18 Kasım 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bir gün ‘anne’ diyecek
26 Nisan 2011 Salı 10:46

Bir gün ‘anne’ diyecek

Tam 7 yıl önce anne olmanın heyecanını yaşayan ve bu sevinci evladının bir buçuk yaşında otizm olduğunu fark etmesi ile büyük bir mücadeleye bırakan bir annenin yolculuğunun hikâyesi bu…

Elif ŞEN

 

Bu bir yolculuk hikâyesi aslında. Karpaz’da başlayan ve adım adım, arkasına kimseyi almadan, tek başına yürüyen bir annenin yolculuğunun hikayesi… Ayla Özsevinli, bundan yedi yıl önce anne olmanın heyecanını yaşamış. Ardından bu heyecan ve sevinç oğlu için verilen bir mücadeleye bırakmış yerini. Minik Seymen, diğer yaşıtlarından farklı. Ayla Hanım’a göre ayrıcalıklı bir çocuk.

 

Seymen ostistik, böyle olunca da toplum, çevre, komşular, okullar kabul etmekte zorlanmış minik Seymen’i. Tam da bu noktada ilk önce yaşadığı bölgede bu durumda kaç çocuk olduğunun araştırmasını yapmaya başlayarak yola çıkan Ayla Hanım, yalnız olmadığını fark ettiği bu mücadelede ellerinden tutulması gereken çocuklar için bir umut ışığı olmaya başlamış.

 

Eşi tarafından 7 aylık hamileyken bırakılan, hayatta tek desteği annesini de arkasına alan Ayla Özsevinli ile otizmi, yaşadıklarını, yapmak istediklerini görüştük.

 

 

“Televizyon programı ile fark ettik”

 

Seymen’de bir buçuk yaşına kadar her hangi bir farklılık olmadığını belirten Ayla Özsevinli, Haberdar’a yaptığı açıklamalarında otizmli çocukların ilk belirtilerinin 1-3 yaş arasında ortaya çıktığını anlatıyor. Seymen’in gelişimi ile ilgili bir buçuk yaşına kadar gözle görülür bir farklılık olmadığını söyleyen Özsevinli, annesi ile izlediği bir televizyon programı ile hayatlarında büyük bir değişikliğin de başladığını ifade ediyor. Bir gün annemle televizyonda izlediğimiz bir programda otistik çocuklarla ilgili açıklamalarda bulunan bir doktoru dinledik. Aslında bütün belirtiler Seymen’inkiyle aynıydı. Annem beni Seymen’in de otistik olabileceği konusunda uyardı fakat bir annenin çocuğunun diğer çocuklardan farklı olduğunu kabul etmesi kolay olmuyor” şeklinde konuşan Ayla Hanım ilk tepki olarak “benim çocuğumda bir sorun yok. Seymen otistik değil” diyerek tepki gösterdiğini ifade ediyor.

 

Her ne kadar kabul etmek istemese de Seymen’in davranışlarını daha yakından takip etmeye başlayan Ayla Özsevinli, çocuğunun tamamen dış dünyadan koparak içine kapandığını, kimseyle göz teması kurmadığını, konuşmadığını fakat müziğe karşı oldukça fazla bir ilgisi olduğunu fark ettiğini söyleyerek “Seymen kendi kurduğu dünyasında yaşıyordu. Çevresinde ben de dahil kimse ile göz teması kurmadan içine kapanık bir hal aldı. Müziğe karşı çok fazla bir ilgi duyuyordu ve hiç kimse ile konuşmadığı halde şarkı söylüyordu” diyerek artık minik Seymen’in diğer yaşıtlarından farklı bir çocuk olduğunu kabul etme sürecinin başladığını anlatıyor genç anne.

 

Çocuğunu hemen bir doktora götürdüğünü ve minik Seymen’in yapılan incelemelerden sonra otistik olduğuna tıbben de teşhis konulduğunu ifade eden Ayla Özsevinli, bundan sonrasında kendisi için çok da kolay olmayan bir sürecin içerisine girdiğini dile getiriyor. Seymen’in zekasında herhangi bir gerilik olmadığını, her şeyi anladığını vurgulayan Ayla Hanım, yakın çevresinde çocuğuna sanki zeka geriliği olan bir çocukmuş gibi davranıldığını ancak bütün bunların Seymen tarafından anlaşıldığını bu durumunda gelişmekte olan bir çocuk için olumsuz etkileri olduğunu belirtiyor.

 

 

“Kendimizi soyutladık”

 

“Çevrenin verdiği tepkiler yüzünden uzunca bir süre sosyal yaşamdan kendimizi soyutlayarak yaşadık. İnsanlar otizm konusunda son derece bilinçsiz. Seymen’in algılmasında her hangi bir sıkıntı yok. Hatta diğer yaşıtlarına göre daha da zeki diyebilirim. Ancak Seymen, kendi kurduğu dünyasında yaşıyor” ifadeleri ile anlatıyor Ayla Özsevinli evladının yaşamını.

 

Yaşanan bu sıkıntıların yavaş yavaş aile bireyleri tarafından da daha kabul edilebilir bir hal alması ile Ayla Hanım, Seymen ve onun gibiler için yapılması gereken bir şeylerin olabileceğini düşünerek düşüyor yollara. Karpaz’da yaşayan ilk önce tamamen kendi imkânları ile bölgesinden başlayarak kaç tane otistik çocuk olduğunun da istatistiki hesaplamasını yapmaya çalışıyor. Amacının bu çocukların eğitim alabileceği özel eğitim merkezlerinin yaygınlaşması olduğunu vurgulayan Özsevinli, gittiği yerlerden hep olumlu tepkiler aldığını bu durumun da kendisi için motive edici bir durum olduğunu söylüyor.

 

 

Mahrumiyet bölgesi ‘Karpaz’

 

“Ben Karpaz’da yaşıyorum. Karpaz ve civarı aslında tam anlamı ile mahrumiyet bölgesi. Burada kaç tane Seymen gibi çocuğun olduğunu merak etmemle başladı her şey. Kendi imkanlarımla araştırmaya başladım. Bu çocukların özel bir yardıma ve eğitime ihtiyaçları var. Kendimi bir şeyler yapma konusunda sorumlu hissettim”şeklinde konuşan Ayla Özsevinli, Seymen’i haftada iki kez ÖZEV’e getirdiğini ancak bütün ailelerin böyle bir imkanı olamayacağına dikkat çekiyor. ÖZEV’de Seymen’ e verilen eğitimden duyduğu memnuniyeti de dile getiren Özsevinli, Seymen’in okula başlamasıyla bir çok konuda gelişmeler kaydettiğini davranışlarında olumlu yönde değişiklerin yaşanmasının bu durumda olan bir anne için tarif edilemez bir mutluluk olduğunu söylüyor. Ayla Özsevinli,“Karpaz ve civarında yaşayan aileler için haftada birkaç kez Lefkoşa’ya gelmek çok da kolay değil. Ben ve benim gibi aileler için çocuklara eğitim verebilecek ÖZEV gibi yerlerin yangınlaşması lazım. Eğitim ile bu çocuklarda birçok değişiklik gözlemleyebilirsiniz” şeklinde anlatıyor yola çıkış nedenlerini.

 

 

Bu yola tek başıma çıktım

 

Bu yola tek başına çıktığını anlatan Ayla Özsevinli, en büyük desteği ilk önce annesinden ve kardeşlerinden gördüğünü ifade ederek gittiği her yerden olumlu tepkiler almasının kendisi için daha da motive edici bir durum olduğunu anlatıyor. Özsevinli, “Yola tek başıma çıktım. Yaptığım araştırmalarda yaklaşık kırk tane bu şekilde özel eğitime ihtiyaç duyan çocuğun olduğunu tespit ettim. Bu çocuklar için bir şeyler yapılması gerekiyor. Otizm zeka geriliği değildir. Özel eğitim ile çocuklar geliştirilebilir, birçok şey onlara öğretilebilir. Bütün civar köylerin muhtarları ve belediye başkanları ile görüştüm. Hepsi bana destek verdi. İnancım ve motivasyonum her geçen gün daha da fazla artıyor” diyerek ÖZEV’ in müdürü Ersin Bey’in de Ayla Hanım’ın ulaşamadığı yerlerle irtibata geçip gerekli yardımlarda bulunduğunu kaydediyor.

 

 

“En büyük hayalim Seymen’in konuşması”

 

Özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarda eğitim sürecinin çok önemli olduğunu ifade eden Ayla Özsevinli, “Ben bunu birebir yaşıyorum. Seymen’i ÖZEV’e getirmeye başladığımdan beri çok büyük ilerlemeler kaydettik. Birkaç kelime bile olsa Seymen konuşmaya başladı” şeklinde konuşan Ayla Hn. Şu anda evladı için duyduğu en büyük hayalin ilerde uzun cümleler kurmak olduğunu dile getiriyor. Seymen’in ağzından çıkan bir kelimenin bile bir zafer olduğunu anlatan Özsevinli “Bunu ifade edebilmek çok zor. Seymen’in bir şeyler söylemesi benim için bir çocuğun ilk anne demesi kadar önemli ve mutluluk verici. İlerde oğlumun konuşacağına inanıyorum. Aldığı eğitim ve bizim de çabamızla kendi başına her işini yapabilecek hale gelebilir. Bunu bütün çocuklar için de yapacağız. Yardıma ihtiyacı olan Seymen gibi çocukların eğitim alabileceği yerleri yaygınlaştıracağız” diyerek ifade ediyor yapmak istediklerini.

 

 

“Öğretmen olamadım ama…”

 

Hayatta en büyük hayalinin öğretmen olmak olduğunu anlatan Ayla Özsevinli, bunu gerçekleştiremediğini dile getirerek “Benim en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Olmadı ailem okutmadı. Evlendim sonrasında bir çok sıkıntı yaşandı” diyerek şu andan hayatını oğlu ve oğlu gibi yardıma muhtaç miniklere adadığını söylüyor. Yaptığı çalışmalar esnasında ziyaretlerine gittiği yerlerdeki yardıma muhtaç bir çok çocuğun Ayla Özsevinli’ye öğretmenim diye hitap ettiğini anlatarak “O çocukların yüzlerindeki heyecan bana yetiyor. Belki okuyamadım, öğretmen olamadım ama bu çocukların eğitim alabileceği okulların kurulabilmesi için çaba gösteriyorum. Yolda beni gördükleri zaman öğretmenim diyorlar. İnanın bana bu mutluluk ve heyecan bana yetiyor” diyor Ayla Hanım ve bir gün adadaki her yerleşim biriminde özele eğitime ihtiyaç duyan çocukların eğitim görebileceği okulların açılacağına olan inancını dile getiriyor.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ