01 Eylül 2014 Pazartesi

Levent Özadam / Serbest Kürsü

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet Kaşif’in oğluna arsa kıyağı!

12 Eylül 2011 Pazartesi 09:55

Şikayet iş adamı Ahmet Ali Bahri’den geldi.

Uzatma izni olduğu halde yurt dışında bulunduğu bir günde Lefkoşa Sanayi Bölgesi’nde kendisine tahsis edilen arsanın elinden alındığından dert yandı.

Böyle olaylara zaten alışmış bir toplumuz ama bir iş adamının elinden alınan sanayi arsası bir bakanın oğluna veriliyorsa bunu hazmetmek de öyle kolay değil.

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’in oğlu olan Börke Kaşif’in hızlı yükselişi çoğu kişinin gözüne batarken, şimdi de yine devlet tarafından kendisine yapılan bu kıyak, hem de bir başkasını mağdur ederek bunu gerçekleştirmek toplumun partizanlık konusunda geldiği noktayı da gözler önüne seriyor.

Bir başka konu da sanayi arsalarının her hükümet döneminde siyasi rant olarak kullanılması.

Devletin her hangi bir hali arazisi çeşitli kişi ve kuruluşlara kiralanırken bunda Bakanlar Kurulu’nun imzası aranıp, Resmi Gazete’de yayınlanırken sanayi arsaları niçin şeffaf bir biçimde dağıtılmaz ve bundan hep partililer ve partiye ‘haraç’ ödemek zorunda kalan iş adamları yararlandırılır, devletin arazilerinden hükümetler kasasını doldurur, artık bunun da ciddi bir şekilde masaya yatırılması gerekiyor.

Bu arsaların elde edilmesi için ilk şartın hükümet partisine yüklü bir bağış yapıldığını acaba bu ülkede bilmeyen kaldı mı?

 

 

Bugün cenazemde olabilirdiniz!

 

Yukarıdaki başlık şaka değil.

Çok büyük ihtimalle bugün öğle namazından sonra beni de öbür dünyaya yolcu edebilirdiniz.

Nasıl mı?

Cumartesi günü saatler 15.00’i gösterirken ben İskele yolundaydım.

İskele'ye 2 km kala 90 km hızla seyrederken, yaklaşık 500 kadar metre uzaktan bir aracın önündeki araçları sağlarken gördüm.

Mesafe kısalırken aracın kendi şeridine geçeceğini zannettim hep.

Yanılmışım, TJL 779 plakalı Mercedes taksi içindeki yolcularla birlikte, kendi şeridinden değil de benim şeridimden, Lefkoşa’ya doğru öyle bir kendisini kaptırmıştı ki, ben aracı sola çekmesem yumurta gibi kafa kafaya çarpışacak ve bol ölümlü bir trafik kazasının haberlerini dünkü gazetelerde ön sayfadan okuyacaktınız.

TJL 779 plakalı aracın sürücünün çarpışmaya ramak kaldığı anda niçin boru çaldığını, o panikle ben aracın içinde 5 kişinin olduğunu ve plakayı nasıl aldığımı ise halen anlamış değilim.

Sevgili polis yetkilileri bu canavardan şikayetçiyim ve sonuna kadar da bu işin peşindeyim, bilesiniz.

 

 

Okur şikayeti

“Torpil düzeni!”

 

“Sayın Özadam,

4 yıldır polis teşkilatından emikliyim. Emekli olduktan sonra Tasdik memurluğu izni almak için dilekçe verdim.

4 yıldır olumlu ya da olumsuz tek bir cevap bile alamadım.

Sonra Mehmet Tancer’in kardeşi Adnan Tancer’e noterlik izni verildiğini sizin köşenizden okudum. Resmen kan beynime sıçradı.

Adnan bey, geçen yıl izin için dilekçe vermiş ve iznin çıktığından kendisinin bile haberi yokmuş, o da sizin sayfanızdan okumuş.

Benim üç çocuğum da üniversite mezunu ve işsiz. Ama onlar devletin kaynaklarından nasiplenen ve yedi sülalesini işe koyduran siyasetçiler.

Bu torpil düzeni değişmedikçe, artık bu devlete inancımın olmayacağını buradan herkese ilan ediyorum. 30 yıl polis teşkilatında onurla görev yaptım. Ama artık yeter.

(Emekli polis)

 

 

Karısı kumarda kaybedince meydan dayağı çekti!

 

Olay Bafra bölgesindeki ülkenin en yeni oteli olan Nuh’un Gemisi’de meydana geldi.

Olayın erkek kahramanı, eşinin fazla miktarda para kaybettiğini öğrenince sinir krizleri geçirdi ve kadını herkesin içinde fena halde tartakladı.

Otel yöneticileri olaya müdahale etti ve polislik olmadan karı-koca kavgası bitti.

Bu arada dayak olayından sonra karı-kocanın kumara devam ettikleri belirtiliyor.

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Hasan BOZER, İrsen beyin en yakınındaki birisi olarak muhalifler ilk hedef olarak sizi seçtiler. Yukarılardan emir çıktı ve operasyon başlatıldı. Ama en büyük avantajınız da Baflı olmanız. Ne demek istediğimizi anlamışsınızdır değil mi?

Sayın Hüseyin Avkıran ALANLI, DP’li kurmaylarla son günlerde sıkı-fıkı olduğunuzu bilmeyen yok. DP rozetini takmak için artık gün sayıyormuşsunuz. Bölgeden çok sayıda da kişiyi yeni partinize transfer yapmanız bekleniyor. Yeni yuvanız hayırlı olsun. Ama siz yine de yuva yapıcılara dikkat ediniz.

Sayın Ersan SANER, Lefkoşa-Güzelyurt ve Lefkoşa-Girne da yolunda çok acil önlemler almanız bekleniyor. Buralarda önlem alınmazsa lanetli yollar çok kişinin canını yakacak ve siz de bundan nasibini alacaksınız.

Sayın Osman IŞISAL, kimine göre 10 kimine göre 50 tane partilinizi belediyede istihdam etmişsiniz. Gelin en iyisi siz gerçek rakamı açıklayın da herkesin bu konudaki merakını giderin.

Sayın Ahmet BENLİ, bu sıralar partinizle fena halde başınız dertteymiş. Bakalım istihdam konularında daha ne kadar dayanabileceksiniz? Baskılar nedeniyle bugünlerde istifa ederseniz ben hiç şaşırmayacağım.

Sayın Ayla TEPE, muhterem babanız Cemal Bataryacı’nın vefatını üzüntü ile öğrendik. Lefkoşa esnafı bir değerini daha kaybetti. Merhuma Tanrı’dan rahmet size ve aileye sabır ve başsağlığı dileriz.

Sayın Ahmet KAŞİF, Allahverdi Kılıç’ı anma törenlerinde tek bakan olarak sizin katılmanız aileyi derin üzüntüye soktu. Açılış ve kurdela meraklısı bakanların o sırada nerede olduğu merak konusu olmuş.

Sayın Günay ÖZAN, kamuoyu çocuğu uyuşturucudan yakalanan ama nedense tutuklanacak yerde yurt dışına gönderilen ünlü iş adamını konuşuyor. Bu konuda yakında medyada şok haberler görebilirsiniz, bizden uyarması.

Sayın Faiz SUCUOĞLU, istihdamlar konusunda partinizde neredeyse tek doğruları söyleyen siz kaldınız. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar atasözünü bilirsiniz değil mi? Ama siz dik duruşunuza devam edin.

Sayın Fuat NAMSOY, siz de el altından istihdam yapan belediye başkanları arasında yer alıyormuşsunuz. Artık istihdamlar konusunda kimseye söyleyecek bir şeyimiz yok. Yapmayanın kötü görüldüğü bir süreçten geçiyoruz.

Sayın Ömer KALYONCU, yurt dışında yaşayan hem kızınız hem de oğlunuz evlenmemekte ısrar edince sizin torun hasreti daha uzun süre devam edeceğe benze. Acaba diyoruz kendinize Somali’den kimsesiz bir çocuğu torun olarak getirseniz nasıl olur?

Sayın Süleyman ERGÜÇLÜ, bütün Kıbrıs Türkü sevgili Hazar’ın ‘Kuzey-Güney’ dizisindeki başarısını konuşuyor. Biz de seyrederken gözlerimiz doldu. Kızımıza hayat boyu başarılar dileriz.

Sayın Talip ATALAY, 50 gencimize Türkiye’de İlahiyat Fakültesi’nde tam burslu okuma olanağı yaratmışsınız. Ama bundan rahatsızlık duyanlar var. Kimseye danışmadan kararlar üretmek başınızı ağrıtabilir.

Sayın Sibel KARACA, siz siyasilerin vaatlerine sakın kanmayın. Ben kendimi bildim bileli onlar fizyoterapistlere çeşitli sözlerde bulunurlar ama hiçbir tanesi de yerine gelmez. Birbirinizle kenetlenmekten başka çareniz yok.

Sayın Ali Özmen SAFA, çok medya patronu gördük ama sizin gibi gazete çıkarmak için personel gibi çalışanını da ilk kez gördük. Çalışanı böyle motive etmeniz gayet akıllıca bir iş doğrusu, tebrikler…

Sayın Hüseyin RUSO, içinde bitki tohumu bulunan kalem satışları başladığı anda bize de bir düzine gönderirseniz mutlu oluruz. Hem böylelikle Kemal Saraçoğlu Lösemi Vakfı’na bir katkımız olur. Kolay gelsin diyoruz.

Sayın Ahmet Ali BAHRİ, Denktaş beyin damadı olduğunuz dönemde acaba bir bakan elinizdeki arsayı alabilir miydi? Başınıza gelenler çok üzüldük. Ama yapacak da bir şey yok gibi görülüyor, bal tutan parmağını yalıyor.

Sayın Bülent AYKUT, İzmir konusunda hiç kuşkunuz olmasın. Orada nice Hasan Tahsin’ler var. Asıl Kıbrıs’a bakmak gerek, yakında ülkenin altı üstüne gelecek ama halen bir kahraman ortalıklarda gözükmedi.

TJL 779 plakalı Mercedes taksini sürücüsü. Sen tek kelimeyle yollarda cellatlık yapan trafik canavarlarından sadece bir tanesisin. Hem taşıdığın yomcuların hem de diğer sürücülerin canı bu kadar mı ucuz?

 

 

Günün Fıkrası

 

Kurnaz baba

 

İstanbul'da oturan baba, New York'a göç etmiş oğlunu telefonla aradı..
"Gününü mahvedeceğim için üzgünüm ama annenle ben boşanıyoruz.. 45 yıllık eziyet yeter" dedi.
Oğlu isyan etti..
"Baba nasıl böyle bir şey söyleyebilirsin, hem de tam bayram öncesinde.."
"Artık birbirimize tahammül edemiyoruz" dedi, baba.. "Yetti bu hikâye. Bana yardımcı ol Şikago'daki kız kardeşini ara ona da haberi ver.."
Şaşkın oğul hemen kız kardeşini aradı. Kız daha çok şaşırdı ve üzüldü.. Derhal telefona sarıldı ve babasını aradı..
"Ağbim ve ben gelene kadar hiçbir şey yapmıyorsunuz, anladın mı baba.. Hiçbir şey.. Bizi bekleyin, mutlak.."
Baba telefonu kapadı ve karısına döndü..
"Harika karıcığım.. İkisi de bayramı bizimle geçirecekler, hem de uçak biletlerini kendileri alarak geliyorlar!.."

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ