24 Kasım 2017 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Aslı görev bize düşüyor”
14 Ocak 2012 Cumartesi 10:50

“Aslı görev bize düşüyor”

Dünkü panelde sokak çocuklarının neden sokağa itildiği, nasıl koşullarda yaşadığı anlatılırken; hepimize düşen görevler şöyle sıralandı:

Rana SARRO

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürlüğü Gençlik Aile ve Destek Eğitim Merkezi’nin (GADEM ) düzenlediği “Sokak Çocukları Umudumuz Olsun” konulu panel Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nde yapıldı.

 

Başbakan İrsen Küçük’ün eşi Gülin Küçük’ün himayesinde gerçekleştirilen panelin açılış konuşmalarını Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Cansel Hıdıroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi ve Başbakan’ın eşi Gülin Küçük yaptı. Panele Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Erol Uçaner, Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, SOS Çocukköyü Müdürü Ahmet Akarsu ve Kamu-Sen Genel Başkanı Mehmet Özkardaş yanında çocuk veya gençler de katıldı.

 

 

Küçük: Kanayan yara olmaya başladı

 

Başbakan İrsen Küçük’ün eşi Gülin Küçük, çocukların önemine işaret ederek başladığı konuşmasında, KKTC’de de kanayan yara olmaya başlayan sokak çocukları sorununun ele alınıp irdeleneceği paneli anlamlı ve yararlı bulduğunu söyledi.

 

 

“Anneler çocuklarına sahip çıkmalı”

 

Sorunun hassas olduğunu, bu konuda topluma görev düştüğüne işaret eden Küçük, “Bana göre en büyük görev de yine biz kadınlara ve annelere düşmektedir” dedi. Annelerin bilinçlenmesi ve çocuklarına sahip çıkmasının önemine de işaret eden Küçük, tüm dünyada artan bu sosyal yaranın iyileştirilmesi için tüm kesimler tarafından duyarlılık gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

 

 

“Onlar topluma kazandırılmalı”

 

“Bu sorunun çözümünü sadece devletten beklemek doğru değildir. Hepimiz üzerine düşeni yapmalı” ifadelerini kullanan Gülin Küçük, belli başlı sıkıntılarla bu noktaya sürüklenen çocukların topluma kazandırılması için tüm ilgili kesimlerin katılımının şart olduğunu anlattı.

 

 

“Çözüm önerileri ortaya konmalı”

 

Değişen yaşam koşullarına bağlı olarak sokak çocukları konusunun artık ele alınması gerektiğini de ifade eden Küçük, farklı platformlarda çözüm önerileri ortaya konularak çok katılımlı çalışmalar yapılmasının gerekliliği üzerinde durdu. 

 

 

Ünverdi: Rehabilite edilmeliler

 

Çalışma Bakanı Ünverdi ise, son yıllarda sokakta yaşayan, çalışan ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklara itilen çocukların sayısında artış gözlemlendiğine işaret ederek bu çocukların rehabilite edilerek topluma kazandırılmasının önemi üzerinde durdu.

 

 

“Tedbirler alınmalı”

 

Bu çocukların önemli bölümünün suça karıştığını ifade eden Ünverdi, çocukların kurtarılması, kötü alışkanlıklar edinmelerinin önlenmesi, tedavilerinin yapılarak topluma kazandırılması amacıyla sosyal, kültürel, siyasal ve benzeri tedbirlerin alınmasının devletin başlıca görevlerinden olduğunu vurguladı.

 

 

“Ulusal ve yerel düzeyde plan şart”

 

Ünverdi, “bu çocukların topluma kazandırılması ancak etkin ve kalıcı önemlerle mümkündür” dedi ve sorunun temelden çözümü için de ulusal ve yerel düzeyde planlı uygulamaların şart olduğunu kaydetti.

 

 

“Kapsamlı projeler kararlaştırıldı”

 

Bu konuyla yakından ilgilendiğini de belirten Ünverdi, her türlü istismara açık olan çocukların örgün ve mesleki eğitime yönlendirilmeleri; barınma, beslenme gibi ihtiyaçlarının karşılanması konularında Sosyal Hizmetler Dairesi ve Gençlik Aile Destek Eğitim Merkezi tarafından kapsamlı projeler planlanmasının kararlaştırıldığını söyledi.

 

 

“Birlikte çalışmalıyız”

 

Bu projenin başarıya ulaşması için Çalışma Bakanlığı koordinatörlüğünde, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, belediyeler ve kamu kuruluşları ile sivil toplum örgütleriyle birlikte çalışılmasının gerekliliği üzerinde duran Bakan Ünverdi, bunun ekip, donanım ve personel işi olduğunu ve bu mekanizmaların genişletilmesi de gerektiğini kaydetti.

 

 

“Tüm kesiminden yardım bekliyoruz”

 

Çocuklar için tam donanımlı merkez kurmayı planladıklarını da açıklayan Bakan Ünverdi, projenin hayata geçirilmesi için de sivil toplum kuruluşlarından, işadamları ve gönüllüler başta olmak üzere toplumun tüm kesiminden yardım beklediklerini vurguladı.

 

 

Hıdıroğlu: Kötü davranışa maruz kalıyorlar

 

Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Cansel Hıdıroğlu da, sokakta yaşayan ve çalışan çocukların son yıllarda ülkede de önemli bir sorun haline geldiğine işaret etti. Hıdıroğlu çocukların her türlü ihmal, istismar ve kötü davranışa maruz kaldığı, risklere karşı kendilerini koruyamadığı, uyuşturucu madde kullanabildiği ve zaman zaman da suça itilebildiklerini anlattı.

 

 

“Yoksunluk bu çocukları sokağa itti”

 

Çocukların eğitim ve öğretimlerini aksatarak başarısız olduklarını da ifade eden Hıdıroğlu, “Toplumda sokak çocukları olarak adlandırılan bu çocuklar göç, işsizlik, aile içi ihmal, istismar, şiddet, ailenin parçalanması ve ekonomik yoksunluk gibi nedenlerle sokağa itilen, sürüklenen çocuklardırlar” dedi.

 

 

“İşbirliğine ihtiyacımız var”

 

Hıdıroğlu, sosyal yaşamdan kopan çocuklara yönelik projeler üzerinde çalıştıklarını da belirterek sorunun çok boyutlu olması ve verilecek hizmetin disiplinler arası güçlü ve inançlı bir çalışma gerektirmesi nedeniyle pek çok kamu kurum kuruluş, yerel yönetim ve sivil toplum örgütleriyle işbirliğine ihtiyaçları olduğunu kaydetti.

 

Açılış konuşmaların ardından Dr. Berna Arifoğlu’nun başkanlığında gerçekleştirilen sunumlara geçildi.

 

 

Kaleli: Teşvik edici kültürel değerler

 

Sosyal Hizmetler Uzmanı Ödül Kaleli sunumunda ‘sokakta çalışan yaşayan çocuklar ve sosyal hizmetler’ olgusunu anlattı.  Kaleli “Aile içi ihmal, istismar ve şiddet, ailenin parçalanması ve eğitimsizliği, ekonomik yoksulluk, çocuğun okul başarısızlığı, çocuğun sokakta çalışıp para kazanmasını teşvik edici kültürel değerler, akran grupları, sokağın çekiciliği ve özgürlüğü, çocukların eğitim sistemine dâhil edilememesi ve boş zamanları değerlendirici etkinliklerin azlığı” dedi.

 

 

“Sokağa itildiler”

 

Sokakta yaşayan çocukların nelerle karşı karşıya kaldıklarından da bahseden Kaleli, taciz, şiddet, soğuk açlık, egzoz gazları, kazalar, fiziksel, duygusal ve cinsel istismar, kronik bulaşıcı hastalıklara yakalanma ve yerli yersiz her türlü suçlamayla karşı karşıya kalabildiklerini anlattı. Ödül Kaleli ayrıca, çocukların eğitim ve öğrenimlerini aksatarak başarısız olduklarını ve sokağın çocukları değil aslında, sokağa itilen çocukları olduğunu vurguladı.  Sokakta çalıştırılan çocuklarla sıklıkla karşılaştıklarını belirten Kaleli, Emniyet Müdürlüğü ile yaptıkları çalışmalarda, sokakta çalıştırılan çocuk ihbarları doğrultusunda aile çalışmaları da düzenlediklerini kaydetti.

 

 

“Dilendirilen çocuğa para vermeyiniz”

 

Sokakta dilendirilen çocuklara para verilmemesi gerektiğine vurgu yapan Ödül Kaleli, sokakta çalıştırılan çocuklardan herhangi bir şey kesinlikle alınmaması gerektiğini de kaydederek; “Okulda olmaları gerekirken, sokakta çalıştırılan çocuklar için öncelikle polis, sonra Sosyal Hizmetler ile irtibat kurmalıyız” dedi.

 

 

“Çalıştırılan çocuktan bir şey almayınız”

 

Ayaküstü alınan mendillerin ve verilecek paranın çocukların kirlenmelerine ve geleceklerinin karartılmasına sebep olduğunun düşünülmesi gerektiğine dikkati çeken Kaleli, sokak çocukları görmeleri halinde duyarlı vatandaşların Sosyal Hizmetler veya polisle irtibata geçmesi gerektiğini kaydetti.

 

 

“Rehabilite edici hizmetler sunuyoruz”

 

Kaleli, “Aileleriyle irtibat kurup, psikososyal olarak incelemeye başlıyoruz, çocukların gelişimini desteklemeye çalışırız, barınma, bakım, giyim, gıda ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlarız, eğitimin önemi konusunda bilinçlendirilme çalışmaları yaparız, eğitim ihtiyaçlarını karşılarız, eğitime yeniden kazandırılma çalışmaları yaptıklarını anlattı. Meslek edindirmeye yönelik, rehabilite edici hizmetler sunarız” ifadelerini kullandı.

 

 

Kadiroğlulları: Islah okulu eksikliği var

 

Bir imkan olarak problem odaklı çözüm modeli olgusunu, 4 yıllık verilere dayandırarak anlatanPGM Personel Şube Amiri Kerem Kadiroğluları ise, suça sürüklenen ve suç mağduru çocuklarla ilgili polisin çalışmalarını sürdürdüğünü, polisin çocukla diyalogunun suçla başladığını söyledi. Ülkede ıslah evi ve ıslah okulu eksikliğine dikkati çeken Kadiroğluları şöyle konuştu:

 

 

“Topluma kazandırılmaları için gayret ediyoruz”

 

“Çocuk suça sürüklenmiş veya suça maruz kalmışsa, işlemler normal bir yetişkin kişiye uygulanan süreçten daha farklı olur. Çocuk sakin bir ortama aktarılır. Sosyal Hizmetler veya ailesiyle mutlaka irtibata geçilir. Konuya daha pozitif yaklaşılır. Soruşturma sürecinde çocuğun topluma kazandırılmasına özellikle gayret edilir. Sosyal Hizmetlerle işbirliği yapılarak, takip, koruma ve diğer çalışmaların başlatılması sağlanır ve diğer yandan da yargı süreci devam eder. Mahkeme sürecinde genellikle mahkûmiyetlere bakıldığında, yüzde 7,4’ü para cezası, yüzde 92,6’sı ise kefalet ve sınama cezası almaktadır. Cezaevi sürecinde, 21 yaş altı tutuklu yargılanan veya mahkûmları ayrı bir bölümde tutularak, kendileriyle özel olarak ilgilenilerek, yetişkinlerle aynı ortamlarda bulunmamalarına gayret ediliyor.”

 

 

“16-18 yaş aralığı yüksek”

 

2008 ve 2011 yılları arasında, çocukların suça sürüklenme oranına bakıldığında ciddi anlamda düşüş olduğuna dikkat çeken Kadiroğluları, buna karşın, 16-18 yaş aralığındaki çocukların oranlarının yüksek olduğunu vurguladı.  

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ