19 Kasım 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“34 olsanız ne yazar?!”
10 Mayıs 2011 Salı 12:15

“34 olsanız ne yazar?!”

CTP lideri Soyer, UBP milletvekili Çaluda'ya şu sözlerle yüklendi:

Yurdagül BEYOĞLU

 

CTP-BG Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer dünkü meclis oturumunda UBP Milletvekili Ahmet Çaluda’ya yüklendi. UBP’nin üç transferle birlikte 27 milletvekiline sahip olduğunu kaydeden Soyer, Çaluda’nın partide milletvekili sayısının yakında 29’a çıkacağına yönelik açıklamalarının kabul edilemez olduğunu belirtti.

 

“Ayartma, hile, siyasi iradeye tecavüzün meşru olduğu bir yerde 34 olsanız ne yazar” diyen Soyer, siyasetin ilkesizleştiğini, bunun da ülkenin çöküşü demek olduğunu ifade etti.

 

 

“Bak Ahmet!”

 

Çaluda’ya “Kahraman Güzelyurt ilçe başkanı” diyerek hitap eden Ferdi Sabit Soyer, “bak Ahmet, bu mecliste bana hitap ederken ciddiyetle hareket edeceksin. Bana böyle konuşun, utanmazlığında bir sınırı var. Ayağını denk al. ‘Sen de gel 30 olsun’ ne demek. Edep senin mahallenden kaçmış olabilir ama bizden kaçamadı” dedi.

 

 

“Ne başı belli, ne dibi”

 

Sözlerini, “ne başı belli ne dibi… Dingili kırıldı. 80 olsan ne yazar” diyerek sürdüren Soyer, “hani ciddiyet, hani prensip, hani devlet yönetimi” diye sordu.

 

Milletvekillerinin söylediği sözün ağırlığını bilmesi gerektiğini kaydeden Soyer, Başbakan İrsen Küçük’ün hangi milletvekilinin transfer edilmesi çalışması sürdürdüğü konusunda Genel Kurul’a bilgi vermesi gerektiğini savundu.

 

Soyer, Güzelyurt milletvekili Ahmet Çaluda’nın 2011 yılı bütçesi görüşülürken Lefke Avrupa Üniversitesi’ne sıfır katkı önermesine evet dediğini, sonra da çıkıp bölgecilik yaptığını söyledi.

 

 

“İçemeyeceğin suyu ağzına götürme”

 

Soyer ayrıca Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun ayrı, Başbakan İrsen Küçük’ün ayrı uzmanlarla, ekonomik örgütlerle toplantı yaptığını, tüm bunlar yapılırken Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın çıkıp “paket aynen uygulanacak” dediğini anımsatarak, “gargara yaparlar. İçemeyeceğin suyu ağzına götürme” dedi.

 

“Çağıracaksın ekonomi uzmanlarını. ‘Programı Kıbrıslılaştıracağız’ diyeceksin. Sonra Maliye Bakanı ‘program eksiksiz uygulanacak’ diyecek. Böyle maskaralık olmaz. o zaman devlet yönetimi, irade ayaklar altında. 28 Ocak mitinginden sonra Bakanlar Kurulu’nda ‘artık halkı rahatsız kararlar almayacağız diyeceksin… Hayatınız gürültü. İçemeyeceğin suyu ellemeyeceksin” diyen Soyer’in okları bu kez büyükelçi Halil İbrahim Akça’ya yöneldi.

 

 

“Sadece biz eleştirebiliriz”

 

Akça’nın gazete gazete dolaşarak hükümeti eleştirdiğini savunan Soyer, hükümeti sadece kendilerinin eleştirebileceğini söyledi. Soyer bu noktada hükümete de yüklenerek, “devlet kurduk yücelteceğiz! Siz çadır bile kuramazsınız” dedi.

 

“Yaptığınızı beğenmiyorum ama bir elçinin hükümeti kötülemesini içime sindiremiyorum. Bizim bu halktan başka halkımız yok. İnsanın nasıl yüreği yanmaz!”

 

Soyer, ülkede bir an önce nüfus sayımı yapılması gerektiğine işaret etti. “Nedir bu yav. Önüne gelen tokatlayacak. Mitingler para için yapılıyor, nüfus para için yüksek gösteriliyor! Muhalefet paracı, hükümet paracı…Üç kuruş para için sağımıza döndük üç tokat, solumuza döndük dört tokat…Onur var. İnsanlar onur için ölüme gider” diyen Soyer, kimsenin, daha fazla para almak amacıyla ülke nüfusunun yüksek gösterildiği söylemini kabul edemeyeceğini söyledi.

 

 

“Yakar gavırırdım dünyayı”

 

Yolda olduğu esnada KTHY eski çalışanlarının kendisine “siz olsaydınız ne yapardınız” başlıklı bir broşür verdiklerini anlatan Soyer, “yakar gavırırdım dünyayı” dedi.

 

Soyer, Büyükelçi Akça’nın “ülkede 5 bin 7 kişinin vatandaşlık hakkı kazandığını söylediğini, sırf para için görüşmeler tamamlanmadan bu sayıya yakın vatandaş yapılmasının ise kendisi için defterlerin yırtılması anlamına geldiğini” dile getirdi.

 

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın bu açıklamayı havada kapacağını vurgulayan Soyer, “hem bunları dövecek, hem Türkiye’yi dövecek” ifadesini kullandı.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ