19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Biz müzakerelere nokta koyduk”
05 Şubat 2012 Pazar 14:33

“Biz müzakerelere nokta koyduk”

Haberdar'a konuşan Parlamenterler Birliği Başkanı Vedat Çelik, müzakereleri ve süreci şu ifadelerle değerlendirdi:

Yurdagül BEYOĞLU

 

Parlamenterler Birliği Başkanı Vedat Çelik, Güney Kıbrıs’la sürdürülen müzakerelerde sona gelindiğini, bundan sonrasının Kıbrıs Türk halkının varlık ve bekasıyla devletin özgür ve egemen bir varlık olarak devam etmesi olduğunu kaydetti.

 

BM Güvenlik Konseyi’nin KKTC’nin tanınmasının önünde engel olarak görülen 186, 541 ve 550 sayılı kararlarını da değerlendiren Çelik, bu kararların Rum tarafının lehine alındığını, Kıbrıs Türk halkı adına büyük haksızlıklar içerdiğini söyledi.

 

 

“Tabii sona gelindi”

 

Müzakerelerin sonuna gelindiğini ifade eden Çelik, “yavaş yavaş tabii sona geliyoruz. BM genel sekreterinin iyi niyet görevi çerçevesinde tüm süreç tüketilmiştir. Bundan sonra adım atılır, atılmaz akıbet belli. BM’nin açıklamaları, Rusya’nın tavrı derken dolayısıyla bir dönemece giriyoruz” dedi.

 

 

 “Merhamet dilenmeye ihtiyacımız yok”

 

Çelik, gelinen aşamada Kıbrıs Türkü’nün kesinlikle merhamet dilenmeye, statü dilenmeye ihtiyacı olmadığını kaydetti. “Biz müzakerelere nokta koyduk. Bundan sonra yolumuza devam edeceğiz deriz. Ben bu yola çıktıktan sonra ne 186 ırgalar, ne 550. Bunlar benim Güney’le olan statümden kalanlar. Hükümet odur. Beni boşlukta bıraktı. Ben karşı tarafı kabul etmiyorum dediğimde, ben bundan sonra federasyon zemininde görüşmeyeceğim dediğinde söyleyecek söz kalmaz” diyen Çelik, bu kararların, tek taraflı kararlar olduğunu yineledi.

 

 

“Ben AB üyesi değilim, müracaat da etmedim”

 

AB’nin ve AP’nin aldığı karalara da değinen Vedat Çelik, KKTC’nin AB üyesi olmadığı gibi, AB’ye müracaat da etmediğini vurguladı. Çelik sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben AB içinde değilim, müracaat da etmedim. Otursunlar çare arasınlar, alternatifler nedir onları düşünsünler. Ya beni tanıyacaklar, ya da zaman içinde ben Anavatan'a entegre olacağım. Zaten bütçesel yardımlar dışında fiziksel yatırımlar geliyor. Sondajımız başlıyor. Su geliyor.”

 

 

“Taksimi Rumlar yaptı”

 

Kimi siyasi parti, örgüt ve çevrelerin Kuzey Kıbrıs’ın çözüme muhtaç taraf  olduğu iddiasında bulunduğunu, taksimin gelmekte olduğunu söylediklerini dile getiren Çelik, “taksimden bahsediyorlar. Taksimi zaten Rum yaptı. Allahtan yaptı. Yoksa bu adada Türk kalmazdı” şeklinde konuştu.

 

“40-50 kuruluş tanınma istiyor”

 

Ülkedeki 40-50 kuruluşun tanınma istemi içinde olduklarını anımsatan  Çelik, “Bu hareketin içinde 40-50 kuruluş var. KKTC’ye yönelik tehdit ve tehlikenin bilincinde olan, ortak değerleri paylaşan diğer sivil toplum örgütleriyle de bir araya gelerek, ortak bir örgütsel güç oluşturuyoruz. Benim tanınma istemek hakkımdır. Şimdiye kadar verilmemişse ayıp onlarındır” dedi. Sadece Türki Cumhuriyetlerin değil İslam ülkelerinin de KKTC’nin tanınma kararını destekleyebileceğini dile getiren Çelik, İslam İşbirliği Teşkilatı’nda  KKTC lehine kararlar alındığını, dünyanın Kıbrıs Türkünün haklılığını teslim ettiğini vurguladı.

 

 

“Acelem yok”

 

Vedat Çelik, kalıcı bir tezle ortaya çıkmak gerektiğine dikkat çektiği konuşmasını şöyle tamamladı:

“Kalıcı bir tezle ortaya çıkmak lazım. Acelem yok. Cumhuriyetim var, anavatanım var. Reformlar olacak. BM Güvenlik Konseyi’nin 186, 541 ve 550 sayılı kararlarıyla ilgili diğer tüm kararlar Kıbrıs Türk halkını Rum’un esaretine sokacak bir çerçeveyi dayatmakta. Dolayısıyla bu çerçevede bulunacak en iyi çözüm bile Kıbrıs Türk halkı için tehlikeler barındırıyor. Bu noktada çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ