18 Ekim 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Acı ve gözyaşının hikayesi
17 Nisan 2011 Pazar 11:28

Acı ve gözyaşının hikayesi

Gözyaşlarının acılarla yoğrulduğu yorgun bir kadının dramına tanık olduk

Bir insan ömrüne ne kadar acı, ne kadar ızdırap sığdırabilir ki? diye bir sorun önce kendinize ve bir kadının başına gelebilecek en kötü senaryoları düşünün...

 

Belki tecavüz, belki işkence, dayak, belki mutsuz bir evlilik ve çok zorlasak hapse düşmüştür deriz belki de... Ama bunladan sadece biri gelir insanoğlunun aklına çünkü bu saydıklarımızdan sadece bir tanesi bile fazlasıyla ağır, fazlasıyla acı bir yüktür bir kadının omuzlarında...

 

Fatoş A... 32 yaşında genç bir kadın... Ve bu saydıklarımızın hepsini yaşaması bir yana daha da fazlasını, daha da acısını sığdırdı 32 yıllık yaşam hikayesine...

 

Daha 7 yaşındayken yollarını ayırır anne ve babası ve ana kucağından Sosyal Hizmetlere taşınmasıyla başlar Fatoş’un acı dolu yaşam hikayesi. Ve o hasret kaldığı ana kucağı yerine, 18 yaşında annesi tarafından 3 buçuk milyara satıldığı kocasının, zorla koynuna sokarlar Fatoş’u...

 

Dayak ve şiddet dolu günlere de kapısını aralar genç kadın bu evlilikle ve şimdi yüzlerini dahi göremediği 3 de çocuğu olur... Dayağın dayanılmaz bir hal almasıyla evini terkeden Fatoş önce alkol ve fuhuş batağına saplanır sonra da tecavüzün travmasını yaşar. Ama bu kadarla kalmaz Fatoş’un yaşadıkları, ta ki bir yardım eli uzatılıncaya kadar...

 

Bir kadın düşünün. Hayata tutunmak için her attığı adımda tekmelenmiş, hor görülmüş. Yüreğindeki acılarını gözyaşları ile yoğurmuş… En çok anne sıcaklığına ihtiyaç duyduğu zamanlarda annesinin terk etmesiyle başlamış hayatın çirkinlikleriyle tanışmaya, ardından da bitmeyen çileler onun yaşam hikayesi oluvermiş. Fatoş A. henüz 32 yaşında genç bir kadın. Kadın olduğunu kimseler fark etmemiş Fatoş’un. O’nun da duygularının olduğunu, sevmek sevilmek istediğini, bir yuva kurmak istediğini görmezden gelmiş hayat. Yorgun, umutsuz, çaresiz, kimsesiz Fatoş. Kapılarını Haberdar’a açtığı hayat hikayesinde gözyaşlarının acılarla yoğrulduğu yorgun bir kadının dramına tanık olduk.

 

Anne kucağından, Sosyal Hizmetler’e

 

Henüz yedi yaşında anne ve babasının boşanmasının ardından kimsesizler yurduna verilen Fatoş A., hayata dair en güzel günlerinin burada geçtiğini anlatıyor bizlere. “Annem evi terk edip büyükbabamın evine kaçmıştı; kardeşlerim ve ben babamın yanında kaldık. Ama babam bize bakacak durumda olmadığından kimsesizler yurduna verildik. Ben Sosyal Hizmetler Yurdu’nda büyüdüm” diyen Fatoş, 18 yaşına kadar burada kaldığını, kendilerine çok iyi bakıldığını anlatıyor. Eğitim, ilgi ve şartların çok iyi olduğunu dile getiren talihsiz kadın, 18 yaşına geldiğinde ise annesi tarafından alınıp para karşılığında hiç tanımadığı bir adamla evlendirildiğini anlatıyor gözyaşları arasında.

 

3 buçuk milyara satılık gelin

 

Sosyal Hizmetler’e verilen Fatoş A. liseyi bitirdiğini ve Sosyal Hizmetlerden çok memnun olduğunu belirterek “Annem beni 18 yaşıma gelene kadar bir kere bile aramadı. Bir gün beni ziyarete geldi ve artık bize bakabileceğini, beni yanına almak istediğini söyledi. Bütün işlemleri yaptırıp beni çıkışımı aldı. Ben orada çok mutluydum, arkadaşlarımla birlikte hem güzel bir eğitim aldık hem de çeşitli faaliyetlerde bulunduk ama annem gelip beni yanına alacağını söyleyince karşı koyamadım” dedi. Sosyal Yardım’da geçirdiği günlerini, annesinin yanına gittiği zaman hiç beklemediği bir durumla karşı karşıya kaldığını söyleyen Fatoş, Annesinin 3 buçuk Milyar başlık parası karşılığında kendini akli dengesi yerinde olmayan, yaşça çok büyük ve hiç tanımadığı bir adamla zorla adeta satarak evlendirildiğini belirtti.

 

Dayak ve şiddet dolu günler

 

Evliliğinin çok mutsuz olduğunu anlatan Fatoş, kocasının akli dengesinin yerinde olmamasından dolayı sürekli dayak yediğini ve bu şiddete uzun yıllar maruz kaldığını ifade ediyor. Geçirdiği zor zamanlarda yardımına koşacak hiç kimsesi olmadığını dile getiren Fatoş, annesinin sürekli kumar oynadığını ve birlikte Sosyal Hizmetler Yurdunda kalan kız kardeşinin de annesi tarafından bir gece kulübü sahibi ile zorla evlendirildiğini belirtiyor. Fatoş, kızkardeşinin şu sıralar fuhuş yapmakta olduğunu da gözyaşları arasında anlatıyor. Talihsiz kadın “Kimse bana yardım etmedi, yardım isteyebileceğim birileri de yoktu. Bu evlilikten 3 çocuğum oldu. Bütün gün çocukların bakımı ve evlendiğim adamın ailesine ait olan hayvanlarla ilgileniyordum” diyerek dayağın dayanılmaz bir hal alması ile evi ve çocuklarını terk ettiğini, Lefkoşa’da bir pansiyona yerleştiğini söyledi.

 

 

Alkol ve fuhuş batağı

 

Yaşadığı acıları bir nebze unutmak için sürekli alkol aldığını, bir süre sonra bu durumun kendisinde bağımlılık yarattığını anlatan Fatoş, “Sabahları beş gibi kalkıp alkol alıyordum. Benim sabah kahvaltım alkol olmuştu. Pansiyonda kalmaya devam ediyordum ve alkol almak için de paraya ihtiyacım vardı” şeklinde konuşan Fatoş, aynı pansiyonda kalan Firuzan adlı bir kadın ile tanışmasıyla fuhuş yapmaya başladığını belirtti. Aynı pansiyonu paylaştığı Firuzan’ın çok alkollü olduğu bir gün kendisi ile konuştuğunu, bu işi yaparak çok para kazanabileceğini anlattığını ve birlikte çalışma teklifinde bulunduğunu belirterek, “O gece bana bu teklifi yapan Firuzan ile birlikte , ona ait olan Surlariçi’ndeki evine gittik. Beni o pazarlıyor, parayı ise yarı yarıya paylaşıyorduk”dedi.

 

“Beni eve götürüp tecavüz etiler”

 

Alkol ve fuhuş batağının içerisine iyice saplanan Fatoş’un dramı bununla da kalmıyor. Firuzan’ın kendisi için yaptığı anlaşma sonucu bir günlüğüne Girne Boğazı’nda bir eve gideceğini öğrenen Fatoş, o eve gitmesiyle başına gelenleri gözyaşlarıiçinde anlatıyor. “Bir kişi ile anlaşılmış ve Boğaz’daki evde kalacağım söylenmişti. Eve gittiğimde dört kişinin daha olduğunu gördüm. Beni ilk önce ağaca bağladılar ve beşi de tecavüz etti”diyen Fatoş, kendisini yoldan geçen bir taksicinin bulduğunu, kanlar içinde hastaneye götürdüğünü, ve polise şikayette bulunduklarını söyledi. Şikayetle birlikte tecavüz edenlerin yakalandığını belirten Fatoş, buna karşın yaşadığı acıları hiçbir zaman unutamayacağını vurguladı.

 

Evlenmek istedi, cezaevine girdi

 

Gazetemize anlattığı akıllara durgunluk veren hikayesinde, fuhuş yaparken bir adamla tanıştığını belirten Fatoş, adama inandığını ve onunla evlenmek isteyen adam için fuhuşu bıraktığını vurguladı. Fatoş,evlilik işlemlerinin başlatılabilmesi için eşinden boşanmak için hukuksal yollara başvurduğunu ifade etti. Bu süreç içinde inandığı adamın kimlik kartını gizlice aldığını ve resmi evraklarda imzasını taklit ettiğini anlatan Fatoş, evrak sahtelemek suçundan tutuklandığını, gerekli teminat ve kefilleri bulamadığı için 6 ay cezaevine girdiğini dile getiriyor.

 

Anneden bir darbe daha

 

Cezaevinden çıktıktan sonra alkol almaya devam ettiğini anlatan Fatoş, “Bir daha fuhuş yapmadım. Benim fuhuştan kurtulmam kolay oldu. Her hangi bir sıkıntı yaşamadan bu batağın içinden kurtuldum” dedi. Tüm bu yaşanan sıkıntıların ardından annesinin gelmesi ile tekrar umutlanan Fatoş’un aldığı teklif ise bir anne bunu nasıl yapabilir sorusunu akıllara getiriyor. “Annem beni ziyarete geldi ve benimle konuşmak istediğini söyledi. Birlikte bir parka gittik. Bana madem sen fuhuş yapıyorsun benim yanımda yap bu işi kazandığın parayı benimle paylaş başkalarına boşu boşuna yedirme dedi. Duyduklarıma inanamadım hem çok üzüldüm hem de sinirlendim. Bana böyle bir teklif yapacağına sen fuhuş yap dedim. Beni sokak ortasında dövdü. Yüzüm kanlar içinde kaldı” dedi.

 

Çocuklarımı göstermiyorlar

 

Tüm bu yaşananların dayanılmaz acısına bir de evlatlarının hasretini ekleyen Fatoş, çocuklarını evi terk ettiği günden itibaren sadece bir gün gördüğünü, eşinin ve ailesinin çocuklarla görüşmesini engellediğini söyledi. Çocuklarına eşinin ailesi tarafından kötü şeyler anlatıldığını dile getiren Fatoş “Bir gün eşimin evine gittim çocuklarımı görmeye. Orada olduğumu öğrenen kayınbiraderim eve geldi ve beni tüfekle vuarak karnımdan yaraladı. Şimdi ne çocuklarıma ulaşabiliyorum ne de yanlarına gidebiliyorum” şeklinde konuştu.

 

 

Her şey bitti derken…

Bir insanın yaşayabileceğinden çok daha fazla acıya dayanmak zorunda kalan Fatoş’un karşısına çıkan bir yardım eli hayata tutunma sebebi olmuş bir anda. Sürekli alkol alan ve çevrenin verdiği yemekler, yardımlarla hayatını sürdürmeye çalışan Fatoş bir Ramazan günü kendisine yardım etmek isteyen hayırseverin ilgi ve şevkati ile hayatında yepyeni bir başlangıcın da ilk adımını atmış. İsmini vermek istemeyen yardımsever, Fatoş’u sürekli olarak yollarda alkollü ve kendini bilmez halde gördüğünü bu durumdaki bir kadına mutlaka bir şeyler yapılması gerektiğini düşünerek elinden tuttuğunu anlattı. İlk önce Fatoş’un alkolü bırakması için yardımlarda bulunan bu hayırsever vatandaş, şu anda Fatoş’un maddi açıdan ihtiyacı olan parayı temin ettiğini, kalacak bir pansiyon ayarlandığını, pansiyon sahibinin de Fatoş’tan herhangi bir ücret almadığını belirtti. Devletin de Fatoş için bir şeyler yapması talebinde bulunan hayırsever “bir gün bu kadının elinden tutacak, onunla evlenecek doğru bir insan karşısına çıkana kadar ya da namusuyla yapacağı bir iş bulana kadar yardımlar devam edecektir” diyerek Fatoş’un acılarını biraz da olsun dindirmeye çalışıldığını belirtiyor.

 

 

Her insan güzel şeyler ister ama…

 

Hayatta en çok hayal ettiği şeyin ne olduğunu sorduğumuz Fatoş, “Bir evim olsun isterdim. Kendime ait bir evim… Bir de evleneyim huzurlu olayım, kendi mutfağımda yemek pişirebileyim” diyerek her insanın mutlu ve huzurlu olmak istediğini ancak bunun her zaman yaşanamadığını belirtiyor ve gözyaşlarıyla bitiriyor onlarca acı ve keder sırğdırdığı, anlatırken boğazımızı düyümleyen 32 yıllık yaşam hikayesini.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ