19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“AB sözünü tutmalı”
26 Nisan 2011 Salı 15:45

“AB sözünü tutmalı”

Bağış, 'vaatlerin bizzat tanığı' Verheugen'le görüştü

TC Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu eski Başkan Yardımcısı Günter Verheugen ile The Royal Bank of Scotland Portföy Yönetimi Başkanı Paul de Kroon'u kabul etti. Kabulde konuşan Verheugen, Avrupa Birliği’nin 2004’de Kıbrıs konusunda verdiği sözleri yerine getirmekle yükümlü olduğunu vurguladı.

 

Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Ofisi'nde basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmenin ardından Bağış, Verheugen'in AB'nin genişlemeden sorumlu komiseriyken Türkiye'nin 45 yıllık beklemeden sonra Avrupa Birliği ile müzakerelere başlaması için çok çaba sarf ettiğini, şu anda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde AB ve Almanya konusunda danışmanlık yaptığını ve Türkiye'deki farklı kuruluşlara danışmanlık hizmeti verdiğini söyledi.

 

 

“Vaatlerin bizzat tanığı”

 

Verheugen'in Türkiye'nin AB sürecini çok yakından takip ettiğini belirten Bağış, ''Verheugen, Türkiye'nin AB sürecinin geldiği noktada çok emeği olan ve AB sürecinde Türkiye'nin nereden nereye geldiğini yakından takip eden bir kişi. AB sürecinde belki de en hassas konulardan biri olan Kıbrıs konusunu da en iyi bilenlerden birisi. Bizzat sürecin içindeydi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne Annan Planı öncesi, sırası ve sonrasında yapılan vaatlerin bizzat tanığı'' diye konuştu.

 

 

Gunter Verheugen

 

Verheugen de, Türkiye'ye gelişinin çalıştığı banka olan Royal Bank of Scotland tarafından organize edildiğini ifade ederek, aynı zamanda Türkiye'nin bir dostu olarak, bazı eski dostlarıyla da görüşebilme fırsatı elde ettiği için de çok mutlu olduğunu dile getirdi.

 

Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinin canlı tutulması için engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini dile getiren Verheugen, şöyle konuştu:

 

''Bu engellerden birisi de Kıbrıs sorunu. Şunu net bir şekilde belirtmek isterim ki Kıbrıs ile ilgili AB'nin 2004 yılında kararlaştırılan sözlerini gerçekleştirmek yükümlülüğü var. 2004 yılında, Kofi Annan Planı'nı Kıbrıslı Türkler desteklemişti. Yunanlı Kıbrıslılar da ne yazık ki buna karşı çıkmışlardı. AB'nin yönü 8 paket üzerinde anlaşılmıştı, Kıbrıs paketinin uygulanılması engellenmişti. Dolayısıyla bunu uygulamak, Kıbrıslı Türklere, AB piyasasına eşit ve ful erişimi vermek bizim sorumluluğumuzdur. Bence AB'nin söz verdiği, anlaştığı bir şeyi uygulamaya geçirmesi işleri daha kolaylaştırır.''

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ