19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Cennet, annelerin ayağı altındadır”
08 Mayıs 2011 Pazar 12:34

“Cennet, annelerin ayağı altındadır”

Siyasiler, tüm annelerin Anneler Günü'nü şu sözler ve şiirle kutladılar:

Yurdagül BEYOĞLU

 

Dünyada Mayıs ayının ikinci haftasında kutlanan anneler günü kimilerince ticari hayatı canlandırma organizasyonu olarak değerlendirilse de annelerin önemini vurgulamak açısından anlamlı.Siyasilerimiz anneleri anmak ve onurlandırmak amacıyla hayata geçirilen bu özel günde ,annelerine olan sevgilerini dile getirdi. Tüm annelerin anneler gününü kutlayan siyasiler, “cennet annelerin ayağı altındadır” sözünde birleşti.

 

Serdar Denktaş: “Dünyanın en zor işini yapıyorlar”

 

Tüm annelerin anneler gününü kutlarım. Dünyanın en zor işini yapıyorlar. Evlatları olarak hepimize düşen görev onların uğraşlarını boşa çıkarmamak ve gösterdikleri ilgiye, sevgiye, emeğe layık olmaya çalışmak. Yarın anneme mutlaka uğrayacağım.

 

 

Turgay Avcı: “En yüce değer anneler”

Tüm annelerin anneler gününü kutluyorum. Annelerimizin değerini ve önemini sadece bugün değil, yaşadığımız sürece bilmeli ve hissetmeliyiz. Annelerimize de hissettirmeliyiz. Tüm annelerin ellerinden öperim. Benim annem rahmetli olduğu için böyle söylüyorum. Hayattayken sevdiğimizi söylemekten çekinmemeliyiz. En yüce varlık, en yüce değer annelerdir. Onun için “cennet annelerin ayakları altındadır” denir. Bu ifade annelerin ne denli önemli olduğunu anlatır. Yarın tüm kardeşlerimle bir arada olacağız ve anneler gününü kutlayacağız.

 

Nazım Beratlı: “Her şeyi ihmal edebilirsiniz ama anneyi asla”

Biz anneler gününü bir gün önce kutluyoruz. Şu an annemin evindeyim, eşimi bekliyorum. Eşim hediyemizi getirecek. Buradan kayınvalideme geçeceğiz. Yarında (bugün) ben eşimin anneler gününü kutlayacağım. Aslında anneler gününde hediye almaya çok taraftar değilim. Bu tür günler piyasayı canlandırmak için kullanılıyor. Ticarete yönelik bir şey. Annelere bir gün değil her zaman saygı sevgi göstermek gerekiyor ama yapamıyoruz. Bu açıdan bir gün olsun hatırlamak güzel. Her şeyi ihmal edebilirsiniz ama anneleri asla! Dinden tutun, kültürün tüm adımlarında annelerin değeri ödenmez.

 

Mehmet Çakıcı: “Annelerimizi pikniğe götürüyoruz”

Dünyadaki ve Kıbrıs’taki tüm annelerin anneler gününü kutluyorum. Annelerin değeri ve kıymeti asla ölçülemez. Bir insana en büyük değer anneler tarafından verilir. Çocukluktan yetişkinliğe kadar her evlat annenin bakımına ihtiyaç duymaktadır. Annelerin verdiği emek asla ödenmez. Böyle bir günde anneleri anmak ve onlarla birlikte olmaktan daha güzel bir şey olamaz. Bizde tüm partililerle birlikte anneler günü pikniği düzenliyoruz. Annelerimizi alıp pikniğe götüreceğiz. Kalabalık bir piknik olacak.

 

Arif Albayrak: “Anneler kaybedildiğinde insanın yüreğine bıçak saplanır ve o bıçak yüreği ikiye böler”

Dünyada birçok sevgi var. Baba sevgisi, vatan sevgisi, doğa sevgisi, sevgiliye duyulan sevgi vs. Hepsinin yeri de ayrı ancak anne sevgisi bunların hepsinin üstünde. Daha kutsal, daha erişilmez daha manevi bir sevgidir diye düşünüyorum. İnsanoğlunun inanılmaz ve anlaşılmaz dünyasına bir süre onun bedeninde misafir olduktan sonra çıkıyoruz. Dolayısıyla anne ile özel bir iletişim var. O nedenledir ki anneler kaybedildiğinde insanın yüreğine bıçak saplanır ve o bıçak yüreği ikiye böler. Anneleri sadece özel günlerde hatırlamak gibi eksik bir duygu olamaz. Bağımsız bir varlık gibi davranırız ama bir yanımız hep ona bağlıdır. Önemli olan anneleri bu kapitalist gün içinde alışverişin rant artırımına dair bir günün dışında da sevebilmektir. Yarın herkes annesini görecek ama öbür gün “anacığım benim aklıma düştün” diye yola düşebilmek gerekir. Bilir misiniz ki, bugün var, telefonu açtığımızda “buyur anam” diyor ama yarın olacak mı? Bu hiç ertelenmemesi gereken bir duygudur. Bütün annelerin önünde saygıyla eğilirken kendi annemi de sevgilerin en yücesiyle kucaklarım.

 

SEN ANAMSIN

Ölümüne sevmeliyim seni,

Her şeyden çok,

Her şeyden başka.

Ölümüne seviyorum seni,

Herkesten çok,

Herkesten başka.

 

Bir nar kırmızıya çatlasa

Orda sen varsın.

Sen varsın her yaralı kuşun ötüşünde,

Her çiçeğin ağlayışında yine sen.

Bir gül yumuşaklığındasın.

Gün ola bir kartal pençesinde öfke,

Gün ola şefkatli bir dokunuş kadife parmaklarda.

 

Sen;

Gökyüzünde en parlak yıldız,

En coşkun pınar yeryüzünde,

Suların en berrağı.

Sen yüreğimdeki heyecan,

Sen geçmişim, geleceğim,

Karşılıksız sevginin adı,

En güzeli aşkların.

 

Sen;

Elleri çığlık çığlık isyan,

Yorgun yıllara karşı koymaktan,

Yorgun çaresizlikten,

Kaderine ağlamaktan yorgun.

Sen;

Kavgada en önde

Tırnaklarıyla savaşan,

Ak koynunda barış çiçekleri sulayan.

Sen;

Hayat kavgasının vazgeçilmez kahramanı.

Sen;

Bir koca çınar.

 

Gözpınarların kurumuş dertlerine ağlamaktan,

Yıllar yazmış hatıralarını nur yüzüne.

Çok güzel günler yaşadığın da oldu,

Oldu olmasına da,

Saçlarında yılların yorgunluğu,

Gözlerinde hüzün,

Avuçlarında sevdaya bekleyiş

Gizlenemiyor artık.

 

Sen;

Ak saçlarında

Çocukluğumun hırçınlığı,

Gençliğimin narçiçeği rengi hatıraları,

O zaptedilemez duyguları asılı duran.

Sen;

Gülen gözlerinde

İlk çığlığımı,

İlk ağlayışımı,

Belki de ilk aşklarımı gizleyen anam.

 

Yıldızsız gecelerde

Başucumda sabahlara dek ağlamayı bilen,

Ağlarken bile gülmeye çalışan,

Bir tek şikâyetini duymadığımız,

Çocuk denecek yaştan beri

Belki de,

Belki de dünyanın en berrak adamına ölümüne bir eş,

Evlatlarına müebbet anam.

 

Sen gerçek yaradansın

Şüphe götürmez, tartışılmaz olan.

Karşımda görebildiğim,

Her bakışımda aynaya senden çok şeyler bulabildiğim,

Dokunabildiğim özgürce,

Sevebildiğim.

İhmal etsem de seni sevmekten bıkamadığım

Belki,

Belki senin beni sevdiğin kadar asla sevemediğim,

Sevemeyeceğim,

Erişilmez,

İfade etmekte zorlandığım,

Anlatamadığım aşkımsın.

 

Saçına ak,

Yüzüne çizgi düşüren

Acımasız yılları durdurmak isterdim.

Senden hayallerini,

Senden ümitlerini çalmasın,

Gark eylemesin gülen gözlerini karanlıklara,

Üzmesin seni diye.

 

Genç yaşta belki de

Yokluğuna ağladın

Seni doğuran kadının.

O titrek kalbini

Bir siyah tül gibi

Salıverdin bahtın yeline.

Durdurmak isterdim acımasız yılları

Evlatların yokluğuna ağlamasın diye anam.

 

Sen anasın,

Bitmez bir ilahisin dillerde,

Tek borç dünyada ödenemeyecek,

Bir sevgi sonsuzluğa açılan.

 

Ve gel gör ki,

Ve ne iyi ki,

Ve ne anlatılmaz güzel bir duygu ki sen;

Tarihin bu gizemli seyrinde

Karşı konulmaz bir genetik tenbihle

Bir başka özlediğim,

Bir başka unutamadığımsın.

 

Bir başka büyün,

Bir başka özelliğin,

Bir başka güzelliğin, yumuşaklığın

Bir başka kutsallığın var.

Sen ilk çığlığımda bağışladın beni,

Son çığlığımda yine bağışlarsın.

Sen a n a m s ı n…

 

Dr.Arif Ali Albayrak

 

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ