22 Kasım 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Asla taviz verilmemeli”
04 Ocak 2013 Cuma 09:00

“Asla taviz verilmemeli”

Gül, 5. Büyükelçiler ‘başta Kıbrıs olmak üzere Doğu Akdeniz'deki meşru çıkarların korunması konusunda asla taviz vermemeli”

TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, insani değerler ve kardeşlik hukuku temelinde zor günlerinde yanlarında olunan halklara destek verirken ahlaki zemin üstünlüğünün yitirilmemesi gerektiğini belirterek, ''Bölgemizde hiçbir halk ve toplumun Türkiye'nin iyi niyeti ve herkesi kucaklayan politikaları konusunda yanlış intibalar edinmesine de izin vermemeliyiz'' dedi.

 

Cumhurbaşkanı Gül, 5. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Ankara'da bulunan büyükelçilere Çankaya Köşkü'nde öğle yemeği verdi. Gül, yemeğe katılan büyükelçileri Büyük Resepsiyon Salonu'nun girişinde TC Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile karşıladı.

 

Yemeğe konferans kapsamında Türkiye'de bulunan büyükelçilerin yanı sıra Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, müsteşar yardımcıları ve bazı emekli büyükelçiler de katıldı.

 

2013 için güzel dilekler...

Konuşmasına büyükelçilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan Gül, uzun yıllar ortak mesai harcadığı Dışişleri camiasıyla bir araya gelmenin kendisi için özel bir anlamı olduğunu belirtti. Gül, 2013 yılının da tüm Türkiye'ye ve konuklarına iyilikler getirmesini diledi.

 

Türkiye’nin en şirin şehri

Türkiye'nin dış politikası hakkında yararlı bir beyin fırtınası zemini oluşturacak konferansta enerjiden, ulaştırmaya kadar birçok konunun iyi bir şekilde tahlil edildiğine vurgu yapan Gül, toplantının ikinci bölümünün İzmir'de yapılacak olmasını da takdir ettiğini belirtti. Gül, ''İzmir'i biraz öne çıkartmamız gerekiyor. Birçok bakımdan Türkiye'nin en şirin şehri. Ayrıca önemli uluslararası toplantılara da ev sahipliği yapmaya aday bir şehrimiz'' dedi.

 

“İyi niyet aynı şekilde karşılık bulursa”

Başta Kıbrıs olmak üzere Doğu Akdeniz'deki meşru çıkarların korunması konusunda asla taviz vermemek gerektiğini vurgulayan Gül, ''Bununla birlikte Kıbrıs sorununu adil ve kalıcı bir siyasi çözüme kavuşturarak Doğu Akdeniz'de Türkiye, Kıbrıs adası ve Yunanistan'ın oluşturacağı yeni bir istikrar ve refah sütunu meydana getirmek vizyonumuzu hep canlı tutmalıyız. Turizmde olduğu gibi Akdeniz'in faal ve potansiyel enerji kaynaklarının tüm kıyıdaş ülkelerin ve kıtaların ortak refahına hizmet edecek şekilde yararlanılacağı adil bir işbirliği iklimi oluşturmak için de gayret göstermeliyiz. Aslında gösterdiğimiz bu gayretler bölgede bulunan diğer komşular tarafından da iyi şekilde algılanır ve bu iyi niyet aynı şekilde karşılık bulursa eminim ki hepimiz bu işten kazançlı çıkacağız” diye konuştu.

 

Akdeniz havzasındaki tarihi dönüşümün uzun vadede Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz'in barışın nimetlerinden yararlanması gibi bir sonuç doğuracağına işaret eden Gül, sözlerine şöyle devam etti:

 

“Böyle bir netice, çoğu komşularımızdan oluşan kritik bir bölgenin normalleşmesi, istikrara kavuşması ve bölgede hakim olan çatışma kültürünün yerine işbirliği ve entegrasyon anlayışının hakim olması demektir. Şüphesiz ki bu durumun ülkemizin iç huzuruna ve refahına da katkısı muazzam olacaktır. Bu nedenle Türkiye olarak tüm bu kargaşa içinde barışı planlamak ve barışa yatırım yapmak için elimizden gelen çabayı göstermeliyiz.

 

“Hayati derecede önemli”

Millet olarak her alandaki politikalarımızı konjonktürel şartların ve ani heyecanların etkisinde kalmadan, 20-30 hatta 100 yıl sonrasını düşünerek oluşturmalıyız. Türkiye'nin uzun vadeli hedeflerine ulaşmasına zemin hazırlayacak ilerleme istikametini saptırmayacak tutarlı ve entegre politikaları hayata geçirmeliyiz. Bu anlamda baktığımızda bunu bugün en iyi uygulayan ülkenin Çin olduğunu hepimiz biliyoruz. Kendi istikametinden hiç şaşmadan, 1978 yılından beri ana hedeflerini gerçekleştirmek için istikrarlı bir şekilde o hedefe yürüyor. Onun dışında olup bitenlere kendisini çok kaptırmadan hedefini gerçekleştirmek için uğraşıyor.

 

Bizim de kendi büyük hedeflerimiz var. Bu büyük hedeflerimize ulaşmak, ekonomik olarak kalkınmış ülkeler seviyesine gelmek, demokrasisini, hukukunu çok daha derinleştirmek, evrensel, gelişmiş demokrasilerin standartlarını ülkemizde uygulanır hale getirmek. Bu şüphesiz ki bizim en büyük hedefimizdir. Bizim de bunu hiçbir zaman göz ardı etmeden politikalarımızı geliştirmemiz ve uygulamamızın hayati derecede önemli olduğuna inanıyorum.''

 

Teşekkür ederim...

Önemli gördüğü konuları bu vesileyle büyükelçilerle paylaşmak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, eşleri ve aileleriyle büyük fedakarlık içerisinde görevlerini sürdüren büyükelçilere teşekkür etti.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ