması gereken kısım da düzenli ve yeterli uyku. Tıpkı beslenme gibi bebeğin uyku ihtiyacı da karşılanmazsa sağlığını kaybetmesi kaçınılmazdır. Bu sebeple, eğer doğal olarak oluşan bir uyku düzeni yoksa bebeğin, bunu sağlamak için uyku eğitiminin şart olduğunu düşünüyorum.Uyku eğitimi de evet, bazen bebeğin bağırmasına müsaade etmeyi gerektirebilir. Her ne kadar pek çok uyku eğitimcisi ağlatmak olarak tanımlasa da ben buna “Bağırmasına izin vermek” diyorum. Takdir edersiniz ki konuşma becerisi henüz gelişmemiş olan bebeklerin ağlamak dışında bir iletişim yolu yoktur. Ancak, biz yetişkinler bazen bu ağlamaları bizlerin yaşadığı gibi algılıyor ve acı, umutsuzluk, çaresizlik barındırdığını varsayıyoruz. Oysa bebek için “Beni kucağında uyut” demekten öte bir anlam taşımaz çoğu zaman. Bunu sözcüklerle dile getirmesi mümkün olmadığına göre, elbette ağlayacak. Önemli olan o ağlamaları tanımak ve içerdiğini doğru tahmin edebilmek.İlham veren çocuk odalarıUyku eğitimine olumsuz bir bakış açısı var, neden kaynaklanıyor olabilir? Uyku eğitiminin bebeği terk etmek olduğu zannının ve bebeğin psikolojisinin bozulması tehdidinin bu kadar gelişigüzel yapılıyor oluşuna hayret ediyorum doğrusu. Bir çocuğun travmatik diye tanımlanabilecek bir hadise yaşaması için çok ciddi fiziksel ya da ruhsal darbe alması gerekiyor. Klinik bir teşhistir bu. Uyku eğitimiyle bunu başarmak kolay değil.Uyku eğitiminin zararlı olduğu fikri Dr. Sears'ın fikridir aslında, oradan yayılmıştır. Time Dergisi, Attachment Parenting konulu sayısında Dr. Sears'ın uyku eğitiminin zararlı olduğuna dair fikrini desteklemek için kullandığı çalışmalardan sözkonusu sonucun çıkarılamayacağını ortaya koymuştur. Şunun altını çizmek lazım, burada bahsi edilen ağlamalar şiddetli ağlamalar. Uzun süren şiddetli ağlamalar… Bebeğin acı çektiğinin belli olduğu ağlamalar... Benim uyku eğitimi adlı yazımda bahsettiğim izin verilen bağırmalar değil yani. Bu kısmı da netleştirelim. Bu ne demek? Siz eğer 7 saat boyunca bebeğinizi acı çekmeye terkedecek yapıda bir anneyseniz elbette ki çocuğunuz güven problemli olacaktır. Siz o uyku eğitimini verseniz de vermeseniz de çocuğunuz problemli olacaktır.Bu noktada devreye bahsettiğim bilgi- bilinç şartı giriyor, bebeğinizi tanıma şartı giriyor: Hangi noktada bebeğinizin acı çektiğini anlamak ve her ne yapıyorsanız derhal son vermek zorundasınız. Bunu yapamıyorsanız uyku eğitimi vermeyiniz lütfen bebeğinize. Konu hakkındaki ayrıntıları şu yazımda okuyabilirsiniz.Peki uyku eğitimi nedir ve nasıl uygulanır?Bebeğe mümkünse kesintisiz, değilse en az kesintiyle uyumasını öğretebilmek, kendi kendine uyumasını ve uyanmasını sağlayabilmek amacıyla uyku eğitimi veriyoruz. Eğitim sırasında ağlamasına aşama aşama izin vermek gerekiyor. Örneğin, kusuyor ya da beklenmedik başka tepkiler veriyorsa elbette buna izin vermemek gerekiyor.Uyku eğitiminde bir yöntem seçmek ve sadece onu uygulamak gerekir. Annenin de babanın da kafası çok net olmalı, istikrarlı davranmalı. Bebeğin kafasını karıştıracak kararsız uygulamalara gidilmemeli. Bu bebeğe yapılabilecek en kötü şeydir… Uygulanacak yöntem konusunda anne babanın görüş birliğine varması da çok önemli. Eğitimi bölecek hiçbir şey olmamalı. Fikir ayrılığı yaratacak kişiler, ki bunlar genellikle büyükanneler oluyor, etrafta olmamalı.Uyku eğitiminde farklı yöntemler var mı? Ferber, Tracy Hogg, Kim West gibi uzmanların yöntemleri var... Ancak ben Ferber’e çok taraftar olmadığımı belirtmeliyim. Ferber'e karşıyım çünkü bebeği kontrollü bir şekilde değil rastgele ağlamaya terkettiğini düşünüyorum. Bu hiçbir yaştaki bebek için benim tasvip ettiğim bir yol değil.Uyku eğitimine ne zaman başlanmalı? Annenin çocuğunu ne zaman eğiteceğini bilmesi lazım. İlk 3 ayı zaten 4. trimester (anne karnındaki 3 aylık dönemlerden biri) olarak tanımlanıyor. Bu dönemde olağanüstü değişiklikler ters teper. İlk 3 ay bebek nerede ve ne şekilde uyumak isterse ona müsaade edilmeli. Memede, sallanarak farketmez; bebek bilir nerede nasıl uyuyacağını…. Ancak birlikte uyumak hariç. Çünkü ölümcül olabilecek kazalara yol açıyor. Uyku eğitimine 4. ayda başlanabilir. Çocuk ne kadar büyürse o kadar zor… Ben 4 ya da 5. Ayda eğitim verilmesini tavsiye ediyorum ancak geç kalmış anneler için de bir yazı yazmıştım.Ya çocuk çok ağlarsa? Çok ağlamak ne demek once bunu cevaplamak lazım. Henüz konuşmayan bebeklerin tek iletişim yolu doğal olarak ağlamak ya da çoğunlukla bağırmak. Bunun ne kadarının haddi aştığına anne/baba karar verebilmeli. Ama fiziksel bir tepki veriyorsa elbette orada durmak lazım, belki bu “çok” ağlamak olarak tanımlanabilir. Hangi noktada acı çekiyor olduğunu anlamak lazım. Yoksa 3-4 yaşındaki çocuk da yemek yememek ya da dişlerini fırçalamamak için ağlıyor. O zaman da acı çektiği için mi ağlıyor?Uyku eğitimi vermeyen ve sallayarak ya da emzirerek uyutan anneler sence bir fedakarlık mı yapıyor?Bence çok büyük ve çok lüzumsuz bir fedakarlık yapıyorlar ama ben kendilerine değil aslında bebeklerine üzülüyorum. Sallanarak uyumanın bir limiti olmalı. Eğer 3 yaşındaki çocuk hala sallanarak uyuyorsa orada ciddi bir problem var.Bizim annelerimiz farkında olmadan uyku eğitimi vermiş aslında... Bu geleneksel bir yöntem olabilir mi? Elbette! Sanırım tek fark ne yaptıklarını bilerek değil, içgüdü ile hareket etmiş olmaları.Avrupalı ailelerde gece uyumayan çocuk sıkıntısına pek tanık olmuyoruz. Kültürel kodlarımızda mı farklılık var? Farklılık olduğu bir gerçek. Mesela bebekleri ayakta sallayarak uyutmak. Ben bunu Türk toplumundan başka yerde görmedim. İlk 3 ay anne karnındaki hissi vermek için kucakta ya da beşikte sallanabilir. Avrupalı aileler bunu yapıyor. Ama huzurla sallamak gerekiyor, yoksa hışımla ayakta sallamak hiç iyi değil.Uyku konusunda en çok yapılan yanlışlar neler? İstikrarlı olmamak, kararlı olmamak, ne yaptığının farkında olmamak, uyku eğitimini çok iyi anlamamış olmak, çocuğu ve kendini yeterince tanımıyor olmak.Uyku eğitiminde bu 10 kural çok önemli:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ