22 Kasım 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Basın hiç özgür olmadı”
09 Ocak 2012 Pazartesi 11:10

“Basın hiç özgür olmadı”

Basına adanan bir ömrün kadını Perihan Aziz, medyayı ve medyada kadın olmayı Haberdar'a değerlendirdi...

Simge ÇERKEZOĞLU

 

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın ve Yayın Yüksek okulunda eğitimini tamamlayan Perihan Aziz ülkeye dönüşünden kısa bir süre sonra kendini Kıbrıs Türk medyasının içinde bulunuyor. Şu an mesleğine başladığı Türk Ajansı Kıbrıs’tan emekli olmaya hazırlanan Aziz, medyayı ve medyada kadın olmayı değerlendirdi. Çalıştığı dönem içerisinde pek çok önemli olaya tanık olan Aziz, basına adanan bir ömrün kadını…

 

 

 

Basında kadın olmak

 

Medyada kadın olmanın anlamını geçmişten günümüze yorumlayan Aziz, mesleğe ilk adım attığı yıllarda kadın muhabir olmayı “gazetecilik mesleğe ilk adım attığım yıllarda şimdiki kadar popüler, tanınmış bilinen bir meslek değildi. Toplumun değer yargılarında da farklılıklar vardı. Kıbrıslı Türkler olarak daha tutucu ve kapalı bir toplum olarak yaşıyorduk. Bugün olduğu gibi medyanın ve televizyonlar hayatın şekillenmesinde önemli rol oynamıyor, gazetecilik bilinmeyen meslekti. Kadına biçilen rolde kadının hanım hanım evinde oturması ya da masa başında çalışabileceği mesleği yapmalıydı. Öğretmenlik kadın için çok kabul gören mesleklerin başında geliyordu. Sokağa çıkmak dışarıda çalışmak hoş karşılanmıyordu. Bir de gece çalışıyorduysanız biraz daha fazla sorumluluğa ve yorum açık konum sayılıyordu. Çok zorlukları aşarak mesleğimi yaptım. Hiçbir şey şimdiki kadar kolay değildi.  

 

 

Çok yol kat edildi

 

Arada geçen zamanda çok yollar kat edildiğini çok farklı evrelerden geçildiğini söyleyen Aziz bugün gazeteciliğin herkes tarafından kabul gören, fikri geniş hatta arzu edilen mesleklerin başında yer aldığına vurgu yapıyor. Bugün kadın gazeteci olarak toplum içine çıkıldığında artık yadırgamaların, altında başka şeyler aramaların görülmediğini söyleyen Aziz, kadın erkek ayrımı yapmadan ve oluşan bilinçlenme ile kadının meslekte iyi gelişmelere imza atabildiğini açıkladı. Aziz gelinen noktanın kadın için ideal olmadığını hatırlatarak, halen dünyada bile kadının toplumdaki rolü konusunda olması gereken yerde bulunmadığını vurgu yaparak tamamlıyor. “Kapalı toplum modelini biraz daha aşarak bugün daha iyi bir yerlerdeyiz. Medyanın hayatımızdaki etkisi ile kadın gazeteciler bugün daha da aranır konuma ulaştılar. Kadın erkek olarak ayrım yapılmamsı içi belirli kuşakların ödediği bedellerle önümüzde yeni yollar açılmıştır.” Bugün Kıbrıs Türk basınında sayı olarak kadınlar gün geçtikçe arttığını hatırlatan Aziz, buna rağmen karar alma mekanizmasındaki kadınlar ise halen çok az olduğuna vurgu yapıyor.”  Günümüz medyasında kadın sayısının gittikçe artış göstermesine rağmen yönetim ve karar alma konumundaki kadınlarımız parmakla gösterilebilecek kadar az. Yeterli değil.”    

 

 

 

“TAK’ın kuruluşu tartışmalı oldu”

 

Mesleğe ilk başladığı ve mesleğini tamamlayacağı kurum olan Türk Ajansı Kıbrıs’ın kuruluş ve misyonu hakkında da bilgi veren Aziz 1973 yılında kurulan kurumun kuruluş amacını “sesi duyulmamış bir toplumun sesin duyurmak ve ezilmekte olan kurtuluş mücadelesi veren insanların sesini olmak” ifadesi ile açıklayarak kurulduğu günlerde şimdiki kadar kabul görmediğine de işaret ediyor. “TAK’ın kuruluş aşaması biraz tartışmalı oldu. İlk başta şimdiki kadar kabul gören bir kurum değildi. Gerekli olup olmadığı tartışmalarına o dönem içerisinde çok şahit olundu. Ancak özverili çalışanlar sayesinde zaman içinde gerekli konuma ulaştı. Bugün artık medyanın olmazsa olmazı konumunda olan TAK, daha çok gelişmeye ve değişmeye dünyaya daha fazla ayak uydurmaya ihtiyaç duyuyor.” Gelecekten daima umutla bahsetmeyi benimseyen Aziz TAK’ın geleceğinden de umutla söz ediyor. “Bundan sonra çok farklı çok daha çağdaş vizyonla çalışacağına ve çalışması gerektiğine inanıyorum.”

 

 

“Türkiye’den haber geçmeye gelen 2 muhabir kurdu”

 

Türkiye’den adaya haber geçmek için gelen iki muhabir tarafından kurulan ajans, dönemin toplum lideri konumundaki Rauf Denktaş tarafından da desteklenerek ajans olmak adına ilk adımlar atılmış. Sait Arif Terzioğlu, dönemin Cumhuriyet yazarlarından ve Sami Coşar’ın çabaları oluşturulan ajansın kuruluş amacı Bayrak Radyo’sunun yapılan yayınlarına yazılı olarak destek olmak olarak açıklanmış.

 

Aziz kuruluşu ile birlikte alınan kararlar sonucunda yaklaşık on yıl süre ile yasasız varlığına devam eden ajansın ilk yasası 1983 yılında çıkartılmış olduğunu hatırlatarak, zaman içinde daha emin adımlarla kurumsal ve yasal temellere dayalı olarak ilerleyen kurum varlığı kazandığını belirtti.

 

 

 

Günümüzde Kıbrıs Türk Medyası:

 

“İşadamlarının etkisinde yürütülen kurumlar”

 

Sadece ülkede değil dünyada da basının artık profesyonel gazetecilerin ellerinden yavaş yavaş çıkarak kurum olma, şirket olma yolunda ilerlediğini söyleyen Aziz günümüz basını için “işadamlarının etkisi altında yürütülen kurumlar” ifadesini kullandı. Kuşkusuz tüm bunların etkisi ile gazete ve gazetecilerin de ideallerinde zayıflamalar yaşamasının kaçınılmaz olduğunu söyleyen Aziz yaşananları önce dünyanın sonrada Türkiye’nin etkisi ile gerçekleşen süreç olarak değerlendiriyor. Büyük kuruluşlar, patronlar, medya patronlarının, artık gazetecilerden çok iş adamları şirket sahipleri olmaya başladığının altını çizen Aziz Kıbrıs’ta bu kadar fazla olmamakla birlikte, Doktor Fazıl Küçük, Kemal Akıncılar ve Remzi Okan gibi gazeteciliklerden geriye iz kalmadığını belirtti. “Belirli sermayeler, siyasal örgütler basında söz sahibi olurken Kıbrıs da bundan etkilenerek değişimler yaşıyor. Bu açıdan bakıldığında değişen koşullarla birlikte basın etiğinde yaşanan sorunlarda da artışlar göze çarpıyor. Basının kendine yetemediği durumlarda reklama, ilana dayalı başka amaçlara hizmet etmek bu yönde yayınlar yapmak kaçınılmaz oluyor. Bizler de buna tanıklık ediyoruz. Karşılaşılan bu durum bütünüyle medyamızın etik sorunları ve idealist ölçülerin dışına çıkışını kaçınılmaz kılıyor. Bunu görüyor ve yaşıyoruz.”

 

 

 

“Özgür basın hiç olmadı”

 

Özgür basın kavramının artık geçmişte mi kaldığını sorduğumuzda ise Aziz, gülümseyerek basının alında hiçbir dönemde tam anlamıyla bir özürlüğe sahip olmadığı gerçeğini ortaya çıkıyor. Basının sadece bugün değil her dönemde kısıtlamalar maruz kaldığını söyleyen Aziz “çok haksızlık yapmak istememekle birlikte özgürlüğün tanımını nasıl yaptığımız sınırlarını nasıl çizdiğimizle tartışmaya açık bir konu. Maddi sıkıntı içinde var olmaya çalışan basının özgürlüğünden ne kadar söz edebiliriz.  Belli kuruluşların yayın organlarının yönetiminde olan medyanın özgürlüğünden ne kadar bahsedebiliriz… Baktığımızda bizleri sınırlayan çizgilerin ve dayatmaların olduğunu görüyor ve yaşıyoruz. “

 

Kıbrıs Türk medyasının geleceğinin her şeye rağmen daha iyiye doğru gideceğine inanç belirten Aziz, gelişen teknoloji ile gelen dayatmalarla bilinen klasik anlamdaki gazeteciliği, haberciliği ortadan kalktığına vurgu yapıyor.  “Değişim o kadar hızla yaşanıyor ki ona ayak uydurmakta da zorlanıyoruz. Ancak inanıyorum ki Kıbrıs Türk halkı tüm gelişmelere ayak uydura bilecek nitelikte yeniliklere açık, aydın zihne sahip bir toplum. İnanmak istiyorum ki Kıbrıs Türk basını da gelişmelere ayak uydurarak, sıkıntıları aşarak çok daha güzel günlere ulaşacaktır.”

 

 

 

“Kıbrıs Türk Basını asla çok rahat olmadı”

 

Açıklamalarında dünden bugüne, Kıbrıs Türk basınının hiçbir zaman çok rahat günler geçirmediğini hatırlatan Aziz, tarihsel sürece de bakıldığında baskı, sıkıntı ve maddi sorunlar hep olduğundan da söz etmeden geçmiyor.

 

“Basın zaman içinde değişen ama her devam eden bu yaşam savaşını bir şekilde kazanmayı hep başardı.  Bazı gazeteler televizyon kanalları açıldı kapandı ama bir noktaya hep ulaştı. Bundan sonrasında da döneme ayak uydurarak dönemin gereklerini yerine getirebilecek iyi yerlere ulaşacak gazeteler ve televizyonlar olacaktır. Ama bugünkü sayı ile kalır mı yoksa bir kısmı piyasadan çekilerek şartlara ayak uydurabilen, bu şartlar altında var olabilenler mi kalacak bunu da süreç içinde birlikte göreceğiz.”     

  

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ